Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 Toplam: 7

Mektup (Necip Fazıl Kısakürek)

Kültür, Sanat Kategorisi Edebiyat Forumunda Mektup (Necip Fazıl Kısakürek) Konusununun içerigi kısaca ->> MEKTUP Genç kız, birkaç aydan beri esrarlı mektuplar alıyor. Daktiloyla yazılmış, imzasız mektuplar... Bu mektuplarda onun günlük hayatı en mahrem ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Mektup (Necip Fazıl Kısakürek)

    MEKTUP

    Genç kız, birkaç aydan beri esrarlı mektuplar alıyor. Daktiloyla yazılmış, imzasız mektuplar... Bu mektuplarda onun günlük hayatı en mahrem ve tamamıyla şahsî çizgilerine kadar anlatılıyor ve sonuna birkaç kelimelik bir öğüt cümlesi eklenerek imza yerine bir (V) harfi konduruluyor. İlk mektup şöyle başladı:

    «Küçük hanım;
    Çalıştığınız dairenin müdürü sizden ümidini kesince iş bahanesiyle sizi paylamak adiliğine düştü ve daktilograf olarak bir işe yaramadığınızı yüzünüze söylemeye kadar vardı. Siz de ona şu cevabı verdiniz: (Tarafınızdan beğenilmemi sağlayacak şartlardan daima uzak kalacağım!..) Dikkât ediniz; bu adam tehlikelidir ve asîl tavırlardan anlayacak biri değildir.»

    Ve bu satırların altında bir (V) harfi...
    Bu mektubu yazan kim olabilirdi?.. Her halde müdürün kendisi...
    Bir iş vesilesiyle müdürün odasına girince, orada gözleri yere doğru, şöyle dedi:

    - Mektubunuzu aldım!
    - Ne mektubu?
    - (V) imzasıyla yazdığınız mektubu...
    - Çıldırdınız mı siz?..
    -Buyrun!..
    Ve çantasından mektubu çıkarıp uzattı.
    Müdür mektubu bir hamlede içip başını kaldırdı:
    - Bunu ben yazmadım!

    Müdürün doğru söylediği çok geçmeden meydana çıktı. Mektuplar üstüste geliyor ve genç kızın en hurda işlerine kadar nelerden haber vermiyordu:

    «Küçük hanım;
    Size, tek başınıza sinema sinema sürtmemenizi ihtar eden annenizin kalbini kırdınız ve kadıncağızı saatlerce ağlatıp yine sokağa vurdunuz! Unutmayın ki, cennet, annelerin ayaklan altındadır!...»
    Yine (V)...
    Bu iş artık genç kızı dehşetten dehşete çekmeye başlamıştı. Annesi okur-yazar değildi; genç kızın yatak odasındaki daktilo makinesinin tozunu almaktan başka bir şey bilmezdi. Mektubu yazmış olamazdı. Öyleyse?.. Bu basit vak'ayı annesiyle kendisinden başka bilen olmadığına göre?...
    Yoksa semavî bir ihtar karşısında mıydı?
    Mektuplar sıklaşmaya ve her güne binmeye başladı. «Allah versin!» diye terslediği dilenciden, krediyle alıp borcunu ödemediği kürke; bütün bir gün kaynattığı dedikodulardan, yakışıklı bir delikanlının daveti üzerine gidip son dakikada vaz geçtiği ve geriye döndüğü randevuya kadar, neler neler!
    Artık çıldıracak hale geldi. Bu sırrı çözmek için hoca hoca gezmeye koyuldu.
    Ona, ermişliği söylenen münzevî bir din adamını salık verdiler. Ermişliği söylenen ihtiyar, gık demeden genç kızı dinledi ve gösterdiği mektupları ona okuttu.
    - Kızım; gaibi Allahtan başkası bilemez ve bu sırrı kimse çözemez. Ama, bana öyle geliyor ki, sen, müthiş bir günah korkusu çekiyorsun!.. İşte bu halin o mektupları yazdırıyor!
    - Kime yazdırıyor?
    - Orasını bilemem! Adetâ vicdanın senin içinden çıkıp mektupları yazan kalemin içine giriyor!
    Korkunç!..
    Ermişliği söylenen din adamının yanından adetâ koşarak kaçtı ve son mektubu aldı:
    «Küçük hanım;
    Ermişliği söylenen din adamı sana gerçeği bildirdi. Mektupları yazdıran vicdanındır. Zaten altındaki (V) harfi de bunun ispatı değil mi?... Vicdanını ara! İmza (V)...»
    Sır çözüldü...
    Genç kızın apartman kapısı çalındı. Kapıda, sırıtkan, posta müvezzii:
    - Yine her günkü mektuplarınızdan biri...
    - Onları hep sizin postahanenize mi veriyorlar?
    - Hattâ apartmanınızın kapısındaki posta kutusuna atıyorlar. Oradan mektupları alırken dikkât ettim. Bu zamana kadar bu işi başka arkadaş yapıyordu.
    - Demek ki, mektuplar, bu sokakta oturan birisi tarafından geliyor.
    - Belki de bu apartmanda oturan birisi tarafından...

