3. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci 1234 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 Toplam: 32
  1. #21
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Taklitçiler ve Efsaneler

    Vodviller söz konusu olduğunda Weber ve Fields taklitleri çok fazlaydı. Broadway için hazırlanan borlesk-varyete formülleri Gus ve Max Rogers tarafından taklit edilmiş, 1899 ve 1908 arasında acı bir şekilde “Mike ve Meyers” kopyaları farklı isimlerde farklı oyunlarda sergilenmiştir. Hoş fakat hatırda kalmayan besteleriyle oyunlar sahneleyen Rogers Brothers müzikal evi Pat Rooney, Della Fox ve Nora Bayers gibi müthiş sahne yeteneklerini de keşfetmiştir. Seyirci her ne kadar sahnede izlediği şapşallıklarla eğleniyorduysa da bu oyunlar Weber ve Fields’in en güzel oyunlarının yanına yaklaşamıyordu bile.

    Lew Fields’in müzikal dünyaya kazandırdığı efsaneler kendi öz çocuklarıydı: Herb ve Joseph söz yazarları, kızı Dorothy ise söz yazarı ve besteci olarak 20. yy’da pek çok önemli müzikale imza atmıştır. Fakat elbette ki Joe Weber ile olan ortaklığı ona kendine has efsanesini sağlamıştı.

    “Weber ve Fields ile sahibi oldukları Music Hall efsanesi nasıl tartışılabilir ki? Bildiğimiz revü ve müzikallerin en temel formları ve teknikleri bu tiyatroda denendi ve uygulandı. ... Yine aynı sahnede Julian Mitchell bir sahne yönetmeninin yaratıcı sorumluluklarını belirledi ve Ned Wayburn, Bob Fosse gibi Amerikan müzikal tiyatro yönetmenlerinin ilham kaynağı oldu. ... Sosyal ve estetik açıdan Weber ve Fields’in Music Hall’ı, 19. yy. ile 20. yy. popüler sahne eğlenceli arasında devrimsel bir bağlantı kurmaktadır”
    Armond Fields ve L. Marc Fields, From the Bowery to Broadway: Lew Fields and the Roots of American Popular Theatre (New York, Oxford University Press, 1993), p. 203.

    Yerlimalı Amerikan müzikal komedileri New York’u eğlendirirken, bir İngiliz gösteri takımı, İngilizce konuşulan tüm ülkeleri cezbedecek bir gösteri serisine başlamışlardı.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #22
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Gilbert ve Sullivan Hikayesi

    1870’lerden başlayarak William S. Gilbert ve Arthur Sullivan zeki ve melodik operettalarıyla sahne profesyonelliğinde yeni kurallar belirlerken, müzikal tiyatroya yepyeni bir evrim yolu açtılar. Şarkılar, melodileri ve akıllıca kafiyeleriyle adeta parlıyor, Gilbert’in şarkı sözleri fantaziden gerçekliğe uzanan konularıyla şapşallığı ve satirizmi çok güzel bir şekilde harmanlıyordu. Yapımcı Richard D’Oyly Carte bu gösterileri “hafif opera” olarak lanse ediyor, ancak her ne isimle olursa olsun onlar müzikal kimliklerini kaybetmiyorlardı ki bunlardan bazıları dünyanın en güzel örneklerindendir.

    Geçmiş Yanlışlıklar


    Gilbert, resimlendirilmiş komik şiirleri popüler magazin dergilerinde basılmadan önce, başarısız bir avukattı. Bu ona, oyun yazarı ve yönetmen olarak başarılı bir kariyerin kapılarını açtı. Sullivan ise İngiltere’nin en başarı vaadeden bestecilerinden biriydi ancak o da, yüksek sosyete hayat tarzını koruyabilmek ve masraflarını ödeyebilmek için hafif parçalar besteleme eğilimindeydi. Her ikisi de ikincil konumda çeşitli müzikallere ekler ve yardımlar yapıyordu ancak ileriki yıllarda elde edecekleri büyük şöhretin müzikaller sayesinde olabileceğini asla düşünmüyorlardı.

