Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    blueice
    Misafir..

    Bir uzun kadın şarkısı

    İnsan sadece İstanbul'da değil, herhangi bir yerde, Ankara'da, İzmir'de, hatta Artvin'de de her an aşık olabilir. Ama yine de İstanbul bambaşka… Kadınlar nasıl düşünürler, bilemiyorum ama erkekler, her an aşık olmaya hazırdırlar. Zaten aşkı yaratan erkeklerdir. Kadın ise aşkın hammaddesidir. Bir erkek her an aşkı yaratmak için harekete geçebilir. Bunun çeşitleri farklıdır tabii… Erkeğin kültür seviyesine bağlıdır. Sokaktan geçen güzel kadına laf atan bir erkek de kayak yaparken gözüne kestirdiği kızı akşam şömine başında yakalayan erkek de aşkı arar. Hatta fabrikanın sekreterine aşık olan işçi, okulun en güzel kızını her gece rüyasından soyan kantinci... İnanın aralarında hiçbir fark yok. Bütün bunları size neden mi anlatıyorum? Çünkü barda bir tek kişi var. O da sizsiniz. Bakın herkes sevgilisiyle masaya oturmuş. Ama siz ve ben bar bölümünde, barmen tarafından en çok ziyaret edilen yerdeyiz. Yalnız olduğumuz için en çok içkiyi de biz tüketiyoruz. Masada olsak, içkimizin arasına sözcükler karışacak, bira ısınacak, rakının buzu eriyecek ve içki tatsızlaştığı için daha yavaş içilecek. Peki ya siz? Oo… Siz viski içiyorsunuz, zengin misiniz? Evet, ben rakı içiyorum, yoo, ben alırım... Siz mi ısmarlıyorsunuz? Neden? Beni mahcup ediyorsunuz. Teşekkür ederim... Ha! Evet, bütün bunları nereden yola çıkarak anlattığımı söylüyordum... Bugün bir kadınla tanıştım. Güzeldi... Ama güzelliğinin ötesinde akıllıydı. Aptal kadına dayanamam da... Neyse, herkes tarafından fark edilen uzun boylu bir kadındı ama ikinci planda kalıyordu. İlk önce ona herkesin sorduğu soruları sorup sıradanlaştım. Ama sonra bir şey fark ettim. Güçlüydü, güçlü görünüyordu. Hep uzun olduğu için öyle yetiştirmişti kendini. Kimseye muhtaç olmayan, boyun eğmeyen görüntüsünün altındaki küçük kızı gördüm. Yapayalnızdı. Koca bir kalabalıkta tek başınaydı. Yorgundu. Keşfedilmeliydi. Birisi onun kendinde gördüklerini görebilmeliydi. İnanır mısınız bambaşka şeyler konuşuyorduk, bense onun içine bakıyordum. Aramızdaki 11 cm bir anda eşitlenmişti... Ve bayım, ben onu tekrar göreceğim. Bunu o başardı aslında, ben değil. Çünkü ben ona nasıl davranacağımı bilemedim. Buna hazır değildim belki de... Neye mi? Ne bileyim? Şerefinize... Pardon! Bir rakı daha alabilir miyim? Ama yapmayın. Ben ödeyebilirim. Param var... Hay Allah teşekkür ederim. Pardon! Bir buz daha alabilir miyim? Teşekkürler. Evet... İşte bu kadın yüzünden aklıma bir öykü geldi. Onunla uğraşıyorum... Neden mi öykü? Çünkü hayalini kursam gerçek olmayacak ki. Hangi hayal mi? Bunda anlamayacak ne var? Aşık oldum! Nedensiz, aniden ve şaşırtıcı! Neden mi şaşırtıcı? Çünkü ben alışkın değilim böyle bir şeye. Düşünün, ben hiç konuşmam. A, tabii şimdi konuşuyorum çünkü biraz içkiliyim. Kadınlardan söz ediyorum. Kadınlarla konuşmak beni yorar. Onlardan bir ilk adım beklemeye alıştım belki de. Şımardım mı acaba? Kendimle çelişkiye düşüyorum bazen. Yani kısacası içimdeki acemiliği terk ettim. Ona nasıl ulaşabilirim? Nasıl yakalayabilirim? Ortak hiçbir şeyimiz yok değil, tamam tamam... Neyse size hikayeyi anlatayım. Umarım dilim çok dolanmaz çünkü bir rakı daha içeceğim. Boyu boyuma, huyu huyuma uysun diye bir aşk peşine düşmezdi o. Çünkü huyuna uyan biri olsa da boyuna uygun olanı nasıl bulacaktı ki? Nereden olacak, tabii ki başka basket takımlarından!.. Yani bir erkekle çıkacak ise o sporcu olmalıydı. Ya da ona yolda rastlamalıydı. Uzun boylu erkekle bakışıp gülümsemeli ve alçaklardaki diğer insanlardan farklı bir aşk yaşamalıydılar... Tanrım, ne