1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 18
  1. #1
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesaj
    216
    Rep Gücü
    888

    Yürek Kapısı

    Selam,

    Herhangi bir şeyin hayâli kurulmuş ve hayâli kurulan şeyle karşılaştığını ZAN edip onunla hemhal (buluşma,birleşme,temas) olunmuşsa, artık sizin bir adet hayal kırıklığınız var demektir.

    Yüreğinizde bir kırık var oldu artık.Yüreğin kırılması için bu kadarcık bir etki dahi yeterlidir.
    Acılar, ızdıraplar, gamlar, yanmalar v.s olmasa dahi bu yeter.
    Onlar ise çatlağı yahut kırığı, yarığa dönüştürmüşlerdir.

    **
    Şems-i Tebrizi der ki;
    "Küpün içinde ne varsa, dibinden sızdırdığı da odur."

    Küpün dibindeki çatlaktan sızan sirke ise, içindekini merak etmeye gerek kalmaz, sirkedir içindeki. İçindeki bal olaydı, sızan da bal olurdu.

    Yüreğinizde kırık var ise, en gizli sırlarınız dahi meydandadır, siz farkında olmasanız bile.

    Yüreğin kapısında öyle bir kilit vardır ki, onda Sultanın mührü bulunur.Hiçbir varlık ve kudret onu dışarıdan açamaz.

    Ancak içeriden, yüreğin içinden açılabilir kapısı.

    Yüreğe giren bu yüzden Sultan muamelesi görür daima.

    Bu yüzden insan Yüreğinden gelen sese daima güvenir.

    Şeytan dahil hiçbir kudret ve başka ruh o kapıyı dışardan açamaz.

    Durum böyle ise, nasıl olur da insanlar yürek seslerini dinlemelerine rağmen tercihlerinin sonuçları negatif duygular (acı, gam, kin…v.s)
    olabilir?
    O tercihleri belirleyen esas kuvvet Yürekten gelen ses değil midir, bazıları Hissetme bazıları ise Duygu demekte.

    Şeytan, yürekteki bu kırıklardan Ruhun ve nefsin haberi olmadan girer yüreklere.Biz ise hâla Yüreğimizin sesini duyuyoruz zan ederiz.

    **
    Acılar işaret fişekleridir, insana gittiği yolun yanlışlığını haber eder.
    Lakin insan patlayan acının meydana getirdiği etkiye yani patlama anına takılır da, o anda meydana gelen kısmi aydınlıktan faydalanıp dönüp içine, yüreğinin içine bakmaz.
    O kısa aydınlık anında bakabilse yüreğinin içine, olanları apaçık görecek.
    Ve elbet kırıkları ve yarıkları da görecek.

    Acının büyüklüğü, hem patlamasını büyütür hem de ışığını fazlalaştırırken aydınlanma süresini de uzatır.
    Bu yüzden bazıları yürekteki kırıkların ve yarıkların sebebi olan o yanlışı
    görürler.
    Sonra o kırığı, yarığı onarmaya girişir kişi.
    Kimisi dikiş atar, kimisi yama yapar, kimisi de tampon yapar tıkar.

    Bu çözüm olmaz.

    En küçük bir sarsıntıda tekrar açılır o yarıktaki dikişler, yamalar düşer, tamponlar dökülür.

    Artık dibi delik bir küpe su doldurmaya çalışmakla geçer ömür.

    O küp asla suyla dolamaz.

    Bunun gibi o yürekte asla doyamaz duyguya, birikemiyor ki daima
    sızdırmakta.

    Doymayan hiç Tatmin olabilir mi?

    **
    Acılar neticedir.

    Hataların neticesidir, yanlışların neticesi.

    Hataya, tercih edilen yollar götürür.

    Esas olan o yola girmeye neden olan ,tercihimizi belirleyen HÜKÜMdür.

    Hüküm ise beyinde var olan bilgilerin, donelerin düşünme denen fiil ile yapılan hesabın sonucudur.Hüküm vermden önce herne kadar düşünme etkili görünse bile, gerçekte Hüküm Yürekten gelen ses ile verilir.

    Hüküm bir tercihe dönüşür.

