Merhaba

İmparator Meiji’nin Şiirleri

Usui Sensei’in yetenekli ve çalışkan bir öğrencilik dönemi geçirdiği anıt mezarında yazmaktadır. Amerika’ya, Avrupa’ya ve Çin’e eğitim için seyahat ettiğinden bahsedilir. Mikao Usui 1865 doğumludur ve doğumuyla seyahatleri göz önüne alınırsa, İmparator Meiji’nin yurtdışına eğitim için gönderdiği öğrencilerden biri olduğunu varsayabiliriz. Haliyle Mikao Usui’nin yaşadığı dönem İmparator Meiji’nin dönemine denk gelmiştir. Tabiri caizse Japonya Aydınlık çağını ve reform çağını yaşarken, Usui Sensei’de bundan nasibini almıştır. Bu yüzden dolayı Mikao Usui’nin, Meiji’nin şiirleriyle bu kadar yakından ilgilenmesini, şiirlerin içeriklerinin derin olmasının yanı sıra, bu sebebe de bağlayabiliriz.



Tabi ki bu sebep dışında Meiji’nin şiirleri derin anlamlar taşımaktadır. Yazdığı şiirler sadece o dönemi değil hayatın gerçeklerini içermektedir. Bu noktada yakaladığı küçük farkındalıklar çok önemlidir. Hayata dair bu küçük ayrıntılar, hayatın ana kurallarını vermektedir. Bu yüzden en az 5 prensip gibi Reiki’de Meiji İmparatoru’nun şiirleri de önemlidir diye düşünüyorum.

Tüm yönleriyle Reiki isimli kitapta şiirlerden şöyle bahsedilmiştir;

“Meiji İmparatoru’nun “Gyosei” denilen 125 şiiri “waka” formunda yazılmıştır. Waka, ilk mısrada beş heceden, ikincide yedi heceden, üçüncüde beş, dördüncüde yedi ve beşinci mısrada yine yedi heceden oluşmuştur. Dr. Usui bunları, öğrencilerinin dikkatini gerekli olan noktaya odaklamak amacıyla kullanırdı. “



Ben burada birkaç şiirini paylaşıp, anlayabildiklerimi aktaracağım. Ama 125 önemli şiirini de okumak isteyen Walter Lübeck, Frank Arjava Petter ve William Lee Rand’ın ortaklaşa yazdıkları Tüm Yönleriyle Reiki isimli kitabı edinebilirler.

İçtenlik
Bu dünyada
İnsan kalbinin içtenliği
Öfkeli bir Tanrıyı bile
Ağlatabilir.

Meiji bu şiirinde, içtenliğin önemini çok basit ve güzel bir dille anlatmıştır. Bir insanın içten ve samimi olması onun tüm eksilerini kapatabilmektedir. Çünkü yapaycılık kişinin kendi gerçekliğini reddedip, başka bir gerçeklik yaratması ve o yarattığı gerçekliğe inanarak yaşaması demektir. Haliyle bu da kişinin yükselişindeki en büyük engellerden biridir. Ne olursa olsun bir şeyleri değiştirmek için öncelikle kendi gerçeğimizi keşfetmek zorundayızdır. Bu gerçeği keşfettiğimizde bunun değiştirilebilir ya da değiştirilemez olduğunu fark edebiliriz. Eğer değiştirilemeyecek bir gerçekliğimiz ise; bu, kalbimizin kötü olmadığının, iyi niyetli olduğumuzun ama yaptıklarımızın elimizde olmadığının göstergesidir. Bu noktada bahane üretmek en büyük yanlışlardan biridir.



Şelale
Nehrin ortasında ki kaya
Şelalenin sesini öyle arttırıyor ki,
Ne akan suyun,
Ne de başka şeyin sesini,
Duyabiliyorsun…

Bu şiir kendi benliğimizi nasıl dogmalarla kısıtladığımızı ve bu kalıplar içine sıkışarak daha ötesini göremeyecek hale geldiğimizi çok iyi anlatıyor. Bazen tüm kalıplarımızdan, bahanelerimizden kendi çağırışlarımızdan kurtulup, doğanın ve içimizdeki o asıl benliğimizin sesine kulak vermeliyiz.

