Evvelki gün Taksim’den arabayla Fındıklı’ya inerken Mithat Paşa Stadyumu’nun önünde irkildim. Henüz akşamın 6’sı olmasına ve maç vaktine daha 3 saat bulunmasına rağmen görülmemiş bir kalabalık, kafalardan patates kümeleri halinde tribünleri basmıştı. Kapılardaki kaynaşma,fıkırdama, itişip kakışma, naralar, düdük sesleri, çığlıklar da cabası...

Guya karaborsada 50 liralık biletler 300 liraya kadar satılmış...
Düşündüm:
Şu futbolun aşıladığı vecdi, hiçbir devirde hiçbir müessesenin verebileceğini sanmıyorum.
Tek kıvılcımlı bir kütüğü üflercesine cehd ve çile isteyen ruh ve kafa oluşları yerine benzin kadar iştiali kolay nefs hırsına bağlı bir müessese olan futbol, bugünkü insanlığı remzlendirici en korkunç müessesedir; ve bu gidişle, onun cezbettiği yığınları bir araya getirebilecek hiçbir manaya yer görünmemektedir. Futbol, madde hırsının ebedi manayı boğuşuna en keskin örnek...

Dünya çapında büyük inkilap, stadyumu fikir meydanına çevirecek yeni bir ruh nizamının, şimşekler ve gökgürültüleri içinde göklerden haberi geldiği gün konuşulabilir.

İnsanlık, göklerin stadyumunu toprağa indirecek hamleyi bekliyor

Necip Fazıl Kısakürek

kaynak