Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Dinle Küçük Adam

    Merhaba!



    “…sana "küçük adam", "sıradan insan" diyorlar; yeni bir çağ, "sıradan insan çağı" başladı diyorlar. Bunu söyleyen sen değilsin küçük adam. Onlar söylüyor bunu, büyük ulusların başbakanları, koltuklanmış işçi liderleri, burjuva ailelerinin tövbekâr evlatları, devlet adamları söylüyor, filozoflar söylüyor sana bunu. Geleceğini eline veriyor, geçmişinden hiç sual etmiyorlar.

    Korkunç bir geçmişin mirasçısısın sen küçük adam. Mirasın, avucunun içinde alev alev yanan bir elmastır. Bunu sana söyleyen, benim; beni dinle.

    Her doktor, her ayakkabıcı, teknisyen ya da eğitimci, işini doğru dürüst yapmak ve yaşamını kazanmak için, eksiklerini bilmek zorundadır. Birkaç on yıldır, şu yeryüzünde yönetici rolünü oynamaya başlamış bulunuyorsun. İnsanlığın geleceği, senin düşüncelerine ve senin yapacağın şeylere bağlıdır. Ama öğretmenlerin ve efendilerin, aslında nasıl düşündüğünü ve gerçekte ne olduğunu söylemiyorlar sana; seni kendi geleceğine egemen olma yetisi verebilecek yönde eleştiren ve bu eleştiriyi dile getirme yürekliliğini gösteren tek kişi yok. Yalnız bir anlamda "özgürlüğe sahip"sin sen: kendi yaşamını yönetmeyi öğrenmeme, kendini bu yönde eğitmeme ve kendini eleştirmeme özgürlüğüne sahipsin.

    Şöyle bir yakınmayı hiç duymadın senin ağzından: "gelecekte kendimin ve dünyamın efendisi olmak yolunda yürütüyorsunuz beni, peki ama, insanın nasıl kendi kendisinin efendisi olacağını anlatmıyorsunuz hiç, düşünce ve davranışlarımdaki yanlışları bana söylemiyorsunuz?"

    Yönetimi elinde tutan kişilerin, "küçük adamı" yönetmelerine izin veriyorsun. Ama sen, hiç sesini çıkarmıyorsun. İktidardaki adamlara, yönetimi elinde tutan güçlülere, ya da kötü niyetli güçsüz adamlara seni temsil etme yetkisini veriyorsun. Her seferinde aldatıldığını anlıyorsun, ancak bunu anladığında, iş işten geçmiş oluyor.

    Seni çok iyi anlıyorum. Çünkü seni binlerce kez çıplak gördüm; hem ruhsal, hem bedensel çıplaklığın içinde, maskesiz, etiketsiz, elinde bir partinin üyelik kartı bile olmaksızın bir "tanınmışlık" kılıfına bürünmemiş halinle gördüm seni. Yeni doğmuş bir bebek gibi, anadan doğma çıplak, don-gömlekle kalmış bir mareşal kadar çıplak halini gördüm. Benim karşımda hiç yakınmadın, ağlamadın, özlemlerini hiç dile getirmedin, sevgini ve acılarını bir kez olsun açmadın bana. Seni iyi tanıyorum ve anlıyorum. Sana nasıl olduğunu anlatacağım küçük adam, çünkü büyük bir geleceğin olduğuna içtenlikle inanıyorum. Gelecek, senindir, buna hiç kuşku yoktur. Öyleyse gel, her şeyden önce kendine bak bir. Gerçekte olduğu gibi gör kendini. Führer'lerinin ve seni temsil eden "vekil"lerinin sana utanmadan söylediği şu sözlere aldırma:

    Sen, "küçük, sıradan bir insan"sın. Bu sözcüklerin çifte anlamını kavrıyorsun, değil mi: "küçük" ve "sıradan".”

    Wilhelm Reich-Doruk Yayınları
    Uğur Adsay/Ocak 2003

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Kaçma. Kendine bakma yürekliliğini göster!
    «Bana bunları söylemeye ne hakkın var?»
    Kuşkulu ve kavrayışlı bakışlarında bu soruyu okuyorum. Saygısız ağzından bu sözcüklerin döküldüğünü duyuyorum,
    Küçük Adam. Kendine bakmaktan korkuyorsun, eleştiriden korkuyorsun Küçük Adam;
    sana vereceklerini vaat ettikleri yetkiden korktuğun gibi korkuyorsun.
    Bu yetkiyi nasıl kullanacağını bilemezsin. Başka bir biçimde yaşayabileceğini düşünmeye cesaret edemiyorsun:
    Koyun gibi güdülmek yerine özgür yaşamak, taktikler uygulamak yerine açık davranmak,
    bir hırsız gibi gecenin karanlığında sevmek yerine açık açık sevebilmek düşüncelerine yer vermiyorsun kafanda.

