KORECE Korede konuşulan dil. ANSİKL. Korenin ulusal dili olan bu dil ayrıca Japonyaya göç etmiş 690 000 Koreli tarafından da konuşulur. 6 yerel öbek ayırt edilen lehçeler bugün de etkin biçimde kullanılır. Bu lehçeler, standart kilden, vurgulama, sözlük ve sonekleme özellikleriyle ayrılır. Standart korece, Seulde kullanilan ağız temel alınarak standart biçim listesidir. Korecenin tarihi pek iyi bilinmez ve kalıtsak ilişkileri tartışmalıdır. Bitişimli bir kil olduğundan altay ailesine bağlanması önerilmiştir. Japoncayla bir akrabalığı olduğu da ileri sürülmüştür;ama iki dilin dilbilgisel dizgeleriyle benzerliklerin çok sayıda olmasına karşın ses yapıları birbirinden çok uzaktır. Korecede sözcük, bir kökten ve tümcedeki sözdizimsel işlevi gösteren soneklerden oluşur. Ama cins ve sayı kategorileri belirgin değildir. Tamlayan her zaman tamlanandan önce gelir. Bildiri yöneltilen kişinin toplumsal konumuna göre kulanılan saygı bişimlerinin önemini de belirtmek gerekir. Sözlük, tarih boyunca Çinceden çok etkilenmiştir; günümüzde, özellikle teknik alanda Japoncanın etkileri görülmektedir. Korece, Ki hanedanının beşinci kralı Kecongun, Çinceden aktarılan eski ideografik dizgeleri(idu) değiştirtmekle görevlendirdiği bir bilginler topluluğu tarafından 1446da bulunan özgün bir ABCyle (hangul) yazılır. Bilgileri artık işe yaramayan yazıxılar bu durumu içlerine sindiremediklerinden Çince ideogramlar kullanmayı sürdürdüler. Bu nedenle de yeni ABC büyük güçlüklere benimsedi(xx.yy.başı). Bu, 24 harfli (özellikle ikili ünlüler) Bir araya gelebilir . ESKİ KORE EDEBİYATI Bu edebiyat, İ.S 1.yy.dan 1905e dek uzanan bir döneme yayılır ve yerel dili, Çin harfleriyle gösterme düzeni olan idu ile yada 1446da bulunan Kore ABC sı Hangıl yardımıyla eski Kore dilinde yazılmış yapıtları, bir de Kore dilinde değil de, klasik Çinceyle kaleme alınmış yapıtları kapsar. Şiir.Her zaman bestelenmiş ve şarkı olarak sölenmiştir. İlk Kore şiirlerine hyang ga(kır şarkıları)denirdi: idu ile yazılmış yalnızca 25 tanesi elimize geçmiştir. Bu Mattungun şarkısı bibi kısa tekerlemelerin buddha ya da konfuçius kökenli daha yüce esinli yapıtlarla bir arada bulunduğu 4, 8 ve 10 dizeli yapıtlardan oluşmuş oldukça karışık bir bütündür Hyanggaların çoğu, vı. Ve x. yy.lar arasında, Şilla döneminde yazılmıştır, Onu izleyen dönemde, Koryo hanedanı zamanında (918-1392) egemen tür canggadır (uzun şarkı). Bunlar, her dizesi genellikle 3 hecelik 3 guruptan oluşan ve uzunluğu (10-50dize) değişen şiirlerdir. Gyong gi üslubundaki şiirler, yazarları konfuçiusçu seçkinler tabakasından aydınlar olan cangganın bir türüdür. Konular daha felsefi ve ağırbaşlı bir sadeliktedir. En ünlü Canggaların bazıları şunlardır: Sogyong pyılgok (pyongyangın şarkısı), Dong Dong (Dört mevsim için od), Çongsan pyolgok (Yeşil dağların türküsü), kasiri (Gidecek misin?) ve Bu şiirlarin yazarları bilinmektedir Eski edebiyatı En son dönemi olan Li ya da Yi hanedenı zamanında (1392-1910) iki şiir türü göze çarpar. Bunlar sico ve gasadır. Siconun en yaygın türünde 3 dize vardır; yapısı şöyledir: a)3-4-3/4-4, b)3-4-3/4-4, c)3-5-4-3. iki iki dizede konu geliştirilir; üçüncü ve dördüncüde, genellikle mizah ya da hüzünle yüklü özgün ve beklenmedik bir biçimde sonuca varılır. Önceleri seçkin tabakaya özgü olan sico, kısa sürede toplumun tüm sınıfları arasında yayıldı. Bu, kuşkusuz en tanınmış şiir türüdür ve Japonların haiku*suyla karşılaştırılabilir. Korelile r in en değer verdiği sicolar amiral Li Sun-Sin ve kadın şair Huang Cin-İnin sicolarıdır. Şiirdeki duygusallığın anlatımı siconun özlü anlatımıyla sınırlanamayacağı için, Li hanedanından başlayarak Koryo gyong gisine dayalı şarkı ve dans sözleriolan gasa geliştirildi. Bu türün getitdiği tek kısıtlama uyarınca, her dize dört heceli iki grup içeriyordu, ama dize sayısı sınırlanmamıştı ve bazı gasalar yüzlerce hatta binlerce dizeden oluşuyordu.