Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Tutunamayanlar

    Merhaba



    Çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaktır

    ..çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaktır. her olayda bir kenara çekilenler
    gerçekten de bir kenarda kalacaklardır. yaptıkları işlerin gizli kalmasını
    isteyenler, bunda başarıya ulaşacaklardır. kimse, onların varlığıyla tedirgin
    olmayacaktır. bir gün öldükleri zaman, arkalarında küçük bir iz, bir anı, bir
    gözyaşı, bir eser bırakmadan yok olacaklardır. Gazetedeki ölüm ilanı bile,
    yedinci sayfada bir kenarda kalacak, kimsenin gözüne çarpmayacaktır. hayattan
    çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır. ölüm bile onların
    adlarını duyurmaya yetmeyecektir. Herkesin mezarında güller ve menekşeler
    büyürken, onların mezarlarını otlar bürüyecektir. mezarları bir kenarda
    kalmasa bile, büyük ve muhteşem anıtların arasına sıkışıp kaybolacaktır.
    cennetteki muhallebicide de garson onlarla ilgilenmeyecektir. ağız tadıyla bir
    keşkül yiyemeden masadan kalkacaklardır. hayattan çıkarı olmayanların hayatı ,
    çıkmaza sürüklenecektir. kendini beğenmişliğin cezasını daha bu dünyadan
    çekmeye başlayacaklardır. sıkıntılarını kimseyle paylaşmasını bilmedikleri
    için, yalnız başlarına ıstırap çekeceklerdir. duygu alıverişinden nasipleri
    olmayacaktır. duygusuz, hareketsiz, tatsız bir hayat yaşadıkları sanılacaktır.
    çektikleri acılarla, yüzlerinin buruşmasına, saçlarının beyazlaşmasına izin
    verilmeyecektir. güldükleri zaman sevinçli, ağladıkları zaman kederli
    oldukları sanılacaktır. hayattan çıkarları olmadığı da asla kabul
    edilmeyecektir. böyle bir yanlışlığa düşülmeyecektir. aslında, hayattan
    çıkarları olduğu ispat edilecektir, çıkarlarını korumak için canları çıktığı
    halde, bunu beceremedikleri için,

    çıkarları yokmuşdabirşeybeklemiyormuşçasınagillerden göründükleri yüzlerine
    vurulacaktır. Onlar da bu saldırılara bir karşılık bulamayacaklardır.
    kendilerini yokladıkları zaman, bütün ileri sürülenlerin gerçek olduğunu,
    hayatlarını boş yere harcadıklarını, ne yazık ki artık çok geç kaldıklarını
    onlar da açık ve seçik olarak göreceklerdir. işte o anda dahi, delice bir
    harekette bulunmalarına, anlamsız bir hayatı anlamlı bir şekilde bitirmelerine
    göz yumulmayacaktır. kendilerini öldüremeyeceklerdir. onlara anlatılacaktır
    ki, böyle bir davranış bütün yaşamlarıyla çelişki içindedir, gerçekle ilgisi
    yoktur: kendilerini öldürürlerse, onlar hakkında varılan isabetli yargıları
    çürütmek için gene boş bir çaba göstermiş olurlar. bu hiçbir şeyi değiştirmez.
    onlar, bu rezilliğe de katlanarak sürünmeye devam edeceklerdir. hayatlarıyla
    yanlış olanların ölümleriyle doğru olmalarına imkan var mıdır? hayattan çıkarı
    olmamak, hem tanrının hem de insanların gözlerinde affedilmez bir suçtur;
    gelişip yayılmaması için gerekli her türlü tedbir alınacaktır. bütün tarih,
    bütün iktisat, bütün sosyoloji, bütün psikoloji, kısaca bütün lojiler, hayatın
    çıkarcılığa dayandığını göstermek için yırtınacaklardır, yırtınmalıdırlar.
    "Ben çıkarıma bakarım" diyeceksiniz, bunun için "babamı bile tanımam"
    diyeceksiniz. kimseyi tanımayacaksınız; hele hayattan çıkarı olmayanları hiç!

    Oğuz Atay-Tutunamayanlar
    İletişim Yayınları

  2. #2
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Tutunamayanlar...

    Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat, soluk almak güçleştiğinde; yüreğin susup,... mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını, dağlara dönmeli yüzünü insan.
    Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak; yeni insanlarla tanışmalı, yeni keşifler yapacak....

    Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa, gerçekleştirmeyi denemeli!
    Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir, kendisinin bir sal olup da, o dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.
    Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler, her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
    değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri; küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, birkaç durak önce inip servisten, otobüsten, yürümeli eve kadar, yüreğine takmalı güneş gözlüklerini; gördüğünü hissedebilmeli!
    Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce, değerli olabilmeli hayat!
    İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için!

