Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 Toplam: 9

Franz Kafka - Dönüşüm

Kültür, Sanat Kategorisi Kitap Forumunda Franz Kafka - Dönüşüm Konusununun içerigi kısaca ->> Kâmuran Şipal'in mükemmel Türkçesi ile dilimize kazandırdığı bir eser; Franz Kafka'nın Değişim'i. Üzerine pek çok defa denemeler, eleştiriler yazıldı. Franz ...

  1. #1
    metamorphosis
    Misafir..

    Franz Kafka - Dönüşüm

    Kâmuran Şipal'in mükemmel Türkçesi ile dilimize kazandırdığı bir eser; Franz Kafka'nın Değişim'i. Üzerine pek çok defa denemeler, eleştiriler yazıldı. Franz Kafka'nın içdünyasının varoluşçu bir aynada yansımasıdır bana göre Değişim. Bu eseri incelemeye başlamadan önce Heinz Politzer'in, Cem yayınevinin Mayıs-2002'de yaptığı altıncı baskının sonunda bulunan “Değişim” isimli yazısının hemen başında bulunan bölüme bir eleştiri sunmak istiyorum. Şöyle diyor üstat:

    “Pazarlamacı Gregor Samsa'nın devcileyin bir böceğe dönüşümü Değişim öyküsünün henüz ilk cümlesinde gerçekleşir. Daha yerinde bir söyleyişle, ilgili cümleden önce olup biter bu dönüşüm. Antik bir tragedyadaki gibi, öyküde olayın yalnızca son perdesinin sergilendiği görülür”(1) Üstad Heinz Politzer burada önemli bir ayrıntıyı atlamaktadır. Daha doğrusu felsefi bir hata yapmaktadır; Kafka'nın varoluşçu olduğunu atlamış görünmektedir. Gregor Samsa'nın devcileyin bir böceğe dönüştüğü sabaha kadar kendi benliğinden haberi yoktur. Bir anlam kendi varlığını unutmuş görünmektedir. Bunun nedeni ise kendini tamamen ailesine “Feda” etmesidir. Kafka bize burada ironik bir gülümseme sunuyor. Devcileyin bir böceğe dönüşümü ile Gregor Samsa hala kendisidir. Ama aynı zamanda da değildir. Kendisi olabilmesi için insan sıfatında görünmesi mi gerekmektedir? Yoksa insan halinde kendisine vakit ayırıp yapmadığı düşünme edimini dönüşümden sonra yapması mıdır onu insan kılan?
    Bu feda ediş eylemi ile ilgili kitaptan bazı örnekler sunmak istiyorum:

    “... Ancak, Gregor da babasının bu konuya ilişkin bir şey sormamış, tek düşüncesi hepsini katıksız bir umutsuzluğa sürükleyen iflas felaketini ailenin elden geldiğinde çabuk unutmasını sağlamak olmuştu.” (2)

    Diğer bir örnekte ise şöyle demektedir Gregor Samsa:

    “... Ne var ki günün birinde gerek aile bireyleri, gerek Gregor alışmıştı bu duruma; Gregor'un verdiği para evden şükranla alınıp kabul ediliyor, Gregor da seve seve bu parayı veriyordu. Ama evdeki içtenlik dolu o pek sıcak hava zamanla kaybolmuştu.”(3) Gregor tüm bu ayrıtıları devcileyin bir böceğe dönüşüne kadar fark edememişti. Önemli bir ayrıntı gözden kaçmamalı; ilgi beklemek. Diğer bir konu ise yalnızlıktır. Gregor Samsa böceğe dönüşene kadar kendine vakit ayırmayan bir insan görüntüsü verir. Adeta kendisini unutmuştur. Kendi özlem ve isteklerini kötü anlamda yadsımıştır. Ama bir böceğe dönüşmesi ile birlikte insanken kaybettiği düşünme ve tahlil yeteneğini yeniden kazanmıştır. Gregor bilinçaltına attığı “Yalnızlık” ve “İlgi” özlemlerini dönüşümden sonra dışa vuruyor:

    “...Bu yolda ilk önlemler alınırken açığa vurulan umut ve gğven rahatlattı Gregor'u. Kendini yine insan toplumu içerisine kabul edilmiş görüyordu.”(4)

    “... Bitişik odadan: ((İşitiyor musunuz? Anahtarı çevirmeye çalışıyor)) dedi Müdür Bey. Bu söz, Gregor'u enikonu yüreklendirdi. Ama hepsi bağırmalıydı ona. Anne ve babası hepsi: ((Ha gayret, Gregor!)) diye bağırmalıydı: ((Sakın koyverme! Yüklen kilide, Gregor!)) Gösterdiği çabaları evdekilerin merakla izlediği düşüncesiyle bütün gücünü toplayarak çılgın gibi anahtarı ısırdı.”(5)

    Yukarıdaki alıntılarda da Gregor Samsa'nın ilgiyi nasıl özlediği ve insanlar içine çıkmayı nasıl istediği açıkça görülmektedir.

