Dayanmak dostum… Hayata dayanmak bazen… Hayatta olana hayat için ötesi için dayanmak… Alıp başını giderler… Oyalar mevsim kuşları şakırtılarıyla… Ve bakarsın baharlar aynı bahar değil ve sular bildiğin gördüğün gibi akamıyorlar… Ağlarsın için için Ve barksın ki omuz başının dostluk aşıları deva olmuyorlar…

Ve sesini duymazlar kendi seslerinden kendileri için bağıranlar…Resimleri yırtmalı ve vakti geldiğinde vitrinleri değiştirmeli..Ve değişmiyorsa bir şeyler ve değişmez görünüyorsa kamburunu gizlerken İnsan kendi değişmeli…

Yer değiştirmeli bazen felekle sen felek ,felek sen olmalı…Birkaç düğümde sen atmalısın kendi adına…Ve o gördüğün sadece gördüğün yüzler..Ve fotojenik rejisörler kendi oyunlarını kurarken ve drama senaristleri …”Sen ömrümün çiçeğisin “derken ağlar Gülizarlar…

Şimdi iffetle mücessem izzeti başına bağla ve bir kez ve son kez kendine ağla… Ve ne kadar put varsa kaben de “sen” olan heykelin dahil bütün suret ve sireti meşumeyi yık… Ve masiva çeksin elini mabedinden…

Ve İmanla taate dayan…Ebed için dayan…elinden kaçmışları ve eline konmak isteyenleri bırak…Akla vicdan cüzdanında niyetlerini ve dayan…Günde beş vakte..Bir ezana bir kamete…Bir sübhanlık es’e…Bir tahiyyat baki nefese dayan…Ellerini gınaya servete yasla bir af ile yıka ve aç ..ve aç açabildiğin kadar…Boynunu aczden bir ipe bağla…eğil ve bırakma…

Ve hataya sabret …Bir kere sabrettiğinde bir daha sabret…Ve o Seninle iken hiçbir şey seni senden alamaz…Beka için rıza için seven sevilen için sabret…Eğer alışkanlıkların sana alıştıysalar..Ve yakandaysa heyulalar…bir sükut kavlinden sus ta sekinete kadar…

Kendine dayanmak dostum… Belki bir Cuma gününde… Bir bayram arefesinde düzelir her şey… Ve dosta medet demek güzel ama telaşsız edep içinde… Ve sensin demek için düşmek gerekir bazen karanlık bir gecede Yunus gibi… Ve bazen se bir Eyyüb yarasıyla yaralanır insan… Dayanmak zor tanımayınca sevemeyince Sevgiliyi…

Alıp başını gidecek bu alıcı günler..Ve güller solacak…Şerefli bir hatıra bulmak için bugün yaşamak lazım enine boyuna…İntibah anın doğum günündür…Tatlı bir ağırlık bul kendine ve usulca sokul zamana…

Her şey ardını döndüğünde…Giden gidip yiyen yittiğinde belki o an her şey bittiğinde…Umud dallarını uzatır ve tutarsın…Ve anlarsın ki;O her şeyden sana daha yakın…Bir vefa ilişir dizlerine…Doğrulursun…Sözlerin boşalır yüreğinden;”ALLAH’IM İYİ Kİ VARSIN”…

Murat Safitürk


Eser sahibinin izni ile yayınlanmıştır.

kaynak