    Tercih edilen yolun sonunda mutlaka bir olgu vardır, o olguya duygu denir.Sevinç, haz, mutluluk, huzur, hayal kırıklığı, acı, ızdırab v.s hepsi de duygudur.

    Ve tercih edilen bir yolun sonundaki neticedirler.

    **
    Yürekteki kırıkların, yarıkların tek GERÇEK ve KESİN tedavisi vardır.

    O ise hatadan dönmektir.
    Yani sonu acı v.s gibi negatif duygu olan yolun başına dönmek.

    Tercihe sebep olan hükmü görmek ve o hükme sebep olan yanlış
    bilgiyi bulmak ve onu yok etmekle olur.

    Acının yada negatif duygunun yaşandığı yerden,yani neticenin ortaya çıktığı yerden yolu değiştirmek sorunu çözmez.

    Neticeyi değiştiren, yanlış tercihe sebep olan hükme dönüp,yani yolun başına dönüp, o hükme sebep olan bilgiyi yok etmek ve yeni Hüküm, yeni Tercih ile yepyeni bir yola koyulmaktır.

    Bu ise hatayı kabul etmek demektir ve her hata kabulü HADDİNİ bilmek olduğu için, yüreklerde ki zaman geriye döndürülür,tıpkı hatadan döner gibi ve o kırıklar ve yarıklar yok olur.

    Şimdi yepyeni ve sağlam bir yüreğiniz oldu.

    Ve dahi Haddini bilmenin hediyesi olarak Yürekten taşan, Mutlu edecek büyüklükte bir SEVİNÇ...vesselam.

  2. #2
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: Yürek Kapısı

    tesekkurler bu paylasım ıcın arkadasım
    Yurekten taşan her sevıncın buyuklugunde yasamak dılegı ıle

  3. #3
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesaj
    216
    Rep Gücü
    888

    Cevap: Yürek Kapısı

    Alıntı ResuLL´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    tesekkurler bu paylasım ıcın arkadasım
    Yurekten taşan her sevıncın buyuklugunde yasamak dılegı ıle
    eyvallah, hep birlikte inşaallah tüm ademevlatları ile birlikte...

  4. #4
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041

    Cevap: Yürek Kapısı

    Alıntı cah´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selam,

    Herhangi bir şeyin hayâli kurulmuş ve hayâli kurulan şeyle karşılaştığını ZAN edip onunla hemhal (buluşma,birleşme,temas) olunmuşsa, artık sizin bir adet hayal kırıklığınız var demektir.

    Yüreğinizde bir kırık var oldu artık.Yüreğin kırılması için bu kadarcık bir etki dahi yeterlidir.
    Acılar, ızdıraplar, gamlar, yanmalar v.s olmasa dahi bu yeter.
    Onlar ise çatlağı yahut kırığı, yarığa dönüştürmüşlerdir.

    **
    Şems-i Tebrizi der ki;
    "Küpün içinde ne varsa, dibinden sızdırdığı da odur."

    Küpün dibindeki çatlaktan sızan sirke ise, içindekini merak etmeye gerek kalmaz, sirkedir içindeki. İçindeki bal olaydı, sızan da bal olurdu.

    Yüreğinizde kırık var ise, en gizli sırlarınız dahi meydandadır, siz farkında olmasanız bile.

    Yüreğin kapısında öyle bir kilit vardır ki, onda Sultanın mührü bulunur.Hiçbir varlık ve kudret onu dışarıdan açamaz.

    Ancak içeriden, yüreğin içinden açılabilir kapısı.

    Yüreğe giren bu yüzden Sultan muamelesi görür daima.

    Bu yüzden insan Yüreğinden gelen sese daima güvenir.

    Şeytan dahil hiçbir kudret ve başka ruh o kapıyı dışardan açamaz.

    Durum böyle ise, nasıl olur da insanlar yürek seslerini dinlemelerine rağmen tercihlerinin sonuçları negatif duygular (acı, gam, kin…v.s)
    olabilir?
    O tercihleri belirleyen esas kuvvet Yürekten gelen ses değil midir, bazıları Hissetme bazıları ise Duygu demekte.

    Şeytan, yürekteki bu kırıklardan Ruhun ve nefsin haberi olmadan girer yüreklere.Biz ise hâla Yüreğimizin sesini duyuyoruz zan ederiz.

    **
    Acılar işaret fişekleridir, insana gittiği yolun yanlışlığını haber eder.
    Lakin insan patlayan acının meydana getirdiği etkiye yani patlama anına takılır da, o anda meydana gelen kısmi aydınlıktan faydalanıp dönüp içine, yüreğinin içine bakmaz.
    O kısa aydınlık anında bakabilse yüreğinin içine, olanları apaçık görecek.
    Ve elbet kırıkları ve yarıkları da görecek.

    Acının büyüklüğü, hem patlamasını büyütür hem de ışığını fazlalaştırırken aydınlanma süresini de uzatır.
    Bu yüzden bazıları yürekteki kırıkların ve yarıkların sebebi olan o yanlışı
    görürler.
    Sonra o kırığı, yarığı onarmaya girişir kişi.
    Kimisi dikiş atar, kimisi yama yapar, kimisi de tampon yapar tıkar.

    Bu çözüm olmaz.

    En küçük bir sarsıntıda tekrar açılır o yarıktaki dikişler, yamalar düşer, tamponlar dökülür.

    Artık dibi delik bir küpe su doldurmaya çalışmakla geçer ömür.

    O küp asla suyla dolamaz.

    Bunun gibi o yürekte asla doyamaz duyguya, birikemiyor ki daima
    sızdırmakta.

    Doymayan hiç Tatmin olabilir mi?

    **
    Acılar neticedir.

    Hataların neticesidir, yanlışların neticesi.

    Hataya, tercih edilen yollar götürür.

    Esas olan o yola girmeye neden olan ,tercihimizi belirleyen HÜKÜMdür.

    Hüküm ise beyinde var olan bilgilerin, donelerin düşünme denen fiil ile yapılan hesabın sonucudur.Hüküm vermden önce herne kadar düşünme etkili görünse bile, gerçekte Hüküm Yürekten gelen ses ile verilir.

    Hüküm bir tercihe dönüşür.

    Tercih edilen yolun sonunda mutlaka bir olgu vardır, o olguya duygu denir.Sevinç, haz, mutluluk, huzur, hayal kırıklığı, acı, ızdırab v.s hepsi de duygudur.

    Ve tercih edilen bir yolun sonundaki neticedirler.

    **
    Yürekteki kırıkların, yarıkların tek GERÇEK ve KESİN tedavisi vardır.

    O ise hatadan dönmektir.
    Yani sonu acı v.s gibi negatif duygu olan yolun başına dönmek.

    Tercihe sebep olan hükmü görmek ve o hükme sebep olan yanlış
    bilgiyi bulmak ve onu yok etmekle olur.

    Acının yada negatif duygunun yaşandığı yerden,yani neticenin ortaya çıktığı yerden yolu değiştirmek sorunu çözmez.

    Neticeyi değiştiren, yanlış tercihe sebep olan hükme dönüp,yani yolun başına dönüp, o hükme sebep olan bilgiyi yok etmek ve yeni Hüküm, yeni Tercih ile yepyeni bir yola koyulmaktır.

    Bu ise hatayı kabul etmek demektir ve her hata kabulü HADDİNİ bilmek olduğu için, yüreklerde ki zaman geriye döndürülür,tıpkı hatadan döner gibi ve o kırıklar ve yarıklar yok olur.

    Şimdi yepyeni ve sağlam bir yüreğiniz oldu.

    Ve dahi Haddini bilmenin hediyesi olarak Yürekten taşan, Mutlu edecek büyüklükte bir SEVİNÇ...vesselam.

    işte burda size katılmıyorum..
    yanlış tercihlerde yolun başına dönüp yepyeni bir yola koyulun demekle olmuyor ne yazıkki.bazı seçimler elimizde değildir maalesef..ölüm gibi mesela

  5. #5
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesaj
    216
    Rep Gücü
    888

    Cevap: Yürek Kapısı

    Kaynak: cah ................
    Konu RABİA tarafından (19-05-2009 Saat 09:37 AM ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Yürek Kapısı

    Kalp,Allah'ı sevmek için yaratılmıştır.Kalbin sevdiği Allah değilse,kulluğu başkasınadır.Kalbinde Allahtan başkasının aşkını bulunduranların,hasreti devamlı olur.