    Bence Gregor Samsa'nın devcileyin bir böceğe dönüşmesinin asıl nedeni, aynı bir böcek gibi altında ezildiği ailesi ve ilişkisizlikleridir. Çünkü, Gregır o ilişkilerinde düşüncesizce daha doğrusu bir hayvan gibi içgüdüleri ile hareket etmektedir. Ve dönüşümden sonra bu değişimi yadsımaması ve kendi vücudunu tanımaya çalışması, dönüşümden önce kendisine karşı takınılan tavırın yansımasıdır.

    Aynı zamanda Gregor bir köledir. Anne ve babasının patrondan borç para alıp, bunu ödemek için Gregor'un iç gücünü firmaya satmışlardır.Gregor bu durumdan rahatsızdır. Ve şöyle isyan etmektedir:

    “... Anne ve babamın firmaya borcunu bir yol ödeyecek parayı biriktirdim mi – ki bu da beş,altı yıl sürer daha- aklımdan geçirdiğim şeyi kesinlikle gerçekleştireceğim. O zaman görsünlerdi bakalım! ”(6)

    Bu noktada bir antiparantez açıp konuya bir derinlik kazandırmak istiyorum. Burada yatan sorun için ünlü Alman felsefecisi Hegel'in Köle ve Efendi diyatalektiğine kısa bir bakış atma taraftarıyım. En yalın hali ile bir alıntı yapacağım:

    “ Böylece, mücadele sonunda, ölüm teklikesini göze alarak hayvansal yaşamını soyutlamaya uğratmış olan katışıksız bir kendinin-bilinci (yani kazanan) ile bir canlı cenazeden farksız olan ve hayatı bağışlanmış olanın bilinci, yani yenilenin bir başka bilinç için var olan (yani kazanan için var olan) ve bundan ötürü de katışıksız olarak kendi-için var olmayan bir kendinin-bilinci ortaya çıkmış olur. Dolayısıyla bu ikinci bilinç(bir-verilmiş-varlık-olarak-var-olan Bilinçtir; ya da başka bir deyişle “Şeylik”in somut-biçimi içinde varoluşan Bilinç olarak var olan bir bilinçtir) yani Kölenin bilincidir.

    [ İmdi, gerçek bir kabulleniş olması için,bir üçüncü kurucu öğeye daha gerensinimi vardır. Bu da Efendinin kendisine,başkasına davrandığı gibi davranması ve kölenin de başkasına, kendisine davrandığı gibi davranmasıdır. Demek ki, Efendi ve Köle bağıntısından,eşit olmayan ve tek yanlı bir kabulleniş doğmuştur.] Gerçekten de, Efendi, ötekini Köle olarak ele alıp ona göre davranmaktadır, ama kendisi Köle olarak davranmamaktadır; Köle de Ötekine Efendi muamelesi yaptığı halde,Efendi gibi davranmamaktadır.

    Şimdi bu açıdan Efendinin davranışını çözümlemeye çalışalım: Efendi, kendisini Efendi olarak görmekte yalnız değildir; Köle de onu Efendi olarak görmektedir. Bundan ötürü Efendi, insansal gerçekliği ve saygınlığı açısından kabullenilmiş durumdadır. Ama bu, tek yanlı bir kabullenilmişliktir.Çünkü, Efendi, Kölenin insansal insansal gerçekliğini ve saygınlığını kabul etmemektedir. Yani Efendi, kabullenmediği birisi tarafından kabullenilmektedir.Efendinin yetersiz ve trajik durumu da kuradan kaynaklanmaktadır. Efendi, değersiz bir şey tarafından kabullenilmiştir. Oysa onun kabullenilme İstediği, bir başka İsteğe yönelmiş bulunuyordu, yoksa şey düzeyinde bulunan bir varlığa, yani Köleye değil. İşte bu durum,Efendinin “Varoluşsal çıkmazını” dile getirir. Demek ki Efendi, boşuna uğraşmış ve mücadeleye girerken göz önünde tuttuğu amaca, yani bir insansal varlık tarafından kabullenilmeye ulaşamamıştır. Ama insanoğlu yalnızca kabullenilmeyle doyum elde edebildiğine göre, Efendi olarak davranan insanın böyle bir doyuma hiçbir zaman ulaşamayacağını söyleyebiliriz. “(7)


    Yukarıda yapılan alıntıda da görüldüğü gibi Gregor, Anne ve babasının patron ile giriştiği savaşım sonucunda Köle duruma itilmiştir.

