MERHABA!

Fısıh bayramını kutlamadan önceki üç hafta boyunca İsa’nın
Yahuda İskaryot ile konuşması esnasında ona naklettiği vahyin/
ilhamın gizli hikâyesi.
Bir gün İsa havarileriyle Yahuda bölgesindeyken onları bir arada
toplanmış ve dini bir ibadet için oturmuş vaziyette buldu. Havarilerine
yaklaştığında onlar bir araya gelerek oturmuş ve ekmek
üzerinden şükran duasında bulunuyorlardı. İsa bu durumda
onları görünce güldü.
Havariler ona şöyle dedi: “Ey Üstat/Muallim niçin bizim şükran
duamıza gülüyorsun? Biz doğru olan şeyi yapıyoruz”.
İsa onlara şöyle yanıt verdi: Ben size gülüyorum. Çünkü siz
bunu kendi iradenizden dolayı yapmıyorsunuz. Sizin bunu yapmanızın
nedeni övülmeyi arzu eden tanrınızdır.

Onlar: “Üstat sen… Bizim Tanrımızın oğlusun” diye yanıt verdi.
İsa onlara şöyle dedi: Beni nasıl tanıyorsunuz/Benim kim olduğumu
nasıl biliyorsunuz? Gerçekten size derim ki sizin aranızdan
hiçbir nesil benim kim olduğumu bilmeyecek/beni tanımayacak”.
Havariler Kızıyor
Havarileri bu sözleri işitince kızmaya, çileden çıkmaya ve kalplerinden
İsa’nın küfür içinde olduğunu geçirmeye başladılar.
İsa, havarilerinin söylediği şeyleri anlamadığını görünce onlara
şöyle dedi: Kapıldığınız heyecan niçin sizi kızgınlığa sevk etti? Tanrınız
sizin içinizdedir ve (…) (35) o sizi ruhlarınıza kızgınlık duyma
konusunda kışkırtmaktadır. İnsanoğlu arasında yeterince güçlü
olan sizlerden biri mükemmel bir insan meydana getirsin ve o da
benim karşıma çıksın”.
Onların hepsi bir ağızdan “biz güçlüyüz” diye yanıt verdi.

Ancak Yahuda İskaryot hariç onların ruhları İsa’nın önünde
durmaya cesaret edemedi. Ancak Yahuda İsa’nın önünde durabildi.
Fakat o da İsa’nın gözlerine bakamadı ve yüzünü ondan çevirdi.
Yahuda İsa’ya şöyle dedi: “Senin kim olduğunu ve nereden
geldiğini biliyorum. Sen Barbelo19’nun ölümsüz krallığındansın.
Ben seni gönderenin adını telaffuz etmeye layık değilim.”
İsa, Özel Olarak Yahuda İle Konuşuyor
19 Barbelo, basiret anl***** gelen Yunanca bir terimdir. Bu bağlamda o ilk düşünce
veya gnostik yaratılış öykülerinde Tanrıdan ilk zuhur eden varlık anlamında
kullanılmaktadır.

Yahuda’nın yüceltilmiş bir şey hakkında düşüncelerini ifade ettiğinin
farkında olarak İsa ona şöyle dedi: “Diğerlerinden ayrıl/
onlardan uzak dur. Sana krallığın gizemlerinden bahsedeceğim.
Senin krallığa ulaşman/onu elde etmen mümkündür. Ancak bunu
yapınca sen çok üzüleceksin. (36) On iki havarinin tanrılarıyla bütünleşmesi
için başka biri senin yerini alacak”.
Yahuda İsa’ya şöyle dedi: “Bütün bunları bana ne zaman söyleyeceksin.
Bu nesil için aydınlık günü ne zaman doğacak?”.
Ancak o bunu dediğinde İsa onu terk etti.

İsa Tekrar Havarilerine Görünüyor
Ertesi sabah bütün bunlar olduktan sonra İsa tekrar havarilerine
görünüyor. Havariler İsa’ya “Üstat, bizi terk ettiğinde nereye
gittin ve ne yaptın?” dedi.
İsa’da onlara şöyle karşılık verdi: “Başka büyük/değerli ve kutsal
bir neslin yanına gittim”.
Havariler İsa’ya şöyle dedi: “Rab/Efendi, Bizden daha üstün ve
daha kutsal olan nesil hangisidir, bu krallıklarda değil, değil mi?”
İsa bunu işitince güldü ve şöyle dedi: “Kalbinizden büyük ve
kutsal nesil hakkında niçin düşünüyorsunuz? (37) Hakikaten size
derim ki bu kâinatta dünyaya gelen hiç kimse o nesli görmeyecektir.
Hiçbir yıldız topluluğu melekler grubu o nesle hükmetmeyecektir.
Hiçbir ölümlü beşer o nesille alakalı olmayacaktır. Çünkü o nesil
sizin geldiğiniz (…) gelmemektedir. Sizin aranızdaki insanların
nesli beşer neslidir. (…) güç ki onunla diğer güçler (…) ki onunla siz
hükmedersiniz”.

