Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 Toplam: 1

Ülkemizde sanatı kimler yoketmeye çalışıyor

Kültür, Sanat Kategorisi Tiyatro Forumunda Ülkemizde sanatı kimler yoketmeye çalışıyor Konusununun içerigi kısaca ->> MASKENGİN isimli üyenin yazısıdır .... artık kafam çok karıştı. kime, neye ve nasıl güveneceğimizi bilmez olduk. belki konuşamak ve tartışmak ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339

    Ülkemizde sanatı kimler yoketmeye çalışıyor

    MASKENGİN isimli üyenin yazısıdır ....

    artık kafam çok karıştı. kime, neye ve nasıl güveneceğimizi bilmez olduk. belki konuşamak ve tartışmak faydalı olacaktır. tiyatro hala seyircisine olan güvenini kaybetmedi...

    "YETİŞİN! AFİFE JALE'Yİ BASTILAR…"

    "Murat Karasu


    9 Ekim saat 13.00 civarı üniversitede derse giriş saatimi beklerken telefonum çaldı.

    Arayan Kaan Erkam.

    "Yetişin" Murat bey dedi "Afife Jale Sahnesini bastılar".

    Okuldan nasıl çıktığımı bilmiyorum .Tiyatroya gidene kadar yolda Afife Jale' nin sahneye ilk çıktığı gece tiyatronun zaptiyeler tarafından nasıl basıldığını ve apar topar sahneden indirilip nasıl götürüldüğünü düşündüm.Baskın, Afife Jale'nin kabusu muydu acaba?..


    Tiyatroya ulaştığımda basanların bu defa zaptiyeler değil zabıtalar olduğunu gördüm.

    Beşiktaş Belediyesine ait bir kamyonet kapıya dayanmış ,salonda çok sayıda işçi ve bir o kadar zabıta var..Salonun kilitli olması gereken kapıları kırılarak açılmış ,birşeyleri alıp götürmek üzere orada bulunan işçiler sahneye çıkmışlar oturmuşlar ve kendilerine verilecek emirleri bekliyorlar..


    "Merhaba" dedim "hayırdır ,neler oluyor?"..

    "Valla biz bilmiyoruz" dedi içlerinden biri " yetkililer yukarıda"..

    Hızla yukarı ,ışık ve ses odasının bulunduğu kata çıktım..Bir görevli ,aslında ne olduklarınıda pek anlamadan,ışık odasındaki malzemeleri listelemeye çalışıyor.

    "Ne yapıyorsunuz?" dedim cevap vermedi "ne yapıyorsunuz?" diye yineledim.

    "Demirbaş listesi çıkarıyoruz , kilit altına alacağız" dedi"Sonrada kilitleri değiştirip salonu kapatacağız!.."


    "Suç işliyorsunuz" dedim "buna hakkınız yok!Henüz açtığınız tahliye davası sonuçlanmadı.Dava bitene kadarda bizim burada bulunuşumuz yasaldır…"

    Tınmadı…

    "Polis çağırın" dedim yanımdaki arkadaşlara..Polisi aradık..Bunun üzerine görevliler işlerini durdurdular..

    "İçeri nasıl girdiniz?" dedim,

    "Kapıyı kırarak" dedi içlerinden biri,"aslında kırmadıkda zorladık..itince açıldı zaten!.."

    "öyle ya" dedim "kale kapısı değil ki burası, tiyatro kapısı!.".

    "Ne yapalım Murat Bey "dedi yetkili "bizde emir kuluyuz. Yap dediler geldik.. Bakın işte emir yazısı."

    "O zaman çağırın size o emir verenleri ,gelsinler onlara anlatalım."

    O sırada salona televizyon kameraları geldi..Kameraları gören yetkililer amirlerini aramaya koyuldular.Bizde çağırdığımız polisleri ve avukatımızı beklemeye başladık..


    O süreçte salona girip koltuklardan birine oturdum..İşçilerden bir grubu hala sahnede oturmaya ve aralarında sbet etmeye devam ediyorlardı..Düşündüm..

