Ortancalar…Ortalık yerdeler..Orta yerindeyim ortası gelmiş bir günün..Dünden kızıl bir yaram var..Dün kadar aşikar gün kadar açık…Döndüğüm yer aynı..Belki pervazım..Belki ben nazım...Ne kadar manidar ve ne içmiş.. neyin sermesti bilmiyorum..Hani bilip te bilmezden gelmenin bilmemeleri gibi..Hilafsız ama doğru değil..Hani tam yerine rast gelse lazım değil..Yol bu yoluk..resimse illa soluk..Dostsa başı dik..Düşmansa ardı dönük..Yüzü görünmesin hani tanınmasın..Kollayıp bir boşluğunu bulup bulunmaz kılsın seni..Nebileyim..Öyle sertte değil aslında..belki serbest ya..belki daha çağırılmamış..belki duymuş ezanı da temennisinde akşam olmamış bir vehmi aydınlık…
Tecdid teceddüt tebeddül tegayyür başkalaşım bam başkalaşım yenilenme..yep yeni olma..İnkılap devrim ..ne bileyim ..Hani bilipte bilmezden gelme.. duyupta duymazdan gelme gibi…İp sallanıyor urgan boyunda halat kadar kalın ..makrame kadar süslü..Saksı kadar askılı…Deniz manzaralı…Hep o aynı sandal..Eskidi de eski esk..i yine durup duruyor durduğu yerde sallanarak…Kabullenmek lazım belki ..feleğe yenilgiyi..Hükmün galibiyetini..hani mahkumiyette değil ya ..mesela yaşlanıyorum..Hani ısak ıslak…Kimi lambalar dayanamıyor kesintiye..Kimi yamulmalarda öyle..Düzelmiyor…
Deliklere adamlar atılıyor…Şimendifer hızla geçerken tünellerden..kanayan yara kanıyor..Ne kadar kısa bir ömür..Çok uzasa müşkül…Aklın başına geldi mi..geldi..takat kalmadı..Ben ettim sen etme teyemmümler..temayüller..meyiller …
Kabullenmek lazım aslı astarında sevgiyi..Bu sevgi işte deyip…Geçen yıllarda hatıralarda ölmekte sevgi deyip…Gözlerinin içine bakarak.. bu sevgi..sevgidendi sevgidir sevgilidir..sevdiği sevdiğimdir..sevdirdiği seveceğim, sevmediğini sevmemekle sevileceğim ve sevineceğim diye söylediğindir sevgi…
Geçiyorken geçen şeyler..benim geçenlerim senin geçenlerin olmasın..senin geçenlerin benim ki kadar geçilesi kalmasın ..belki sen hepsiyle heplenip hep iyisiyle süslenip ardını önüne sürüyerek ve büyüyerek katlanarak yükselip gitmelisin..Mübalağa olur mu hani fazlası söylenir mi hani müsbette olsa aşsa da.. gülüm günün hep gül olsun hani gül sultan ya ..O gül sultan gülden güle gülban ya...anarsak sevmelerini sevilir ya demelerimiz ..diyelim ki niyet doru bir kısrak olarak aparsın kendini..Çölü göl olsun gölü umman..katresi reyhan habbesi derman..Kubbesi mina…Kendi zerresi kendine seyran…
Bir şey der mi şeylerim bana..Bu kadar kapanık abanık mı..Bir ara tarik bir aralık bulunur mu bir ara..Nefeslenir mi enfasımız kabzasındayken kadri kaderince…Mebdesi müntehası iki kutup mesafesi…Yükseldikçe miracı ve açılınca kanatları.. biri oraya biri buraya ayan olur mu olduğu gibi..görünürmü ki..Görsem görürmüyüm ki..Yoksa bir kıvılcım kılçığı patlatır mı ayn’ımı..Yoksa perdesi çekilir nevme dalarken şu tenden perde..Candan bir nikap aralanır mı batnın da güneş pişip pişirirken…
Zor mu “he demi yaa “demek acaba…Acip olan bunu söyleyememek mi acayipçe…Bitti işte..Bir arpa boyum yok..hani incir çekirdeğini doldurmadım.. onun içinde manevi bir kalemle kocaman bir ağaç yazılıyken ..Fındık kabuğunda mı Arap saçına döndüm…Bir bardak fırtınada kopan fırtınada neydi savurdu şeş cihete cihetim çeri çöp..Küçük bir sineğim de bana mı derya geldi bir kaşık su…Neden kaçtım ki yağmurdan.. bana ne yapacaktı ..seher meltemlerinde eser bad-ı tecelli beni yakacak mıydı sanki..Yıldızlar ah yıldızlar…Dizelerin romantizm romatizmalarında saçı yolunmuş manaların…ne kadar farklısın oysa..nazarları recmeder nucumların…Yalnızmıydınız ki siz..Yanılırda yalnız olunur mu?

Evet değişti artık bir şeyler..her şeyler gibi…Kanaatler ve inançlar zorluyor yokuşu…Bilmekler apışıyor köşe başlarında bazen..bazen dönerken gündoğdu’nun yüzü şemse, yüzün yerden kalkmıyor..Bazen korkuyor insan el yordamı dalgalı bir gecede ve geceden bir bahirde yılana tutuyor..mini mini hayat teknesiyle…Bırak deseler bırakmıyor ellerini…Hani ver deseler emaneti emin bir ele gömseler emin bir beldeye emin emin’e vermiyor..Beşte birini de..Beşte birin biride kalmıyor sonra...
Taşımak ve taşınmak ötelere bir ağır yük …Bir hafif ağırlık…Yeteceğine kadar yetmek ile malemal..yetmek içinde yeteceğini yettirene medet…yetmediğin yetmek üstündeyken en büyük devlet………..garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem, Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî! …………….Amiiiinnn…………….

Bir de bodur bir çam ağacı var bahçede bugün biberiyeye benziyor…


Dalgalanmadan durulunmuyor velhasıl……………



m_safiturk