    O yüzden,sevmelerin dahi ölçüsü olmalıdır.Bu ölçü de ; rıza-ı ilahi'yi gaye edinmektir.Sultanın evine, onun izni olmadan,birini misafir etmek yakışık alır mı ki hiç?
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  7. #7
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesaj
    216
    Rep Gücü
    888

    Cevap: Yürek Kapısı

    Alıntı RABİA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kalp,Allah'ı sevmek için yaratılmıştır.Kalbin sevdiği Allah değilse,kulluğu başkasınadır.Kalbinde Allahtan başkasının aşkını bulunduranların,hasreti devamlı olur.

    O yüzden,sevmelerin dahi ölçüsü olmalıdır.Bu ölçü de ; rıza-ı ilahi'yi gaye edinmektir.Sultanın evine, onun izni olmadan,birini misafir etmek yakışık alır mı ki hiç?
    Sultanın ziyaretgahı Yürek değil Gönüldür...

    İnsnalar Yürek ile Gönülü aynı şey sanmakta....

    Yüreğe melekte, şeytanda, iyilikte kötülükte, gü
    zellikte çirkinlikte girebilir lakin Gönüle giremezler, ulaşamazlar ki girebilsinler....Sultnaın ziyaretgahı Gönüldür, Yürek değil...vesselam.

  8. #8
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Yürek Kapısı

    Alıntı cah´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sultanın ziyaretgahı Yürek değil Gönüldür...

    İnsnalar Yürek ile Gönülü aynı şey sanmakta....

    Yüreğe melekte, şeytanda, iyilikte kötülükte, gü
    zellikte çirkinlikte girebilir lakin Gönüle giremezler, ulaşamazlar ki girebilsinler....Sultnaın ziyaretgahı Gönüldür, Yürek değil...vesselam.
    Kalp;yürek, bir et parçası belki...ama gönül mana aleminde var olmuş...maneviyata ilşkin yani...göz görmez gönlü...çünkü kördür göz maneviyatta...

    buydu sanırım söylemek istediğiniz
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  9. #9
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesaj
    216
    Rep Gücü
    888

    Cevap: Yürek Kapısı

    Alıntı RABİA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kalp;yürek, bir et parçası belki...ama gönül mana aleminde var olmuş...maneviyata ilşkin yani...göz görmez gönlü...çünkü kördür göz maneviyatta...

    buydu sanırım söylemek istediğiniz
    Tam olarak kastım böyle değil...

    Yürek et parçası olduğu gibi, mana alemininde mekanıdır...Duygularımızı Yürekte yaşarız...güzellik çirkinlikte Yürekte olabilir....

    Lakin Gönül,Yürek vasıtası ile elde edilen başka bir alemdir, Yüreğin kapasitesi vardır lakin Gönülün yoktur..

  10. #10
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Yürek Kapısı

    Alıntı cah´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Tam olarak kastım böyle değil...

    Yürek et parçası olduğu gibi, mana alemininde mekanıdır...Duygularımızı Yürekte yaşarız...güzellik çirkinlikte Yürekte olabilir....

    Lakin Gönül,Yürek vasıtası ile elde edilen başka bir alemdir, Yüreğin kapasitesi vardır lakin Gönülün yoktur..
    Yürek bir süzgeçtir öyleyse gönüle...öyle midir?
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Evlerin kapısı yok!
    mopsy Tarafından Turizm Gezi Seyahat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-09-2011, 12:13 PM
  2. Gönül Kapısı
    İnci Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 16-07-2011, 12:30 AM
  3. Sevinç kapısı...
    mopsy Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 22-12-2009, 09:02 PM
  4. Uçurtma Kapısı
    metamorphosis Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 30-08-2009, 08:27 PM
  5. Kalbin Kapısı ..
    Venhar Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 09-11-2008, 12:21 AM
Yukarı Çık