Sana bir şeyler diyecektim, günlerce hazırlanmıştım. Sabahları uyanıp aynanın karşısına geçip, provalar yapmıştım. Ezberden söyleyip, unutunca yazmıştım. Sanki ben yazmamış gibi, okurken zorlanmıştım. Heyecandandır demişti, içimden bir ses.
Heyecan..
Sanırım ilk defa hissetiğim bu duyguyu şaşkınlıkla izlemiştim. Hiç bir kıyafeti yakıştıramamıştım kendime. Sanki ben değişmiştim...
Yüzüm bile yabancıydı o günlerde. Saçımı yeniden tıraş ettirmiş, senelerdir aynı berbere gittiğim halde bu defa beğenmemiştim.
Adama sorsan aynıydı, ama ben görüyordum farklıydım işte farklı...
Sonra geceleri uyuyamamış, hayaller kurmuştum. Seni göreceğim anı, gelişini, duruşunu, bakışını
her anını hayal etmiştim. Her gece sana konuşmuş, rüyalarımda dilim tutulmuş, kabuslardan nefes nefese uyanmıştım. Sana anlatacaklarım vardı. Senden habersiz sakladığım kelimelerim..
O kadar çok şey birikmişti ki içimde, sayfalar yetmiyordu.
*
oOgün giderken; "günlerdir bekliyorum, artık yoruldum. " demiştin bende seni yormaktan yorgundum..
Haklıydın...
Bilemezdin..
Gözlerinde kaybolduğumdan, adressizdim ismin dilimde olduğundan sözsüzdüm.
Bu sebeple
Gözlerimi dil yapmış, onunla anlatıyordum içimin birikmişlerini. Sen söz istiyordun... Kelime...
Nefes... Bu üç kuruşluk zaman aşkı bize böyle öğretmişti.. Ve hepimiz öğrendiklerimizi bekliyorduk. Sırf sen gitme diye gözlerimin sesini kesmiştim o günlerde. Sana dil olmak için günlerce ugraşmıştım. Hep o günü beklemiştim. Bütün içimdekileri anlatacağım o gün...
Sen, hiçbir şey demeden gitmiştin.. ,Ben bir tren istasyonunda belki seni götüren bu trendir diye
bütün trenlerin kompartımanına oturup sana yazdıklarımı okumuştum.
Ses vermeyen koltuklar, pencereler dinlemişti beni. Her yanım hüzün, her yanım ayrılık, her yanım sen olmuştun. Ben okudukça dile gelmişti sensizliğe ait kırılmışlıklar. Günler birbirini kovalamış sen bir türlü gelmemiştin.
**
Yaşım kaç ? Şimdilerde bilmiyorum, Bu kaçıncı tren ? Unuttum. Olurda bir duyan olur, seni gören bir göze rastlarım diye nicedir bu istasyonda bekliyorum. Ve sana yazdıklarımı bilmem kaçıncı kez okuyorum..
***
Ödünç bıraktığın ayrılığın elimde,
Seni uyuyor- sana kalkıyorum...


saadet bayri