1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 17
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Cave Canem: İhsan Oktay Anar

    Merhaba:
    ”YAVUZ SULTAN SELİM HAN EFENDİMİZİN ÇALDIRAN MEYDAN MUHAREBESİ” den sonra inanilmazlarin yazari İhsan Oktay Anar’dan bir duz yazi daha!

    ''köpeğe dikkat!'' anl***** gelen latince bir uyarıdır cave canem. ama biz ''kahramanımızı'' anlatmaya başlayalım:

    milattan önce 4. yüzyılda bir kalpazan sinop'tan kovulur ve başıboş dolaşmaya başlar. kibiri sivri dili ve alaycılığı yüzünden yapayalnızdır. üstelik son derece fakirdir. eşyaları şunlardır:

    1- sadaka toplamaya ve su içmeye yarayan bir kap.
    2- bir adet sopa
    3- bir manto
    4- içinde yatıp uyuduğu söylenen bir fıçı
    5- bir ara ihtiyaç duyup edindiği o ünlü fener.

    bu kişi, pek çoğumuzun bildiği sinoplu diogenes ya da ''diojen''dir.

    diojen olarak tanıdığımız bu filozof ''doğaya uygun bir şekilde yaşamanın yani istek ve ihtiyaçlarımızı mümkün olduğu derecede aza indirmenin'' bir erdem olduğunu düşünüyordu.

    avucuyla su içen bir çobanı gördüğünde, su kabına da ihtiyacı olmadığını anladı ve fırlatıp attı.

    diogenes'in (''fıçı'' hakkında söylenenler doğru değil ise) ne yatacak bir yatağı ne de bir evi vardır. uykusu geldiğinde -neresi olursa olsun- mantosunu serer yatardı. bir ara dilenmeye de kalktı. fakat bizim dilenciler gibi dua ederek sadaka istemek yerine şunları söylüyordu: ''diğerlerine sadaka veriyorsanız bana da verin. ama vermiyorsanız, vermeye benden başlayın!''

    onu dilencilikle suçlamamız pek doğru olmaz. büyük iskender ona, kendisine birşey isteyip istemediğini sorduğunda, ''gölge etme, başka ihsan istemem!'' diyebilecek biridir. sözünü ettiğimiz kralın, ''eğer iskender olmasaydım, diogenes olmak isterdim.'' dediği söylenir.

    bir başka söylenti de şöyledir: diogenes'i sokakta sağa sola tükürerek yürürken gören biri onu kınar. filozofumuz da onun yüzüne tükürür. gerekçesi açıktır: ''tükürecek daha pis bir yer bulamadım''

    bu kadar kısıtlı bir yaşam içindeyken kendisine ''köpek'' lâkabını taktı. (ya da bu lâkap başkaları tarafından ona takıldı.) belki de bunun sebebi kinizmin (yunanca kyon ''köpek'' ve kynikos da ''köpeksi'' demektir.) kurucusu olarak bilinen antisthenes öğrencisi olmasında da aranabilir.

    birgün bu filozofu gündüz olduğu halde elinde fenerle sanki karanlıkmış gibi sağa sola bakarak bir şey ararken görüp sormuşlar ve şu ünlü cevabı almışlar: ''insan arıyorum!''

    diogenes'in büyük hatası da burada yatar.

    çünkü ''insan'' görmek istiyorsa elinde bir fener yerine ayna olmalıydı.

    Yeni bin yil -İhsan Oktay Anar!

    Not: Hikaye cok kisa oldugu icin;” Puslu Kıtalar Atlası kitabi kahramani,Uzun Hasan Efendinin” kucuk bir buklesini agziniza bir parmak bal calmak amaciyla.........;

    ......Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hala malum konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu...
    "Rendekar doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makul. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar:
    Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öylese gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum."
    Kapı kırıldığında Uzun İhsan Efendi kitabı kapandı. az sonra başına geleceklere aldırmadan kafasından şunları geçirdi:
    "Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır."....
    İhsan Oktay Anar- Puslu Kıtalar Atlası

  2. #2
    güney
    Misafir..
    çünkü ''insan'' görmek istiyorsa elinde bir fener yerine ayna olmalıydı.