Havarileri bunu işittiğinde her biri ruhsal olarak bunaldı/
kalpleri üzüntüyle kaplandı. (İsa’ya) bir kelime bile söyleyemediler.
Başka bir gün İsa yine onların yanına geldi. Onlar İsa’ya şöyle
dedi: Üstat, bir vizyonda seni gördük. Gece hepimiz büyük bir rüya
gördük (…).
İsa onlara “Niçin (ne zaman… ) saklandınız” dedi.
Havariler Mabedi Gördü ve Onu Tartıştı
Onlar şöyle dedi: “İçinde büyük bir sunağı olan kocaman bir ev
gördük. İçinde iki adam –hepsi de din adamıydı- ve bir isim vardı.
Rahipler sunuları alıncaya kadar kalabalık bir grup sunakta bekliyordu.
Biz beklemeye devam ettik”.
İsa onlara “rahipler/din adamları nasıl görünüyordu/ne gibi
idi” dedi.
Onlar da şöyle yanıt verdi. “Bazıları… iki hafta; bazıları kendi
çocuklarını kurban ediyor, bazıları boğazlama işiyle ilgileniyor;
bazıları bir sürü günah işliyor ve kanunsuz iş yapıyordu. Sunağın
önünde duranlar senin adını çağırıyordu. (39). Onların noksanlığının
ortaya çıkardığı tüm bu eylemlerde kurbanlar ifa edilmeye çalışılıyordu.
(…)
Onlar bunu söyledikten sonra sessizliğe gömüldü. Çünkü üzülmüşlerdi.
İsa Mabetle İlgili Bu Vizyonu Alegorik Olarak Yorumluyor
İsa onlara şöyle dedi: “Niçin üzüldünüz? Hakikaten size derim
ki sunak önünde toplanan tüm rahipler benim adımı çağırıyordu.
Yine size derim ki benim adım insan nesilleri vasıtasıyla yıldız neYahuda
silleri tarafından (…) bunun üzerine yazılmıştır.

Onlar benim adıma
utanç verici bir şekilde meyve vermeyen ağaç dikmektedir”.
İsa onlara şöyle dedi: “Sunakta sunuları aldıklarını gördükleriniz
sizlersiniz. İşte sizin kulluk ettiğiniz Tanrı. Gördüğünüz on iki
kişi sizlersiniz. Kurban edilmek üzere sunağa getirilen kuzular/
davarlar sizin saptırdığınız kişilerdir. (40) (onlar) sunağın önünde
(…) toplanmış benim adıma bunu yapıyorlar. Dindar nesiller
ona bağlı kalacak. (Zina edenlerden) biri orada durduktan sonra,
çocukların katillerinden biri orada durduktan sonra, insanlarla
uyuyanlardan biri orada durduktan sonra, sakınanlardan, kirlenen
insanlardan arta kalanlardan, hukuksuzlardan ve hata içinde olanlardan
biri ortada durduktan sonra ‘biz melek gibiyiz” deyenler her
şeyi sonuçlandıran yıldızlardır. Zira insan nesline şöyle denmiştir:
‘Bakın! Tanrı bir rahibin –hata görevlisi- ellerinden sizin kurbanlarınızı
almaktadır’. Ancak “Kıyamet günü onlar utanacaklardır”
emrinde bulunan Kainatın Efendisi olan Rab’dır”.
İsa onlara dedi: “Sunakta sunduğunuz kurban sunma işine son
verin… Onlar sizin yıldızlarını tüketmektedir. Siz meleksiniz ve
orada hâlihazırda onların varacağı sonuca ulaşmış durumdasınız.
Bırakın onlar sizin önünüzde tuzağa düşsünler. Onların gitmesine
müsaade edin… (15 satır kayıp). Bir fırıncı göğün altındaki tüm
yaratıkları besleyemez.

