1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 32
  1. #1
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Müzikaller Tarihi

    Öncelikle temel bir tanimlamayla baslayalim,

    Müzikaller, bir hikayeyi (yazili müzikaller) anlatan ve/veya bir gösteriyi icra eden, farkli yetenekteki sanatçilarin yer aldigi (revü), popüler stilde müzigi ve diyaloglari isleyerek kullanan; sahne, televizyon ya da film yapimlaridir.

    Yazili müzikallere pek çok isim verilmistir: mizahi opera, operetta, opera bouffe (bofey), burlesque (borlesk), burletta, ekstravaganza, müzikal komedi... Revüler ise köklerini: varyete, vodvil, müzikli sahne ve minstrel sovlara (ask temali) dayamaktadir.
    Shakespeare'in "gülün adi farkli olsada yine o tatli kokusu hissedilir" cümlesi bu farkliliklarin ortak noktasini en güzel sekilde tanimlar. En iyi müzikaller asagidaki üç özellige sahiptir:

    Beyin: Zeka ve stil
    · Kalp: Kendine özlük ve inanilir duygu
    · Cesaret: Yaratici ve heyecanli birsey ortaya cikarma dürtüsü

    Elbette kalite ve bu özelliklerin bulunurlugu ticari basariyi garantilemez ama en azindan bu özellikler zamana karsi koyma anlaminda cok büyük sans getirir.

    Bence iyi bir müzikal, orijini ne olursa olsun iyi bir müzikaldir. Beyaz perde ya da televizyon için yazilan müzikaller, sahne için yazilanlardan daha az ilginç ya da etkileyicidir diyemeyiz. Dolayisiyla, Astaire ile Rogers veya Rodgers ile Hammerstein karsilastirmalarinda, müzikallerin yine de en güzellerini ele aliyoruz demektir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #2
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    MÜZIKALLER NE ZAMANDIR VAR?

    Sözlü hikaye anlatim sanatinin (müzikli ya da degil) baslangici, kayitli tarihten cok daha öncelere dayanmaktadir. Antik Yunan'da, M.Ö. 5. yy döneminde sahne komedilerine ve trajedilerine müzigin ve dansin dahil edildigini ve yogun biçimde kullanildigini biliyoruz. Atinali bazi oyunyazarlarinin mevcut müziklere oyun yazdigini, öte yandan Aeschylus ve Sophocles gibilerinin kendi bestelerini kullandiklarinin kayitlari var. Açik hava amfitiyatrolarda sahnelenen bu tip oyunlarda seksüel mizah, politik ve sosyal igneleme, janglörler ve oradaki kitleyi eglendirecek her türlü tema kullanilirdi. Söylenen koro parçalari, genelde oyun içinde olan olaylara yorum veren, durum bildiren sarkilar olurdu ve sololar tarafindan duyulmazdi. O zamanlarda yazilan kimi oyunlarin senaryolari ve sarki sözleri günümüze kadar ulasabilse de, antik müzikal notasyonlarla ilgili herhangi bir bulgu bulunamadigi icin melodiler çok uzun zaman önce kaybolmustur. Bu oyunlarin varligi bildigimiz anlamda müzikal tiyatronun gelisimine direkt bir etki saglamasa da, oyun müziklerinin varliginin 2500 yil öncesine dayandigini kanitlamaktadir.

    Romalilar, Antik Yunan tiyatrosu geleneklerini ve formlarini aldilar ve genisletip, gelistirdiler. M.Ö. 3. yy’da Plautus’un komedileri sarki ve dans rutinleri içeriyor ve tam orkestrasyonla sahneleniyordu. Romali aktörler, dans adimlarinin büyük, açik hava sahnelerde daha iyi duyulabilmesi için sahne ayakkabilarina metal parçaciklar (sabilla) tutturuyorlardi – ilk tab ayakkabilari. Buna ek olarak, Roma tiyatrolari binlerce kisiye ev sahipligi yapabildigi için, etkileyicilik ve özel efekt kullanimi konularinda da oldukça ilerleme kaydetmislerdi. Bunun yankilari da günümüzde halen duyulmaktdir.

