Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 Toplam: 8
  1. #1
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Acı... (Rabia)

    Acı...En çok sen anlarsın beni...
    Avuçlarımdan umutlarım çalındığında içimdeki çığlığın adıydın çünkü sen...
    Acı...En çok sen bilirsin...Düşleri çalınmış bir genç kızın gerçeklerden nasıl da nefret ettiğini...Çünkü sen nefretimin en yakın şahidisin...
    Acı...Hep benimle kal...Çünkü bana en çok yakışansın sen...Bütün alıştıklarım gibi beni bırakma birgün.Sen bu hayatta en ziyade alıştığım ve bana en ziyade yakışansın...

    Acı...Kanat yüreğimi...Bugün kanamak istiyorum.Sana kanmak istiyorum bugün...

    Acı öldür beni...Ölmek istiyorum bugün...

    Acı...Acıt Beni...


    Rabia
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    Tecrübeli Üye anarshe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesaj
    260
    Rep Gücü
    141

    Cevap: Acı...

    ne acilarla yasayabilir insan omrunun sonuna kadar ne de acisiz...her acida tadilmayan bi zevk vardir...acilar olmayinca hayat kolay sanilir acilar varki hayat insani olgunlastirmis...vs..vs..vs..

  3. #3
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Acı...

    Acı anlar, tatlı anların kıymetini bilmemizi sağlıyor.Teişekkürler
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  4. #4
    Süper Aktif Üye M ü e l l i f... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    2.690
    Blog Mesajları
    11
    Rep Gücü
    7721

    Cevap: Acı...

    Zeval'i LEZZET elem olduğu gibi .....
    Zeval'i ELEM dahi lezzettir....... R.N.K

  5. #5
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Kaç acının daha kanına girmeliyim,sen damarlarımda dolaş diye...?
    Ne zaman geleceksin,sana gelmeyi beceremeyen bana?

    tutup ellerimden kaldırmanı bekliyorum...huzuruna çivile beni diye...huzurundan gayrı her yerde huzursuzum,yar...
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  6. #6
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesaj
    216
    Rep Gücü
    888
    Acılar işaret fişekleridir, insana gittiği yolun yanlışlığını haber eder.
    Lakin insan patlayan acının meydana getirdiği etkiye yani patlama anına takılır da, o anda meydana gelen kısmi aydınlıktan faydalanıp dönüp içine, yüreğinin içine bakmaz.
    O kısa aydınlık anında bakabilse yüreğinin içine, olanları apaçık görecek.
    Ve elbet kırıkları ve yarıkları da görecek.

    Acının büyüklüğü, hem patlamasını büyütür hem de ışığını fazlalaştırırken aydınlanma süresini de uzatır.
    Bu yüzden bazıları yürekteki kırıkların ve yarıkların sebebi olan o yanlışı
    görürler.
    Sonra o kırığı, yarığı onarmaya girişir kişi.
    Kimisi dikiş atar, kimisi yama yapar, kimisi de tampon yapar tıkar.

    Bu çözüm olmaz.

    En küçük bir sarsıntıda tekrar açılır o yarıktaki dikişler, yamalar düşer, tamponlar dökülür.

    Artık dibi delik bir küpe su doldurmaya çalışmakla geçer ömür.

    O küp asla suyla dolamaz.

    Bunun gibi o yürekte asla doyamaz duyguya, birikemiyor ki daima
    sızdırmakta.

    Doymayan hiç Tatmin olabilir mi?

    **
    Acılar neticedir.
    Hataların neticesidir, yanlışların neticesi.

    Hataya, tercih edilen yollar götürür.

    Esas olan o yola girmeye neden olan ,tercihimizi belirleyen HÜKÜMdür.

    Hüküm ise beyinde var olan bilgilerin, donelerin düşünme denen fiil ile yapılan hesabın sonucudur.Hüküm vermden önce herne kadar düşünme etkili görünse bile, gerçekte Hüküm Yürekten gelen ses ile verilir.

    Hüküm bir tercihe dönüşür.

    Tercih edilen yolun sonunda mutlaka bir olgu vardır, o olguya duygu denir.Sevinç, haz, mutluluk, huzur, hayal kırıklığı, acı, ızdırab v.s hepsi de duygudur. Ve tercih edilen bir yolun sonundaki neticedirler.

    alıntı-yürek kapısı

  7. #7
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573
    Alıntı cah´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Acılar işaret fişekleridir, insana gittiği yolun yanlışlığını haber eder.
    Lakin insan patlayan acının meydana getirdiği etkiye yani patlama anına takılır da, o anda meydana gelen kısmi aydınlıktan faydalanıp dönüp içine, yüreğinin içine bakmaz.
    O kısa aydınlık anında bakabilse yüreğinin içine, olanları apaçık görecek.
    Ve elbet kırıkları ve yarıkları da görecek.

    Acının büyüklüğü, hem patlamasını büyütür hem de ışığını fazlalaştırırken aydınlanma süresini de uzatır.
    Bu yüzden bazıları yürekteki kırıkların ve yarıkların sebebi olan o yanlışı
    görürler.
    Sonra o kırığı, yarığı onarmaya girişir kişi.
    Kimisi dikiş atar, kimisi yama yapar, kimisi de tampon yapar tıkar.