    Afife Jale'deki "son oyun" bu muydu acaba?..

    Bu salona ilk girdiğim günü hatırladım..1995 yılının Ekim ayıydı .Yağmur vardı dışarıda..Dört duvarı tamamlanmış ve yarım bırakılmış bir inşaattı henüz..Duvarlarından sular sızıyor,dört bir yandan rüzgar esiyordu.."Yapabilir miyiz Eşref Bey?" dedim yanımdaki Eşref Denizhan'a "Yaparız "dedi "Güçlerimizi birleştirirsek yaparız!."


    Ah be Eşref Abi!..İyi ki hayatta değilsin ve iyi ki bugün yaşananları görmüyorsun diye geçirdim içimden..Gecekondu yıkmaya gelir gibi gelmişler Afife Jale' ye!..


    Koltuklara takıldım sonra.Bursa' da yapıldılar ,parasını ödeyemediğimiz için bir yıla yakın bir depoda beklediler..Deliler gibi para bulmaya çalıştık o zamanlar.Tek tek koltuk sattık..Kimlerin katkısı olmadı ki!.. Yılmaz Erdoğan'dan Hülya Avşar'a,Vuslat Sadıkoğlu'ndan Serdar Bilgili'ye her çevreden ,her kesimden pek çok sanatsevere tane tane satıp toplamaya çalıştık ödeyemediğimiz o bedeli..Devlet Tiyatrolarının ,Opera ve Balenin tüm çalışanları katkı sağladılar bu çabaya…Hiç unutmam ,Kent Bank diye bir banka vardı o zamanlar, hatırlarmısınız bilmem? . Onun yetkililerinden birine gitmiştim sponsor olur musunuz diye. Çaldığımız pek çok kapıdan biride Kent Bank' tı.. Yetkili beni dinleyip dosyamıza göz attıktan sonra"Kusura bakmayın" dedi "sinema salonu olsaydı burası düşünürdük ama tiyatroya kaç kişi gelir ki!"…

    Sonra gece gündüz devam etti çabalarımız..Umutsuzluğa düştüğümüzde "Enseyi karartmayalım "diyordu Ahmet Yoldar, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı..

    Eşref Denizhan, Ahmet Yoldar,Erhan İşözen ve de Ayfer Atay o dönem boyunca hep bizimle yürüdüler..

    Bir yıl gecikmeylede olsa Afife Jale Sahnesi 1998 in 27 martında Denizbank ın büyük desteğiyle açıldı.Açılışını TBBM Başkanı Hikmet Çetin yaptı,çok sayıda bakan ,milletvekili ve davetli katıldı açılışına…

    Daha salon ortada yokken ve biz iyiden iyiye parasızlık nedeniyle umudumuzu kaybetmeye başlamışken Eşref Abi aradı telefonla birgün "buldum" dedi "salonun adı Afife Jale olsun.."


    Salonun adı o gün Afife Jale oldu!..


    Ah be Eşref Abi! İyi ki burada değilsin şimdi! ..


    Polisler geldiler.Konuyu anlattım kısaca.

    "Belediye yetkilileri nerede?" dedi memur bey.

    "Geliyorlar, yoldalar" dedi oradakilerden biri..

    Önce bizim avukatımız sonra Belediyenin yetkilileri ,avukatları girdi içeri..


    Belediyeni Avukatı "Siz kimsiniz kardeşim" dedi bana gürleyerek "derhal boşaltın burayı..

    "Bir dakika" dedim "sesinizi yükseltmeden konuşun.."

    Dinlemedi.. Bizim çağırdığımız polis memurlarına dönerek "İşgalci bunlar hemen dışarı atmanızı istiyorum" diye inceden bir talimat verdi..


    "İşgalci bunlar!"

    "Kim bunlar?"

    "Tiyatrocular"

    "Nereyi işgal etmişler"

    "Tiyatroyu"


    "Atın dışarı.bir daha buraya Tiyatrocular giremeyecek..Burası bizim..İşte tapusu..Erk bizim.."