    Orta çagda, Avrupa’nin kültürel sahne anlayisi, turne yapan minstreller ve zamanin popüler sarkilariyla basit komedilerini sergileyen gezgin sanatçilarin performanslarini izlemekle kalmisti. 12. ve 13. yy’da, dinsel dramalar çok revaçtaydi. Bunlardan bazilari, The Play of Herod (Herod’un Oyunu) ve The Play of Daniel (Daniel’in Oyunu) günümüze kadar ulasabilmistir. Bu tip oyunlar, kilise koro ve sahnelerinde sergilenmek üzere daha çok dinsel edebiyatin ögretilmesi amaciyla kullanilmis ve müzikal tiyatronun otonom bir formu içinde gelisimine devam etmistir.
    Bu tarz ve anlayis, Rönesans döneminde yerini bir Italyan geleneksel oyunu olan ve “kopuk” palyaçolarin benzer hikayeler içinde dogaçlama olarak oynadiklari commedia dell’arte akimina birakmistir. Harlequin, Pulcinella ve Scaramouche gibi karakterlerin oynadigi bu oyunlar, Bati sahne komedisine yepyeni bir anlayis getirmis ve yüzyil boyunca popüleritesini kaybetmemistir. Rönesans dönemi boyunca resmi “müzikal tiyatro” anlayisi cok nadir görülse de, 1600’lerin sonlarinda Kral XIV. Louis ve meclisi tarafindan sarkili ve dansli eglencelerin talep edilmesi karsisinda Moliere, kendi birçok oyununu sarkili komedilere çevirmistir. (Müzikleri Jean Baptiste Lully tarafindan yazilmistir)

    1700’lerle birlikte, Britanya, Fransa ve Almanya gibi dönemin en büyük kralliklari tarafindan ortaklasa kabul gören iki müzikal tiyatro formu olusmaya basladi – zamanin popüler sarkilarinin alinip üzerine yeni sözlerin yazildigi, John Gay’in The Beggars Opera (1728) isimli oyununu örnek gösterebilecegimiz ballad opera ve orijinal söz ve bestelerin yer aldigi, çogunlukla romantik altyapili, Michael Balfe’nin The Bohemian Girl (1845) isimli oyununu örnek gösterebilecegimiz comic opera (kurgu opera). O dönem ikiye ayrilan bu yol, bizi en kilit soruyu sormaya yöneltmektedir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  3. #3
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Müzikaller Operalarin alt kolu mudur?

    Operalar 1500’lerden beri bizimle olsa da çagdas müzikal tiyatro ve filmler büyük operanin direkt alt kollari sayilmazlar. Buna ragmen opera, klasik tiyatronun bir alt koludur. Rönesans yazar ve bestecileri Yunan dramasini canlandirmaya çalisirken bunlara müzik eklediler ve aslinda bu, büyük operanin dogumu oldu. 1800’lerdeki dogumundan itibaren müzikaller, kimi zaman operalardan etkilendi ancak asil bilesenlerini baska kaynaklardan temin etti. Modern müzikallerin esas kaynagi vodvil, borlesk gibi pek çok diger form oldu – opera degil.
    Elbette ki 1800’lü yillar boyunca ve 1900’lerin basinda büyük opera melodileri, dönemin popüler müzik kültürünün birer parçasiydi ve bu yüzdendir ki dönem müzikallerinde bu melodilerin etkilerine rastlanir. Fakat, mesela “comic opera” olarak adlandirilan ve 1880 ve 90’larin Broadway’ine damgasini vurmus, Gilbert ve Sullivan çalismasi olan Robin Hood hiç de opera degildi, en azindan çogu insan opera terimini kullanmiyordu. Yapimcilar bu tip sovlari “comic opera” olarak adlandirarak kulaga daha yüksek bir zevk ürünü gibi gelmesini saglayarak pazarlamaya calisirken, uzatilmis diyaloglar ve dönemin popüler müzigine göre dizayn edilmis melodileriyle aslinda o eserler açikça birer müzikaldi.
    Kimi saygin yazar ve sanatçi bu konuda benimle farkli düsünse de, onlarin fikirlerine de saygi göstererek, simdiye kadar düsüncemden sapmami gerektirecek kadar kuvvetli bir aciklamayla karsilasmadim. Sonraki sayfalarda da okuyacaginiz müzikal gelenegi ve kültürü, büyük opera çalismalari üzerine kurulmamistir. Bunun yerine gündemi takip etmesi, ve kimi zaman yasal kisitlamalara maruz kalmasi, müzikalleri tamamen farkli bir stil ve ruhla ayakta kalmaya mecbur etmistir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #4
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    1700-1865
    Müzikal İşçileri