    Konuyu felsefi boyuta taşıdıktan sonra Stefan Zweig'in Satranç isimli o muazzam eserinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Kitabı anımsatmak için konuyu kısaca anlatmaya çalışayım:



    Biri, entelektüel birikimden, dahası duygusallıktan zerrece nasibini almamış ama IQ su alabildiğine yüksek, çok ama çok yetenekli bir profesyonel satranç oyuncusu, diğeri Naziler tarafından günlerce gözaltında tutulmuş, kimse ile konuşturulmamış bu manevi işkencenin bir aşamasında kazara ele geçirdiği satranç kitabından satrancı hayal ederek öğrenmiş, dahası oynayacak kimse olmadığı için KENDİNE KARŞI oynamayı onlarca kez denemiş bir amatördür...
    Savaş sonrası, dünya şampiyonu oyuncuyla, satranç oynaması doktorları tarafından yasaklanmış amatör oyuncu, tesadüfen bir gemide karşılaşır ve bir turnuva yaparlar.

    Stefan Zweig'ın bu eseri ile Değişim öyküsünün kahramı olan Gregor Samsa ile arasında kurduğum bağlantıya gelince; Gregor bir yandan Anne ve babasının borcunu ödemek için çabalarken diğer taraftan kendi hayalleri için çabalamaktadır. Kendisini bu uğurda öylesine feda etmiştir ki, ailesinin her türlü arzusu artık Gregor Samsa için bir emir olmuştur. Kendi fikirlerini açabilmek için beklemektedir. – Kardeşini konservatuar'a göndermek için noeli beklemesi buna en güzel örnektir.- Ve kendisi ile savaşım haline girer. Hegel'e göre istek, doyuma ulaşmak için nesnesini tahrip eder ve tüketir; Samsa da bu tükenişin örneğidir.

    Saygılarımla...



    Dip Notlar

    (1) Heinz Politzer'den alıntı yapılan bölüm üstadın Franz Kafka, der Künstler (S. Fisher Verlag,1962) adlı kitabından alınmıştır (Kâmuran Şipal'in notu ile)
    (2) Franz Kafka,Değişim Cem Yayınevi 6. Basım Mayıs 2002 Sayfa: 33
    (3) age. Syf: 33
    (4) age. Syf: 18
    (5) age. Syf: 19
    (6) age. Syf: 7
    (7) Selâhattin Hilâv, Diyalektik Düşüncenin Tarihi. Sosyal Yayınlar. Üçüncü basım: Eylül 1997 Sayfa: 138-139


    Yunus B

  2. #2
    metamorphosis
    Misafir..
    Kâmuran Şipal tarafından Değişim olarak dilimize kazandırılan Kafka'nın muazzam eseri daha sonra Can Yayınlarından Ahmet Cemal'in çevirinde Dönüşüm olarak çevirilmiştir. Benim kitabı okuduğum ve incelemesini yazdığım dönemler "Dönüşüm" başlıklı çeviri yapılmadığından kitap Kâmuran Şipal'in çevirisine sadık kalınarak Değişim olarak ele alınmıştır.

    Kitabın orjinal yani asıl ismi die verwandlung'dur. Fakat ingilizce çevirilerde daha çok Botanik biliminde kullanılan Metamorphosis kullanılır. Ki bu sözcük "Değişim" den ziyade başka bir hale Dönüşüm'ü imler. Ki Gregor Samsa'nın değişimi değil dönüşümü söz konusudur. Bu anlamda Ahmet Cemal'in Dönüşüm çeviri bana daha mantıklı gelmektedir.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Sayin M. herr Kafka'yi;herr Hegel ile cozemezsiniz.
    Zaten boyle bir cozumleme Alman edebiyatinda pek benimsenen bir yol degil!
    Bunun sebeblerini Ramazan sonrasinda genisce anlatabilecegimi saniyorum.

