Merhaba!

Bir sanat eserini seyrederken dikkate alacağımız önemli bir husus o eserin veya sanatçının üslubudur. Bir sanat ürününün belli bir sanatçıya, gruba, akıma, okula, döneme ya da yöreye özgü; renk, biçim, konu, ortak tavır, öğreti gibi özellikleri barındırmasına o eserin veya sanatçının tarzı-üslubu denir.

Lâtincede sivri uçlu bir alet anl***** gelen “stilus” önceleri “yazı tarzı” daha sonraları yazı ve konuşma tarzı anlamında kullanılmaktaysa da bugünkü anlamda “sanatta üslup” terimi Rönesans’la birlikte ortaya çıkmıştır.

“Kişisel üslup” bir sanatçının geliştirdiği özgün bir tavırdır.
“Okul (ekol)”, bir ülkeyi (İngiliz okulu), bir bölgeyi (Kuzey İtalya okulu), bir akımı (Gerçekçilik okulu), ya da bir sanatçı grubunu (Barbizon okulu), bir sanatçının atölyesinde üretilen ya da onu izleyenler tarafından uygulanan ortak tavrı (Fra Angelico okulu) tanımlar.

“Toplumsal üslup” yaşanan bir tarihsel dönemin sanata yansıması, fiziksel ve toplumsal olguların ürüne yansımasıdır, 17. yüzyıl ölü doğa resimlerine (Hollanda) yansıyan burjuva yaşam biçimi veya Fransız devrimini yansıtan resimler gibi.

Üslupların ortaya çıkışı tek bir tarihsel olaydan çok ekonomik,politik, kültürel, teknolojik ve sanatsal olgularla biçimlenen olaylar zincirine bağlıdır. Dönemin değişen tavırları, ahlâk değerleri, felsefesi, “çağın ruhu” kültürel bir olgu, yağlıboya’nın bulunması, döküm tekniklerinin gelişmesi teknolojik bir olgudur. Sanatsal olgu ise biçimsel öğelerle kaynağın, yani yaratıcılığın birleşmesi ve birbirini tamamlamasıdır.

Sanat üslupları da insan gibi “doğan, gelişen, yetkinleşen, yaşlanan ve yok olan” bir olgu olarak ele alınmıştır. Bir üslubun önce olgunlaşması ardından da yozlaşması ve bir sonraki tarafından ıskartaya çıkarılmak istenmesi sanat tarihinde sıklıkla rastlanan bir durumdur.

http://mitoloji.info/tiyatro-yazar-v...sluplari.nedir