    Bu cümle sevgili dostum ve özlenen "atmaca" yı hatırlattı..
    Ben ona "kocaman aynalarda bak kendine" derken o itina ile "bakalım kocaman aynalarda" derdi..

    Görebilmenin gücü umarım herkese nasip olur...
    kocaman aynalarda bakın etrafınıza...bakın bakalım ne görüyorsunuz...

  3. #3
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992
    Aynayla Karanlıkta etrafınızı göremezsiniz.Fener gerekir.Zulmettede etrafınızı manen göremezsiniz aklı gönlünüzün nuru gerekir.Selamlar.

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Kalpazan serseri kopek

    Alıntı yavuz34´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Aynayla Karanlıkta etrafınızı göremezsiniz.Fener gerekir.Zulmettede etrafınızı manen göremezsiniz aklı gönlünüzün nuru gerekir.Selamlar.
    Selam!

    milattan önce 4. yüzyılda bir KALPAZAN sinop'tan kovulur ve başıboş dolaşmaya başlar
    ''köpeğe dikkat!'' anl***** gelen latince bir uyarıdır cave canem.
    KOPEKLER BASIBOS DOLASIR.
    Sayin Yavuz bey:
    Diojen kalpazan kopek midir.?
    Kalpazanlik kotumudur?
    Kopeklik kotumudur?

    Basibos kopegin gunduz fenerle aradigi
    Gunes isiginin gucunun gostermeye yetmedigi
    Insan tipi ne menem bir seydir?

  5. #5
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992
    [QUOTE=mopsy;209040]Selam!



    Sayin Yavuz bey:
    Diojen kalpazan kopek midir.?
    Kalpazanlik kotumudur?
    Kopeklik kotumudur?

