Merhaba

http://www.supermeydan.net/forum/for...tml#post276221 basligindan alinti
1983 - Necip Fazıl Kısakürek, Şair, gazeteci ve yazar (d. 1904) oldu.




Necip Fazıl Kısakürek, yirminci yüzyılın en güçlü simge yaratan şairleri arasındadır.
Onun simgeleri nitelik bakımından iki düzlemde incelenebilir: Ben ve öteki merkezli simgeler.
Birinci dönemindeki simgelerinin anlam alanı kaotiktir. Kısacası karşılığı yoktur.
“Tedirginlik”, “hüzün”, “ölüm düşüncesi”, “insan ve kaderi”
bu dönem ait simgelerinin arka plan kültürünü oluşturur.

Hep bu ayak sesleri, hep bu ayak sesleri;
Dolaşıyor dışarıda, gün batışından beri.

Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime,
Bir eski çıban gibi işliyor içerime.
(…)

Gittikçe uzaklaşan bu sesi duya duya,
Yavaşça dalacağım, o kalkılmaz uykuya…

Dizelerinde, ayak sesleri, meçhulden gelenin sessizliğine dönüştüğünü ifade eder.

Annesi gül koklasa,
ağzı gül kokan çocuk;
Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk…

Çocukta, uçurtmayla göğe çıkmaya gayret;
Karıncaya göz atsa
“niçin, nasıl?” ve hayret…

Bu şiirinde, “Anne, çocuk ve Allah üçlemesi” birliğin simgesidir.
Anne, yeryüzünün büyük rahmidir.
Onun sonsuzdaki açılımı, büyük rahim olan Allah’tır.
Çocuk ise, ağacın tohumu ve çokluğun simgesidir.

Google Image Result for http://img1.blogcu.com/images/i/h/v/ihvanim/yazi.jpg

Allah cc Rahmet eylesin!....