    Çok yaşa sen Beşiktaş Belediyesi!Çok yaşa sen "aslan sosyal demokrat" Belediye Başkanı!Çok yaşa sen Başkanına alkış tutan Belediyenin Sanat Danışmanı!..

    "

    Bunu da duyduk ya! "İşgalciler"..Ölsekde gam yemeyiz artık!Eksik olmayın..


    Ortam gerginleşince kameraların ışıkları yandı..

    "Sizin bize saygınız yok, belli de, hukukada mı saygınız yok?" diye sordum kükremeye devam eden avukata "açtığınız dava sonuçlanmadı henüz suç işliyorsunuz?"…


    "Bizim ilgimiz yok davayı BELTAŞ açmış bizim o şirketle bir alakamız kalmadı..sizide tanımıyoruz..Burası bizim.İşte tapusu..Derhal çıkın! Hem siz buraya ne zaman geldiniz?"


    "1995 de.. Siz hatırlamazsınız ? O zaman Beşiktaş Belediyesinde çalışmıyordunuz büyük ihtimalle..Başkanınız da hatırlamaz.."


    Polisler konunun kendi alanlarına girmediğini karakol polisini ilgilendirdiğini,haber verdiklerini Arnavutköy karakolundan ilgili amirin gelmekte olduğunu söyleyip izin istediler..Teşekkür ettim.Giderken biri dönüp "biz yokken vukuat falan çıkmaz değil mi?" diye sordu..

    "Yok canım" dedim "Karşımızdakiler olmasada biz yasaya ,hukuka saygılıyız..Merak etmeyin bir şey olmaz.."

    Yeni polisler beklenirken iki avukat tartışmaya devam ettiler..Restleşmeye de.. İşçiler, zabıtalar bir kenardan olayı izlemeye başladılar..Bakışlarında "siz haklısınız ama ne yapalım bizde emir kuluyuz .."ifadesi vardı..

    Az sonra ilgili başkomiser geldi ve yalnızca avukatlarla görüşeceğini söyledi..Biz yine fauayede beklemeye başladık..Panoya baktım geçen yıl oynanan oyunlardan bir kaçının afişleri asılı duruyordu ..

    Yetkililer "Bizim bu davadan da TOBAV dan da haberimiz yok!Bizim muhattabımız değiller" diyordu hala.. Herkes Başkanının ağzıyla konuşuyordu..


    Oysa ki işin bu noktaya varmaması için yoğun çaba göstermiştik..Tam iki yıldır ,daha mahkeme sürecine geçilmemişken uzlaşma yolları aramış "yapmayın,şık olmaz" diye uyarmıştık ama dinlemediler.."Erk biziz,defolun!".. Tam iki yıldır bir sivil toplum örgütünün yönetimi ve de belediyenin kiracısı sıfatıyla talep ettiğimiz randevulara yanıt alamadık..Aracılar koyduk,gazeteciler,siyasetçiler,parti yöneticileri …Nafile ! "Yüz yüze görüşebilirsek bir hal çaresi buluruz belki.." Olmadı. Son olarak altına çok sayıda sivil toplum örgütü ve tiyatro topluluğunun imza koyduğu bir çağrı mektubunu bizzat başkana yolladık ama beyhude!..

    "Sizi sefil İŞGALCİLER! Erk benim.Tanımıyorum sizi !Tapu bende!Defolun!"



    Çok yaşa sen Beşiktaş Belediyesi!Çok yaşa sen "aslan sosyal demokrat" Belediye Başkanı!Çok yaşa sen Başkanına alkış tutan Belediyenin Sanat Danışmanı!..


    Başkomiser tarafları dinledikten sonra haklılılığımıza kanaat getirmiş olmalı ki bizim avukatımızı yanından uzaklaştırıp Belediyenin avukatıyla uzun bir görüşme daha yaptı.Sonrada hepimizi toplayıp bu konun çözümünün mahkemede olduğunu, yasal yollarla konun halledilmesini istedi.

    "Yani" dedim "şimdi bizi buradan tahliye etmiyor musunuz?"

