Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Huzur dersleri

Kültür, Sanat Kategorisi Edebiyat Forumunda Huzur dersleri Konusununun içerigi kısaca ->> Huzur dersleri Ramazan bereketi denir ya, işte tam da ondan bahsedeceğiz. Bilmem farkında mısınız; artık ramazanlar pek çok toplantıya, görüşmeye, ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Tecrübeli Üye diojen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesaj
    437
    Rep Gücü
    19530

    Huzur dersleri

    Huzur dersleri


    Ramazan bereketi denir ya, işte tam da ondan bahsedeceğiz.

    Bilmem farkında mısınız; artık ramazanlar pek çok toplantıya, görüşmeye, konferans ve etkinliğe zemin hazırlıyor, çeşitli kuruluşlar özellikle kültürel etkinlikler düzenlemek açısından neredeyse birbirleriyle yarışıyorlar.

    Eskiden yalnızca büyük şehirlerde düzenlenen bu tür programların gitgide Anadolu kasabalarına kadar yayılması doğrusu entelektüel birikimlerin paylaşılması açısından hayli yararlı da oluyor. Keşke bu toplantılara masanın her iki yanından da daha çok insan katılabilse; daha çok bilgi ve kültür akışı sağlanabilse.

    Lüks otellerde verilen iftar yemekleri bahsi var bir de. Kültürel amaçtan ziyade bir dost ağırlama faslı gibi. Buna da elbette ihtiyaç var, illa ki bu tür lüks sofralarda iftar etmek herhalde fakir fukaranın da hakkı olsa gerektir.

    Anlattıklarımızın paralelinde geçmişe bakacak olursak Osmanlı entelektüellerinin ramazana has toplantıları içinde huzur derslerini en ön sırada görürüz. Osman Gazi zamanında başlayıp Murad Hüdavendigar'ın tertibiyle resmileşen ve her ramazanın ilk sekiz gününde icrası gelenek haline gelen huzur derslerinde şeyhülislam ile onun seçtiği 8-10 kadar alim bulunur, bunlardan birisi (genellikle ulemâdan olur) bir sureden ayetler okuyup meal ve tefsirini verir, sonra da meclistekiler (bunlar da müderrislerden seçilir) sorular sorarak meseleyi müzakere ederlerdi. Öğle namazıyla ikindi arasında ve hünkar huzurunda icra edilen derslerin katılımcıları her gün ayrı kişilerden seçilebilirdi. Müzakerecilere üç aylar başlangıcında ders konusu ve katılım günleri habe r verilir, böylece hazırlıklı bir toplantı icra olunurdu. En son huzur dersi Halife Abdülmecid huzurunda 1924 ramazanında yapılmıştır. Huzur derslerinin sonunda padişaha dualar edilir, o da alimlere hatırı sayılır hediyeler verirmiş.

    Atalarımız huzur derslerine özenerek halk arasında da toplantılar tertip etmişlerdir. Bu toplantılarda da keza zamana ve mekana uygun okumalar ve açıklamalar yapılırmış. Konaklarda ve eşraf arasında Leyla ile Mecnun okumaları, mahalle kahvelerinde Kan Kalesi, Hamzaname, Battal Gazi gibi destanlar okunması gelenektendir. Okunan kitaplar o zamanın imkanlarına göre elyazması olduğundan, ramazandan evvel sahaflardan kira ile temin edilir, okuma bilen bir kişi okudukça anlatıma yorumlar katar, zenginleştirir, hatta mahallileştirdiği de olurmuş. Bu tür meclislerde masrafı bazan tertipleyen karşılar, bazan da kahvehane sahibi kitabı okuyandan kahve ve çay parası almaz, onun yerine dinleyicilere bolca servis yaparmış. Bu meclislerin en büyük sakıncası, hiç şüphesiz, kitabı okuyanın yazıyı söktüremeyip heceleye heceleye okumasıdır.

    Eski çağların entelektüel muhitlerinden biri de enderun iftarlarında teşekkül edermiş. Özellikle ramazan ortasında kutsal emanetlerin ziyarete açılmasıyla birlikte enderun iftarları fevkalade önem kazanır ve devlet ricali burada iftarda buluşmaya can atarmış.

    Bir de lezzeti estetikle buluşturmak isteyenlerin Bayezit Kulesi'nde yaptıkları iftarlar vardır. Ramazanın yirmisinden sonra iki veya üç defa yapılır, katılmak isteyenlerin çokluğu ile hiyerarşik hırgür çıkar, buna mukabil davetiye gönderilenler gelemezlerse paylarına düşen mükellef sofralarını gönderirlermiş. İftarı düzenleyenler, yaşlı olup kuleye çıkamayacak zengin paşalara ve hidivlere davetiye göndererek mükellef sofralar kurdurturlarmış. Oruç haliyle kuleye çıkmanın zahmeti, herhalde yukarıdan Adalar ve Marmara manzaraları ile Yeşilköy taraflarındaki gün batımını seyretmeye değer bir şey olsa gerek.

    Burada bir notu da ilave edelim: Eski İstanbul sofralarının ramazan çorbası işkembeden ibarettir. O kadar ki, iftarda işkembe çorbası bulundurmayan ev sahibi ayıplanırmış. Top atılır atılmaz bütün şehrin, intikam alırcasına işkembe çorbasına saldırdığını varın siz düşünün!..