. Ve (…) onlaradır (…) ve bizedir.
İsa onlara şöyle dedi: Benimle mücadele etmeye bir son verin.
Her birinizin kendi yıldızı var ve herkes (17 satır kayıp (43). Bu krallığın
insanlarından ağaç için bahara gelen… Tanrının cennetini sulamak
için gelmiştir. O nesil (sonsuza tek) sürecektir. Çünkü o hayat
yolunda bozulmayacak/ifsat olmayacaktır…

Yahuda İsa’ya “Öğretmenim/Üstadım bu (bahsettiğin) nesil ne
tür meyveler verecek” diye sorar.
İsa’da şöyle yanıt verir: “Her insan neslinin ruhu ölecektir. Bununla
birlikte bu insanlar krallık zamanını tamamladığında ve ruhlar
onları terk ettiğinde onların benleri ölecek ancak ruhları diri
kalacak ve onlar göğe yükletilecektir”.
Yahuda şöyle dedi: “İnsan nesillerinin geri kalanı ne yapacak?”
İsa’da şu yanıtı verdi: Kaya üzerine doğum ekmek ve sonrada
ondan ürün harman etmek mümkün değildir. Keza bu kirlenen/
bozulan neslin… ve insanların ruhları gökteki ebedi krallığa
gitsin diye Tanrının ölümlü insanları yarattığı eli olan … ayartılır
hikmetin yoludur. Hakikaten ben size derim ki (…), melek (…) güç
(…) bu kutsal nesilleri görebilecektir (…).
İsa bunu söyledikten sonra oradan ayrıtlı.

Yahuda dedi: Üstat, onları dinlediğin gibi beni de dinle. Zira
müthiş bir rüya/vizyon gördüm.
İsa bunu işittiğinde güldü ve şöyle dedi: “Sen on üçüncü ruh
niçin böyle çok uğraşıyorsun? Konuş, Sana tahammül edeceğim.
Yahuda şöyle dedi: Vizyonda/rüyada on iki havarinin beni taşladığını
ve bana şiddetli bir şekilde eziyet ettiğini gördüm. Senden
sonra (senin olduğun) yere gelmiştim. Bir ev gördüm (…) gözlerim
o evin büyüklüğünü kavrayamadı. Evin etrafında şöhretli insanlar
vardı.Evin yeşilimsi bir kubbesi/çatısı vardı. Evin ortasında bir ka-
labalık vardı (iki satır kayıp) ve şöyle diyorlardı: ‘Efendi beni bu
insanlarla birlikte al’.

İsa şöyle yanıt verdi: Yahuda, senin yıldızın seni saptıracak/
baştan çıkaracak. Doğum itibarıyla ölümlü olan hiçbir kimse
gördüğün eve girmeye layık değildir. Zira orası sadece kutsal olanlar
için ayrılmıştır. Ne güneş ne ay ne de gündüz oraya hükmedecektir.
Ancak kutsal olanlar kutsal meleklerle birlikte ebedi krallıkta
daima ikamet edecektir. Bak, sana krallığın gizemlerini açıklıyor ve
yıldızların hatalarını öğretiyorum; ve (…) onu gönder (…)

Yahuda dedi: “Efendim, benim tohumun idarecilerin kontrolü
altında olabilir mi?
İsa ona şöyle deyerek yanıt verdi: “Gel, ben (iki satır kayıp).
Krallığı ve onun neslini gördüğünde üzülecek/kederleneceksin”.
Yahuda bunu işittiğinde şöyle dedi: “Ondan alacağım ne iyilik
var? Zira sen beni o nesilden ayırtın/ayrı tuttun”.
İsa şöyle diyerek yanıt verdi: Sen on üçüncü olacaksın. Diğer
nesiller tarafından lanet edileceksin. Onlara hükmetme pozisyonunda
olacaksın. Son günlerde onlar senin kutsal nesle (47) yükselmene
lanet edecek”.

İsa dedi: (Gel), sana hiç kimsenin görmediği/bilmediği sırları
öğreteyim. Sınırlarını hiçbir melek neslinin görmediği muhteşem ve
sınırsız bir kainat ve onda muhteşem gözle görünmez bir Ruh var.