    1860’larda, İngiliz müzikal tiyatrosu, John Hollingshead’in The Gaiety Tiyatro’sunda sergilediği varyete gösterileri, Fransız operettaları ve şişirme, komik hafif operalardan ibaretti. Gilbert ve Sullivan’ı Thespis (1871) adlı oyunu çıkarmaları için kiralayan oydu. Bu oyun, Olimpos dağına gelen bir grup oyuncu karşısında yaşlanmakta olan Yunan tanrılarının tepkilerini anlatıyordu. Gilbert, 5 hafta yazılan ve sahnelenen bu oyunu daha sonraları kaba ve etkisiz bir oyun olarak yorumlayacaktı. Fakat oyun en azından bir kişiyi etkilemişti: yapımcı Richard D’Oyly Carte. Dört sene sonra, Carte, Londra’nın Opera Comique sahnesinde oynanmak üzere hazırladığı, Offenbach’ın La Perichole adlı oyunu için tek perdelik bir “perde öncesi” oyun arayışına girdi ve böylece Gilbert ve Sullivan’ı, Gilbert’in satirik şiirlerinden birini oyunlaştırmaları için ikna etti.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  3. #23
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Trial By Jury: Perde Öncesi

    Sonuçta ortaya çıkan otuzbeş dakikalık müzikal patladı ve Londra’da konuşulmaya başlandı. Trial By Jury (1875). Oyun boşanma davalarıyla ilgili, o zamanlarda geçerli olan ancak günümüzde ugyulanmayan yasal prosedürleri hicvediyordu. Gösteride davalı olan taraf, yakışklı bir playboy, davacı kadın ise hepsi erkek olan jüri üyesiyle mahkeme salonunda flört eden edepsiz bir kadındı. Oyunun sonunda ise ahlaksız yargıç bu kadınla kendisi evleniyordu. Yaratılan bu konu, Gilbert ve Sullivan şovlarının çoğunda da temasal olarak kullanıldı.
    Aslında gayet yeteneksiz ve yetersiz olan adamların bir şekilde büyük işler alabilmeleri
    Gerçek aşkın şaşırtıcı yönlerde ilerlemesi
    40 yaş üstü kadınların şaşırtıcı davranışları

    Trial By Jury, Amerika’dan ithal edilen The Black Crook’un Londra’da sahnelendiği sene prömiyerini yaptı. Amerika’dan ithal edilen oyun şapşal konuları işlerken, G ve S’ın işleri sofistike konusuyla dikkat çekiyordu. Günümüzde The Black Crook artık yaşlanmış ve tekrar sahnelenmesi imkansız bir oyun olsa da Trial By Jury amatör topluluklar da dahil olmak üzere pek çok topluluk tarafından halen sahnelenmektedir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #24
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    The Sorcerer

    Gilbert ve Sullivan operetta’lara ek iş olarak baksa da D’Oyly Carte onları tam uzunlukta bir oyun çıkarmaları için ikna etti. The Sorcerer (1877) bir aşk iksiri ile küçük bir İngiliz kasabasından intikam almaya çalışan bir büyücüyü konu ediyordu. The Sorcerer, alt metinlerinde Viktorya dönemi İngiltere’sinin sosyal ahlakını ve sınıf ayrımcılığını derinlemesine eleştiriyor ve fakat bunu o kadar cilalı bir şekilde yapıyordu ki kimse üstüne alınıp da tepki göstermiyordu.

    Gilbert ve Sullivan, İngiltere’nin şimdiye kadar alışık olduğu operetta kavramını, tutucu kalıplarının çok dışında apayrı bir yerde yeniden tanımlıyorlardı. Fransız operettalarının özelliği olan seksüel referanslar ve hareketlerden özellikle kaçınılıyordu. Fransız operettaları karikatürize karakterler üzerine kurulmuşken, Gilbert ve Sullivan tanıdık ve inanılır karakterler yaratmak için özel çaba sarfediyorlardı. The Sorcerer’daki farklı karakter dışında kalanlar seyircinin günlük hayatta rastlayabileceği tiplerdendi.