    Ağır Başlangıçlar


    Günümüzün Amerika Birleşik Devletleri henüz onüç İngiliz kolonisinden oluşuyorken, canlı eğlence anlayışı genellikle bir bira evinde, bardaklarca esmer birayı kafaya dikmekten ibaretti. İlk profesyonel tiyatrolar Philadelphia ve Charleston’da kuruldu. O zamanlar, her ne kadar New York 1664’ten beri İngilizlerin elinde bulunuyorduysa da şehir uzun bir süre boyunca Hollandalı kurucularının ruhunu temsil etmeye devam ettiğinden, 1730’lara kadar pek çok profesyonel gezgin sanatçı tarafından düzenli olarak ziyaret edilmiyordu.

    O dönemlerde İngiliz oyun ve oyuncularının Amerikan koloni sahnelerini doldurması kaçınılmazdı; zamanın müzikal önerileri:

    pandomim – sesli diyalogların yerine vücut dilinin kullanıldığı oyun türü

    ballad opera – Popüler balladların yeni satirik şarkı sözleriyle yeniden düzenlendiği, kurgu oyunlar

    En güvenilir modern kayıtlara göre, Amerika’da oynanan ilk tam uzunlukta müzikal oyunu Charleston’da, 1735 yılının ilk aylarında sergilenen ve ballad opera tarzındaki Flora (veya The Hob on the Wall) isimli oyundur. New York’un ilk bilinen profesyonel müzikal yapımı ise, prömiyeri 3 Aralık 1750’de yapılan, 5 temsili koşulan, Walter Murray ve Thomas Kean’in gezgin tiyatro grubu tarafından sahnelenen, John Gay’in satirik İngiliz ballad operası The Beggar’s Opera’dır.

    Amerikan Devrimi, tüm tiyatro fromları üzerinde ciddi etkiler bıraktı. 1774’de Ulusal Kongre tarafından verilen bildiride tüm teatral “eğlenceler” kıstlanırken, eyaletler de zaman içinde tüm sahne performanslarını yasaklayan kanunlar çıkarmaya başladılar. Profesyonel gezgin gruplar dağılmaya ya da ülkeyi terk etmeye zorlandılar. Tüm bu tiyatro karşıtı yasalar 1780’e kadar ciddi anlamda etkili oldu ancak Massachusetts ve Rhode Island bu yasakları 1790’lara kadar yürürlükten kaldırmadı. Zaten bu zamanlar da, ithal çalışmaların popüleritesinin yükseldiği dönemlere denk gelmektedir.

    İlk Amerika müzikalleri çoğunlukla comic opera (orijinal söz ve bestelerle yazılmış, satirik operalar) tarzındaydı. Dönemin başlıca oyunları:

    Edwin and Angelina, veya The Bandetti 1791’de yazıldı ve muhtemelen tek temsilini Aralık 1796’da yaptı.
    Tammany, veya The Indian Chief bir anti-federalist operaydı, 3 Mart 1796’da New York’da prömiyeri yapıldı ancak librettoları günümüze kadar ulaşamadı.
    The Archers, veya The Mountaineers of Switzerland, yazarı William Dunlap, bestecisi Benjamin Carr, 8 Nisan 1796’da New York’da prömiyeri yapıldı. William Tell hikayesinin işlendiği oyun ilk üç temsilinden sonra Boston’da iki temsil daha yaptı. The American Musical Stage Before 1800 (New Brunswick, NJ: Rutgers University Press, 1962, p. vii) adlı kitabında Julian Mates, The Archers adlı oyunun ilk kaydadeğer Amerika doğumlu müzikal olduğu söylerken, bestesi ve sözleri günümüze ulaşmış en eski Amerikan müzikali olduğunu da belirtir.

    Devrim sonrası bilinen tüm sahne kuruluşları çok geniş perspektifte müzikal işler sahnelemiştir. Mesela, 1796’da, New York şehrinde bulunan American Company, 46 farklı müzikalin 91 temsilini sahnelemiştir ki bu sayı repertuvarlarının yarısını oluşturmaktaydı. 18. yy. sonlarında ve 19. yy. başında sahnelenen hemen hemen tüm temsiller sayısız şarkılar içeriyor, ve bir gecede birbirini takip eden iki hatta üç oyun oynanıyordu. Shakespeare trajedilerinin içine bile şarkılar koyuluyor, ya da en azından “perde kalkışı” ya da “perde inişi” adı verilen, oyundan önce ya da hemen sonra sahnelenen tek perdelik pandomimler sahneleniyordu.

