Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5

İBRAHİM as.

Kültür, Sanat Kategorisi Kitap Forumunda İBRAHİM as. Konusununun içerigi kısaca ->> Merhaba İsrail'in dinsel tarihinde hatırı sayılır bir rol oynamış iki ritüel, ahit kurbanı ve İshak'ın kurban ediliş öyküsüdür. İlki doğrudan ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    İBRAHİM as.

    Merhaba

    İsrail'in dinsel tarihinde hatırı sayılır bir rol
    oynamış iki ritüel, ahit kurbanı ve İshak'ın
    kurban ediliş öyküsüdür.

    İlki doğrudan ve Tanrı tarafından İbrahim'e
    bildirilmiştir. (Tekvin: 15/9 vd.)
    Henüz doğurmamış bir inek, bir keçi ve bir
    koçun ikiye bölünmesinden oluşan ritüelin
    benzerlerine başka yer ve topluluklarda da
    rastlanmaktadır. (örn. Hititlerde)

    Ama belirleyici unsur, gece teofanisidir :

    "Güneş batıp karanlık çökünce, dumanlı bir
    mangal ile alevli bir meş'ale göründü ve
    kesilen/ikiye bölünen hayvan parçalaranın
    arasından geçti" (15/17-18)
    "O gün" Tanrı "Avram'la bir ahit yaptı"

    Bu ahit bir "sözleşme" değildir.
    Tanrı İbrahim'e hiçbir koşul dayatmamakta,
    yalnızca kendisi taahüt vermektedir.
    Eski ahitte bir başka örneğine rastlanmayan
    bu ritüel, Yeremya'nın zamanına kadar geçen
    sürede uygulanmıştır. Birçok yazar bu ritüelin
    ilk Peygamberler çağında da bilindiği iddiasına
    karşı çıkmaktadır. Gerçi kurban töreni Yahveci
    bir çerçevede anlatılmıştır, ama teolojik bilim
    açısından yeniden yorumlanışı bile, onun ilkel
    niteliğini yok edememiştir.

    Tekvin'de, bir tek kurbanın töreni ayrıntısıyla
    betimlenmektedir, "İshak'ın kurban edilişinin"
    öyküsü. (22/1-19)

    Tanrı, İbrahim'den, oğlunu kendisine yakarak
    kurban etmesini (olah) istemişti. İbrahim tam
    onu kurban etmeye hazırlanıyordu ki, İshak'ın
    yerine bir koç indirildi.

    Bu bölüm sayısız tartışmalara yol açmıştır. Bu
    arada (olah) teriminin altı kez yinelendiğine de
    dikkat çekilmiştir. Ama böyle bir türden kurban
    ritüeli, kabileler kesin olarak "yerleşik-düzen'e"
    geçtikten sonra Kenanlı' lardan alınmış olmalıdır.*

    Ayrıca "geçmişin yüceltilmesi" nden de söz edildi.
    Bununla birlikte Tekvin' in bir sürü karmaşık öykü
    de içerdiğini unutmamak gerek; bu da yazıcıların,
    geleneklerin yüceltilmesinden çok, aslına sadık bir
    şekilde aktarılmasıyla uğraştıklarını gösteriyor.**

    Dinsel İnançlar-Düşünceler
    Tarihi
    Mircea Eliade
    Kabalcı Yayınevi-2003


  2. #2
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Baglaminda Mukaddes kitapin Eski ahid bolumunde;

    TEKVİN, Bab: 15

    Rab şöyle karşılık verdi:
    "Bana bir düve, bir keçi, bir de koç getir.
    Hepsi üçer yaşında olsun.
    Bir de kumruyla güvercin yavrusu getir."

    Avram bunların hepsini getirdi,
    ortadan kesip parçaları birbirine karşı dizdi.
    Yalnız kuşları kesmedi.
    Leşlerin üzerine konan yırtıcı kuşları kovdu.

    Güneş batıp karanlık çökünce,
    dumanlı bir mangalla alevli bir meşale göründü
    ve kesilen hayvan parçalarının arasından geçti.

    O gün Rab, Avram'la antlaşma yaparak ona
    şöyle dedi:
    "Mısır Irmağı'ndan büyük Fırat Irmağı'na
    kadar uzanan bu toprakları, Kenliler'in,
    Kenizliler'in, Kadmonlular'ın, Hititler'in,
    Perizliler'in, Refalılar'ın, Amorlular'ın,
    Kenanlılar'ın, Girgaşlılar'ın, Yevuslular'ın
    topraklarını senin soyuna vereceğim."

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba



    İbrahim oğlunu kurban etmeye hazırlanırken, zaferi
    kazanmak için büyük oğlunu kurban eden Mua kralı
    Meşa (II. Krallar 3:27) veya zafer kazanırsa dönüşte
    kendisini karşılamaya çıkacak ilk kişiyi, bunun kendi
    kızı, tek çocuğu olabileceğini düşünmeden, yakılan
    kurban olarak Yahve'ye sunmaya söz veren Yeftah
    gibi (Hâkimler 11:30 vd.), kesin bir sonuç beklentisi
    de yoktur. İlk doğan çocuğun kurban edilmesi ritüeli
    de söz konusu değildir; zaten bu ritüel daha sonraki
    zaman dilimlerinde öğrenilmiş ve İsrailoğulları' nda
    hiçbir zaman yaygınlaşmamıştır.

    İbrahim kendisini, Tanrı'sına "iman" ile bağlı/"Sâdık"
    hissediyordu.
    Tanrı'nın, kendisinden yapmasını istediği davranışın
    anlamını kavramıyordu.
    Halbuki ilk doğan bebeklerini, inandıkları bir Tanrı'ya
    kurban edenler, ritüelin anlamının ve büyüsel-dinsel
    gücünün tamamen farkındaydılar.
    Diğer yandan İbrahim kendi Tanrı'sının kutsallığından,
    mükemmeliğinden ve gücünün herşeye yeteceğinden
    asla şüphe duymuyordu.
    Dolayısıyla kendisinden beklenen davranışın bir evlât
    katli/cinayeti görünümünde olmasının bir tek nedeni,
    insan idrakinin güçsüzlüğüydü.
    Diğer bütün insanlar için herhangi bir cinayetten farkı
    olmayan hareketin anlamını ve değerini sadece Tanrı
    biliyordu.

    Burada, kutsalın diyalektiğinin özel bir örneğiyle karşı
    karşıyayız:

    Kutsal olmayan, ilk yapısını koruyarak (kutsal bir taş
    yine taş olarak kalıyor) kutsal'a dönüşmekle kalmıyor,
    kutsallaştırma insan aklı tarafından idrak edilebilecek
    bir şey olmaktan da çıkıyor :

    Evlat katli, belirli bir sonucu hedefleyen ritüele/ayine
    dönüştürülmez. (llk doğan bebeğini kurban edenlerde
    olduğu gibi)

    İbrahim bir ritüel yapmaz.(Çünkü hiç bir amacı yoktur
    ve davranışının anlamı bile ona yabancıdır); diğer bir
    yandan imanı ona bir cinayet işlemediği konusunda
    güven verir.

    İbrahim'in hareketinin kutsallığından kuşku duymadığı,
    ama bu kutsallığın niteliği anlaşılamaz, dolayısı ile de
    bilinemez olduğu söylenebilir.

    Kutsalı bilebilmek konusundaki bu olanaksızlık (çünkü
    "kutsal" tümüyle, "kutsal olmayan" la özdeşleşmiştir)
    üzerine geliştirilecek düşünce çabası, oldukça çeşitli
    ve hatırı sayılır sonuçlara yol açacaktır.

    İbrahimî iman, Tapınağın ikinci kez yıkılması ve devletin
    yok olmasından sonra, Yahudi halkının trajik tarihlerinin
    bütün sınavlarına katlanmasını sağlayacaktır. Ve bazı
    Hıristiyan düşünürler de bu bağlamda, onların imanının
    paradoksal ve son tahlilde "tanınamaz" niteliğini, ancak
    çok sonraki tarihlerde, XIX. ve XX. yüzyıllarda, İbrahim
    örneği/meseli/figürünün üzerine düşünceler yürüterek
    yakalamışlardır.

    Kierkegaard, nişanlısının hayâl edilmesi bile olanaksız
    bir biçimde kendisine geri verileceği umuduyla ondan
    vazgeçiyordu. Ve Léon Chestov gerçek iman için bir tek
    kesin kanı gerektiğini ve bununda "Tanrı için her birşey
    mümkündür" olduğunu açıklarken, İbrahim'in yöntemli
    deneyimini biraz daha basitleştirip, kolaylaştırarak ve
    süslerden de arındırarak aktarmaktan başka hiç birşey
    yapmıyordu.

    Dinsel İnançlar-Düşünceler
    Tarihi
    Mircea Eliade
    Kabalcı Yayınevi-2003

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba



    Bsglaminda:
    II. KRALLAR/II. KINGS: 27

    (Moav Kralı Elişa/Mesha king of Moab):
    Bunun üzerine tahtına geçecek en büyük oğlunu
    surların üzerine götürüp yakmalık sunu/burnt-offering
    olarak sundu. İsrailliler bu olaydan doğan büyük öfke
    karşısında oradan ayrılıp ülkelerine döndüler.

    HÂKİMLER/JUDGES: 11: 30-31

    (Yeftah/Jephthah)
    Rabb'in önünde ant içerek şöyle dedi:

    "Gerçekten Ammonoğulları'nı elime teslim edersen,
    onları yenip sağ salim döndüğümde beni karşılamak
    için evimin kapısından ilk çıkan, Rabb'e adanacaktır.
    Onu yakmalık sunu/burnt-offering olarak sunacağım."

    King James Version

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba



    Baglaminda Mukaddes kitapin Eski ahid bolumunde;

    TEKVİN, Bab: 22

    1 Daha sonra Tanrı İbrahim'i denedi. "İbrahim!" diye seslendi. İbrahim, "Buradayım!" dedi.
    2 Tanrı, "İshak'ı, sevdiğin biricik oğlunu al, Moriya bölgesine git" dedi, "Orada sana göstereceğim bir dağda oğlunu yakmalık sunu olarak sun."
    3 İbrahim sabah erkenden kalktı, eşeğine palan vurdu. Yanına uşaklarından ikisini ve oğlu İshak'ı aldı. Yakmalık sunu için odun yardıktan sonra, Tanrı'nın kendisine belirttiği yere doğru yola çıktı.
    4 Üçüncü gün gideceği yeri uzaktan gördü.
    5 Uşaklarına, "Siz burada, eşeğin yanında kalın" dedi, "Tapınmak için oğlumla birlikte oraya gidip döneceğiz."
    6-7 Yakmalık sunu için yardığı odunları oğlu İshak'a yükledi. Ateşi ve bıçağı kendisi aldı. Birlikte giderlerken İshak İbrahim'e, "Baba!" dedi. İbrahim, "Evet, oğlum!" diye yanıtladı. İshak, "Ateşle odun burada, ama yakmalık sunu kuzusu nerede?" diye sordu.
    8 İbrahim, "Oğlum, yakmalık sunu için kuzuyu Tanrı kendisi sağlayacak" dedi. İkisi birlikte yürümeye devam ettiler.
    9 Tanrı'nın kendisine belirttiği yere varınca İbrahim bir sunak yaptı, üzerine odun dizdi. Oğlu İshak'ı bağlayıp sunaktaki odunların üzerine yatırdı.
    10 Onu boğazlamak için uzanıp bıçağı aldı.
    11 Ama RAB'bin meleği göklerden, "İbrahim, İbrahim!" diye seslendi. İbrahim, "İşte buradayım!" diye karşılık verdi.
    12 Melek, "Çocuğa dokunma" dedi, "Ona hiçbir şey yapma. Şimdi Tanrı'dan korktuğunu anladım, biricik oğlunu benden esirgemedin."
    13 İbrahim çevresine bakınca, boynuzları sık çalılara takılmış bir koç gördü. Gidip koçu getirdi. Oğlunun yerine onu yakmalık sunu olarak sundu.
    14 Oraya "RAB sağlar" adını verdi. "RAB'bin dağında sağlanacaktır" sözü bu yüzden bugün de söyleniyor.
    15 RAB'bin meleği göklerden İbrahim'e ikinci kez seslendi:
    16 "RAB diyor ki, kendi üzerime ant içiyorum. Bunu yaptığın için, biricik oğlunu esirgemediğin için
    17 seni fazlasıyla kutsayacağım; soyunu göklerin yıldızları, kıyıların kumu kadar çoğaltacağım. Soyun düşmanlarının kentlerini mülk edinecek.
    18 Soyunun aracılığıyla yeryüzündeki bütün uluslar kutsanacak. Çünkü sözümü dinledin."

Benzer Konular

  1. İBRAHİM A.S ve TEVHİD
    Ammar Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 05-02-2010, 05:22 PM
  2. HALİL İBRAHİM BEREKETİ.....
    efelenen Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 31-08-2007, 02:54 PM
  3. İbrahİm Edhemİn Hamam Parasi
    Nil@y Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-09-2006, 06:52 AM
Yukarı Çık