    The Sorcerer’ın ticari başarısından cesaret alan yazarlar İngiliz sosyal kurumlarını hicveden çok daha eğlenceli bir oyun hazırladılar. Bu oyun, rüyalarının bile çok ötesinde bir başarı elde ederek Atlantik’in her iki tarafında da müzikal tiyatro’yu yeniden şekillendirdi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #25
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Gilbert ve Sullivan Hikayesi – II

    “Pinafore-manya”


    H.M.S Pinafore (1878) bir denizci ere aşık olduğu için Oramiral rütbesindeki bir Lord’un aşkını geri çeviren, bir savaş gemisi kaptanının kızının hikayesini anlatıyordu. Bu gösteri, Viktorya dönemi sosyal ayrımcılığı eleştiriyor, insanların doğdukları klas ve statüdeki sıfat ve konumlarının hayatlarını nasıl kısıtladığını anlatıyordu. Pinafore ayrıca, farklı statü ve sınıflardaki insanların birbirberiyle olan ilişki ve evliliklerini kitaplarda ve oyunlarda alkışlayıp, gerçek hayatta reddedenlerin ikiyüzlülüğünü de gözler önüne seriyordu. Oyun ayrıca kostümleri, dekorları ve sahnelenmesindeki gerçeklik anlamında da çok etkili olmuştu.

    İngiltere’nin kemikleşmiş sistemine ve kurallarına karşı gelen herşeye olan kesin önyargısı ve itirazı sayesinde Pinafore çılgınca tutuldu. Sullivan daha sonra düzenlediği yaz konserlerinde bu oyundan parçalar seslendirdi ve böylece bilet satışları arttı ve bür süre sonra tam bir sansasyon haline geldi.

    Pinafore o denli büyük bir hit olmuştu ki D’Oyly’nin finansörleri bile oynun ortasında dekorları ve kostümleri toplayıp götürmek ve yapımı kendisinden çalmak için çeşitli girişimlerde bulunuyorlardı. Ne var ki oyuncular ve çalışanlar bu tip girişimlere karşı birlikte savaşarak bu finansörleri müzikal madeninin altınından mahrum etmeyi başardılar. Carte, Gilbert ve Sullivan ile, tüm masrafı ve karı ortaklaşa bölmeyi içeren özel bir anlaşma yaptı. Bu anlaima gereğince başka bestecilerin besteleri asla kullanılmayacak ve her üç kişi de oyuncu seçiminde ve yapımda söz sahibi olacaktı.

    Bu yeni ortaklık beklenmeyen bazı zorlukları da beraberinde getirdi. Henüz uluslararası telif hakları yürürlükte olmadığından, başka yapımcılara malzeme çalmaları yüzünden cezai müdahele edilemiyordu. Hem İngiltere hem de Amerika izinsiz “korsan” Pinafore malzemeleriyle doluydu. Bununla da kalmayıp, Gilbert ve Sullivan, gösterilerini New York’a getirdiklerinde pek çok korsan Pinafore oyuncusu utanmazca limana gelip onları karşılamıştı. Pinafore çılgınlığının Amerika’yı nasıl kasıp kavurduğunu gören D’Oyly Carte, sonraki yapımlarının Amerika’daki haklarını almak için mücadele etmeye karar verdi.
    Fatih Pirates

    D’Oyly Carte, The Pirates of Penzance (1880) adlı oyununun uluslararası sahne haklarını aynı anda hem New York’da hem de İngiltere’de aldı. Yasadışı kopyalar halen türemekteydi ama bu sefer Carte onlarla tek başına savaşmak zorunda kalmıyor, bunun yerine halen günümüzde de geçerli olan beste ve söz yazarlarını koruyan kanunlar da Carte’ye destek oluyorlardı. Böylece mahkemeler bu tip davalarla dolup taşıyordu.

    Pirates, Fredrick adında, çok küçük yaşlarda kazara bir korsan çetesinin eline düşmüş ve onlar tarafından yetiştirilmiş bir gencin hikayesini anlatıyordu. Fredrick, General’in kızına aşık olur ve eski arkadaşlıklarını bitirmek pahasına kötü geçmişinden kurtulmaya çabalar. Korsanlar bir süre sonra insafa gelir ve gerçek aşkın karşısında tutumlarını değiştirerek Fredrick’i serbset bırakırlar. Böylece Fredrick, zaman içinde modernleşmiş olan General’İn kızıyla evlenebilir.

