1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 11

İrkiltici şeylerin romancısı olarak Dostoyevski

Kültür, Sanat Kategorisinde ve Edebiyat Forumunda Bulunan İrkiltici şeylerin romancısı olarak Dostoyevski Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> İrkiltici şeylerin romancısı olarak Dostoyevski Batıda şiddet ve kötülüğü sanat eserine dönüştürerek irdeleyen zihniyetten söz ederken üzerinde uzun uzadıya durulması ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    İrkiltici şeylerin romancısı olarak Dostoyevski

    İrkiltici şeylerin romancısı olarak Dostoyevski


    Batıda şiddet ve kötülüğü sanat eserine dönüştürerek irdeleyen zihniyetten söz ederken üzerinde uzun uzadıya durulması gereken isimlerden birisi de Fiyodor Mihayloviç Dostoyevski'dir.
    Eserlerinin hemen tamamında kötülüğün neden var olduğu meselesini anlamaya çalışan bu romancı, çağdaşı Nietzsche gibi, kolaycı iyimserliği nefretle karşılayarak kötülükle yüzleşilmesi gerektiği savını hararetle savunur. "İyiliği ve merhameti sınırsız olan Tanrı'nın kötülüğü neden yarattığı" sorunu bir Dosto. kahramanına dirsek ve beyin çürüttürecek denli büyürken onun romanları da tekinsiz kahramanlar galerisine dönüşür en fazla.

    Ortalama burjuva ahlakını temsilen korunaklı iyimserliğin risksizliğini imleyen Pollyannacılık, ömrü boyunca nefret edeceği bir kolaycılık hazzı olarak görünür Dosto'nun gözüne. Onun romanlarında ışık, gölgenin en kesif olduğu yere düşer ancak ve bu resmigeçitte tombul bedeni, pembe yanakları, saf iyimserliğin boşluğunda anlamsız bakan gözleri ile meleğe yer yoktur. Çünkü o, demonuyla boğuşarak yazar en iyimser şarkısını.

    Onun hayatında önemli yer tutan iki tablonun simgeselliği üzerinden konuşursak Dosto, Raphael'in, cennet ışıklarına boğulmuş masum "Sistine Madonna"sının bir kopyası ile aydınlanan çalışma odasında can vermiş olsa da, gerçekte Hans Holbein "İsa"sının bedeninden dökülen acımasız bir natüralizme bağlıdır. Gerçeğin en şedid, en çirkef, en rezil, en hayasız, en arsız, en kutsalsız yanına. Yatay 200'e 30 cm'lik irkiltici boyutlarıyla bu tablodaki şiddet algısı çarmıhından henüz indirilmiş ve peygamberî ışığından tümüyle mahrum, morarmış, kararmış, kokuşmaya başlamış, işkence görmüş bir insan bedenini teşhir etmektedir. Bu bedenin gerçekliği bir yandan batı zihniyetindeki dokunulmaz peygamber imgesini yerle bir ederken bir yandan da Tanrı tarafından çekmesine izin verilen acısıyla Budala'daki meşhur isyanı doğurur: "Ama insanı inancından edebilir böyle bir resim". Yani böyle bir acının tümüyle masum birisi tarafından çekilmiş olması bile insana her şeyi inkâr ettirebilir. Evet öyledir, ama o yine de İsa'dır! Ve bu yüzden İsa'dır. Dosto, kötülük ve şiddet sorunsalına bu aralıktan bakar: Rağmen.

    Rağmen. Başka türlüsü olamaz çünkü itidalden nasipsiz, her şeyinde aşırı her şeyinde ölçüsüzdür Dosto. Hayatın vurduğu yerden kan sesinin geldiğinin farkındadır. Üstelik çoğu kez o kanı kendi de akıtmaktadır. Demonu da büyüktür onun Tanrısı da. Fakat kendisini demonuna kolaylıkla terk edebileceği gerekçelere yeteri kadar sahipken (hayatı bir kadersizlikler silsilesidir ve dilerse hem kötülüğün hem şiddetin mantığını mümkün olan bütün kanıtlarıyla kolaylıkla kurabilir) o, karşı durmayı yeğler. Çünkü onu kolaylıkla yoldan çıkarabilecek şahsi acısında bütün bir evrenin acısını tecrübe edebilir. Acısını salt kendisi için çekerse bencilleşir insan. Oysa Dosto. kendi uçurumuna bütün bir evreni doldurur. Acının ondaki felsefesi budur. Bu nedenle bize bu kadar yakın ve büyük gelmektedir.