Akıl
Rüzgâr ve denizin
Sakin olduğu bir günde
Geminin kaptanı
Her zamankinden
Daha çok dikkat eder.

Hayatımızda mutlaka iniş ve çıkışlar vardır. Eğer bir şeyler durgunlaşmaya başladıysa o zaman hayata dikkat etmemiz gerekir. Özellikle yükseliş yolunda ilerleyenler bilir, her çıkıştan önce bir durgunluk dönemi olur. Ayrıca her inişten önce de durgunluk dönemi oluşur. Bu yüzden hayatımızın en durgun ve sessiz anları, beraberinde gelecek bir olayın habercisidir. Bu sessizlik ne kadar yoğunsa, gelebilecek veya olabilecek şeyde o denli büyüktür. Atalarımız bunun için “Fırtına öncesi sessizlik” diye isimlendirmişlerdir. Yine Meiji’nin şiirinde de hayatın bu kesitine dair bir anlatım gör



Hayatta sürekli karşımıza engeller ve zorluklar çıkar. Bunlar bizi daha mükemmel hale getirmek içindir. Bazen şiirde de anlatıldığı gibi geniş bir yola geliriz. Yani ferah bir dönemdeyizdir, önümüz açıktır, istikamet bellidir, bolluk ve bereket bizim yanımızdadır. Ama bu şekilde olması bile o yolda engel ya da zorluk olmayacağı anl***** gelmez. Hayatta sınanmadan geçirdiğimiz süreç yoktur. Bu yüzden dikkati elden bırakmak tehlikelidir.



Yol
Eğer
doğru yolda isen
Bu dünyanın
Hiçbir tehlikesi
Seni etkilemez

Tutturduğumuz yol, yapacağımız yanlışları ve beraberinde başımıza gelecek tehlikeleri belirler. Eğer doğru bir yolda isek tabi ki engeller çıkacaktır ama bu engeller daha mükemmel hale gelmemiz için olacaktır. Bu süreçte başımıza tehlike gelmeyecek, öğrendiğimizi öğreneceğizdir. Eğer yol doğru değilse o zaman başımıza tehlikeler, zorluklar çıkabilir. Bunları da yaratan yine bizizdir.



Şiirler bakış açısına göre farklı yorumlanabilir cinstedir. Ben yukarıda kendi yorumlarımı ve deneyimlerimi, şiirden çıkardıklarımı aktardım. Ama siz daha derin bir felsefe görebilirsiniz. Bu yüzden aşağıda sevdiğim şiirleri de sizlerin yorumunuza bırakıyorum.

Maden
Eğer ısı saçan
Altından bir dağ bile olsa
İçini açmadan
Işığını göremezsin.

(Genel)
Ne zaman
Pirinç tarlalarında
Sıcaktan bunalan çiftçileri
Düşünsem,
Hava çok sıcak da olsa,
“Sıcak” diyemem.

Soğuk Bir Gecede Düşünce
Gece soğuk,
Fırtınanın sesi ile
Uyandım
Köylülerin evlerini düşünüp
Endişelendim.

(Genel)
Sık sık
Kendine bak
Farkına varmadan kaybolabilir
Hatalar yapabilirsin.

Toz
Ortalığı toz kaplandığında
Altından güzel şeyler çıkmasa bile
Yine de güzeldir
Temizlenmek…

(Genel)
Düşündüğün bir şey
Gerçek olursa
İzin verme
Seni yoldan çıkarmasına
Ve sakın unutma
Alçakgönüllü ol.

Bir gün
Ruhumun
Tıpkı
Yeni doğan güneş gibi
Gençleşmesini dilerdim.

Su
Kaynaktan temiz ve berrak gelse de
Kirli bir dereye akınca
Suyun kirlenmesi
Ne kötü…


Çamurla kaplı ağaç
Ne zaman
Çamurla kaplı
Bir ağaç görsem
Gözden saklı İnsanlar
Olduğu aklıma gelir.


Akıl
Kocaman geniş dünyada
İnsan aklı
Bağlantılar kurarken
Kendi dar alanında
Tuzağa düşer.

Oktan Keleş’in Yazı Dizisi (Sırdaş-6.Bölüm, Netpano)
Tüm Yönleriyle Reiki

mparator Meijiden nsanla Armaan; Bilgelik Dolu iirler