Hiçbir melek gözünün görmediği
Hiçbir kalbi düşüncenin idrak edemediği
Ve hiçbir şekilde herhangi bir isimle çağrılmayan
“Ve orada ışık saçan bir bulut göründü. İsa dedi: Refakatçim
olarak bir meleğin içeri girmesine müsaade edelim”.
Aydınlanmış ve kendi kendine ortaya çıkan büyük bir melek
buluttan zuhur etti. Ondan dolayı diğer dört melek diğer bir buluttan
ortaya çıktı. Onların hepsi Kendi Kendine Ortaya Çıkan İçin
refakatçi oldular. Kendi kendine husule gelen “gelin ortaya çıkalım
dedi ve onlar da meydana geldi. O, saltanat sürsün diye ilk ışık saçanı
yarattı ve melekler ona hizmet etmek için meydana gelsin dedi
ve sayısızca melek husule geldi. Yine O, ona hizmet etsinler diye
sayısız melekle birlikte saltanat sürsün diye iki ışık saçanı yarattı.
İşte bu onun geri kalan aydınlanmış kainatları nasıl yarattığını ortaya
koymaktadır. Onları saltanat sürsünler diye yarattı ve sayısız
melekleri de onlara yardımcı olsun diye yarattı.
Ademler ve Işık Saçan Varlıklar
Ademler ilk ışık saçan buluttaydı ve hiçbir melek (onları) Tanrı
diye adlandırılanlar arasında görmemişti. O,(…) (…) bu meleğin
benzerinden sonra. Seth’in bozulmaz/dürüst neslini yarattı ve
daha sonra on ikiler (…) yirmi dörtler ortaya çıktı. Dürüst nesilde
Ruh’un iradesi doğrultusunda yetmiş-iki ışık saçan var etti. Yetmiş
iki ışık saçan varlığın kendisi Ruh’un iradesi doğrultusunda 360 ışık
saçan varlık husule getirdi. Onarlın sayıları, her biri için beş olacak.
“On iki ışık saçan varlığın on iki sonsuzluğu, her bir sonsuzluk
için yedi gökle birlikte babalarını oluşturmaktadır ki böylece yetmiş
iki ışık saçan için yetmiş iki gök olsun. Onların her biri beş (50) semaya
sahiptir ve toplam üç yüz altmış sema vardır. Onlara
şan/şeref ve tapınma için yetki ve sayısız melek verilmiştir. Yine
onarla tüm sonsuzluklar, göklerin ve onların semalarının şerefi ve
tapınması için bakire ruhlar da (…)

Ölümlülerin sayıca çokluğu Kendi kendine meydana gelen Baba
ve yetmiş iki ışık varlığı ve yetmiş iki sonsuzluk tarafından kozmos
yani cehennem olarak adlandırılmaktadır. Onda dürüst/
bozulmaz güçleriyle ilk insan görüntü/ortaya çıktı. Bu nesille
birlikte ortaya çıkan ve kendisinde bilgi bulutu ve melek olan sonsuzluk
El olarak adlandırılmaktadır. (…) sonsuzluk (…) ondan sonra
(…) dedi: “Cehennemi/kaosu ve yeraltı dünyasını idare etmek
için on iki melek var olsun”. Bak, buluttan yüzü ateş gibi parlayan
ve görüntüsü kanla lekelenen bir melek ortaya çıktı. Adı isyankar
anlamında Nebro idi. Diğerleri onu Yaldabaoth diye adlandırmaktaydı.
Saklas adlı diğer bir melek de buluttan geldi. Böylece Nebro,
Saklas’ın yanında kendisine yardımcı olsunlar diye altı melek yarattı.
Bunlar gökte on iki melek üretti ve bu melekler gökte bir bölgeyi
kendilerine aldı.

On iki idareci on iki melekle konuştu: “Gelin her birimiz (52)
(…) onlara izin verin (…) (bir satır kayıp) melekler
İlk olan Mesih diye adlandırılan Seth’dir
İkincisi Harmathoth’dur ki o (…)
Üçüncüsü Galila
Dördüncüsü Yobel
Beşincisi Adonaios’dur.
Bunlar yer altı dünyasına ve ilk olarak da kaosa hükmeden beşlidir.