    Sefil ve sapık Stavrogin de odur, melek Alyoşa da; baba Karamazof da odur iyiliğiyle neredeyse budalalaşan Mişkin de. Ama bunlar onun sadece birer yanıdır. Bütününü Suç ve Ceza'nın Raskolnikov'u temsil eder. Kötülüğün "haklı" gerekçeleriyle sınanmayan iyiliğin makbul meta muamelesi görmediği Dosto. romanlarında yasak meyveyi yiyip de cennetten kovulmayı göze almayan, gerçek anlamda insan olamaz, melek olmasını da zaten ondan kimse beklemez. Bu nedenle eserlerindeki baş kahramanlar ancak dibe vurduktan sonra yüze çıkabilirler. Ve yıldız parılcakları, yalıtılmış manastırların günahtan yana kazasız belasız sakinlerden fazla, batakhanelerin çirkefinden kendisini çekip çıkarmayı başarabilenlerin üzerine serpilir. Boğuştukları demonları ne kadar büyükse alınlarına düşen ışık da o kadar parlaktır. Ruhunu şeytana önce satmış sonrasında geri almış Faust'tur onların her biri. Rağmen'in cehenneminden geçmiş, Kabillerin kötülük bildirgelerini iptal etmişlerdir.


    NAZAN BEKİROĞLU

    ZAMAN
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba!

    ...tablodaki şiddet algısı çarmıhından henüz indirilmiş ve peygamberî ışığından tümüyle mahrum, morarmış, kararmış, kokuşmaya başlamış, işkence görmüş bir insan bedenini teşhir etmektedir. Bu bedenin gerçekliği bir yandan batı zihniyetindeki dokunulmaz peygamber imgesini yerle bir ederken bir yandan da Tanrı tarafından çekmesine izin verilen acısıyla Budala'daki meşhur isyanı doğurur: "Ama insanı inancından edebilir böyle bir resim". Yani böyle bir acının tümüyle masum birisi tarafından çekilmiş olması bile insana her şeyi inkâr ettirebilir. Evet öyledir, ama o yine de İsa'dır! Ve bu yüzden İsa'dır. Dosto, kötülük ve şiddet sorunsalına bu aralıktan bakar: Rağmen.....
    Sn.Prof.Nazan hanima birileri;donem ve mekan-toplum baglaminda,
    Isa as'a bakisin ve bilginin PEYGAMBER degil TANRI oldugu gercegini
    Ve yazarin romanlarinin bas irdelerinin bu yuzden; Tanri varligi,O'na mal edilen
    Adalet anlayisi vb.uzerine oldugunu soylemesi lazim.

    Bu kendisinin de cok iyi bildigi bir konudur.
    Acaba yayinlandigi gazete cizgisi mi boyle bir carpitmayi zorunlu kildi?
    Yoksa konuyla lgili yazilarinda destekleyici iddaalar mi var?
    Bilemiyorum ama.............

    .....batı zihniyetindeki dokunulmaz peygamber imgesini.....
    Hele bu tam evlere senlik bir saptama!
    Dogu dokunulmaz Peygamberi savunan inanan ilahlastiran bir geleneksellige sahiptir.
    Hatta Muhammed adini salavatsiz agzina almaz.

    Bati ise Kendi kitaplarinin iddaasiyla;
    Kizlarini hamile birakan zinaci peygamberlerden,
    Karisini yataga atmak icin kocasini oldurten ve
    Iskence edilip carmihta oldurulen Tanridan,
    Kafasi kesilen baba ogul peygamberlerden bahseder.
    (Mukaddes Kitap/yeni-eki ahid bolumleri)

    Hangi dokunulmaz Peygamber imgesi?........

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba!



    Sn.Prof.Nazan hanima birileri;[RENK]donem ve mekan-toplum baglaminda,
    Isa as'a bakisin ve bilginin PEYGAMBER degil TANRI oldugu gercegini[/RENK]
    Ve yazarin romanlarinin bas irdelerinin bu yuzden; Tanri varligi,O'na mal edilen
    Adalet anlayisi vb.uzerine oldugunu soylemesi lazim.

    Bu kendisinin de cok iyi bildigi bir konudur.
    Acaba yayinlandigi gazete cizgisi mi boyle bir carpitmayi zorunlu kildi?
    Yoksa konuyla lgili yazilarinda destekleyici iddaalar mi var?
    Bilemiyorum ama.............



    Hele bu tam evlere senlik bir saptama!
    Dogu dokunulmaz Peygamberi savunan inanan ilahlastiran bir geleneksellige sahiptir.
    Hatta Muhammed adini salavatsiz agzina almaz.

    [RENK]Bati ise Kendi kitaplarinin iddaasiyla;
    Kizlarini hamile birakan zinaci peygamberlerden,
    Karisini yataga atmak icin kocasini oldurten ve
    Iskence edilip carmihta oldurulen Tanridan,
    Kafasi kesilen baba ogul peygamberlerden bahseder.
    (Mukaddes Kitap/yeni-eki ahid bolumleri)[/RENK]
    Hangi dokunulmaz Peygamber imgesi?........

    Sn.mopsy,

    Renklerdiğim 1.cümleniz ile diğer 2. cümleniz çelişiyor gibi geldi bana...
    Birinci cümlede,Peygamberin tanrılaştırıldığından bahsederken,diğer cümlede insan sıfatından dahi çıkmış bir peygamber imajından söz ediyorsunuz.

    (Bu arada gazete adından yola çıkarak edebiyat üzerine konuşmasak çok daha iyi olur.Kendince bazı tahliller yapmış yazar diye düşünüyorum)
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba

    Ilk yazigim Rusya kilisesinin Isa as'a Tanri olma bakisidir.
    Bay.D bir rustur ve Isa as peygamber bilgisi toplumunun bilgisi degildir.
    Toplumunu acimasizca elestiren bir yazarin,
    Toplumunun neye inandigini bilmedigini mi saniyorsunuz?

    Ikincisi yahudileride icine alan Ispanya-prusya cizgisindeki dini bilgilerin kaynagidir.(Bati)
    Lut as kizlariyla zina yapmis???
    Davud as yuzbasiyi oldurtmus??
    Zekeriya agacin icinde testere ile kesilmis...

    Daha onlarca Kur'an'in bilgisi disinda Peygamber anlatimlari.
    Hemde Kutsal kitaplari anlatimlariyla.

    Simdi nasil batinin DOKUNULMAZ PEYGAMBER IMGESI'nden bahsedilir?
    Dokunulmaz Peygamber boyle ise,
    Dokunulan Peygamber kimbilir nasil olur?

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye -BaDe- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Nerden
    Eskişehir
    Mesaj
    1.588
    Rep Gücü
    20917
    Farklı bir bakış açısı olmuş bu yazı... Ve Sn Mopys'ye katılmamak elde değil, şöyle bir düşünün, izlediğimiz belgesellerden, roman ve resimlerden akılda kalanı ve batılının Tanrıyı istediği kalıba sokup giydirmesini, bunlar bilinen gerçeklerken yazarın ''batının dokunulmaz peygamber imgesi'' diye bahsetmesi, ezber bozan, kısa düşünülmüş bir söz dedirtiyor bana...

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Merhaba

    Ilk yazigim Rusya kilisesinin Isa as'a Tanri olma bakisidir.
    Bay.D bir rustur ve Isa as peygamber bilgisi toplumunun bilgisi degildir.
    Toplumunu acimasizca elestiren bir yazarin,
    Toplumunun neye inandigini bilmedigini mi saniyorsunuz?

    Ikincisi yahudileride icine alan Ispanya-prusya cizgisindeki dini bilgilerin kaynagidir.(Bati)
    Lut as kizlariyla zina yapmis???
    Davud as yuzbasiyi oldurtmus??
    Zekeriya agacin icinde testere ile kesilmis...

    Daha onlarca Kur'an'in bilgisi disinda Peygamber anlatimlari.
    Hemde Kutsal kitaplari anlatimlariyla.

    Simdi nasil batinin DOKUNULMAZ PEYGAMBER IMGESI'nden bahsedilir?
    Dokunulmaz Peygamber boyle ise,
    Dokunulan Peygamber kimbilir nasil olur?
    Teşekkürler,anladım şimdi:)
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Nerden
    İzmir
    Yaş
    37
    Mesaj
    248
    Rep Gücü
    9146
    Alıntı mopsy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Acaba yayinlandigi gazete cizgisi mi boyle bir carpitmayi zorunlu kildi?
    İlginç bir yorum. Sn. mopsy'ye böyle bir yorumu yaptıran şeyin ancak, malum gazeteye karşı olan önyargısı olabilir diye düşünüyorum...

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Alıntı kull´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İlginç bir yorum. Sn. mopsy'ye böyle bir yorumu yaptıran şeyin ancak, malum gazeteye karşı olan önyargısı olabilir diye düşünüyorum...
    Konu üzerinden devam edelim bence...Dostoyevski'yi konuşalım.
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı kull´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İlginç bir yorum. Sn. mopsy'ye böyle bir yorumu yaptıran şeyin ancak, malum gazeteye karşı olan önyargısı olabilir diye düşünüyorum...
    Merhaba!

    Sn.Kull Zaman,vakit,vatan,cumhuriyet,hurriyet
    Benim internetten duzenli takip ettigim gazeteler.

    Yazilan gazetenin bakis acisina uydurmak icin mi boyle yazmis
    Diye dusundum.Takdir edersiniz ki,Isa as Rusyada Tanri olarak bilinir.
    Yazarda bir prof.Yani bilmemesi mumkun degil.Bile bile ladesin sebebi olarak
    Baska bir cevap gelmedi.Yorumun temel almasi icin payanda olmali.
    Yani Prof bilmiyor mu,biliyor. Neden boyle yumusatmis!?.......Baglaminda.

    Kaos problemleri benim coooook uzak oldugum konular merak etmeyin!

  10. #10
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647
    Merhaba



    ''Raskolnikov nerede okumuştum diye düşünüyordu. bir idam
    mahkumu,ölümünden bir saat önce,galiba şöyle düşünmüş:eğer yüksek bir
    yerde bir kayanın üzerinde ,ancak iki ayağını koyacak kadar daracık bir
    yerde oturması gerekse;çevresinde uçurumlar ,okyanuslar ...olsa,

    sonsuz karanlıklar,sonsuz bir yalnızlık,bitmez tükenmez fırtınalar sürüp gitse
    bile,o,bir arşıncık yerde ömrü boyunca,binlerce yıl,hatta kıyamete
    kadar ayakta dursa,yinede öyle bir yaşam ,o anda ölmekten daha
    iyidir.yeter ki yaşasın!nasıl olursa olsun sadece yasasın!aman tanrım ne
    büyük bir gerçek! insan ne kadar alçak bir yaratıkmış.Raskolnikov bir
    dakika sonra "insana bu yüzden alçak diyende alçaktır" diyerek
    sözlerini bitirdi... "

    Suç ve Ceza - Dostoyevski

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Hirsiz olarak mağazaya girdi müslüman olarak çıktı
    YukseLL Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 02-11-2014, 05:20 PM
  2. Yeraltından Notlar / Dostoyevski
    mopsy Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 31-01-2010, 01:08 AM
  3. Fyodor Dostoyevski: Yeraltından Notlar
    shgiptare Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 11-10-2009, 12:16 AM
  4. Dostoyevski
    dogangunes Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 06-06-2007, 10:24 AM
  5. Dostoyevski
    EMRE Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-11-2006, 09:52 PM
Yukarı Çık