    Pirates’ın başarısı Gilbert ve Sullivan’ın popüler kültür içerisindeki yerini sağlamlaştırdı. İşin güzel tarafı ise daha yeni yeni başlıyor olmalarıydı. Artistlik gösterişlerini Patience (1881) adlı oyunla belli etmeye başladılar. Hikaye, gündelikçisi olan kadın hariç tüm kadınları rahatlıkla etkileyebilen bir şairin hikayesini anlatıyordu. Bu komedi, güzelliği saplantı yapan (aestheticism – aestetizm) yazar ve oyunucları anlatıyordu. Amerikalı’ların bu, özellikle, İngiliz fenomeni olan konuyu anlamalarını sağlamak için D’Oyly, ünlü aestet Oscar Wilde’ı Amerika’ya yapılacak olan tura dahil etti. Wilde, oyunun turu içindeki şehirlere oyundan hemen önce gidiyor ve ordaki insanlara dersler veriyordu. Tüm bu emeğin sonunda Patience, Amerika’da korkunç bir patlama yaptı.

    Patience ile birlikte Gilbert ve Sullivan, müzikal tiyatroyu yeniden tanımlayan, kelimeleri ve müziği temel hikayeye yaklaştıran ve karakterlerin özelliklerine göre ayrımlaştırıp özelleştiren bir dizi çalışmaya başadılar. Önceki operettalarında pek çok karakter, az empati sonucu oluşturulmuş tek boyutlu komik yaratıklardı. Ayrıca, bir karakterden diğerine, hatta bir şovdan başka bir şova değişen pek çok şarkı vardı. Patience’dan sonra ana karakterler daha bütün, ve şarkılar da karaktere ve duruma göre daha güzel uyan bir şekilde tasarlanmaya başlandı. Rodgers ve Hammerstein doğmadan çok önce Gilbert ve Sullivan entegre müzikalleri kurmuştu. Evet, eserlerine “komik opera” diyorlardı ama isimleri ne olursa olsun onlar müzikaldi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  6. #26
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Nasıl Çalıştılar

    Sullivan, Gilbert tüm librettoları teslim ettikten sonra bestelemeye başlıyordu. Gilbert, öykü fikirlerini çoğunlukla, halen New York'da bulunan Pierpoint Morgan Kütüphane'sinde korunan, deri kaplı bir taslak defterinde tutuyordu. Bu kitaplar gösteriyor ki Gilbert, karakterler ve hikaye hakkında detaylı notlar tutuyordu. Genellikle tüm senaryo çıkmadan önce bu notlar üzerinden gidiliyor ve aslında öykünün bel kemiği bu notlardan oluşturuluyordu. Diyaloglar ve şarkı sözlerinde sık sık değişiklikler yapılıyordu.

    Gilbert'in, müzikal tiyatroda sahne yönetimi konusunu yeniden tanımladığını söylersek abartmış olmayız. Çok talepkar bir yönetmen olmakla birlikte fikirlerine ulaşmak için kolay yollar takip etmektense daha sarkastik bir tutum içinde olurdu. Sakar bir oyuncunun sahnede ayağının takılıp yere kapaklanması karşısında Gilbert'in sarfettiği " Bir gün sahnede etkileyici birşeyler yapabileceğini biliyordum" şeklindeki konuşması da bunu özetler. Pek çok durumda daha sivil kimliğiyle ön planda olur ve oyuncularını istediği etkiyi verebilmeleri için büyük bir sabırla eğitirdi.
    Gilbert, oyunda sahne dışı haraketleri bir sahne modeli üzerinde, ahşap maketleri oyuncular olarak konumlandırıp önceden hazırlar ve bunu sonradan oyunculara öğretirdi. Bir temsil esnasında oyunda ya da sahne arkasında daha önceden hazır olmayan, anlık eklentilere asla izin vermezdi. Gilbert'ın eşi Lucy, kendisine asistanlık yapar ve oyunda, oldukça detaylı raporlar tutardı.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  7. #27
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Savoy Tiyatrosu

    D'Oyly Carte, şirketinin ana merkezi olarak Lonrda'da Savoy Tiyatro'sunu kurmuştu. Bu tiyatro, İngiltere'de elektrik kullanan ilk tiyatroydu. (San Francisco'da bulunan "The California" tiyatrosu 4 sene ile dünya birinciliğini elinde tutuyordu). Bu tiyatro, ismini, şu an bulunduğu yerde eskiden yer alan bir sarayın isminden almıştı. Tiyatro G&S oyunlara da ismini vermekte gecikmedi. ("Savoy Operaları" ve ve hatta oyuncuları "Savoyards") 1889 yılında Carte, seyircilere birinci sınıf akşam yemekleri sunan bir restoranı bulunan Savoy Otel'i tiyatronun hemen yanına kurdu. Bu 1880'ler için yepyeni bir fikirdi.

