Neyin yorgunluğu bilmiyorum Ne kadar da çok yoruluyorum O kadar çok yoruluyorum ki bu aralar
Esrar-ı güzidemin gözlerime tutuşturduğu hüzün…Ve şu kirpiklerimin el ele verip düşürmediği damlalar…
Bir müzik kutusuna sokuyorum hayallerimi..içinde Ege olan ve başka bir şey olmayan onlarca şeyle dönüp dolaşıyorum…Koca bir resim büyük bir yalan gibi duruyor her şey…
Bir şeyler yazmak istiyorum bazı bazı..bir kitap görünce ve bir şair ölünce..veya bir güzel söz kulaklarımın kölelik küpesi…
Sonuna gelmek için her şeyi terk ettiğin olgunluğun nereden bilirdim ki tekrar çocuk olmak isteyeceğini…
Ve nereden bilirdim ki gülleri ve gülle ilgili her şeyi bu kadar seveceğimi…
Unutamamanın derin yarasının başına sardığı tülbentleri koklayan kırmızı akşamlardan ve hınca hınç yaz esintilerinin omuzlarıma bindirdiği hatıralar…
Tutup döndüremediğim çarkı felek..Ve sevgili kuru bir yaprak..Gurbette öyle..Yaşlı ve küflü keşkilerin mosmor düşleri de benim gibi yorgun şimdi...


m.safitürk