    1800’lerin başında Broadway, New York’un en önemli yeriydi ve bu sebeple doğal olarak ilk tiyatro sahneleri burada kurulmaya başladı. Şehrin artan nüfusu tiyatroya olan talebi de arttırıyor ve yapımcılar da büyüyen bu izleyici kitlesini memnun etmeye çalışıyordu. Melodram türü giderek popüler olamaya başlıyor, yapımcılar basit hikayeleri yine basit ama vurucu şarkılarla bezeyip, içine birkaç popüler şarkı katıp ve bazı özel efektlerle süsleyip halka sunuyorlardı. Müzikal romantizm de revaçtaydı. Bunlar orijinal işlerdi ve comic operalardan daha temelli bir çıkışları vardı ancak yine de benzer müzikal stil içinde yazılıyorlardı. Burletta terimi, dönemin popüler konularını alaya alan comic operalardı ancak sonraları bu terim, içinde şarkı olan tüm yapımlara kullanılmaya başlandı.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #5
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Irkçı Engeller

    1821 yazında William Henry Brown isimli bir zenci, 38 Thomas Sokağındaki evinin arka bahçesinde bir “zevk bahçesi” açtı. Afrika kökenli Amerikalıları (Afro-amerikan) eğlendirmek için açılan bu yer, New York’ta, sahibi bir zenci olan ilk kuruluştu. Burası, şehirdeki tüm tiyatrolardan dışlanan ve sayıca fazla olan zenci seyirci için adeta bir kurtuluş oldu. Brown daha sonra Mercer sokağındaki American Theatre’ı açtı. Beyazların gittiği tiyatrolarda oynanan tiyatro ve müzikallerin tamamen zenci oyuncularla sahnelendiği bu tiyatroya kimi meraklı beyazlar da gelmeye başladı.

    İlk başlarda Brown’un çalışmalarına hükümet tarafından göz yumuluyordu ve basın tarafından da ilgi ve merakla takip ediliyordu ta ki Brown, Broadway’de bir yer tahsis edilmesi için başvurana kadar. Beyaz tiyatro sahipleri, Brown’un temsillerini sabote etmesi için kiralık adamlar tuttu ve bu adamlar temsil esnasında tiyatro içinde büyük olaylar çıkardılar. Polis geldiğinde ise, hapse götürülenler bu kiralık adamlar değil, zenci oyunculardı. Mahkemeye çıkan Brown ve ekibi, beyaz bir yargıç tarafından bir daha Shakespeare sahnelememe cezası aldı ve daha basit oyunlara yönelmesi emredildi. Brown yine eski yerine döndü ancak devam eden tacizler ve sabotajlar neticesinde, 1823’de tiyatrosunu ne yazık ki tamamen kapatmak zorunda kaldı. Afrikalı Amerikan oyuncular, İç Savaş sonrasına kadar tekrar sahneye çıkamadılar; ta ki sonraki yüzyıla kadar “hepsi zenci” yapımlar bir daha Broadway’e başarıyla dönemedi.

    Zenci karşıtı düşünceler, köklerini Afrikalı Amerikanlardan alan farklı bir eğlence kültürünün doğmasını engelleyemedi. Beyaz sanatçılar, 1830’lardan beri Thomas Rice’ın başlattığı akımla (ve Jump Jim Crow’da yarattığı karakterle) yüzlerini siyaha boyayarak zenci şarkıları söylüyorlar ve zenci danslarını sergiliyorlardı. 1842’de, önceleri sirklerde siyah-surat gösterileri yapan dört işsiz aktör bir araya gelerek, akşamlık gösteriler yapmaya başladılar. Kendilerine The Virginia Minstrels ismini koyan bu grup, köy hayatını anlatan şarkılarıyla ve danslarıyla çok büyük ilgi gördü.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  6. #6
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Şüpheli Tanımlamalar

    1840’larda çoğu sahne yapımı şarkılar içeriyordu. Çalışan ve alt kesim, müziği, gece eğlencesinin bir parçası olarak bekliyor ve yapılan gösteriler de bu talebi karşılar şekilde biçimleniyordu. Benjamin A. Baker’ın Glance At New York(1848) isimli oyunu, Manhattan sokaklarına komik bir gözle bakıyor, küçük hırsızlar, saf çaylaklar, “Bowery B’hoys” adı verilen sokak gangsterleri – en ünlüsü “Mose” lakaplı olanıydı- hicvediliyordu. Bu gösteri yedi müzikal kısımdan oluşuyordu ve bunlardan bazıları başka oyunlardan alınmıştı. Şarkılar çoğunlukla konuyla alakasız, sadece izleyicinin şarkı talebini karşılamak için konulan şarkılardı.