    Uzun zamandır sahnelenen Patience son aylarında Savoy'a taşındı. Tutucu ve katı Lord Chancellor'ı değiştiren ve bağlı bulunduğu Lordlar Evi'nde reform yapan bir peri kraliçesinin konu edildiği oyun Iolanthe (1882) prömiyerini burda yaptı. Bu oyun Gilbert'ın uçuk kaçık dünya görüşünün bir aynasıydı ve seyirci, kanatları elektrikle aydınlatılmış peri korosunu görüp dinleyince büyüleniyordu.

    Özellikle İngiliz politik sistemine odaklı bu oyun Amerika'da diğer G&S oyunları kadar ilgi görmedi. Ancak Gilbert'in komedi anlayışı o kadar saf, insan davranışlarına yaklaşımı o kadar ezeli ve Sullivan'ın müzikleri o kadar zengin ve etkileyiciydi ki pek çok kişi bu oyunu kişisel favorisi olarak gösteriyordu.

    Princess Ida (1884) Tennyson tarafından yazılmış bir romantik şiirden esinlenmişti. Kadınların erkeklerden daha üstün olduğunu düşünen bir prensesin elini kazanan bir ortaçağ prensini konu alıyordu. Gilbert'ın önceki oyunlarından birine gönderme yaparak diyaloglar tersten akıyordu. Senaryo dizilimi feminizm bazlı komedi unsurları içerse de oyun sonunda, konu aşk olunca, kadının da erkeğin de tamamen eşit olduğu yargısına varılıyordu. Hoş yapısına rağmen Princess Ida çok fazla ilgi görmedi ve planlanandan aylar önce kapandı. Ortaklık anlaşmalarının kuralları uyarınca D'Oyly Carte, Gilbert ve Sullivan'dan yeni bir oyun hazırlamalarını istedi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  8. #28
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Mikado: "Yüce olan herşeyi hedeflemek"

    Gilbert, aşk iksiriyle ilgili bir konuyla uğraşmaya başlamıştı ancak Sullivan'ın yeniden yazılmış olan konuları kabul etmesi mümkün değildi ve bu anlaşmazlık giderek çirkinleşiyordu. Sullivan, artık daha ciddi kompozisyonlara konsantre olma zamanının geldiğini ifade ediyor ve Gilbert'in tutumunun ve ortaklık yapılarının kendisini geri plana ittiğini iddia ediyordu. Bu arada D'Oyly Carte şirketi çevirebilmek için The Sorcerer'ı revize edilmiş bir şekilde tekrar sahneye koymuştu. Gilbert çalışmalarından bir Japon kılıcı ismi yeni oyunlarının ilham kaynağı olana kadar bu ortaklık çok ciddi anlamda sallanmaya başlamıştı. Ama ortaya çıkacak olan eser, G&S işleri arasında en popüler ve en çok ses getiren oyun olacaktı.

    Mikado (1885) oyunu aslında 1880'lerin "her şey Japon tarzıyla" çılgınlığından ilham almıştı. Karışık konu, Japon İmparatoru'nun flörtün ölümle cezalandırabileceğinin ilanıyla başlıyordu. Titipu şehrinde hiç kimse bu korkunç cezayı infaz etmek istemediğinden eski bir suçlu olan terzi Koko'yu Yüksek İnfaz Lord'u olarak seçerler. Bunun gerekçesi ise Koko'nun, önce kendi kellesini uçurmadan başkalarının kellesini uçuramayacak olmasıdır, çünkü Koko da ölüme mahkum edilmiştir. Bir zaman sonra, bir idamın infaz vakti geldiğinde Koko, göçebe bir keşiş olan Nanki-Poo isimli birini bu görev için seçer. Nanki-Poo bu görevi ancak ve ancak öncelikle Koko'nun güzel nişanlısı Yum-Yum ile evlenirse kabul edeceğini söyler. Böylece keşiş bir ay boyunca mutlu bir hayat sürebilecek ve sonra infazcı adamı öldürdükten sonra nişanlısıyla tekrar evlenebilecektir. İmparatorluk adliyesinden yaşlı bir kadın olan Katisha ortaya çıkar ve Nanki-Poo'nun aslında kayıp prens olduğunu açıklar ve kendisinin duygularıyla oynadığı için bu durumda olduğunu söyler. Yanılgılar, yalanlar ve yanlış anlamalar serüveninden sonra olaylar tatlıya bağlanır ve herşey çözülür.