    Efendi - kole iliskisini somut anlamda almayin.
    Oradaki kolelik ust bilinc durtusudur.
    Ve ic zeka orjinlidir.
    Herr Hegel buna cevap veremez.
    Onun tanimlari bu duzlem dahilinde degildir.

    EGZİSTANSİYALİZM bakisi ile biraz daha irdelemeniz gerekir diye dusunuyorum.

    Ayrica ben Herr K yi elestireceginizi sanmistim.
    Donusum adli eseri tanitim amacli bu foruma yazarken
    Bende su argumanlari kullanmistim:

    Wagenbach’a gore; herr Franz da anne genleri one cikmistir. Yahudi kizidir. Evlenmeden kasabanin en onemli caddesinde guzel bir evde otururken, iyi bir egitim almis ve entellektuel akrabalara sahipti.
    Tasrali isci sinifindan herr Hermann ile evlenip daha dusuk kulture sahip bir aileye gelin gelen Julie Lowey’in sinmesi normaldi. Bay K nin babasi ile munsebetinde oglunu koruyamamistir.

    Stephens’a gore;bay K fiziksel,ruhsal olarak yasaminin olumsuz yonleri GUNLUK ve BABAYA MEKTUPLAR da askin olarak one cikmaktadir.Bay K babasinin baskisiyla German filolojisini birakip, hukuk fakultesine gecmis ve sevmedigi isi yapmak zorunda kalmistir.Bu yonu ile evin gecimi icin gelecegini feda eden herr Samsa ile ozdeslesir.Yine Samsa’nin surekli zayiflayip vucudunda yaralar cikmasi...Bay K nin narin yapisi sonunda zayifliyan bedeni ve VEREM le biten omur! (1924)

    Wieland’a gore DEGISIM : Gotesk gulunc cirkinlik! San’atinin ustalik yapitidir.
    Wagenbach’a gore DEGISIM: Herr Franz’in kendisini anlattigi son derece idaali eserdir.

    Wagenbach’a gore Bay K: Herr Franz’i anormal yasama iten edebiyat sevgisidir. Franz nefsini bu sevgi karsisinda ikincil ilan etmistir.

    Mr.Mc Carty’e gore: dram-komedi hamamboceginin insan ozellikli bir yasam surmesidir. Ozgurluk ve bagimlilik eserin sonuna kadar birbirinin yerini dolduran iki ana kavramdir.

  4. #4
    metamorphosis
    Misafir..
    Köle-Efendi diyalektiğini kullanma sebebim değişik bir yöntem kullanmaktı. Ki bunu yaparken de Hegel'ci bir düşünüşe indirgemedim. Sadece konuyu o açıdan ele alıp bir de o pencereden bakmaya çalıştım. Ki Kafka'nın Dönüşümle ilgili düşünceleri bilinmektedir. Wagenbach böceği Kafka olarak adlandırırken Kafka'nın kendisi Gustav Janoch'a bariz biçimde kendisinin olmadığını ifade etmiştir. Bunun ardında yatansa Delueze'ün kitabında belirttiği yersizyurtsuzlaştırma düşüncesinde aranmalıdır. Bu eksende bu görüşe katılmamak elde değil. Ki Kafka'nın aynı eserde kardeşinin müzikal yeteneğinin kendisi tarafından algılanışını ve daha sonra evde kalanların rahatsızlık duyuşlarıyla da bu yersizyurtsuzlaştırmayı başka bir açıya taşır.

    Efendi-Köle ilişkisini somutlaştırmadaki gayem soyut bir işleyişi -kendimce- bir uslamlamayla açıklamaktır. Kaldı ki pek çok yazar üzerine uygulanabilecek bir yöntemdir. Sizin gibi altyapıya sahip birinin "Hegel ile çözemezsiniz" sözü de bu anlamda -bence- bir hata içermektedir. Çünkü amacım çözüp yeknesaklaştırmaktan ziyade olanın dışına çıkıp Köle-Efendi Diyalektiği ile farklı bir perpektif kazandırmaktır.

    Varoluşçuluk eksenli Kafka yorumları halihazırda bilinmektedir. Ki Minör Edebiyat açısından da -özellikle son birkaç yıldır- incelemeler olduğu da aşikar.

  5. #5
    metamorphosis
    Misafir..
    Kafka ile ilgili açtığınız başlıkta bir cümleniz var:

    "Hegelin sistemine aykirilik adina hep yarim birakir hikayelerini.
    Yani sonunu hep bizler, bay K cilar tamamlariz."