    "Hayır" efendim dedi.

    "Ya bu Belediye görevlileri?"

    "Hayır" efendim dedi "onlarında böyle bir hakkı yok!"

    "Peki bu kıyamet niye kopuyor?"

    "Bilgi eksikliği herhalde"

    "Kilitleri değiştirip bizi içeri sokmayacaklarını söylüyorlar.."

    "Yapmazlar"

    "Yaparlarsa"

    "Mahkemeye suç duyursunda bulunursunuz.."

    "İyi ama dedim burada bugün suç işlendi.. Kapılar kırıldı ve zor kullanıldı, bir şey yapmayacakmısınız?"

    "Şikayetcimisiniz?"

    "Evet"

    "Kim kırdı kapıyı?" Tısss..

    "Gören var mı?"

    "Ben gördüm" dedi Kaan "elinde malzeme poşeti olan biri,marangoz"

    "Nerede?"

    Toz olmuş..

    "Siz bu işi aranızda halledin" dedi komiser ."Sanatçılarla Belediyenin karakolluk olması yakışık almaz!"

    "Siz konuyu Başkanımla görüşün" dedi Belediyenin avukatı "en iyisi bu"

    Baktım az önce kükreyen avukatın yerinde yeller esiyor ..

    "Bizde sizin buradan tahliyeniz için yarın mahkemeye başvuracağız!"

    Yeni bir tahliye davası daha yani!

    "Ayrıca ana kapıdan sizin dışınızda kimsenin girişine izin vermeyeceğiz. Talimat böyle!.."

    "Nasıl yani? Burada ay sonuna kadar programlanmış etkinlikler var,grupları içeri sokmayıp seyircileri kapıdan mı çevireceksiniz?"

    "Evet" dedi avukat.

    "Peki hiç utanmayacakmısınız?"

    "Ne yapabilirim dedi bende emir kuluyum bana verilen talimat böyle!.."

    Bir gün içinde ne çok "emir kulu" ile karşılaştım tanrım..



    Çok yaşa sen Beşiktaş Belediyesi!Çok yaşa sen "aslan sosyal demokrat" Belediye Başkanı!Çok yaşa sen Başkanına alkış tutan Belediyenin Sanat Danışmanı!..


    "Peki yasalar ne diyorsa o olsun."


    Televizyoncular "buradan bize malzeme çıkmaz biz artık gidelim dediler.Öyle ya kendimizi kapılara zincirlememiştik,yollara yatıp "bizi çiğnemeden asla" dememiştik,üstümüze benzin döküp "yaklaşırsanız kendimizi yakarız" tehdidini savurmamıştık ,o halde burada olan bitenin haber değeri yoktu..


    Herkes hızla fuayeyi boşalttı..Sessizlikle başbaşa kaldık.

    Tekrar salona girdim.

    Fısltıyla "Merak etme Afife" dedim "biraz daha buradayız…"


    Afife Jale Sahnesi TOBAV ın varlık nedeni değil..Sorumlu bir sivil toplum örgütü olarak TOBAV sorumluluğunu yerine getirdi ve bu salonu İstanbul Kentine ve Türk Tiyatrosuna kazandırdı..Bir ölçüde misyonunu tamamladı..İyi kötü 11 yıldır da kapısını, özellikle amatörlere, salon sıkıntısı çeken ,prova mekanı bulamayan,gösteri yeri derdine düşen bir çok topluluğa açtı, olanak sağladı.Bunları yaparken hiçbir maddi çıkar gözetmedi.Tüccar olmadı.( tüccar olsaydık Belediye Başkanından daha mı kolay randevu alırdık acaba?..)Üstelik kendi yaptığı salona kira ödedi,ısınma,aydınlatma,temizlik,bakım,onarım gibi tüm giderlerinide cebinden karşıladı..Şimdi,günü geldiyse, ceketini alıp,başı dik yürüyüp gitmesinide bilir!..TOBAV ın daha yapılacak çok işi var..Gel gör ki kendine halkçı diyen ,sosyal demokrat diyen, sanatsever diyen atınca mangalda kül bırakmayan sözüm ona siyaset erbabının bu vandal,hak hukuk tanımaz tutumu insanın gücüne gidiyor..