    Mikado'nun Japon tarzı dekor ve kostümleri oyunun aslında İngiliz durum ve yargılarının konu edildiğini maskeliyordu. Oyunun parçalarından "Three Little Maids From School", "A Wand'ring Minstrel I" ve "Titwillow" her yerde söyleniyordu. Amerika Birleşik Devletlerinde H.M.S. Pinafore'nin başarısını tekrarlayabilen tek G&S oyunu olan Mikado, tüm Amerikan ulusu içinde "Japon olan herşeye tutku duymak" şeklinde kendi "manya" sını da oluşturdu.

    Günümüze dek ulaşmış onüç G&S operettası içinde Mikado, İngilizce dışındaki dillerde de sahnelenen tek oyun olma özelliğine de sahiptir. Oyun ayrıca zamanında çeşitli diplomatik tartışmalara da sebep olan birkaç oyundan biridir. Japon Hükümdarlığı Prensi'nin 1907'deki İngiltere ziyaretinde oyun yasaklandı ancak Prens'in, ziyareti esnasında bu oyunu izleyebilmiş olmayı istemesi İngiltere için bu saçma manevrayı tam bir fiyaskoya dönüştürdü. Mikado halen en sık tekrar sahnelenen oyun olma ünvanını korurken günümüzde de tüm dünyada gerek amatör gerekse profesyonel kadrolar tarafından zaman zaman halen oynanmaktadır.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  9. #29
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Mikado'yla Yaşamak

    Bir kişinin elde etmiş olduğu başarıyı devam ettirebilmesi kadar zor şeyler çok azdır. Gilbert ve Sullivan'ın melodramik alıntısı Ruddigore (1887) kendine göre çekiciydi. Günümüzde ender olarak sahnelense de, güzel besteleri ve iyi yazılmış bir hikayesi vardı ama çoğu kişi yeni bir Mikado olmadığını biliyordu. Bu sırlarda Sullivan yine daha ciddi kompozisyonlar üzerinde çalışması gerektiğini söyleyip duruyor ve operettaları bırakabileceğini her fırsatta dile getiriyordu. Gilbert onu yepyeni, ve daha önce yapmadıkları tarzda bir librettoyla kandırmayı başardı. The Yeomen of the Guard (1888) İngiltere Kulesi dekoru önünde politik bir yaklaşımı ifade ediyor ve bir Rönesans romantizminin idamın karanlık gölgesiyle tehdidini anlatıyordu. Bu oyun Sullivan'a en ateşli Savoy bestelerini yapmaya fırsat sunmuş ve senaryo da Gilbert'in alışık olunan karmakarışık espri anlayışından çok az etkilenmişti. Bu oyun, Sullivan'ın kişisek olarak en beğendiği oyun olmakla birlikte ikilinin de en ciddi oyunudur.

    Takım, komedilerine The Gondoliers (1889) isimli oyunlarıyla geri dönüş yaptı. Hikaye, aslında krallık karşıtı olan fakat kendilerini bir şekilde devrim sonrası bölünmüş ülkenin kralları olarak bulan iki Venedik gondol kullanıcısını anlatıyordu. G&S monarşi ve demokrasinin zaaflarıyla dalga geçmeyi çok iyi bilmişti ve seyirciyi adeta gülmekten kırıp geçiriyordu. Oyun Atlantik'in her iki tarafında da çok büyük bir başarı elde etti. Öyle ki münzevi Kraliçe Victoria, D'Oyly ve kumpanyasına çeşitli saray ve evlerinde özel temsiller sergilemeleri için davetiye yolladı. Özellikle Windsor Şatosu'ndaki temsil tam bir başarıydı. Böylece Gilbert ve Sullivan müzikal tiyatroya apayrı bir saygı ve önem boyutu da eklemeyi başardı.