    Aynı Kafka'nın Güncesine "Bakunin'e dikkat" başlığından yola çıkarsak bir anarşist olduğunu önesürebilir miyiz? tabii ki Hayır. Micheal Löwy'nin bu eksende kaleme aldığı eseri Kafka'nın ideolojik yanına da ışık tutmaktadır. Ama Kafka'nın öykülerini yarım bırakma nedenini "Hegelci sisteme karşı" bir duruş olarak adlandırmak son derece hatalıdır. Çünkü Kafka'nın maniskürileri bizler tarafından "tamamlanacak" diye kaleme alınmadılar.

    Taşrada Düğün Hazırlıkları isimli öyküsünün - yanlış hatırlamıyorsam- iki taslağı vardır. Kafka yaşadığı müddetçe bunları yayımlamayı zaten hiç düşünmedi. dostu Max Brodd'a verdiği suretler emr-i vaki yapılıp yayımlandı. Dönüşüm isimli öyküsü yayımlandığındaysa kapağa çizilen böceği beğenmediği de bilindik bir durumdur. Ve Kafka bundan ötürü de pişmanlık duyar.

    Kafka'nın öykülerini yarım bırakması felsefi bir disiplinlin yerine psikolojik bir süreç olarak adlandırılabilir. Çünkü onun metinlerini yarım bırakma nedenlerinin - bana göre- en başında o öykünün yazımı esnasında yaşadıkları yatar. Bu anlamda belirttiğiniz:

    "Hegelin sistemine aykirilik adina hep yarim birakir hikayelerini."

    yukarıdaki alıntı salt bir yorum getirme gayesinden öte gidemez. Bu önemli noktadır.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Gustav Janoch'a bariz biçimde kendisinin olmadığını ifade etmiştir.
    Bu biraz tartismali bir konudur.

    Efendi-Köle ilişkisini somutlaştırmadaki gayem soyut bir işleyişi -kendimce- bir uslamlamayla açıklamaktır. Kaldı ki pek çok yazar üzerine uygulanabilecek bir yöntemdir.
    Kolelik baglaminda bakis belki KORKU kavraminin koleligi olarak analiz edilebilinir.-ki bu konuda yazilmis onlarca makale vardir. Ramazan sonrasi bazilarini tercume edip foruma asabilirim zannediyorum.

    Sizin gibi altyapıya sahip birinin "Hegel ile çözemezsiniz" sözü de bu anlamda -bence- bir hata içermektedir. Çünkü amacım çözüp yeknesaklaştırmaktan ziyade olanın dışına çıkıp Köle-Efendi Diyalektiği ile farklı bir perpektif kazandırmaktır.
    Herr Hegelle Bay K yi cozemezsiniz demedim.
    Efendi-kole orneklemesini kast etmistim.

    Efendi - kole iliskisini somut anlamda almayin.
    Oradaki kolelik ust bilinc durtusudur.
    Ve ic zeka orjinlidir.
    Herr Hegel buna cevap veremez.
    Onun tanimlari bu duzlem dahilinde degildir.
    Varoluşçuluk eksenli Kafka yorumları halihazırda bilinmektedir. Ki Minör Edebiyat açısından da -özellikle son birkaç yıldır- incelemeler olduğu da aşikar.
    Postyapısalcı kurama dalarsak ben sahur duragini bile kaciririm.

    Donem Almanyasindaki ana baslangic bugun;
    "Hem Polonya buyuk Reih'in bir parcasidir.
    Bu baglamda aslinda Bay K; polonya dolayisiyla Alman Yahudisidir.
    Yani ust kimlikte Almandir ve Almanca yazmistir."

    Soylemleri yayginlasmaktadir.
    Ilerde umarim daha genis olarak bu konuyu suzgecliyebiliriz.

  7. #7
    metamorphosis
    Misafir..
    Gustav Janoch'un "Kafka ile Söyleşiler" kitabının 27. sayfası:

    "Öykünün kahramanı Samsa" dedim. "Samsa ismi Kafka'nın yerini tutan bir şifre gibi geliyor kulağa. Samsa'da da Kafka'daki gibi beş harf var. Ssmasa'daki S harfiyle Kafka'daki K harfinin yerleri aynı. A'ya gelince..." Kafka sözümü kesti.