    Hiç şüphesiz eski ramazanlarda midelerden öte gönüllerin doyması için de zengin ve zarif nimetler ilgililere sunulmuştur. Bugünün ramazanlarında onlardan eksik kalan bir yanımız olduğunu sanmıyorum. Mideler, zihinler, gönüller ve hassaten ruhların ziyafeti adına biz de ona "onbir ayın sultanı" diyoruz zaten.


    ACAYİP / GARAYİP

    Vaktiyle musıkişinas bir Tesbihçi Emir Efendi yaşamış. Bayezit Camii avlusunda tesbih satar, bu sırada kendi bulduğu bir terennüm ile "Tesbihim birer paraya!" diye şarkı okur gibi sesine ahenk verirmiş. Garip tesadüftür, bu tesbihçi öldüğü zaman "Tesbihim birer paraya!" sözünü ebced ile hesap edenler tesbihçinin ölüm yılına tekabül ettiğini görmüşler.


    BERCESTE

    Neşv ü nemâ bulamaz düşmeyicek hâke nebât

    Mütevâzı olanı rahmet-i Rahmân büyütür

    Laedrî

    (Bir tohum, toprağa düşmeyince asla büyüyüp gelişme gösteremez. Çünkü mütevazı olup başını yere indireni Allah'ın rahmeti büyütür.)


    13 Ekim 2005, Perşembe
    iskender pala

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041
    ne güzel her evde aynı çorba;)..
    evet ramazan demek miğde,zihin ve ruhun ziyafeti demk aslında.teşekkürler güzel konu..

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.030
    Rep Gücü
    88647

    Resullerde mutevazi miydi?

    SELAM!

    sayin Diojen, guzel paylasiminiz/paylasimlariniz icin sevgiler...

    Neşv ü nemâ bulamaz düşmeyicek hâke nebât
    Mütevâzı olanı rahmet-i Rahmân büyütür
    Laedrî

    (Bir tohum, toprağa düşmeyince asla büyüyüp gelişme gösteremez. Çünkü mütevazı olup başını yere indireni Allah'ın rahmeti büyütür.)
    Divan siirinin bayrak olmus bu tasavvuf beyitini her okuyusumda
    Hep aklima Kisas-i Enbiya Ayetleri gelir.

    Insanlar tasavvufun mutevazi gorunen devler anlatiminin etkisinde,
    Ilahi delil ararlarken hep Resulleri one surerler.

    Peki Resul alcak gonullu mudur?
    ” Ben tum insanlar arasindan Allah cc sozunu anlatmak uzere SECILEN kisiyim!”

    Yani doneminde yasiyan hic kimsenin Erisemedigi/Erisemiyecegi mertebe BENIM!
    Diyen/demesi farz kilinan kisi, Nebi,Resul,Murselin,Peygamber,Allah cc dostu.......

    Eski Kuryes bunun olabilecek en buyuk OVUNME oldugunu dusunup
    Hemen kendi zenginlerine,OVUNMEYI hak edenlere!? Ilhak etmeye calismistir.
    ”Bu bizim iki sehrimizdeki zenginlerden birine verilmesi gerekmezmiydi?” baglaminda...

    Veya ”BOZGUNCULUK yasak edilmistir!” baglamindaki ayetlere bagli kalmamasi
    Peygamberligi yuzunden ISTISNA edilen Nebi ne kadar mutevazi’dir?

    Isa as’in;” Ben babayi ogluna dusman etmeye geldim!” baglamindaki soylemleri,
    Muhamme as’in;” Allah cc nun yaninda andiginiz EVLIYALARI terk edin!” baglamindaki
    Cagrilari, oturmus kavga cikmayan KURYESI Hakk adina bozmadi mi?

    Bu beyitler bana hep Kisas-i Enbiya ayetlerini hatirlatir.....

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    tesbihçi efendiyi okuyunca bendenizinde hatırına istanbuldaki başka bir tesbihçi hikayesi geldi efenim...
    hani derler ya;"harabat ehlini hor görme zahit,hazineye malik viraneler var"....efenim bu tesbihci efendide günümüzden..gazetede okumuştum sanırım...tesbihlerini;"çeken biliiiirrr,çeken biliiiiiirr" diyerek satarmış.
    evet çekmeyen ne bilsin dimi efem.
    çile çekmeyen,huzurun kıymetini ne bilsin
    zikir çekmeyen,zikretmeyen Allahı ne bilsin.
    çekmeyen ne bilsin ...
    selametle efenim.

Benzer Konular

  1. Hırs, korku ve huzur
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-03-2014, 10:21 AM
  2. İntikam Huzur verir -mi
    dogangunes Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 08-11-2011, 03:30 PM
  3. İç Huzur ile Huzur hakkında!
    cah Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 21-05-2009, 09:33 PM
  4. Biraz iç huzur..
    potansiyeldeli Tarafından Ruh Sağlığı (Psikoloji) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 21-05-2009, 10:55 AM
  5. Huzur...
    Venhar Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 11-04-2009, 06:49 PM
Yukarı Çık