    1850’lerle birlikte orijinal müzikaller Broadway’de yükselmeye başlamıştı ama henüz kimse onları “müzikal” olarak tanımlamıyordu. İçinde şarkılar olan oyunlar kendilerini ancak burletta, extravaganza, spectacle, operetta, comic veya light (hafif) opera, pandomim ve hatta parlor opera (salon operası) olarak satabiliyorlardı. Tüm bu sınıflamalar artık o kadar şüpheli bir hal almıştı ki The Magic Deer (1852) oyunu kendini “A Serio Comico Tragico Operatical Historical Extravaganzical Burletical Tale of Enchantment” (Komik Trajik Operatik Tarihi Bonkör Hicivsel bir Cazibe Serüvenleri Serisi) şeklinde pazarlayarak gişeye gelen her zevteki seyirciyi çekmeye çalışıyordu. Bu zamanlarda pek çok Broadway tiyatro evi farklı repertuvarlar sergiliyor bu yüzden bir yapımın oniki temsilden fazla sürmesine pek nadir rastlanıyordu. Bu oyunların sözleri çok uzun ve kayıp oldukları için nasıl oldukları hakkında elimizde net bilgiler ne yazık ki bulunmamaktadır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  7. #7
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Seven Sisters - Yedi Kızkardeş

    New York şehrinin nüfusu patladığında daha heyecanlı eğlenceliklere olan talep de patladı. Bu talebin yarattığı boşluğu çok iyi kullanan ve yeni akım dalgasının hızını arkasına alan aktrist-yönetici Laura Keene, Amerikan sahnelerinin, ulusal olarak tanınan ilk yıldızlarından biri olmayı başardı. Aynı zamanda kendi grubuyla da Amerika’nın ilk başarılı kadın sahne grubu yöneticisi olma şansını yakaladı. Güçlü iş bitirme duygusu ve çok yönlü sahne yetenekleriyle birlikte, 622 Broadway adresindeki kendi tiyatrosunda pek çok başarılı ve popüler komedi ve müzikal sergiledi.

    The Elves (1857) adlı oyununun 50 temsili ile Broadway’in ilk “uzun soluklu” müzikal rekorunu belirlerken, Seven Sisters (1860) adlı “müzikal burletta” tazrındaki oyununun 253 temsili Keene’i tüm New York’ta bilinen biri haline getirdi. Keene bu oyunda, New York’u gezmek için yeraltından çıkan yedi iblis kızkardeşten birini oynayarak yıldızlık basamaklarını hızla tırmandı. Bu oyunun programlarından bazıları günümüze kadar ulaşabilmiştir. Fantastik konusuyla, büyüleyici dekorlarıyla ve değişen sahneleriyle (ilk defa seyirci önünde tüm sahne değişiyordu) Seven Sisters, gelecek on yılda sahnelenecek oyunlar için adeta bir kilometre taşı olma özelliği göstermiştir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  8. #8
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    İç Savaş

    1861-1865 tarihleri arasında yaşanan İç Savaş döneminde çoğu tiyatro topluluğu nispeten daha güvenli ve popüler olan Kuzey kısımlarda kalmayı tercih etti. Buna rağmen sanatçılara moral, destek ve eğlencelik olsun diye cephenin her iki yanına da geçme izni verildi.

    Genelde tüm savaş zamanlarında olduğu gibi, insanların yufka yüreklerini teselli etmek için başvurdukları yol New York şehrinde de tiyatrolara olan merakın artması şeklinde oldu. Savaş zamanında yapılan Broadway müzikalleri uçuk fantazilerden (Cinderella) konulu borlesklere (King Cotton, veya The Exiled Prince) kadar pek çok konuda çıkıyordu. Laura Keene’nin topluluğu da New York’da sekiz farklı müzikali repertuvarına eklemiş ve 1863’den itibaren ülke çapında bir turneye başlamışlardı. Ne yazıktır ki Keene, 1865’de dönemin Başkanı Abraham Lincoln’un Our American Cousin adlı komedi oyununu izlerken uğradığı bir suikast sonucunda öldürülmesiyle hatırlanır.

