Nice arzuyu efkar zannetti gönül..Nice toz kondurmadı üstüne…Sonra bir rüzgar esti..Ve her şey bir kalpti..Döndü döndü dönüverdi…

Dumanları kalmış bir ateşin küllerini eşelemekle geçti zaman..Bir araya gelmezliğin savrulmuşluğunda çok vuslatlar umdu gönül..Nice yollardan gözünü ayırmadı…Sonra bir el esti..kalmadı külden de bir eser…

Gri bir iz var yerlerimde..Ben o suzanın bendesiydim..Sustu kalemin kıraati üstüne hem kör oldu..On verip bir alan delisiydim…

Mahrem bir sandıkta bir al gelinlik ..o gelinlikte bir mor gelincik..sırtımda gökyüzü kadar büyük bir yük,boynum o vebalin tasmasında..her gördüğümü o olsun niyet ettiğim temenni secdelerinin küfrüyle dipsiz buhurların boğduğu sansarlar benim…

Onca yanmış ateşlerin islerinden bir kara terkip..bir siyah mürekkep damıttı gönül..Ne Leylaya ne bana yar oldu ömür..Geldi geçti bir yara oğlan…

Karşımda şu yamalı duvar..Şu kapı açılsa bağrından ikiye..yarıp toprağı karnını da düşsem içine..Ah isparit,ah mederese ah divane hatvelerim…Ah kokusunu bozduğum rayiham gül…Kabuğunda çürüye idin a çekirdek..Hiç çıkmayaydın…

Medet ey Himmeti Hami..Medet Ey Veli…



Ne adı lazım ne neme lazım………………..


Murat Safitürk