    Annesi, aynı günün gecesi, romatizma ağrıları tutup uyuyamayınca, duyduğu bir tıkırtı üzerine usulca koridora çıktı. Kızı, sırtında beyaz bir (robdöşambr), heykel gibi dimdik, giriş kapısına doğru ilerlemekte... Onu arkasından görüyor... Sol eli göğsünde, sağ eli sarkıtılmış... Ve sağ elinde bir zarf...
    Kızını ürkütmemek için, olduğu yere mıhlandı. Onun bir uyur-gezer olduğunu biliyordu.

    (1971)

    Hikâyelerim'den

    Necip Fazıl Kısakürek


    kaynak
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye ResuLL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesaj
    975
    Rep Gücü
    1697

    Cevap: Mektup

    Üstadın kalemını okumak guzel her demde..
    Tsk ler Rabia

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Mektup

    Asil tavırlar..... diye devam eden cümlede
    Genç kızımızın Asalet'ten hissesinin büyük oduğunu görebiliyor yada okuyabiliyoruz.
    Bunu haykıran ve his kulağına üfliyen ise VİCDAN denilen insani sıfat.

    Daktilo üstündeki tozlar dan maksat ise ( benim anladım kadarı ile ) geçici ve temizlenebilen nahoş tavırlara işaret olsa gerek ( bunda bir nükte var ). Annesinin sadece o tozları temizliyebilecek durumda olmasını... ise '' görünüşte basit bir görüntüyü ifade ederken... Hakikatte o basitlik altındaki mananın Ender şahsiyetliğini nazara veriyor ''

    Kıssalar hisseler içindir bilirsiniz.

    Kendi tahlillerimde noksanlıklarım olduysa affola... daha çok şey yazabileceğimi düşünüyorum bu konuda ama SUSMAK evladır cehaletimin tamamen tebeyyün etmemesi için.

    Emeğine sağlık can dost.
    Hak ile iştigal etmezsen,
    Batıl seni istila eder.... İmam-i Şafi-i

  4. #4
    güney
    Misafir..

    Cevap: Mektup

    Herkesin "vicdanı" mektup yazmaya kalksa neler olur neler...
    Hanginizin vicdanı mektup yazmaya hazır?....

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Mektup

    Alıntı M ü e l l i f...´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Asil tavırlar..... diye devam eden cümlede
    Genç kızımızın Asalet'ten hissesinin büyük oduğunu görebiliyor yada okuyabiliyoruz.
    Bunu haykıran ve his kulağına üfliyen ise VİCDAN denilen insani sıfat.

    Daktilo üstündeki tozlar dan maksat ise ( benim anladım kadarı ile ) geçici ve temizlenebilen nahoş tavırlara işaret olsa gerek ( bunda bir nükte var ). Annesinin sadece o tozları temizliyebilecek durumda olmasını... ise '' görünüşte basit bir görüntüyü ifade ederken... Hakikatte o basitlik altındaki mananın Ender şahsiyetliğini nazara veriyor ''

    Kıssalar hisseler içindir bilirsiniz.

    Kendi tahlillerimde noksanlıklarım olduysa affola... daha çok şey yazabileceğimi düşünüyorum bu konuda ama SUSMAK evladır cehaletimin tamamen tebeyyün etmemesi için.

    Emeğine sağlık can dost.

    Keşke yazsaydın...çıkarımların, öyküden daha fazla lezzet verdi...

    Alıntı güney´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Herkesin "vicdanı" mektup yazmaya kalksa neler olur neler...
    Hanginizin vicdanı mektup yazmaya hazır?....
    Herkesin vicdanı var mı ki...?
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesaj
    1.271
    Rep Gücü
    39041

    Cevap: Mektup

    aman yarabbim çok kötü oldum ..ne güzel yazılmış.ilk defa okudum ve inanılmaz beğendim.demekki yaptıklarından en rahatsız olan yine kendisi buda iyi birşey sayılır .hiç vixdanı olmayanlara göre...rabia devamını bekliyorum bu hikayelerin...

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Mektup

    Alıntı shgiptare´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    aman yarabbim çok kötü oldum ..ne güzel yazılmış.ilk defa okudum ve inanılmaz beğendim.demekki yaptıklarından en rahatsız olan yine kendisi buda iyi birşey sayılır .hiç vixdanı olmayanlara göre...rabia devamını bekliyorum bu hikayelerin...
    ''Kötü bir işin en gizli şahidi vicdanımızdır''. (Hz.Ömer r.a.)

    İnşallah canım...
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

Benzer Konular

  1. Necip Fazıl Kısakürek
    Server Bedii Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 17-03-2010, 04:01 PM
  2. Aşk (Necip Fazıl Kısakürek )
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 18-03-2009, 11:53 PM
  3. İdeal,Necip Fazıl Kısakürek
    RABİA Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-03-2009, 10:40 AM
  4. REİS BEY (Necip Fazıl Kısakürek)
    SAHARAY Tarafından Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-02-2009, 03:49 AM
  5. Necip Fazıl Kısakürek
    Karakarizma Tarafından Kültür, Sanat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-02-2007, 06:02 PM
Yukarı Çık