Klasik Musıkiymize o denli benziyordu o denli benziyordu ki tarafımdan Hammamizade İsmail Dede Efendi ekolüyle rabıtalandırıldı ve Hammamizade İsmail dede Efendi'ye ait bulunmadığı hususundan eminliğimden dolayı da yine tarafımdan, kendisi de büyük, çok büyük olmasına karşın Padişah II. Mahmut'a "Şakir Şakir Dede musıkiyde bir canavardır" dedirtecek kadar o muazzam dehanın gölgesinde kalan Şakir Ağa'nın bir bestesi sanılarak o tarafıma, "Şakir Ağa son derece talihsiz bir bestekardır. Çünkü 'Hammamizade İsmail dede Efendi'nin çağdaşı' olarak değil de başka bir dönemde yaşamış bulunsaydı kesinlikle 'Bir numara' pozisyonuna gelirdi" dedirtilip gözler sulandırtıldı ama sonra hayretle öğrendim ki güftesi "Doldur ey saki bu cem bezminde bir gün mey biter boş kalır fani kadehler, tel susar, heyhey biter Dem geçer, devran döner, hicran biter, her şey biter Boş kalır fani kadehler, tel susar, heyhey biter" şeklinde olan muhteşem şarkı İsmail Hakkı Nebioğlu'na yani soyadı bulunan birine yani bir Cumhuriyet dönemi bestecisine ait bir vaziyette yer almaktaymış.

Bir Cumhuriyet dönemi bestecisinin, kendisini Şakir Ağa'yla ilişkilendirmeme sebebiyet verecek denli klasik hava teneffüs ettiren bir şarkıyı bestelemiş bulunması keyfiyetine, yukarıda da belirtme cihetine gittiğim gibi çok hem de pek çok hayret ettim.