Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Bilgi çağı anneme emanet

    Ben küçük bir kız çocuğuyum... Yaşım 11. Sabahleyin annem her sabah beni yedi buçukta servise bindiriyor. Okula gittiğimde yanımda beslenme çantam; dersten önce bir şeyler atıştırıyorum. İlk teneffüste bir “dürülülülü” sesi. Birkaç arkadaşım cep telefonuna davranıyor, ama piyango bana vuruyor. Annem beni cep telefonumdan arıyor. “Yeliz, sandviçini yedin mi?” “Evet, anne yedim.” “İyi, dışarıda çok dolaşma, arkadaşlarınla çok içli dışlı olma, biliyorsun grip salgını var!” “Evet, anne...”

    Annem böyledir. Onun annesi de böyle miydi bilmiyorum. Ben doğmadan ölmüş. Böyle giderse, ben de onun gibi bir anne olacağım. Kendime hiç güvenim yok. Annem olmadan, susasam su bile içemem. Geçenlerde binbir çabayla izin alarak bir arkadaşıma yatıya gittim. Annesi, yatacağım yere sermem için bir çarşaf verdi. Çarşafı sermeyi beceremedim, hiç yapmamışım ki! Büyüyünce nasıl olacak bilmiyorum. Ne diyorlardı, hah “taylör”... Bir taylör giyip işe gideceğim, servis varsa tabii... Servis olmadan ben nasıl işe giderim? İnşallah işyerinin servisi vardır. Yoksa da önemli değil, servisi olan bir iş bulurum ben de... O zaman nasıl olacak acaba, annem yine arayacak mı, çayını içtin mi, öğlen yemeğini yedin mi, insanlarla el sıkışma mikrop bulaşır diye... Yok, yok abartıyorum, böyle olmaz. İş dünyasında başka şeyler olmalı. Mesela toplantı yapmak gibi. Babam hep toplantılardan söz eder. Acaba ben nasıl konuşurum toplantıda? Kolay, önce annemi ararım, “anne, toplantıda nasıl konuşayım” diye. Yok, yok böyle de olmaz. En iyisi öğretmenime, şeey... işyerinde öğretmen olmaz, ama müdür vardır elbet, tıpkı okuldaki gibi... Evet, en iyisi müdürüme sormak. Acaba, tuvalete giderken de sormalı mıyım, müdür beye? Acaba, her istediğimi verirler mi işyerinde? Oyun bahçesi olan büyük bir oda. Şaşırmayın, oyun bahçesi benim için değil, çocuğum iş yerine ziyarete geldiğinde sıkılmasın diye. (Ben annemi ziyaret ettiğimde çok sıkılıyorum da. )Ben annemlerden ne istersem alıyorlar, müdür bey niye almasın? Acaba müdür bey, her istediğimde para verir mi? Okuldaki öğretmenim “çalışmadan para kazanılmaz” diyor ama kazanılıyor, işte... İstiyorum, annemler veriyor. Niye müdür bey de vermesin! İş görüşmesinde hemen soracağım, “siz her istediğimde para verecek misiniz” diye. Yok vermiyorlarsa, hemen başka iş bakacağım.

    Acaba yeryüzündeki bütün çocuklar benim gibi mi yetişiyor? Öyle olmalı, annem bana örnek oluyor. Ben de kendi çocuklarıma örnek olacağım. Evde babam kral gibi. Abim de, neydi o, geçenlerde filmde duymuştum. Hah, “veliyah”. Evet, babam kral, abim de veliyah gibi. Annem pırpır, ne isterlerse anında veriyor, hiç öyle televizyondaki gibi “az sonra” yok. Babam öncelikli tabii, su getir, yemek koy, gömleğimi ütüle ve haydi yatağa. Annem, her zaman onları hayatının merkezine yerleştiriyor. Annem işyerinden geldiğinde, çoğu zaman kızgın. Bize değil, işyerindekilere... “Biz çalışıyoruz, hep erkekler terfi ediyor...” diyor ve benzeri şeyler. Seviyor da olsa, kızıyor da olsa, hayatının hep merkezinde erkekler var.