Saklas meleklere şöyle dedi: “Benzerlikten ve görüntüden sonra
gelin bir insanoğlu yaratalım.”. Onlar Adem’i ve bulutlarda adı Zoe
diye yazan eşi Havva’yı şekillendirdi. Zira bu isimle tüm nesilleri
insanı arayacak ve onların her biri bu isimlerle kadını çağıracak.
Şimdi, Sakla (53) emretmedi (… ) hariç (…) nesillere (…) bu (…).
İdareci Adem’e dedi: Çocuklarınla birlikte uzun bir yaşam süreceksin”.
Yahuda Adem ve İnsanlığın Kaderini Soruyor
Yahuda İsa’ya dedi: İnsanoğlunun yaşayacağı uzun zaman nedir/
ne kadardır?
İsa dedi: “Niçin bunu merak ediyorsun. Adem ve onun nesli
krallığını aldığı yerde kendi idarecisinin uzun ömürlülüğüyle birlikte
kendi hayat uzunluğunu yaşadı”.
Yahuda İsa’ya şöyle dedi: “İnsan ruhu ölecek mi?”
İsa dedi: “İşte bu insanlar Tanrıya kulluk etsinler diye Tanrının
Mikail’e ruhları insanlara ödünç olarak vermesini emretmesinin
nedenidir. Ulu Olan Cebrail’e ruhları, üzerlerine ipotek koymaksızın
büyük nesillere bahşetmesini emretti. Bu nedenle ruhların geri
kalanı (54 (bir satır kayıp)
(…) ışık (yaklaşık iki satır kayıp) (…) içinizdeki ruh melekler
rın kralları ve yer altı dünyası onlar üzerine hakimiyet kurmasın
diye Tanrı Adem ve onunla beraber olanlara bilgiyi bahşetmiştir”.
Yahuda İsa’ya dedi: “Böylece o nesiller ne yapacak”?
İsa dedi: Hakikaten size derim ki onların hepsi için yıldızlar işleri
görür ve mükemmelleştirir. Saklas onun için tayin edilen zaman
dilimini tamamladığında onların ilk yıldızı nesillerle ortaya çıkar.
Onların söylediklerini bitirecek ve yaptıklarını yapacaklardır. O
zaman onlar benim adıma zina edecek ve çocukları boğazlayacaktır.
(55) onlar (yaklaşık altı buçuk satır kayıp) benim ismimle, ve onlar
(…) sizin yıldızınız on üçüncü kainattır.

Bunu söyledikten sonra İsa güldü.
Yahuda dedi: Üstat, niçin bize gülüyorsun?
İsa şöyle diyerek yanıt verdi: “Ben size değil, yıldızların hatalarına
gülüyorum. Çünkü bu altı yıldız beş savaşçı ile birlikte abuk
sabuk konuşmaktadır. Onlar yaratıklarıyla beraber helak edilecektir.
İsa Vaftiz Olanlardan ve Yahuda’nın İhanetinden Bahsediyor
Yahuda İsa’ya şöyle dedi: Bak, senin adına vaftiz olanlar ne yapacak?
İsa dedi: Hakikaten sana derim ki, benim adıma yapılan bu vaftiz
(56) (yaklaşık dokuz satır kayıp). Hakikaten sana derim ki
Saklas’a kurban sunanlar (…) Tanrı (üç satır kayıp) her şey kötüdür.
“Sen onların hepsine üstün geldin. Zira sen beni giydireni kurban
edeceksin”
Senin boynuzun halihazırda yükseltildi
Senin hiddetin şefkate dönüştürüldü
Senin yıldızın parlamakta

Ve senin kalbin (…) (57)
Gerçekten (…) senin son (…) olur (yaklaşık iki buçuk satır kayıp)
üzüntü (yaklaşık iki satır kayıp) idareci, zira o yok edilecektir.
O zaman Adem’in büyük neslinin imajı yükseltilecektir. Zira gök,
yeryüzü ve melekler öncesi ebedi alemlerden olan o nesli vardı.
Bak, sana her şey söylendi. Gözlerini kaldır ve buluta, onun içindeki
ışığa bak ve onun etrafını çevreleyen yıldızlara bak. Yolu gösteren/
işaret eden senin yıldızındır”.
Yahuda gözlerini kaldırdı ve buluttaki ışığı gördü ve ona girdi.
Yerkürede ayakta duranlar buluttan gelen ve şöyle ünleyen bir ses
işitti. (58) (…) büyük nesil (…)…imaj (…) (yaklaşık beş satır kayıp).

(…) Onların baş rahipleri homurdandı çünkü o dua için konuk
odasına gitmişti. Ancak bazı yazıcılar orada dua esnasında onu tutuklamak
için dikkatlice onu gözlemliyordu. Zira onlar insanlardan
çekiniyordu/korkuyordu. Çünkü o (İsa) herkes tarafından peygamber
olarak kabul ediliyordu.
Onlar Yahuda’nın yanına gelip ona şöyle dediler: “Burada ne
yapıyorsun? Sen İsa’nın öğrencisi/havarisisin.
Yahuda onların arzı ettiği gibi onlara yanıt verdi. Bir miktar para
aldı ve İsa’yı onlara teslim etti.

http://www.dinlertarihi.com/dergi/ci...i1-2/aydin.pdf