    Bu ülkede yaşadığımız " başka tanrının çocukları" olma hali can yakıyor!.


    Hayatımda yaşadığım en utanç verici gündü 9 Ekim.. Ne TOBAV yöneticisi ,ne de tiyatrocu olarak… yalnızca bu ülkenin sade bir yurttaşı olarak !..Biliyorum ki Beşiktaş Belediyesinin Başkanı ve onun şakşakçıları böyle bir utancın ne demek olduğunu hiç ama hiç hissetmeyecekler!.Onlar sahip oldukları geçici "erk" in goygoyuyla kendi haklılıklarına sonsuz bir imanla inanacaklar ve kendilerini kutsamaya devam edecekler…Bizler Afife' nin izinden yürüyen "başka tanrının çocukları"olarak aşağılanmalara,reddedilmelere,itilip kakılmalara aldırış etmeksizin güzel günler göreceğimize olan inancımızı koruyarak yüzümüzdeki tebessümü hiç eksiltmeyeceğiz…Eşkiyaya inat!..



    Şimdi ne olacak?..Görünen köy kılavuz istemez..Er ya da geç TOBAV Afife Jale Sahnesiyle vedalaşacak.Bu mutlak! .. Bakalım Afife Jale Sahnesi de bizimle vedalaşıp yerini bir plazaya ,otele mi terkedecek ya da belediyenin toplantı salonlarından biri haline mi dönüşecek? Yaşayıp göreceğiz hep beraber…



    Biliyorum ki bugün Afife Jale Sahnesinde yaşananlar cim karnında noktadır..

    Gene de yazmak istedim işte!

    Çünki ,istedim ki tarihe küçük bir çentik atılsın, bir not düşülsün derkenar.

    Belki birileri bir gün top yekün bir hesap sorma şansı bulursa, Afife Jale'nin hakkıda güme gitmesin ,arada o da soruluversin utanmazlardan,yol yordam bilmezlerden..

    Çünki hiç kuşkusuz yakında yine boy gösterir bu zevat karşımızda, en pişkin,en arsız ,en yılışık halleriyle sanki hiçbirşey olmamış gibi..

    Çünki şişirilmiş egolarıyla en devrimci ,en demokrat, en halkçı, en usta, en üstad,en hoca ,en mübarek halleriyle ahkam kesip haktan hukuktan,sanatın erdeminden, sanatçının yüceliğinden, vazgeçilmezliğinden söz ederler..

    İşte istedim ki o zaman söylenecek bir çift sözümüz olsun …

    Biz göremesekte tarih görsün kimin kim olduğunu..


    İstedim ki biraz sizinde haberiniz olsun..İşinizin gücünüzün arasında bugün olan bitenlerde kulağınızda bulunsun..

    Belki sizde karşılaşırsınız birgün o "erk" sahipleriyle..

    Sizi de kandırmasınlar istedim..



    Sağlıcakla kalın..



    Murat Karasu"
    Konu sahrabetis tarafından (31-10-2007 Saat 05:35 PM ) değiştirilmiştir.

Benzer Konular

  1. Ülkemizde Çifte Standart Var mı ?
    Kadim Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 21
    Son mesaj: 22-01-2012, 01:26 PM
  2. Supermeydan'dan Kimler Geldi, Kimler Geçti?
    İNCİ Tarafından SMF Etkinlikler & Anılar Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 11-07-2011, 11:42 PM
  3. Dini en iyi kimler anlayabilir, kimler bilebilir, uygulayabilir?
    ashenarşi Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 17-03-2010, 06:40 PM
  4. Ülkemizde Tıp Eğitimine Genel Bir Bakış
    İnci Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 20-11-2009, 01:13 PM
  5. Ajda Pekkan(Kimler Geldi Kimler Gecti 1973)
    SAHARAY Tarafından Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 03-02-2009, 12:51 AM
Yukarı Çık