    Savaştan sonra müzikal sahne –tüm ulus gibi- inanılmaz bir “yeniden tanımlanma” sürecine girdi. 1866’da yaşanan iki olay, Amerikan müzikal tiyatrosunun geleceğini belirledi. Birincisi (ki nadiren belirtilir) Ocak ayında geldi. The Black Domino/Between You, Me and the Post isimli, iki parçadan oluşan yapım kendini “müzical komedi” olarak tanımlamıştı. Ne nota ne de şarkı sözleri günümüze dek ulaşmadığı için nasıl bir yapım olduğunu bilemiyoruz ancak “müzikal komedi” tanımlamasının sık kullanımı değişimin sinyallerini veriyordu.

    İkinci en büyük teatral olay ise (ki genelde belirtilir) 1866’nın Eylül ayında geldi. Kimileri bu yapımı “ilk Broadway müzikali” olarak adleder ki bu tamamen yanlıştır. Yine de hiç kimse The Black Crook’un Amerika’nın ilk tam metinli ve notalı, kapalı gişe müzikali olduğunu inkar edemez.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  9. #9
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    1860’lar – The Black Crook

    Kazara Doğum


    1866’da aşağı Broadway, New York’un en kalabalık ve işlek bölgesiydi, hemen her noktası bugünkü gibi trafikle sıkışmış –ama o zamanlar buna bir de at arabalarının tıkırtıları ve homurdanan atların sesleri karışmıştı. Savaş sonrası, işlerin patlamasıyla birlikte şehrin çalışan ve orta kesiminde ciddi bir nüfus artışı yaşanmaktaydı ve bu artan nüfus da daha fazla eğlenc talep ediyordu. Manhattan’da açılan tiyatrolar ki en önemlilerinden biri Broadway ve Prince caddesinin kesiştiği yerde açılan Niblo’s Garden, dönemin en ileri sahne donanımına sahipti ve tam 3.200 kişilik oturma kapasitesiyle kitleleri kendine çekiyordu. Yönetici olan Willam Wheatley zamanında hem bir aktör hem de Broadway müzikallerinin unutlmuş bir kurucusuydu. Şimdi ise hiçbir şeyi yeniden keşfetmeye çalışmıyor, sadece tiyatrosunun yürümesini sağlamaya çalışıyordu.

    Sonbahar sezonunun yaklaşmasıyla beraber Wheatley, kuru bir melodramın haklarını elinde bulunduruyordu. Amacı, en az yapım masrafları ve çeşitli bestecilerin yazmış olduğu ortalama şarkılarla bu yapımı şaşalı bir şekilde sergilemek ve seyircileri ateşlendirmekti. Dileği pek de beklenmeyen bir şekilde gerçek olmuştu. New York’un şık binası Academy of Music (Müzik Akademisi) çıkan bir yangınla kül olmuş, geriye, Parisli bir bale topluluğu, yöneticileri Henry C. Jarret ve Harry Palmer ve birkaç güzel dekor kalmıştı. Sonraları Jarret ve Palmer, yaptıkları bir anlaşma sonrasında Wheatley’e gittiler ve Wheatley kısa süre sonra tüm bu yaşananları görkemli bir yapıma dönüştürdü.

    Oyunun imtiyaz haklarına sahip Charles M. Barras, müzikal gelirlerinin, kendi payını düşürmek için az gösterildiği iddasını ortaya atınca ödenen 1.500$ ağzını kapalı tutmasına yetti. Daha sonradan duyulan haberlere göre ise Wheatly, The Black Crook (1866) oyununun yapımı için o zamanlar servet üstü bir rakam olan 25.000$ gözden çıkarmıştı. 12 Eylül 1866’da tam beş buçuk saat süren oyunun açılışı yapıldı. Çıkan seyirciler şikayet edemeyecek kadar etkilenmişlerdi. Başdöndürücü sahne değişimleri seyircileri etkisi altına alıyordu; böylece The Black Crook ansızın beklenmedik bir hit olup çıkmıştı.

