Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    İMPARATORUN HABERİ/kafka

    Merhaba!

    Denir ki: imparator sana sen tek kişiye, sen zavallı kuluna, imparator güneşinin önünden çok, çok uzaklara kaçan sen minicik gölgeye, işte dosdoğru sana ölüm döşeğinden bir haber yollamıştır. Yatağının başucunda haberciye diz çöktürmüş ve kulağına fısıldamıştır haberi; hatta pek önem verdiği bir haber olduğundan, haberciye tekrarlatıp kulağına söyletmiştir. Sonra da başını sallayarak söylenenin doğruluğunu onaylamıştır. Ve ölümünü izleyen bütün kalabalık önünde –aradaki duvardan engeller yıkılıp sarayın yukarıya doğru uzayan dış merdivenlerinde, devletin büyükleri halka yapmış dikilmektedir-, bütün bu seyirci kalabalığı önünde haberciyi salmıştır imparator.

    Haberci hemen yola koyulmuştur; güçlü kuvvetli, yorulmak bilmez biridir;bazen bu kolunu bazen öbür kolunu uzatarak kalabalık arasından yol açar kendine. Bir direnişle karşılaştı mı, güneş resmi bulunan göğsünü gösterir; hiç kimseye nasip olmayacak bir kolaylıkla ilerleyip durur. Ancak, kalabalık da işte öylesine büyüktür, odaların sonu gelmez bir türlü. Kalabalıktan bir kurtulsa, nasıl da kuş gibi uçacak ve sen de çok sürmeden onun şahane yumruk seslerini kapında duyacaksın.
    Ama işte nasıl boşuna çırpınıp durur; hala sarayın en içteki odalarından güçlükle yol bulup geçmeye çalışmaktadır; ve asla bu odaların üstesinden gelemeyecektir; gelse de bir şey kazanmış olmayacak, bu kez merdivenlerden inmeye çalışacaktır. Merdivenleri de inse yine bir şey elde edilemeyecek, bu kez avlulardan geçmesi gerekecektir ve avlular bitecek, birinci sarayı içine alan bir ikinci saray çıkacaktır karşısına; ardından yine merdivenler, yine avlular; ve bin yıllar boyu sürüp gidecektir böylece.

    Haydi sonunda en dış kapıdan kendini dışarı atabildi diyelim.—ama dünyada dünyada olmaz böyle bir şey—bir de bakacak ki, daha yeni duruyor karşısında başkent, dünyanın merkezi başkent, tortusu dağ gibi başkent; kimse bir yol bulup geçemez içinden, hele bir ölünün haberiyle asla!
    Sana gelince: Pencerenin önünde oturur, akşam olunca imparatorun haberini düşlersin.
    Franz Kafka

  2. #2
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041
    bu sabah kafka'yla karşılaştık, konuşmadan üstelik, gergedan suskunluğuyla bir öykü anlatıverdi zihninden.

    atımı ahırdan getirmeleri için emir vermiştim.
    hizmetçi beni anlamıyordu. ahıra kendim gittim.
    atımı eğerledim, bindim. uzaktan bir trompet sesi dyuyuyordum, bunun ne anlama geldiğini sordum ona.
    hiçbir şey bilmiyordu ve hiç bir şey duymamıştı.
    büyük kapıda beni durdurup sordu:

    "beyefendi nereye gidiyor?" "bilmiyorum" dedim.
    "sadece buradan gitmek, sadece buradan gitmek. sürekli buradan giderek hedefime ulaşabilirim."
    "hedefini biliyorsun yani?" diye sordu.

    "evet" diye cevap verdim.

    "dedim ya buradan gitmek, işte hedefim bu!"

    alıntı...

  3. #3
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Oyuncak bebek...

    Merhaba!

    “Kafka her ikindi vakti parkta gezintiye çıkar. Hemen her seferinde Dora da onunla gider. Bir gün, hıçkıra hıçkıra ağlayan küçük bir kızla karşılaşırlar. Kafka kıza ne olduğunu sorar. Çocuk bebeğini kaybettiğini söyler. Kafka, olup biteni açıklamak için hemen bir hikaye uydurur. ‘Bebeğin seyahate çıktı,’ der. Kız, ‘Nereden biliyorsun?’ diye sorar. Kafka, ‘Çünkü bana mektup yazdı,’ deyince kız kuşkulanır. ‘Mektup yanında mı?’ der. Kafka, ‘Ne yazık ki hayır, yanlışlıkla evde bırakmışım, ama yarın getiririm,’ diye cevabı yapıştırır. Konuşması öylesine inandırıcıdır ki, kız ne düşüneceğini bilemez. Bu gizemli yabancı doğruyu söylüyor olabilir mi?

    “Kafka mektubu yazmak için hemen eve gider. Masanın başına geçer; Dora onu seyrederken, mektubu tıpkı kendi yapıtlarını yazdığı zamanki ciddiyet ve gerginlikle yazdığını görür. Kafka, küçük bir kızı kandırmak üzere yazmamaktadır. Bu, gerçekten yazınsal bir çabadır ve Kafka da onu doğru yapmaya kararlıdır. Güzel ve inandırıcı bir yalan uydurabilirse, çocuğun kaybettiği bebeğin yerini bir başka gerçekle doldurabilecektir; belki uydurma bir gerçek, ama edebiyat yasalarına göre geçerli ve inandırıcı bir gerçek.

    “Kafka ertesi gün mektubu alıp parka koşar. Küçük kız onu beklemektedir; çocuk henüz okumayı sökemediğinden Kafka mektubu yüksek sesle okur. Taş bebek gittiği için üzgünmüş; ama hep aynı insanlarla yaşamaktan bıkmış. Dünyayı görmek, yeni arkadaşlar edinmek istiyormuş. Küçük kızı sevmediğinden değil, ama çevresini değiştirmek istediği için gitmiş, bu yüzden bir süre ayrı kalacaklarmış. Ama kıza her gün mektup yazıp neler yaptığını anlatacağına da söz veriyormuş.

    İşte bu noktada hikaye yüreğimi sızlatmaya başlıyor.

    “Kafka her gün parka gidip kıza mektup okur. Taş bebek büyür, okula gider, yeni insanlarla tanışır. Küçük kızı ne kadar çok sevdiğini her mektupta yineler, ama bir takım sorunların eve dönmesini engellediğini yazar. Kafka, taş bebeğin küçük kızın hayatından tamamen çıkacağı ana yavaş yavaş hazırlar çocuğu. İnandırıcı bir son bulmaya çalışır, bunu başaramazsa büyünün bozulacağından korkar. Birkaç olasılık üzerinde kafa yorduktan sonra, sonunda bebeği evlendirmeye karar verir. Bebeğin aşık olduğu delikanlıyı tarif eder, nişanı, köy düğününü, hatta bebekle kocasının oturdukları evi bile uzun uzun anlatır. Ve mektubun son satırında, bebek eski ve sevgili arkadaşına veda eder.

    “Tabii o noktaya gelindiğinde, kız artık bebeğini özlemekten, onu aramaktan vazgeçmiştir. Kafka, bebeğin yerine başka bir şey vermiştir çocuğa ve o günler içinde mektuplar kızın üzüntüsünü gidermiştir. Kızın bir hikayesi vardır artık ve insan bir hikayenin içinde, bir hayal dünyasında yaşayabilecek kadar şanslıysa, gerçek dünyanın acıları sona erer. Çünkü hikaye devam ettiği sürece gerçek yoktur.”

    Paul Auster/ Brooklyn Çılgınlıkları

Benzer Konular

  1. Kopru-Kafka
    mopsy Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 08-02-2010, 12:47 AM
  2. Kafka İle Röportaj
    İnci Tarafından Üyeler ile Röportaj Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 22-10-2009, 04:13 PM
  3. Franz Kafka: Kafka'dan Seçme Aforizmalar
    shgiptare Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 27-09-2009, 12:26 AM
  4. ÇOCUKTAN AL HABERİ
    gökhan26 Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-01-2008, 12:58 AM
  5. İMPARATORUN DERSİ
    Karakarizma Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-04-2007, 10:43 AM
Yukarı Çık