    Basibos kopegin gunduz fenerle aradigi
    Gunes isiginin gucunun gostermeye yetmedigi
    Insan tipi ne menem bir seydir?[/QUOTK
    Anlaşılacağını zanetmesemde yinede yorumumu yazacağım Sayın mopsy
    Kalpazanın sözlük anlamı Yalancıdır.Başıboş Aylak yani Nod anl***** gelir. Kabil Kardeşi Habili öldürdükten sonra Nod yani aylaklık ülkesine sürgün edilmiştir.
    Kayin aynı zamanda yalancıdırda.Bu sorularınızın cevabı Habil ve Kabilde yatmaktadır.
    Kabil çiftçidir. Kardeşi Habil ise Hayvancıdır.İkiside Mizan terazinde ürünlerini Rabbe sunmuşlardır.Habil sürüsünden ilk doğan hayvanların yağlarını getirir,Kabilse toprağın ürünlerini getirir.Ama Rab Habilin sunusunu yani yağları kabul eder.Kabil buna çok kızar ve suratını asar.İşte burada Rabbin Kabile söylediği söz çok önemlidir:Aynen Tevrattan yazıyorum:
    Niçin suratını astın?Doğru olanı yapsan seni kabul etmezmiyim.Ancak doğru olanı yapmazsan günah kapıda pusuda yatmış seni bekliyor.Ona egemen olmasın.
    Yani Rab Kabili yalancılıkla itham etmiştir.O Yalancı bir kalpazandır.
    Kabil ve Habil bizlerde yaşar .Mizan terasine konan Yağlar Başarısızlıklarımız yada en doğrusu Eksikliklerimizdi.Çünkü yağ alınan besinlerin sindirilememesi sonucu dopo edilirler.Yani sindiremediğimiz eksilerimiz açıklarımızdır.Toprağın ürünleri ise Kültürümüz ve bu kültüre sahip olabilmek için harcadığımız emeğimizdir. Eski demir paralarda Buğday vardır. EMEĞİN SEMBOLÜDÜR.İşte her insan bu teraziye girer vede hesaplaşır.Kimisinde Emek kabul edilir ve onlar başarılı insanlardır.Rabbin himayesinde olanlardır. Onlardan esirgenmez.Kimisinde ise Eyvah! Yağlar kabul edilir.Yani Rab Kabile diyorki Sen yaşamda başarı için doğru olanı yapmadın!Sen Zafiyetlerinle haraket ettin. Sen Kalpazansın! Git doğru olanı yap.Doğru olan neydi? İnsaniyetin olmamalıydı! Taşıma suyla değirmen döndürmeye kalkmamalıydın!Karşılıksız sevgiyi içinde barındırmamalıydın!
    Kabil ise bunu yapmadı Tam tersine gitti Habili öldürdü.Habili öldürmekle İçinde yaşadığı Vücudun Gücünü öldürdü!Direncini yoketti.
    İşte O zaman Rabbin Kabile söylediği sözler çok ilginçtir: aynen Tevrattan alıyorum:
    " Artık döktüğün kardeş kanınını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.İşlediğin toprak bundan sonra sana ürün vermeyecek,YERYÜZÜNDE AYLAK AYLAK DOLAŞACAKSIN."
    Yani Yapmış olduğu bütün emekler hebaya giden bir insanı anlatıyor. Hebaya gider çünkü Zafiyeti vardır,Bu zafiyeti onun gücünüde yok etmiştir,Nefsi ise aylak aylak dolaşır yani İSTİKRARI ARTIK KALMAMIŞTIR.Üç gün bir işte doğru çalışsa Dördüncü gün Sıkıntıya gelemez yoruldum der ve bırakır.
    Pekiyi Diyojen bu tarife uyuyormu?Evet uyuyor. Diyojen kalpazan Köpek nefisli bir sofidir.
    Beşeri açıdan Tecrit edilmiş insanlardır. İşte Yaşantısı yada kendimde dahil yaşantımız ortadır.O yüzden Aynaya değil Fenere ihtiyaç vardır.Çünkü ne kadar abdest alırsak alalım derhal kirleniriz.Kimsede bize yardım edemez.Çünkü ölü eti ağırdır.Siyahız biz siyah! Siyah En asil renk olsada derhal toz tutar.Baki selamlar.

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Selam!

    Yorumunuz icin cok tesekkurler. Bakis aciniz olayla uygun dusmus. Ama ben biraz daha detayli yazarsiniz diye bekledim. Yinede cok guzel.

    Peki ikinci hikayedeki kahramanin Yani:
    Cogito, ergo sum/Düşünüyorum, öyleyse varım.yani;"Je pense, donc je suis" diyen mon seigneur René Descartes'ın cakmasi olan uzun Ihsan efendinin soylemine ne diyorsunuz?

    Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öylese gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum."

  7. #7
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992
    "Düşünüyorum öyleyse varım."Neyi düşünüp oraya konsantre olabiliyorsak Orada varız Sayın Mopsy. İlim adamımısınız ;ilim branşınızı gerçekten düşündüğünüz kadar Branşınızda varsınız.Ve Branşınızda sizi ödüllendirip İsminizi kendinde bir yere mutlaka yazacaktır.Şayet Özbenliğimizi düşünüyorsak;O zaman sizde her geçen gün Düşünce üretimide artacaktır.Ve sonuçta öyle bir hal alacaksınızki ÖZBENLİK DÜŞÜNCE ŞİRKETİNİ (ŞİRKİNİ)kurarsınız.Ve Bu birleşik şirketde artık sizi idare etmeğe başlar.Sizde bir adam olur çıkar. Tıpkı Voltran gibi teşbih hata olmazsa.Sonuçta Oda sizi Öğrenmeye çalışır.Çünkü siz o şirketler gurubunun Rabbisiniz.Onlarda sizi görmek isterler.Sizde onları görmek onlarla daha yakın temas kurmak istersiniz.Onlar sizin sonsuz sevginizin yanınına gelip muhabbet etmek isterler.Ve sonuçta onlar sizi yönetmeye başlarlar.O zaman onlar gerçek olur sizse bir hayal.Ve İsminiz onların defterinede yazılır.Yüce Dağ tanrısı Rabbimiz Mopsy dediki diye başlarlar.Sizde onlar için çırpınır durursunuz.Ahhh benim sert enseli kavmim diye. Baki selamlar.