    Gilbert ve Sulliva ortaklıklarının zirvesindeyken ufak tefek anlaşmazlıklar ve kavgalar tüm bu başarıyı yok sayabilmiş ve ikiliyi acı bir şekilde ayrılık noktasına getirmişti. Savoy Tiyatrosunun yeni halı döşemelerinin fiyatı konusunda çıkan ve edepsiz bir sürtüşmeye dönüşen talihsiz olay bu sonun başlangıcı olmuştu. D'Oyly ve eşi Helen, Sullivan'ın tarafını tutmuş ve uzun zamandır beklenen büyük operası Ivanhoe'yu hazırlamışlardı.

    Yıllar sonra Savoy üçlüsü (Gilbert-Sullivan-D'Oyly) tekrardan barışıklık durumuna geldi ancak hiçbir şey eskisi gibi değildi. Utopia Limited (1893) diğer ulusları kendi imajı doğrultusunda yeniden yapılandırmayı amaçlayan İngiliz ütopyasını konu alıyordu. The Grand Duke (1896) oyunu ise sendeleyen Alman disiplini altında gücü ele geçirmeye çalışan bir tiyatro topluluğunu konu alıyordu. Her iki oyun da eğlenceli ve melodikti ancak yüksek yapım maliyetlerini karşılayabilecek kadar uzun süre bile sahnelenemedi. Gilbert ve Sullivan'ın yetenekleri elbette tartışılmazdı ancak her ikisi de zamanında çok büyük işler yapan oyunlarını hazırlarken sahip oldukları yaratıcılığı kaybetmeye başlamışlardı.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  10. #30
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Bisler

    Gilbert ve Sullivan son yıllarında samimi tutumlarına devam ettiler. 1888'de Sullivan "şövalyelik" ünvanını aldığında Gilbert gözden kaçırılmıştı. Eski ortaklar oyunların yeniden yazımında beraber çalışıyor ve özellikle açılış gecelerinde sahneye beraber çıkarak bisleri kabul ediyorlardı. Sullivan yeni müzikal, The Emerald Isle (1900), ve klasik eserlerin yazımına bir süre daha devam etti. Yıllarca böbreklerindeki hastalık sebebiyle zayıf düşmüş olan Sullivan, 1900'da ağır bir bronşit hastalığına yenik düştü. Viktorya zamanının en ünlü ve popüler İngiliz bestecisi Sullivan öldüğünde yalnızca 58 yaşındaydı.

    Kendi rahatsızlıklarının tedavisi için Mısır'da bulunan Gilbert, cenaze törenine zamanında yetişememişti. Yeni yüzyılda, tekrar kavuştuğu sağlığı ve popülaritesi ile birlikte yeni librettolar ve oyunlar yazdı ve 1907'de o da "şövalye"lik ünvanına mazhar oldu. Hatta "İngiliz ulusal hazinesi" şeref ünvanını alabilecek kadar uzun yaşadı. 1911 senesinin Mayıs ayının sonlarına doğru, 74 yaşındayken, kendi doğduğu kasabaya bir ziyareti esnasında boğulmakta olan bir kadını kurtardıktan sonra geçirdiği ağır kalp krizi sonrasında hayatını kaybetti.

    Hastalık dolu uzun yıllardan sonra Richard D'Oyly, 1901'de öldü. The D'Oyly Carte Opera Company ( D'Oyly Carte Opera Kumpanyası) önce eşi Helen, sonra oğlu Rupert, daha sonra da torunu Bridget yönetiminde 20.yy'ın çoğunda G&S oyunlarının en iyilerini yeniden sergiledi. Finansal güçlükler kumpanyanın 1983'te kapanmasına yol açtı; ama yeni bir D'Oyly Carte organizasyonu çok geçmeden oluşturuldu. İsim sahibi aile her ne kadar yönetimde olmasa da kumpanya halen popüler G&S oyunlarını başarıyla sergilemektedir.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

Benzer Konular

  1. Karikatür Tarihi
    dogangunes Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-08-2009, 05:58 PM
  2. Tarihi Istismarcılık
    RABİA Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 07-06-2008, 09:54 AM
  3. Bmc Tarihi
    ErDaLL Tarafından Markalar, Modeller Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-02-2008, 01:43 AM
  4. Tarihi Eserler
    dogangunes Tarafından Antika Foruma
    Yorum: 30
    Son mesaj: 05-11-2007, 12:32 PM
  5. Dinler Tarihi
    dogangunes Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 49
    Son mesaj: 21-08-2007, 09:42 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık