Merhaba!

Sn.Alev Alatlı'nın elektronik posta grubu ile birlikte hazırladığı Boyut Yayınlarından
Cikan Safsata Kılavuzu adli kitap'tan faydalanmamiz dilegi ile....

BAZI TEMEL KAVRAMLAR
MANTIK NEDİR?
Meraklısına: (İngizce; logic),
[Latince;logic],
{Osmanlıca; mizan-ül akl}
Günlük hayatta çok sayıda iddia veya ahkâm (hükümün çoğulu) duyar veya okuruz. Ancak bunların çoğu mantık örgüsünden yoksun olduğu için hem iddia sahiplerinin meramını anlatmaktan uzaktırlar, hem de muhataplarını yok yere yanlış anlamalara, hatta öfkeye sürüklerler. Zaman zaman kavgalara neden oldukları bile olur. Bir insanın, günlük hayatında başkalarıyla iletişimi sırasında okuduklarından ya da dinlediklerinden doğru sonuçlar çıkarmak için, mantık bilimi uzmanı olması gerekmez elbette; ama geçerli bir argüman oluşturmak, meramını daha anlaşılır kılmak için az da olsa mantık bilgisi şarttır. Hemen belirtelim ki, hatalı çıkarsama her zaman bilgisizlik ya da dikkatsizlik sonucu da oluşmaz. İnsanlar, karşılarındakileri yanıltmak için konuşmalarında veya yazılarında bilerek isteyerek hatalı çıkarsama yapabilirler.. Meramlarını net olarak anlatmaktan kaçındıkları zamanlarda da hatalı çıkarımlara başvurabilirler. Böyle durumlarda, doğru ve geçerli akıl yürütme kurallarının tümü olarak adlandırılan mantık, yazılı veya sözlü ifadeleri doğru değerlendirmemizi, nutuklar, söylemler, metinler hakkında doğru yargılara varmamızı sağlar.
Akıl yürütme, muhakeme, düşünme, ispat ve çıkarım yapma bilimidir, mantık.
Bir argümanın geçerli olup olmadığını saptayabilmek için bazı kavramların bilinmesi gerekmektedir, aşağıda bunları sıralıyoruz.
Önerme
Meraklısına: (İng.; proposition),
[Lat.; propsito] ,
{Osm.; kaziye}
Türkçe’nin söz dizimine uygun olarak ifade edilen hüküm cümlelerine, önerme adı verilir. Önerme, bir saptamanın, bir verinin, bir yargının ya da inancın Türk dilinin kurallarına uygun olarak ifadesidir. Aşağıdaki cümlelerden ilki doğru önermeye, ikincisi ise yanlış önermeye örnek olarak verilmiştir:

- Ankara, Türkiye’nin başkentidir.
- Alev Alatlı’nın son kitabı olan “Schrödinger’in Kedisi” kedilerin davranışlarından yola çıkan bir romandır.

Bir cümleyi oluşturan kelimelerin sadece yerleri değiştirilerek elde edilen yeni bir cümle, aynı anlamı veriyorsa, farklı bir önerme olarak kabul edilemez. Aşağıdaki iki cümle, aynı önermenin iki farklı şekilde ifadesidir

- Burada, ikiden büyük çift sayılar bulunmaktadır.
-İkiden büyük çift sayılar, burada bulunmaktadır
Argüman
Meraklısına : (İng.; argument),
[Lat.; argumentum],
Bir iddiayı, bir tezi, bir görüşü desteklemek, doğrulamak veya güçlendirmek amacıyla, bir ya da daha fazla sayıda öncül ya da kabulden belli bir sonucun çıkarsandığı kanıtlama tarzı ya da formuna argüman denir.

Bir argüman geçerli ya da geçersiz olabilir, güçlü ya da zayıf olabilir ama bir argümanın kesin olarak doğru ya da yanlış olduğu söylenemez. Argümanların, ancak bileşenlerinin yani öncüllerinin, çıkarımının ya da sonucunun ayrı ayrı doğru veya yanlış olduğundan bahsedilebilir. Çünkü; argüman, “bir önerme veya bir görüş ileri sürmek için oluşturulan birbirine bağlı bir dizi ifade” olarak tanımlanmaktadır.

Aşağıda bir argüman örneği verilmiştir

- Evrenin bir başlangıcı vardır. (öncül)
- Her başlangıç bir olaydır. (öncül)
- Her olayın bir sebebi vardır.(öncül)

-Evrenin başlangıcı bir olaydır.(çıkarım)
-Evrenin oluşumunun bir sebebi vardır.(sonuç)

Bir argümanın üç bileşeni olur: Öncülleri (premises), çıkarımı (deduction) ve sonucu (conclusion). Şimdi bu bileşenleri gözden geçirelim.
Öncül
Meraklısına: (İng.; Premise),
{ Osmn.; mebde’den (temel, esas) mukaddem}
Akıl yürütmeyi belli bir sonuca ulaştırmada temel alınan veya bir çıkarım için esas alınan önermeye öncül adı verilir. Bir argümanın sonuca varabilmek için, genellikle birden çok öncüle gereksinimi olur. Bu önermelerin, argümanın sonucuna mantık kurallarına uygun olarak varılmasını sağlayacak açıklıkta olması istenir çünkü, öncülleri ifade etmedeki başarısızlık, argümanın kuşku ile karşılanmasına neden olur ve kabul edilmesini güçleştirir. Öte yandan, bir argümanda öncül görevi gören bir önerme, bir başka argümanda sonuç yerine geçebilir.
Çıkarım
Meraklısına: (İng.; Deduction)
Doğru olduğu kabul edilen öncüllerden elde edilen sonuçtur. Bir veya daha çok ifade, hüküm yada önermeden başka bir ifade hüküm ya da önermenin çıkarsanması işlemine çıkarım denir. Çıkarım tek bir öncülle olabileceği gibi birden fazla öncülle de olabilir.

Aşağıdaki örnekte olduğu gibi, tek bir öncülden sonuca gidilen yani bir öncül ve bir sonuç önermesinden oluşan doğrudan çıkarım denir.

- Su kaynadığında sıcaklığı 100 dereceyi bulur.
- Kaynayan suya giren el yanar.

En az iki öncül ve bir sonuç önermesinden kurulan yani en az üç önermeden oluşana ise, dolaylı çıkarım.

- Su kaynadığında sıcaklığı 100 dereceyi bulur.
- Tenceredeki su kaynamıştır.
- Tenceredeki suya elini sokarsan yanarsın.

Çıkarımda bulunmak için kabul edilmiş bir veya daha fazla öncül gerekir. Yukarda belirttiğimiz gibi bir çıkarım yeni bir önerme oluşturmakta kullanılabilir. Argüman ilerledikçe çıkarım için gerekli ifade sayısı artar.

- Su kaynadığında sıcaklığı 100 dereceyi bulur.
- Tenceredeki su kaynamıştır.
- Elini sokarsan yanarsın.
- Kaynayan suya elini sokmamalısın.
- Vb.vb.
Vb.vb. Argüman daha da uzayabilir.
Sonuç
Meraklısına; (İng.; conclusion) ,
{Osm.; matlup}
Sonuç, bir argümanı oluşturan öncüllerden doğru bir akıl yürütme ile çıkarsanan vargıdır. Vargı, bir argümanın son önermesidir, genel olarak “o halde”, “öyleyse”, “sonuç olarak”, “bundan dolayı” , “bu nedenle” gibi bağlaçlarla başlar. Bir argümandaki son çıkarım olarak, ispatlamaya çalışılan iddiayı içerir. Yukarıdaki kaynar su argümanında görüldüğü gibi, bir argümandaki sonuç (kaynayan suya sokulan elin yanacağı iddiası) başka bir argümanda (kaynayan suya elin sokulmaması gerektiği iddiası) öncül olabilir.
Çıkarsama
Meraklısına: (İng., inference),
[Lat., illatio],
{Osm.; istintaç}
Bir düşünceden diğer bir düşünceye geçiş. Düşüncede bir inançtan ya da önermeden diğer bir inanç ya da önermeye geçmek. Çıkarsama, tümdengelimsel ve tümevarımsal olmak üzere ikiye ayrılır. Tek tek olgulardan genel bir sonuca gitme veya gözlemlenen , araştırılan olaylar arasında kurallar yada sistem bulmaya çalışan akıl yürütmeye tümevarımsal çıkarsama denir. Genel hallerden elde edilmiş kural ve sonuçları özel hallere yada örneklere uygulamak şeklinde oluşan akıl yürütme türüne ise tümdengelimsel çıkarsama.
Geçerlilik & Geçersizlik
Meraklısına: ( İng.; validity, invalidity),
{ Osm.; mer’iyet, malûliyet]
Bir argümanda öncül ya da öncüller sonucu kaçınılmaz kılıyorsa, o argümanın geçerli olduğu söylenir. Geçerlilik çıkarımda öncülleri doğru kılan sebeplerin sonucu da doğru kılması halidir.

- İskambil bir deste kağıt ile oynanır.
- Bir deste kağıdımız yok.
- O halde iskambil oynayamayız.

Ancak, mantıkta geçerlilik ile doğruluk birbirinden farklı şeylerdir. Doğruluk önermelerin içeriğiyle ilgilidir (iskambilin bir deste kâğıt ile oynanıp oynanmaması), geçerlilik ise akıl yürütmenin mantık kurallarına uygun olup olmadığına (kağıdımız yoksa iskambil oynayamayız).

Yukarıdaki örnekte olduğu gibi, sonucun öncüllerden çıkarıldığı bir argüman, geçerli olarak nitelenirken, sonucu öncüllerden zorunlu olarak çıkarılmayan, öncülleri sonucu desteklemeyen veya doğrulamayan çıkarım ya da argüman geçersiz olarak nitelenir. Örnekte görüldüğü gibi öncüller teker teker doğru, ama çıkarım geçersiz olduğu için argüman da geçersiz olabilir.

- İskambil bir deste kağıt ile oynanır.
- Annem kuaförden henüz dönmedi.
- O halde iskambil oynayamayız.

Bir de güncel örnek verelim.

“Yeni dünya anlayışı, yeni değerleri yakalama çabası diplomasideki bütün bu anlamsız kuralları kaldırıp bir tarafa fırlattı.

Bugün dünyanın en güçlü liderleri uluslararası bir sorunu çözmek amacıyla gerektiğinde binlerce kilometre uçuyorlar, küçücük bir ülkenin liderinin ayağına gidip dil döküyorlar.

Hiçbiri “Böyle bir davranış bizi küçültür” diye düşünmüyor.

Ama biz işin özünü bir yana bıraktık, sorunu “Sezer Ecevit’i aramalı, hayır Ecevit Sezer’i aramalı” inatlaşmasına indirgedik.

(Tufan Türenç, 14.8.2000, Hürriyet)

Yazarın birinci öncülü “Genelleştirme” içerdiğinden, doğruluğu tartışmalıdır. İkinci öncülündeki “küçük ülke” tanımı, ülkeden beklenenlerin de “küçücük” olması anl***** gelmez. Ecevit ve Sezer, aynı ülkenin insanlarıdır. Türkiye’nin özelindeki bu tartışmanın “inatlaşma dolayısıyla çözülmediği” hatalı bir çıkarsamadır.
Yargı
Meraklısına: (İng.; judgement),
{Osm.; hüküm}
Bir cümlenin ya da önermenin doğruluk veya yanlışlığını belirleme işlemine yargı diyoruz. Yargı, aklımızın belirli bir içeriği herhangi bir konuda tasdik ya da inkar etme işlemidir.
Akıl Yürütme
Meraklısına : (İng.; reasoning),
{Osm.; muhakeme}
Düşünceleri bilinçli, tutarlı olarak ve belli bir amaçla bir araya getirme işlemi. Öncül olarak alınan önermelerden mantıksal çıkarım kurallarına uygun olarak sonuç çıkarma işlemi. Zihnin, hazır ya da verilen bazı bilgi ya da önermelerden yola çıkarak, verilmeyen başka bir şeyi sonuç olarak çıkartması.
Tümdengelimsel Argümanlar & Tümevarımsal Argümanlar

Çıkarsamanın tümdengelimsel ve tümevarımsal olmak üzere ikiye ayrıldığını görmüştük. Aynı ayırım argümanlar için de söz konusudur. Tümdengelimli (deductive) argümanlarda genel öncüllerden özele doğru gidilerek kesin bir sonuca varmak hedeflenir. Sonucun doğru olması için öncüllerin doğru olması gerekir. Ancak, bir tümdengelimli argümanın geçerli ya da geçersiz olması öncüllerinin doğru ya da yanlış olmalarından daha farklı bir durumdur.

Öncülleri yanlış olan bir tümdengelimsel argüman, sonuca çıkarsama kurallarına uygun olarak varmışsa, geçerli sayılır.

Yanlış ve Geçerliler, Doğru ve Geçerlilere karşı

Yanlış ve Geçerli tümdengelimsel argümanı tanımak için aşağıda verdiğimiz şu örneğe bakalım:

- Yanlış ve Geçerli
- Bütün insanlar yeşildir. (öncül)
- Sokrat bir insandır. (öncül)
- Sokrat yeşildir. (sonuç)

Birinci öncül istisnasız herkesin yanlış olduğunu bildiği bir öncüldür. Buna rağmen argüman geçerli, yani o öncül bağlamında mantıksız değildir. Ancak, tümdengelimsel argümanlarda kullanılan öncüllerin doğru ya da yanlış oldukları her zaman bu kadar açık değildir. Günlük hayatta çoğu zaman doğruluğunu bilmediğimiz, emin olmadığımız, ya da düpedüz yalan olan pek çok öncülden yola çıkan tümdengelimsel argümanlar sırf çıkarsama kurallarına uygun oldukları için mantıklı görünebilirler. Kendi e-grubumuzda karşılaştığımız Yanlış ve Geçerli bir örneğe yer verelim:

- TPAO kayıtlarına göre bir milyon dolarlık christmas tree alınmış.
- Christmas tree bir noel süsüdür.
- TPAO ülkenin parasını korkunç bir şekilde savurmaktadır. (veya)
- TPAO birilerini zengin etmektedir.

Tümdengelimli argümanlarda sonuca öncüllerden yola çıkarak varıldığına göre, buradaki mesele geçersizlik değildir. Mesele, ikinci öncülün doğru olmamasından kaynaklanmaktadır. “Christmas tree” petrolcülükte sondaj aletinin ucuna takılan parçanın adıdır. Bunun böyle olduğunu bilmiyorsanız, geçerli olduğu kadar yanlış olan bu argümandan etkilenmeniz kaçınılmazdır.

Geçerli olduğu kadar da doğru bir tümdengelimsel argüman örneği aşağıdaki gibidir.

Doğru ve Geçerli

- Bütün insanlar ölümlüdür. (öncül)
- Sokrat bir insandır. (öncül)
- Sokrat ölümlüdür. (sonuç)
Laf Ola Beri Gele
Sonuca öncüllerden yola çıkarak varılamayan, sonucunun öncülleriyle bağlantısı olmayan tümdengelimsel argümanları, geçersizdirler. Geçersiz tümdengelim argümanları lâf ola beri gele dediğimiz türden iddialardandır. Mantıkta Biçimsel Safsata olarak sınıflandırılırlar.

- Bütün köpekler memelidir.
- Hiçbir kedi köpek değildir.
- O halde hiç bir kedi memeli değildir.
- Yonca’nın parası varsa, o otomobili alır.
- Yonca o otomobili almadı.
- O halde Yonca’nın parası yok.

Öte yandan, Tümevarımsal Argümanlar gözlem ve deneylere dayanır. Gözlem ve deneysel verilerden yola çıkılarak genel bir sonuca varılmaya çalışılır. Ancak, sonuç Tümdengelim Argümanlarında olduğu gibi kesin değildir, çünkü ihtimaliyete/olasılığa dayanmaktadır. Öncüllerin doğru oldukları kabul edilirse, sonucun da doğru olduğu varsayılır.

- Ne zaman kızıl bir gün batımı görsem, ertesi gün hava güzel olur.(öncül)
- Bugün kızıl bir gün batımı var(öncül)
- O halde yarın hava çok güzel olacaktır.(sonuç)
- Türkiye’deki köpeklerin çoğu sokak köpeğidir. (öncül)
- Çomar Türkiye’deki bir köpektir.(öncül)
- O halde Çomar bir sokak köpeğidir.(sonuç)

Bir de güncel örnek:

... Burada da, Amerika'da da... Şimdi çıkıp da Katmandu edebiyatı yapmalarına biz ağzımızla gülmeyiz. Hele günümüzde buna hiç gerek yok, çünkü gençlik artık bol ve kolay uyuşturucu da bulabiliyor, şehirli ve paralı kesimi tavşanlar gibi hababam da çiftleşebiliyor... Yani bir nevi küçük Amerika olduk bile... Haa, sanayi toplumunun getirdiği özel sorunlardan bunalmak istiyorsanız, önce o sanayiyi kurun da sıkıntısını ondan sonra yaşarsınız!
(Engin Ardıç 11-10-2000 Star )

- Amerika’da gençlik kolay ve bol uyuşturucu bulabilir.(öncül)
- Amerika’da gençlik tavşanlar gibi hababam çiftleşebilir.(öncül)
- Türkiye’de de şehirli ve paralı kesim tavşanlar gibi hababam çiftleşebiliyor...(öncül)
- Türkiye’de de“...gençlik artık bol ve kolay uyuşturucu da bulabiliyor,(öncül)

SONUÇ: Yani bir nevi küçük Amerika olduk bile.

Şehirli ve paralı gençlik “Türkiye” yi temsil etmeyeceğinden yapılan çıkarım geçersizdir.

Tümevarım Argümanlarında istatiki verilerin doğruluğu önem kazanır. Doğru verilerden yanlış sonuç çıkarma bir hatadır ve “İstatistiksel Hatalar” başlığıyla Serbest Safsatalar altında incelenecektir.
Argümanları Tanıma
Argümanlar her zaman yukarıdaki sırayı izlemezler. Bazen önce sonuç verilir, sonra ispatlanmaya çalışılır. Bazı argümanlarda sonuç ve öncülleri birbirinden ayırmak zordur. Bazen de ifadeler argümana benzer, fakat değildir. Örneğin,

- Eğer İncil doğru ise, İsa ya mecnun, ya da Tanrının oğlu olmalıdır.

Bu bir argüman değil bir şart cümlesidir. Bu ifadede sonucu destekleyecek bir öncül mevcut değildir. Ya da,

- Tanrı seni yarattı; o nedenle Tanrıya karşı görevlerini yapmalısın.

Buradaki “Tanrıya karşı görevlerini yapmalısın” ifadesi de bir şart cümlesidir. Şart cümleleri önerme olarak kabul edilmezler.

- Arabam çalışmadı; çünkü motorunda bir problem var.

Bu da bir argüman değil bir açıklamadır. Burada arabanın niçin çalışmadığı izah edilmektedir. Bu ifade geçerli bir argümana şöyle dönüştürülebilir:

-Arabamın motorunda bir sorun var: çünkü çalışmadı.

SAFSATA KILAVUZU

devam edecek.............