    Kendini küçümsüyorsun, Küçük Adam. «Ben kim oluyorum da kendi görüşüm olacakmış,
    kendi yaşamımı kendim saptayacak ve dünyanın benim olduğunu açıklayacakmışım,» diyorsun.
    Haklısın; sen kim oluyorsun da kendi yaşamın üzerinde hak sahibi olmak isteyeceksin?

    Kim olduğunu şimdi söyleyeceğim sana:
    Gerçekten büyük olan insandan seni ayıran tek bir nokta var
    Büyük adam da bir zamanlar çok küçük bir adamdı; ama bir tek önemli yetenek geliştirdi:
    Düşünce ve davranışlarında küçük olduğu noktaları görmeyi öğrendi.
    Kendisi için çok değerli olan bazı şeyleri yitirmeyi göze alarak kendi küçüklüğünün ve
    önemsizliğinin taşıdığı tehlikeyi giderek daha iyi sezmeyi öğrendi.
    Demek ki, büyük adam, ne zaman ve hangi alanda küçük adam olduğunu bilir.
    Küçük Adam, küçük olduğunu bilmez ve bunu bilmekten korkar.

    Kendi küçüklüğünü ve yetersizliğini, başkalarının gücü ve büyüklüğünün kendisinde uyandırdığı güç ve büyüklük görüntüleriyle örter,
    Büyük generalleriyle övünmektedir, ama kendisiyle övünmez.
    Kendisinde varolan düşünceye değil, kendi aklına gelmeyen düşünceye hayrandır.
    En az anladığı şeylere en çok inanır ve kolayca anladığı fikirlerin doğru olduğunu kabul etmez.

    Sana kendi içimdeki Küçük Adamı anlatmakla işe başlayacağım:
    Tam t***** yirmi beş yıl boyunca, senin bu dünyada mutlu olmayı hakettiğini savundum;
    kendine ait olan şeye sahip çıkma yetisinden yoksun olmakla suçladım seni;
    sonra Paris ve Viyana barikatlarındaki kanlı çarpışmalarda, Amerika'daki köleliğin kaldırılması savaşında
    ya da Rus Devrimi'nde elde ettiklerine sahip çıkmamakla suçladım.

    Paris'teki savaşının sonu Petain ve Laval'e, Viyana Savaşı'nın sonu Hitler'e, Rusya'daki savaşının sonu ise Sta-lin'e vardı;
    Amerika'daki savaşının sonu da Ku-Klux-Klan yönetimine varabilirdi.
    Özgürlüğü, kendin ve başkaları adına korumak, ona bekçilik etmektense kazanmak gerektiğini
    ve de bunu sağlamanın yolunu pekâlâ bilirdin sen. Ben, bu gerçeği epeydir biliyordum.
    Ancak, her seferinde çalışıp didinip bir bataklıktan çıkmayı başardıktan sonra hemen bir başka bataklığa saplanmanın nedenini anlayamıyordum.
    Sonra yavaş yavaş ve el yordamıyla, seni köle yapan şeyin ne olduğunu buldum:
    SEN KENDİ KENDİNİ KÖLELİĞE MAHKUM EDİYORSUN.
    Köleliğinin tek sorumlusu, yalnız ve yalnız sensin başka hiç kimse, ama hiç kimse değil.
    Tek sorumlu sensin.

    Bunu biliniyordun, değil mi? Kurtarıcıların, seni baskı altında tutanların,
    Wilhelm, Nikolaus, Yırmisekizinci Papa Gregory, Morgan, Krupp ya da Ford olduğunu söylüyorlar.
    «Kurtarıcıların »ın adına da, Mussolini, Napolyön, Hitler, Stalin deniyor.
    Bak ben ne diyorum: Senden başka hiç kimse senin kurtarıcın olamaz!
    Bu tümceyi söylemeye çekindim biraz. Ka-tıksızlığın ve hakikatin savaşçısı olduğumu savunuyorum.
    Oysa şimdi, sana, seninle ilgili hakikati söylemeye gelince çekmiyorum, çünkü

    Sen kendi kendini köleliğe mahkûm ediyorsun senden ve senin hakikate karşı olan tutumundan korkuyorum.
    Seninle ilgili hakikati söylemek yaşamı tehlikeye sokmak demektir.
    Hakikat, aynı zamanda yaşam-kurtancıdır, ne var ki, hakikatler yağmalanmakta, çetelerin ganimeti haline gelmektedir.
    Bu böyle olmasaydı, sen, sen olmayacak, bu durumda ve bu yerde bulunmayacaktın.

    Aklım bana şunu söylüyor.- «Her ne pahasına olursa olsun hakikati söyle.»
    İçimdeki Küçük Adamsa şöyle diyor:
    «Küçük Adama gerçek yüzünü göstermek, ona açılmak ve acımasına başvurmak aptallıktır.
    Küçük Adam kendisiyle ilgili hakikati duymak istemiyor ki! Kendisinin olan büyük sorumluluğu üstlenmek istemiyor ki!
    O, bir Küçük Adam olarak kalmak, ya da küçük, bir büyük adam olmak istiyor.
    Zengin olmak, ya da bir parti lideri, bir bölük kumandanı ya da kötülükleri ortadan kaldırma derneğinin sekreteri olmak istiyor Küçük Adam.
    İşinin sorumluluklarını yerine getirmek, yiyecek sağlamak, konut yapımı, trafik, eğitim, araştırma,
    yönetim ya da herhangi bir başka alanda üstüne düşen sorumluluğu üstlenmek istemiyor.»

    İçimdeki Küçük Adam diyor ki:
    «Sen, Almanya, Avusturya, İskandinav Ülkeleri, İngiltere, Amerika, Filistin ve diğer yerlerde tanınmış bir büyük adam oldun.
    Komünistler sana savaş açtı. 'Kültürel değerlerin kurtancılan' senden nefret ediyor.
    Öğrencilerin seni çok seviyor. Eski hastalann sana hayranlık duyuyor. Ama coşkusal vebaya tutulanlar peşindeler.
    Yaşamın sefaleti, Küçük Adam'ın perişanlığı üzerine 150 makale ve on iki kitap yazdın.
    Bulgulann ve kuramlann üniversitelerde okutuluyor. Öteki büyük ve yalnız adamlar, senin çok büyük bir adam olduğunu söylüyor.
    Bilim tarihinin entellektüel devlerinden biri sayılıyorsun. Yüzyıllardır yapılan bulgulann en büyüğünü yaptın,
    çünkü Acunsal Yaşam Enerjisini ve yaşamın işleyiş yasalarini keşfettin.

    Kanseri anlaşılır hale getirdin. O ülke senin, bu ülke benim dolaştın, çünkü hakikati söyledin.
    Şimdi şöyle bir arkana yaslan. Çabalannın meyvalannı topla, yaptığın ünün zevkini çıkar.
    Birkaç yıla kalmaz, adın dünyanın her yanında duyulacaktır. Yaptıklarin yeter de artar bile.
    Şimdi işi gücü bırak, kendini incelemelerine ver, doğanın işleyiş yasalan üzerinde çalış!»
    İşte, Küçük Adam, benim içimde bulunan ve senden korkan Küçük Adam bunları söylüyor bana.

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba



    "Ne hikmetse sana bireysel değil,
    ulusal özgürlük vaat ediyorlar;

    sana insanın kendisine duyması gereken saygıdan
    değil;devlete saygıdan;

    kişin büyüklüğünden değil, ulusun büyüklüğünden
    söz ediyorlar.

    "Kişisel özgürlük" ve "büyüklük" senin için yabancı ve
    bilinmeyen kavramlar olduğundan,"ulusal özgürlük" ve "devletin
    çıkarları",aynı bir kemiğin köpeğin ağzını sulandırması gibi,ağzını
    sulandırdığından bu adamlara alkış tutuyorsun"

    Dinle Küçük Adam - Wilhelm Reich

Benzer Konular

  1. Dinle küçük adam
    mopsy Tarafından Felsefe Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-10-2011, 11:49 PM
  2. Küçük Beyaz Çim Adam (2 Adet)
    esrabaca Tarafından Kampanyalı Ürünler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 04-07-2011, 01:42 PM
  3. KULEDEki KÜçük ADam!!
    meridyen2 Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-08-2010, 01:25 PM
  4. Yorum: 1
    Son mesaj: 20-11-2009, 01:39 PM
  5. Seyret, sus ve dinle
    blueice Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 13-03-2008, 10:22 AM
Yukarı Çık