    Başkasının yerine koyabilmeli kendini; ağlayan birine 'Gül', inleyen birine 'Sus' dememeli! Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!
    Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı; sevgisiz, soysuz kalarak!
    Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden, derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...
    Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını...

    Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna, fırtınada boranda; öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!
    Bir çocuğun ilk adımlarında umudu; bir gencin düşlerinde geleceği; bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli!
    Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu olmayı beklememeli!
    Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı, bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için; kaçırmamalı!

    Çünkü hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için, hiç çaresiz kalmamışsan; dermanı olamazsın dertlerin, ağlamayı bilmiyorsan; neşesizdir kahkahaların, merhaba dememişsen; anlamsızdır elvedaların...
    Oğuz Atay/Tutunamayanlar adlı kitabından alıntıdır...

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Alti cizilenler....

    -Bana güldüler bana gül mektupları yazdılar kuşkulanıyorum olric kuşkulanıyorum, kaç maviyse vereceğim.

    -Dağılın!kukla oynatmıyoruz burada. acı çekiyoruz. kapı kapı dolaşıp dileniyoruz. Son kapıya geldik. İnsaf sahiplerine sesleniyoruz. Ey insaf sahipleri! Ben ve olric sizleri sarsmaya geldik...

    -Sus olric düşünüyorum.Düşünmek ne haddinize efendim. Descartes düşündükçe var oluyor. O düşündükçe var olur, siz yok olursunuz efendimiz.

    -Sevelim mi olric? Sevmek nedir efendim? Sevmek vazgeçmektir olric. Vazgeçtiyseniz sevelim efendim..

    -Hayatı daha ne kadar ıskalayacağız olric? Oklarımız bitene kadar efendimiz...

    -Yağmur yağıyor olric. ıslanıyor etraf, ağlasak kimse anlamaz değil mi? Anlamaz efendimiz.. Beklenen geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde oluyor...

    -Sen acıyı biriktirmeyi seversin olric..Sen biriktirmeyi seversin.. Hadi devam et şimdi.. Kuru yaprakları.. Deniz taşlarını.. Gözyaşını.. Sorulamamış soruları.. Senden kalan sesleri.. Yaşanamamış paylaşılmışlıkları.. Birlikte harcamak üzere kalbinde biriktirilmiş zamanları ve hüznü..
    Ve özlemi biriktirmeye...

    -Bu yol nereye çıkar olric? Hiçbir yere efendimiz. Hiçbir yer neresidir olric?
    Doğru yerdir efendimiz. Gidelim mi? Vardık efendimiz.

    -Herkes geçer diyor. Geçer mi Olric ? Herkes ne bilir acımı. Herkes ne bilsin acımızı. Yaşar gibi yapmaktan Özlemez gibi yapmaktan iyiymiş gibi yapmaktan... Nefes alıp onu içimde tutmaktan O nefeste boğulmaktan Sıkıldım. Ki nefessizlikten değil nefesten boğulmaktır marifetimiz Olric. Evet efendimiz. Bana katıldığını bilmek güzel. Arada ses vermen güzel .
    Içimin sesi de olmasa ölürüm yalnızlıktan.

    -Ve ben olric düşmeseydim düşlerimin sırtından zaten inecektim...

    -Daha kaç kez ıskalayacağız hayatı olric ?

    -Bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım. Mürekkeple yazmışlar oysa. Ben kurşun kalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım..

    -Biraz aklınız karışacak galiba efendimiz.
    Bilmem ki. Karışsın Olric. Bugüne kadar boş bir kağıt gibi temiz kaldı. İyi koruduk uzun süre. Biraz da zorlansın. Saflığını kaybetsin biraz. Aklımız, maceralardan korkmasın biraz. Ne demek biraz? Hiç korkmasın. Hiç yorulmadan mı ölelim istiyorsun? Sonra Oblomov gibi erken ölürüz. İyiyi kötüden ayırmasını öğrenmek istiyorum. Uğraştı da beceremedi desinler. Biraz heyecanlanıyorum; bilmediğim, görmediğim hayallerin baskısını hissediyorum,efendimiz. Sizin için korkuyorum. Belki, çok önceden hazırlığa girişmeliydiniz efendimiz.Gülünç olurum diye mi korkuyorsun Olric? Zarar yok, gülünç olalım. Bir yere varalım da ne olursak olalım. İyi aklıma getirdin Olric: Don Kişot'u da almalıyız. Çok iyi niyetli bir ihtiyardır. Aklın macerası önemli Olric. Ben de okumadığım kitaplardan en iyi anlayan insanım bu dünyada.

Benzer Konular

  1. Tutunamayanlar Kulübü
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 08-10-2010, 10:54 AM
Yukarı Çık