kötü bir espriydi o... Herkesin "Eee, yukarıda havalar nasıl?" diyerek şaka yapması. Nefret ederdi bu şakadan. Ne bayattı. Ama yine de o hoşuna gitmiş gibi gülümser ve bazen de "Peki, ya aşağıda havalar iyi mi?" diye cevap verirdi. Yaşamında bir eksik vardı. Neydi o eksik? Sürekli spor konuşup başka bir şeyden söz etmemek mi? Yoksa kitap okumayan, genel kültürü olmayan bir aşık mı? Ya da kazanılan çok paranın bazı şeyleri unutturması mı? Ne aradığını bilmiyordu kısacası. Kime ve niye açılacak ki? Kimse bu düşüncelerini anlamıyordu. Daha doğrusu kimse dinlemiyordu onu. Birini dinlemek. "Ne az konuşur olduk" diye düşünüyordu. İnsanlar artık sadece buluşup beraber oluyorlar. Sonra yemek yiyorlar, geziyorlar ama çok az anlatıyorlar. Çok az konuşuyorlar. Sizi sıkmıyorum değil mi? Sıkılırsanız söyleyin hemen susarım. Devamını mı merak ettiniz? Tamam anlatıyorum. Onunla yolda yürümek ne kadar güzel olacak biliyor musunuz? Ne kadar sıra dışı! Çok sevdiğim bir oyunda şöyle bir söz vardı: "Bir kuş ile bir balık da birbirlerini sevebilirler. Ama nereye yuva yaparlar?" Oysa biz insanız. Çok farklı bu. Ona, onun için bir öykü yazdığımı söyledim telefonda. Komik olan ne biliyor musunuz? Ona bu hikayeyi neden ve nasıl vereceğimi de bilmiyorum. Ne diyebilirim ki? Aslında vermememin bir yolu var. Ona hikayenin devamını ortadan kaldırdığımı söyleyebilirim. Ya da ona ortada hikaye olmadığını, sadece onu etkilemek için böyle bir numara yaptığımı anlatırım. Belki inanır da... Neden böyle oyunlara başvurmayı düşünüyorum? Ne saçma... Ama olmaz... Hikayeyi bir anda okumamalı. Ona bir yolunu bulup parça parça vermeliyim. Neden mi ona bir anda bütün öyküyü vermek istemiyorum? Aslında bu bir oyun! Ama kuralları belli değil. Bu yüzden kuralları keşfedene kadar onu oyalamalıyım. Başka çarem yok çünkü çok yorgunum... Bu uzun kadın, her şeyden vazgeçtiğini belki kendi bile bilmezken evinde televizyon seyrediyordu... Elinde uzaktan kumanda, hangi kanalda ne seyredeceğini bilmeden, her görüntüde iki üç dakika durarak vakit geçiriyordu. Bir an kendini filmlerde hissetti. Sanki televizyonun içine girecek ve değişik olaylar yaşayacaktı. İşte aradığı sözde değişiklik. Ne güzel olurdu. Sanki "Alacakaranlık Kuşağı" gibi... Neler olabilirdi? Acaba insanlar filmlerdeki gibi hayal kuramazlar mıydı? Yani film kahramanı, bir anda hayallere dalar ve geçmişteki olayları yaşar, siz de bunu beyaz perde üzerinde seyredersiniz. Keşke kendisi hayal kursaydı ve bazı şeyleri kafasında canlandırıp yaşasaydı. Bir uzun kadın resmi yaptım. Kimse bilmedi. Hatta kendi bile!.. Nee?.. Birisi şiir okumuştu ya da ona öyle gelmişti... Sağına baktı, karşısında bir erkek duruyordu. İçinden "Kimsin sen?" diye sormak gelmedi. Erkek ona baktı ve "Çay yapabilir misin?" diye sordu. Neden "Tabi" demişti acaba? Yani bir anda odasında beliren bir adama sanki çay yapmak normalmiş gibi, ama olsun. Nasıl olsa bu bir rüya. İşte televizyondan gelen adama çay yapıyor mutfakta. Ve elinde çay ile salona dönünce, orada kimse olmadığını görüp aptallaşacak ve çayı kendi içecek... Bu yüzden çayı kendi sevdiği gibi, açık ve şekerli yaptı. Salona döndüğünde bu sefer sol tarafından seslendi evdeki adam: "Sen içmiyor musun?" Evet, nasıl olsa salonda kimse olmayacak ve televizyondan gelen hayal yerine dönmüş olacak diye tek çay yapmıştı ya... "Yoo, benimki mutfakta. Şimdi alıp gelirim..." Mutfağa giderken, bir şey dikkatini çekti. Adamla aynı boydaydılar. Ama 1.87 değil, 1.75 cm idiler. Buna şaşırmadı. Erkek arkasından seslendi: "Aynı boyda olmamız ne güzel. Uzun boylu olman hoşuma gidiyor." O da mutfaktan seslenerek cevap verdi: "Ben aslında daha uzunum." Ne komik, yani rüyada kısalmak... "Demek ki bilincimin bir yerinde kısalma duygusu yatıyormuş" diye düşündü. 