    Geçen gün öğretmen, Türkçe dersinde bir gazeteden bir yazı okuttu. Melih Arat yazmış. Şöyle bir şeyler diyordu. Artık yeni bir çağdaymışız. Değişmemiz gerekiyormuş. Kendimize güvenmemiz, araştırma yapmamız, başkalarına saygı duymamız gerekiyormuş. Bizim evdekilerin bu durumla ilgisi yok tabi. Bizim evde kimse bana güvenmiyor. Baksanıza sandviçimi bile yiyip yemediğimi telefonla kontrol ediyorlar. Öğretmenim sınavda başımda, kopya çekerim diye. Gel de kendine güven. Araştırma yapmak ve soru sormak imkansız. Annem, babam, öğretmenim ne derse, doğru illaki odur. Bana bazen söyledikleri doğru gelmiyor, acaba öyle mi diye araştıracak, soru soracak olsam, hemen susturup yerime oturtuyorlar. Bir gün okulda “Kıbrıs’ta yaşayanların çoğunluğu madem Rum, niye onlar Kıbrıs’ı yönetmiyorlar?” diye sordum, öğretmen beni az daha vatan haini ilan edecekti. Öğretmenimin dağıttığı yazıda başkalarına saygı duymamız gerektiğini söylüyordu. Öğretmenim beni saymıyor. Babam annemi saymıyor, annem beni saymıyor, abim annemi ve beni de saymıyor. Aslında babamı da saymıyor da, korkusundan öyle görünüyor. En çok annemin beni saymamasına içerliyorum. Bazen onu kader arkadaşım gibi görüyorum. Hiç olmazsa, o beni saysa ya...

    Yazıda diyordu ki sorumluluk duymak, gelecekte ihtiyaç duyulacak yeni yetenekler kazanmak, neydi empati kurmak-çevremizdekilerin yerine kendimizi koymak, bildiklerimizi sorgulamak gerekir. Kendimizi ve hayattaki rolümüzü yeniden tarif etmeliymişiz. Değişim insanın kendisinden başlarmış. En zoru da başkasını suçlamak yerine şimdiki halimizden, mevcut kendimizden vazgeçmekmiş.

    Bütün herkes daha önce çocuk olduğuna göre bütün iş de annelere düşüyormuş, çünkü çocuğun gelişiminde en etkili olan annelermiş. Anneler, çocuklarını yetiştirmede özellikle benim anneminki gibi aşırı koruyucu tavırdan vazgeçmeliymiş. Çünkü bu bizlerde özgüvenin gelişmesini engelliyormuş. Sorunlarla kendi başımıza çıkamıyormuşuz, tıpkı benim bir yatak örtüsünü serememem gibi. Ama gel de bunu anneme anlat.

    Kadınların -bir gün ben de kadın olacağım- bu durumda olmasının sebebi, bir pisikiyatik doktora göre yine kadınlarmış. Erkekler, kadını kafalarında mantıklı bir yere koyamayınca, kadınlarda kendilerini bir yere koyamazmış. Böylece kadına kişilik değil, gündelik işler kalmış. Doğru galiba, bazen annem babama “senin yanında kişiliğim kalmadı” diyor. Şu yazıya göre içine girdiğimiz yeni çağ, her şeyin sorgulanması ve her şeyin değişmesi için fırsatlarla doluymuş. Bu fırsatı kullanmaksa kadınlara kalmış. Annem, bu fırsatı kullanmayacak galiba, olsun yine de annemi çok seviyorum. Bana gelince, bugünden tezi yok, değişime başlıyorum, uzaktan kumandaya son, bundan sonra okula giderken cep telefonu evde kalacak!

    Melih ARAT

  2. #2
    Süper Aktif Üye kirmizigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    Istanbul, Turkey, Turkey
    Mesaj
    3.148
    Blog Mesajları
    22
    Rep Gücü
    18820

    Cevap: Bilgi çağı anneme emanet

    bilgi cagi o cagda yasayanlara babam benden evvel amma ben babamdan ileriyim
    analar cocuklarinin büyüdüyüne bir türlü inanmazlar onlari kirmadan dugru bitdiklerimizi
    yapalim bu güzel aydinlatici bilgileri bizlerle baylastigin icin tesekkürler.

  3. #3
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913

    Cevap: Bilgi çağı anneme emanet

    Aslında herzaman bilgilerine ihtiyaç duyduğumuz kşiler onlar

Benzer Konular

  1. Canım Anneme Ne Alsam?
    dogangunes Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 13-08-2013, 04:37 PM
  2. Sormalıyım Anneme
    TUTKU12 Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-11-2010, 07:19 PM
  3. Anneme ve Babama
    sadece ben Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 16
    Son mesaj: 20-02-2009, 03:30 AM
  4. Anneme ve Bütün Annelere
    memedi Tarafından Dualar Hadisler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-02-2008, 11:22 PM
  5. ANNEME İTHAFEN
    Karakarizma Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-05-2007, 04:04 PM
Yukarı Çık