Merhaba



Yoruldum. Beynimde bitmek bilmeyen “neden” sorularından, sussan diyorum kendime.
Sussan ve otursan.

Ruhu nasırlaşmış der yazarın biri “piç” olsan.
Yâda piç yapsan inançlarını, bildiklerini ve gördüklerini terk etsen, duymazdan geliyorum gecenin bu saatinde kendimi.
Anlamsızca tuşlara dokunuyorum kendimden kaçabilmek için.
Şu veya bu demek istemiyorum dışarıda kalan kimselere, aptallılarına, acımasızlıklarına ya da şefkat sunan anlarına.
Olduğu gibi bakmak istiyorum ama başaramıyorum sanki sahneden her ayrılış
seni konuşturdukları başka bir sahne evet bedenim ve ruhum yok orda.
Ama ellerinde bir kukla, değme vantrilokların ağzından kendimi dinliyorum.

Sussan diyorum repliklerini bozacaksın kendinin ve onların.
Şaraba uzanıyorum iki kadeh dolduruyorum anlamsızca.
Şarabı ve içmeyi bırakmalıyım ağzımda ki bu tat yüzünden konuştuğumu düşünüyorum.

Sonra kendimi duyuyorum konuş ki seni göremesinler
akıllarında sahip oldukları yerine sana sahip olmasınlar.

İkinci kadehi umursamadan önüne koyuyorum
ama içmeyeceğine emin olduğum için ve tadını asla bilemeyeceğin için.

House of Durden