1.75 cm boy da aslında kadın için uzun boy sayılırdı. Kendi çayını aldı ve salona gitti. Erkek konuştu. Bak şiirin devamını yazdım. "Okusana" dedi. Devamını merak etmişti. Kadın bekler, kadın yaşar ama kadın sır vermez. Her yerde yalnızdır. İşte bu yüzden bir uzun kadın resmi yaptım gizliden tual üzerine, yağlı boya. Tıpkı kadın gibi gizemli, karmaşık renkler arasında uzun, bekleyen bir kadın var bu dünyada... Heyecanlanmıştı. "Bunu benim için mi yazdın" diye sordu. "Evet senin için" dedi erkek gururlanarak... Sonra da ekledi: "Her insanın bir hikayesi vardır. Ama her insanın bir şiiri yoktur demiş şair " diye. Gülümsedi. Rüya ilginç bir yöne doğru gidiyordu. Çünkü romantik bir yapısı yoktu. Romantizm, ona biraz aptalca geliyordu. Oysa şimdi biraz hoşuna bile gitmişti. Çayları bittiğinde, ikisi de yan yana oturmuş, film seyrediyorlardı. Ne uzun bir rüya görüyordu. Çok şükür sıkıcı değildi. Yoksa hemen uyanırdı. Film bittiğinde göz göze geldiler. Onu seviyordu. İnanılmaz bir şeydi bu. Hiç tanımadığı erkeğe bakınca, bir anda içine heyecanlar doldu. Heyecan iki göğsünün arasında başlayarak aşağılara doğru indi. Bir anda canı onunla sevişmek istedi. Ama bunu ona söyleyemezdi. Elini tuttu ve hafifçe sıktı. Belki anlardı. Evet. Rüya başka bir rüya olma yolunda gidiyordu. Erkek de onun elini sıktı. Öpüştüler. Evet. Eksik olan bir şey daha çıkmıştı ortaya: İhtiras. Birini gerçekten arzulayabilmekti belki de sorun... Çünkü inanılmaz bir istekle sarılmışlardı birbirlerine. Ne güzel... "Keşke kemiklerimi kırarcasına sıksa beni" diye düşündü. Beni paramparça etse... Sonra da hayret etti bu kadar ani ve hızlı düşündüğüne... Nasıl da gerçekti her şey... Ama... Bir anda erkek durdu... -Ne oldu? -Buraya kadar. Şaşırmıştı. Ne güzel öpüşüyorlardı işte... Erkek gülümsedi. Uzun kadın tekrar sordu. Bir şey mi oldu? -Buraya kadar kurmuştum... Ötesi beni aşıyor çünkü. -Neyin ötesi?.. "Kiminle konuşuyorsun" dedi içeri giren ev arkadaşı. "Hiç" dedi... Hayal bitmişti... "Bir rakı-soda daha lütfen"… Evet, nasıl buldunuz öykümü? Sonunu mu anlamadınız? Ama çok basit... Hayal kuran o değil ki, erkek! Erkeğin hayali o... Peki neden mi kız kısalıyor?.. Hayır, kız kısalmıyor, erkek de uzamıyor. Sadece birbirlerini sevdikleri için eşit oluyorlar. Konu boy değil... Efendim!... Tabi sorabilirsiniz... Neden mi sevişmiyorlar?.. O da çok basit: Çünkü erkek onunla sevişmeyi hayal etmemiş. Ama bakın istememiş değil, hayal etmemiş... Neden mi? Basit: Çünkü o konuyu özel bırakmak istemiş. Dile getirip bozmak değil. Teşekkür ederim... Niye mi?.. Size değil, uzun kadına teşekkür ettim. Evet haklısınız, bütün bunlar benim hayalimdi... Hesap lütfen...


    Kaynak

  2. #2
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Cevap: Bir uzun kadın şarkısı

    Ewet, gerçekten uzun şarkıymış.
    Emeğinize sağlık arkadaşım..
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

Benzer Konular

  1. Kuğunun Şarkısı /Çehov
    mopsy Tarafından Tiyatro Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-02-2012, 08:14 PM
  2. Erkekler gerçekten uzun bacaklı kadın delisi mi ?
    YukseLL Tarafından Kadın Erkek İlişkileri Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 26-01-2010, 03:20 AM
  3. 10 Yılın Şarkısı
    mopsy Tarafından Müzik Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-01-2010, 05:33 PM
  4. Uzun boylu kadın ciddiye mi alınıyor ?
    -BaDe- Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 15
    Son mesaj: 18-10-2009, 09:02 PM
Yukarı Çık