Merhaba!



O gece fazla uyuyamadı.

Örtüleri tekmeleyip üzerinden atarken, onun
duvarların içinden geçip gidebilmesinin normal
olduğunu düşündü; ölümlü olduğu önermesini
artık kabul etmiyordu. 'Eğitimsizliğin olmasa,
sen de yürüyüp o duvarın içinden geçebilirdin.'

"Ölmek dedikleri bu mu yani?"

diye düşündü, kendimizle ilgili gerçek olduğuna
inandığımız şeylerdeki dramatik değişim. Eğer
öyleyse, değişimi gerçekleştirmek için neden
ölmemiz gerekiyordu?

"Çünkü kendimizi mecbur olduğumuza inanmaya
şartladık" diye düşündü.

"Uzayzamanın derin önermeleriyle evliyiz, ölüm
bizi ayırana kadar.

Bağlantılar meteorlar gibidir:
Uyanmak için neden ölmek zorunda kalmayalım?
Tersi durumda ne gibi önermeler duyarız?

Hiç kimse parmaklarını şıklatıp;
'Hey, uzayzamanı ne zaman istersen terk edebilirsin,
ne zaman istersen eve gidebilirsin, istediğin zaman
dönebilirsin ya da farklı bakış açıları kazanmak için
kendine zaman ayırabilirsin' demez.

Hiç kimse kazalara ve hastalıklara ve yaşlanmaya
dair inançlarımız tarafından bu dünyadan çığlıklar
içinde sürüklenip koparılmak zorunda olmadığımızı
söylemez.

Kimse bize ölümün bir yasa değil, bir alışkanlık, bir
gelenek olduğundan bahs etmez."

Richard BACH- Aprıl Yayıncılık/2009