Birisi ölüyor birden
Koskocaman bir gedik bırakıyor yerine
Sözlerini işitmeyecek kadar derine gömülüyor
Karşında değil artık
Her söylediğin uçan balon gibi yükseliyor bir zaman sora orada kayboluyor yeni bir ölümle.
Ruhu ruhundan çekilmiş bir boşluğun kenarında çırpınıyorsun
Düşmek istesen düşemediğin gibi
Haykırmak isteyip de haykıramadığın gibi.
Sızlanmanın silkelediği yerde bir ar renkli örtü gelip üstünü örter
Git değdin gitmez
Gel dediğin gelmez
Bırak beni desen seni bırakmaz
Dalgaların tokatladığı bir sertlikte yontulur durursun
Ne yaptın da bu başına geldi veya bir şey yapman gerekmiyordu başına gelmesi için veya bir şeydi işte,bir dokunuş bir iç çekiş biraz kendinden öteye bir şeyleri vermekti belki
Her neyse o yapar yapacağını
Mesela hasta olur
Mesela başka bir şehrin kabristanına aldırır kendini
Fatiha okuyacağın ve kendine okutacağın bir kutucuk bırakmaz taş toprak üstünde
Ben anlatamadığımdan mutluyum
O dinlemediğinden mesrur
Öyle kalsaydı iyi idi de
İşte insan ölüyor birden
Kendi kendine konuşuyorsun çoğu zaman
Zamanımıydı filan diye.
Sonra, ki bu sonra çokça az bir şeydir..çocukluk postuna bürünmüş masum bir sesle seni çağıran birkaç kır çiçeğinin düşünde bulursun kendini..Onun hazana niyeti yoktur senin bahara..
Olmaz yani..
Fakat her ne yıkılırsa yıkılsın,kim gider ve kim ölürse ölsün,nazdar bir siluet bütün ciddiyetiyle bir hayalati gezdirir dünyanda..farkına vardığında ,eğer kokuşmuş ızdıraplarından başını kaldırmaz ağır bir vaka isen, aldırmaz bir geçişi vardır hıp hızlı gelip geçen bulutlara benzer..
Yok hem kendinden hem kendindekilerden yana bir illeti arz ile müsemma yazıyorsan bir şeyleri ..okunur bir cefa ile işliyorsan eğer ser levhaya o yanındadır mesela..
İşte ben, adı yok hasretlerle beraber böyle bir gurbette körüm diye dizlerini dövüp dövüp ağlıyor içimin kukumav kuşları…
Sonra,ki bu sonra çok zamandır, anlaşılmaz sesleri yuvarlıyorum uçurumdan aşağıya,bana göre deliyimdir,sana göre, aman boşunu verdiğim boş verlik bir boş köşe.
O na göre ise...............
keşke bilseydim..............


Murat Safitürk

Eser sahibinin izni ile yayınlanmıştır.