  8. #8
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba:

    Yüce Dağ tanrısı Rabbimiz Mopsy dediki diye başlarlar.
    Herhalde putumuda AYI seklinde yaparlar.

    Ahhh benim sert enseli kavmim diye.
    Neden sert enseli.
    Sozumu dinlemeyenlerin boynunu mu vuruyorum?

    Yakinda Oktay Hocanin isini elinden alacaksiniz Yavuz bey.

  9. #9
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesaj
    844
    Rep Gücü
    2992
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba:


    Herhalde putumuda AYI seklinde yaparlar.



    Neden sert enseli.
    Sozumu dinlemeyenlerin boynunu mu vuruyorum?

    Yakinda Oktay Hocanin isini elinden alacaksiniz Yavuz bey.
    Estağfurlah Sayın Mopsy.Ama Rus kavminiz yapabilir.Zaten Sizi göremezki onlar ancak dağa tecelli ettiğinizde bayılır kalırlar.
    Evvet sert enseli kavmin sert Rabbi olur.Özbenliğinizin boynunu vurmak? Yani oraya Levili göndermeniz gerekir o zaman.Hımmm.
    Kahin Rabbine Nod topraklarına sürülmeden önce derki:Artık huzurundan uzak kalacak.Yeryüzünde aylak aylak dolaşacağım.Kim bulsa öldürecek beni.
    Bunun üzerine RAB"Seni kim öldürürse,ondan yedi kez öç alınacak"dedi"Şimdi bu gönül sözünün tercümesi şudur kanaat ve inancımca:
    Her kimki nefsine zalim olupta onu öldürmeye kalkarsa Allah olmakla cezalandırılır.
    Çünkü Yedinci nefis Nefsi Sultani yani Nefsi Safiyedirki=ZATULLAH=EL İLAH
    Bu dünya yedi kerre doldu boşaldı.Eh bugünde İshak amucamın evinde Kabalacı oldum. Sayın Cahın kulakları çınlasın. Amman duymasın. Vardır yerin kulağı.:)))Selamlar.

  10. #10
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530
    ((milattan önce 4. yüzyılda bir kalpazan sinop'tan kovulur ve başıboş dolaşmaya başlar. kibiri sivri dili ve alaycılığı yüzünden yapayalnızdır. üstelik son derece fakirdir. ))


    bildiğim kadarıyla diojene kynik ismini platon takmıştır,

    şimdi kynik ismini kabullenen bir insan sizce kibirli olabilir mi?,

    sivri dilliği konusu doğrudur,sivri dilliği dialektik kabiliyetinden ileri gelmektedir,

    sivri dilliği,ona ön yargıyla yaklaşan kişilere olmuştur,

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. İhsan Oktay Anar ca.....
    mopsy Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 13
    Son mesaj: 24-11-2011, 06:21 PM
  2. Cave Story
    YukseLL Tarafından Oyun İnceleme Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-07-2010, 07:10 PM
  3. İhsan Oktay Anar,Suskunlar
    mopsy Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 05-06-2010, 10:42 PM
  4. Puslu Kıtalar Atlası / İhsan Oktay Anar
    -BaDe- Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 38
    Son mesaj: 06-04-2010, 12:54 AM
  5. İhsan Oktay Anar ile ROPORTAJ
    mopsy Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 10-08-2009, 10:15 PM
Yukarı Çık