    "Bir şifrenin sözü edilemez. Samsa tümüyle Kafka değildir. Değişim - bir bakıma- boşboğazlık niteliği taşıyorsa da bir itiraf sayılamaz. (1)


    Yukarıdaki alıntı Kafka uzmanlarının "Kaynak" olarak gördüğü Janoch'un kitabından aynen alıntıdır. Bu anlamda birebir ağızdan Kafka'nın Değişim - veya Dönüşüm- üzerine görüşleri tam olarak detaylandırılmasa da yine de açıklanmıştır.

    Vermiş olduğum karşı-cevap kurduğunuz şu cümleden kaynaklanmaktadır:

    "Sayin M. herr Kafka'yi;herr Hegel ile cozemezsiniz."

    Ki yukarıdaki cevabımda da bunu detaylandırmaya çalıştım. Buna ilaveten metaforları sevmeyen bir Kafka yazımından da bahsettiğimiz ayrıca unutulmamalıdır.

    Tüm bunlara ilaveten yapacağınız çevirileri sabırsızlıkla bekleyeceğim. Elimdeki kaynaklar ne kadar iyi olsalar da yurtdışındaki kaynaklar hesaba katıldığında küçük bir nokta gibi kalıyor.
    (1) Gustav Janoch, Kafka ile söyleşiler. Çev: Kâmuran Şipal. Cem Yayınevi. 3. Basım 2008

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    metamorphosis;Gustav Janoch'un "Kafka ile Söyleşiler" kitabının 27. sayfası:

    "Öykünün kahramanı Samsa" dedim. "Samsa ismi Kafka'nın yerini tutan bir şifre gibi geliyor kulağa. Samsa'da da Kafka'daki gibi beş harf var. Ssmasa'daki S harfiyle Kafka'daki K harfinin yerleri aynı. A'ya gelince..." Kafka sözümü kesti.
    Sn.M: Ben su anda evimden binlerce km. uzaktayim.
    Bir tesis kurmak icin 2 yil surecek bir isin basindayim.
    Dolayisiyla orjinal kitaplar yanimda degil.
    Verdiginiz metindeki ceviri ne kadar aslina sadik bilmiyorum.
    Yorumsal ceviri mi? Birebir anlatim mi?

    Ama verdiginiz metinden yola cikarsak, herr Samsanin
    Bay K oldugunuda varsayabiliriz.Soyle ki:

    "Bir şifrenin sözü edilemez. Samsa tümüyle Kafka değildir. Değişim - bir bakıma- boşboğazlık niteliği taşıyorsa da bir itiraf sayılamaz. (1)
    ...Samsa TUMUYLE Kafka değildir...

    KAFKA DEGILDIR DEMIYOR.
    TUMUYLE degildir diyor.

    Sembol anlatimda zaten MUTLAK eslemeden soz edilemez.

    Vermiş olduğum karşı-cevap kurduğunuz şu cümleden kaynaklanmaktadır:
    "Sayin M. herr Kafka'yi;herr Hegel ile cozemezsiniz."
    Ki yukarıdaki cevabımda da bunu detaylandırmaya çalıştım.
    Evet ama amaci hemen altta aciklamistim.

    Buna ilaveten metaforları sevmeyen bir Kafka yazımından da bahsettiğimiz ayrıca unutulmamalıdır.
    Bu giriste tabii ki haklisiniz.

  9. #9
    metamorphosis
    Misafir..
    Evet haklısınız her iki durum da sözkonusu burada. Ki çeviri noktasına gelince şunu diyebilirim ki Kafka'yı Türkçe'ye çeviren Kâmuran Şipal'in nesnelliğinden en ufak bir şüphem yok. Ama aslından teyit ettirdiğimi de söylersem de yalan söylemiş olurum. Ama Kâmuran Şipal'in pek çok makale ve tezde kaynak gösterilmesi sanırım doğruluğunun da bir göstergesidir.

Benzer Konular

  1. Franz kafka
    mopsy Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 26
    Son mesaj: 28-01-2015, 09:26 PM
  2. Franz Liszt
    mopsy Tarafından Opera Bale Dans Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 15-12-2011, 08:58 PM
  3. Ellerim , Kafka
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-01-2010, 10:11 AM
  4. Franz Kafka: Kafka'dan Seçme Aforizmalar
    shgiptare Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 27-09-2009, 12:26 AM
  5. Avcı Gracchus / Franz Kafka
    mopsy Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-08-2009, 12:15 PM
Yukarı Çık