    Bu çözüm olmaz.

    En küçük bir sarsıntıda tekrar açılır o yarıktaki dikişler, yamalar düşer, tamponlar dökülür.

    Artık dibi delik bir küpe su doldurmaya çalışmakla geçer ömür.

    O küp asla suyla dolamaz.

    Bunun gibi o yürekte asla doyamaz duyguya, birikemiyor ki daima
    sızdırmakta.

    Doymayan hiç Tatmin olabilir mi?

    **
    Acılar neticedir.
    Hataların neticesidir, yanlışların neticesi.

    Hataya, tercih edilen yollar götürür.

    Esas olan o yola girmeye neden olan ,tercihimizi belirleyen HÜKÜMdür.

    Hüküm ise beyinde var olan bilgilerin, donelerin düşünme denen fiil ile yapılan hesabın sonucudur.Hüküm vermden önce herne kadar düşünme etkili görünse bile, gerçekte Hüküm Yürekten gelen ses ile verilir.

    Hüküm bir tercihe dönüşür.

    Tercih edilen yolun sonunda mutlaka bir olgu vardır, o olguya duygu denir.Sevinç, haz, mutluluk, huzur, hayal kırıklığı, acı, ızdırab v.s hepsi de duygudur. Ve tercih edilen bir yolun sonundaki neticedirler.

    alıntı-yürek kapısı
    Acının herzaman bir netice hükmünde olduğunu söylemenin pek de doğu olacağını düşünmüyorum...Neden derseniz,din hizmetini yapmakta iken insafsızca sürgün edilenlerin,taşlananların,zindana atılanların çektiği acı , Hakk'ın rızasına ittiba ediyor...

    Mesela, halklarının gözünde devleşmiş kişilerin, zulme karşı boyun eğmeyişleri ve her türlü acıya katlanışları da, halkın sevgilisi olmaya netice veriyor...

    acı ,güzel şeylere netice veriyor diyemez miyiz?
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  8. #8
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Mesaj
    216
    Rep Gücü
    888
    Alıntı RABİA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Acının herzaman bir netice hükmünde olduğunu söylemenin pek de doğu olacağını düşünmüyorum...Neden derseniz,din hizmetini yapmakta iken insafsızca sürgün edilenlerin,taşlananların,zindana atılanların çektiği acı , Hakk'ın rızasına ittiba ediyor...

    Mesela, halklarının gözünde devleşmiş kişilerin, zulme karşı boyun eğmeyişleri ve her türlü acıya katlanışları da, halkın sevgilisi olmaya netice veriyor...

    acı ,güzel şeylere netice veriyor diyemez miyiz?

    Kardeşim şöyle ifade edeyim,

    Acı, bir Haldir, bu Halin yaşanması İnsana hoş gelmez...

    Acısını tahkik eden kişi, acıyla neticelenen yolu izler ve o yolun en başına gelir, orada bulacakları ve göreceklerinden ders çıkarırsa elbetteki acı hayırlara vesile olur..

    Lakin bu şart değildir ve meşakkatli olan yöndür...

    Acı dahi iyiliktir bize Rabbimizden, acı sayesinde Yüreğine hiç bakmamış birçok kişi Yüreğine bakarda orada yaptığı tüm iddiların şahitli neticelerini görür...

    Güzelliğin kıymeti çirkinlikten değildir...

    Doğrunun değeri yanlışlıktan değildir...

    Hoşun değeri acıdan değildir...

    Güzelliğin değerini bilmeyene, çirkinlikle öğretilir...

    Doğrunun değerini bilmeyene, yanlışlarla öğretilir...

    Hoşun değerini bilmeyene ise acıyla öğretilir...

    Hasılı,

    Allah için zindana atılan, kötülüklere uğrayanlar, acı çekmediler, onlara o acılar ulaşamadı bile...

    Dışardan bakan perdeli göz empati yaptı, ben olaydım çok acı çekerdim dedi ve onlarında acı çektiğine hükmetti...

    Tıpkı Ateşe atılan İbrahim atamız gibi, dışardan bakanlar ateşte yandı gördüler, o ise Gül bahçesine düştü...

    Olmak için elma bile ateşe ihtiyaç duymuyor, Yürek için acıya gerek yok....vesselam.

Benzer Konular

  1. Rabia sorularımız var.....
    güney Tarafından Üyeler ile Röportaj Foruma
    Yorum: 31
    Son mesaj: 26-03-2010, 05:25 PM
  2. Rabia-i Adviyye Hazretleri (Rahmetullahi aleyha)
    nefisetülilm Tarafından Tasavvuf Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-11-2009, 02:28 PM
  3. Moderatörümüz ... Rabia....
    güney Tarafından Duyurular-SSS Foruma
    Yorum: 33
    Son mesaj: 01-02-2009, 10:55 AM
  4. Rabia'ya.....
    M ü e l l i f... Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 25-12-2008, 11:05 PM
  5. Rabia Köle Olamaz
    Gül@y Tarafından Dini Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-05-2007, 12:08 PM
Yukarı Çık