Yalnızlığın katili çift kişilik uykular.
Onunla yatmak!
“O” diye başlanıp biraz ertelenmiş bir yatakta boğazlanan isli sabahlar.
İsmini unuttuğum siyah beyaz bir filmden koparılmış bir söz şimdi kulaklarımda;
“yere dökülen su toplanmaz”
Kirlenmiştir kadın aktris.
Erkeğin teninde binlerce başka kadın kokusu.
Kiminle,hangi berbat karanlığın dipsiz ölü saatinde,nerede ve kaç kez uyandım hatırlarmıyım ki şimdi?
Besbellidir kıvılcım kaçışları tetikleyen.
“O”diye var ettiklerim hangi şehvet tütsülü aşkın bedeninde uyuyorlar şimdi bilemem.
Ama sanırım beni asla unutamayacaklar…
Sabah ezanıyla koyunlarından süzülüp,saçakların ilk kırlangıçlarıyla kaldırımlara akşamdan kalma tükürüğünü bırakan adam aslında hiç olmadı.

Uyku tek kişiliktir!
Düşlerdeki yalnız gerilim kimseyle paylaşılmaz.
Fazlasıyla gerçek kurgulanmış bir gecenin karanlığında,sabaha karşı kendini ucuz bir illizion olarak kaybetmek...
Herkes bilir aslında bu oyunun hilesini.
Lakin herkes kanmaya dünden hazır.
Sedef kakmalı sandıklarda,birileri inanmasın diye zulalanan bir aşkın küfrü bu.
Belki bana kalan sadece biraz düş.
Parasızlığın ve korkuların kendi içinde kendini vurduğu gri bir Aksaray akşamı.
Hani sabah vurulmadan bir gece ölür ya!
Bir gece önce unutur ya aşk bir sonraki geceyi...


Sen uyu
Bırak gölgem kapı aralığından yatağına sızsın.
Birazını saklarım belki yastığımın altına bıraktığın gözlerinin...
Üzgünüm!
Omzumun bir yanı düşük.
İmam Adnan kırık ayak seslerimi bekliyor.
Gün gelir sokaklar kan gibi tutar.
Dönerim belki.
Aklımın pimi çekilmiş.
Kim bilir belki biraz darmadağın yüzüm.
Dökülsün tüm kuşku hummalı İstanbul.
Menekşe gözlerden arındırılmış.
-Kaygısız-
Biraz Sadri Alışık.
Biraz Fatma Girik edasıyla bulursam seni paspasın altında.
Ki ha sen
Ha senden arda biraz karanlık.
Birinizin uykusuna inat!
Söz,
diğerinizin açık gözleriyle keseceğim bileklerimi...



Serdar Bostancı


Kuşku Kırlangıcı Uykusuz Kadınlar :: SiyahKahve.com