    Konu, Goethe’nin Faust, Weber’in Der Freischutz ve başka iyi bilinen pek çok hikayeden izler taşımaktaydı. Hikaye, sevimli ve güzel *****’nın aşkını kazanmak için sevgilisi Rodolphe’yi kara büyücü Hertzog’un kanlı pençelerine teslim eden kötü Kont Wolfenstein’ı anlatıyordu. Eski çağlardan beri yaşayan Hertzog, şeytanın (Zamiel) kendisine her noel arifesinde armağan ettiği taze ruhlarla hayatta kalıyordu. Cehennem azabı yaşayan Rodolphe, ne yapacağını bilmez bir halde dolaşırken bir kuğuyu kurtarır ve kuğu aniden Stalacta olur: Altın Dünya’nın Peri Kraliçesi – kendini bir kuş suretinde saklıyordur. (Hala takip edebiliyor musunuz?) Müteşekkir Kraliçe, Rodolphe’ye peri ülkesine kadar güvenle seyahat etmesi için yardım eder ve sonra da sevgilisi *****’ya tekrar kavuşmasını sağlar. Kont yenilmiştir, cinler Hertzog’u cehenneme hapsetmiştir ve Rodophe ile ***** sonsuza kadar mutlu yaşarlar.

    Wheatley, bu oyunda seyirciye o kadar çok şey veriyordu ki, seyirci ne uyduruk senaryoyu aklında tutabiliyor ne de ortalama şarkıların basitliğini duyuyordu. Başdöndürücü bir efekti hemen diğeri izliyordu fakat gösterinin en can alıcı noktası, David Costa’nın yarı-klasik tarzda koreografisini yaptığı iç çamaşırlı peri diyarı korosuydu. Ten rengi tayt giymiş, “Amazon Marşı” söylerken bir de hızlı hızlı dans eden yüz tane balerin düşünün. Şimdilerde gülünç gelebilir ama bu, o zamanlar saygın bir tiyatroda sahnelebilecek en kışkırtıcı şeydi. Kraliçe Stalacta rolünde topluluğun başbalerini Marie Bonfanti, New York’un yeni ilahesi olmuştu.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  10. #10
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Neden çok önemli?

    New York yapımlarının iki ya da üç hafta sahnelenmesiyle yapımcıların yüzünün güldüğü bir zamanda bu efsane bir seneden uzun bir süre sahnelenerek, milyon dolari aşan bir gelir getirdi; biletleri karaborsada en çok iş yapan malzemeydi. Gelen on yıllar boyunca yeni turneler düzenlendi ve The Black Crook tam sekiz kez Broadway’e geri döndü.

    Peki neden sadece altı yıl önce yapılan ve aynı şekilde ümit vaadeden Seven Sisters bu denli bir fenomen olamadı da bunu The Black Crook başardı? Bu muhtemelen daha güzel ve kaliteli şarkılar ve repliklerden kaynaklanmıyor (Seven Sisters’ın tüm kayıtları kayıp olduğu için bir kıyaslama yapılması mümkün değildir). İç Savaşın etkisiyle gelişmiş olan başlıca nedenler:

    Kadınların tiyatrolara daha fazla katılma isteği; savaşla geçen yıllar boyunca hastanede ve kendi işlerinde görevli kadınlar meraklı oldukları ve istedikleri kadar skandal olamadılar. Tiyatrolar onlara bunun kapısını araladı.
    Savaş süresince Amerikan demiryolu ağının genişlemesi ve kalitesinin arttırılması büyük gösterilerin Amerika turnelerini daha uygun fiyatlara yapabilmelerini sağladı.

    İngiliz tiyatro tarihçisi Sheridan Morley (Spread A Little Happiness. New York: Thames and Hudson, 1987. p. 15) The Black Crook’un ,Amerikan ya da değil, ilk müzikal olduğunu söylerken bu fikir tartışmaya açık olsa da; The Black Crook, müzikal işinin Birleşik Devletler’de ne kadar karlı bir iş olabileceğini çoktan kanıtlamıştır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

1. Sayfa, Toplam 4 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Karikatür Tarihi
    dogangunes Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-08-2009, 05:58 PM
  2. Tarihi Istismarcılık
    RABİA Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 07-06-2008, 09:54 AM
  3. Bmc Tarihi
    ErDaLL Tarafından Markalar, Modeller Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-02-2008, 01:43 AM
  4. Tarihi Eserler
    dogangunes Tarafından Antika Foruma
    Yorum: 30
    Son mesaj: 05-11-2007, 12:32 PM
  5. Dinler Tarihi
    dogangunes Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 49
    Son mesaj: 21-08-2007, 09:42 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık