2. Sayfa, Toplam 4 BirinciBirinci 1234 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 Toplam: 32
  1. #11
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    1870’ler ve 1880’ler

    Borleskler ve Pandomimler

    İngiliz İthalatı

    Tam uzunlukta borlesk müzikalleri, nerdeyse extravaganzalar kadar gelir geçer olsa da, komedi unsurlarını belli hedeflere yöneltmeleri ve hiç olmazsa azıcık seks unsuru içermeleri açısından farklılık gösterebilirler. İlk Broadway borleskleri 1840’larda ortaya çıkmış ve genelde alt tabakadaki insanları eğlendirmek amacıyla zenginlerin huylarını hicveden bir yapıda oluşturulmuşlardır. Shakespeare’in Merchant of Venice oyunu Shylock: A Jerusalem Hearty Joke (1853) ismiyle komikleştirilmiş, Verdi’nin popüler yeni operası Il Travatore ise Kill Travatore! (1867) isimli bir borleske malzeme olmuştur. Bunlar, hafızalardan silinmeden önce bir ya da en fazla iki hafta boyunca oynanan kullan-at müzikallerdi.

    Borlesk, Lydia Thompson ve grubu “British Blondes” (İngiliz Sarışınlar)’ın mitolojik esinlenmeli oyunları Ixion (1868) ile Broadway’e gelmesiyle yeni bir popülerite basamağına tırmandı. Kadınların zevkli, edepli aynı zamanda cezbedici taytların içinde hem erkek hem de kadın rollerde oynaması, Thompson’ın önlenemez yükselişini başlattı.

    Viktoryan dönemde kadınlar vücutlarının her kıvrımını, (kalça, bel, basen, göğüs) saklıyorlardı. Genç bayanların sahne üzerinde bu denli kuvvetli bir görsel imajla seyirci karşısına çıkmaları statükoya bir başkaldırı niteliği taşıyordu. Daha da kötüsü Thompson ve grubu güzel görünmekle birlikte ölçülü bir espri anlayışını da beraberlerinde taşıyorlardı. Şüphesiz tüm bu sebeplerle Thompson, tüm erkekler ve onların maceracı eşleri tarafından Amerika’nın en ateşli kadını olarak görülüyordu.

    İlk borlesklere ait dokümanlar elimizde olmasa da borlesk malzemesi genellikle alıntı senaryolar, doğaçlamalar ve çalıntı müziklerdi. Bunların hepsini bir araya getirince ortaya bir gösteri çıkıyordu ve Thompson ve kızları popüler şarkıları da ekleyerek komik ya da hicivsel oyunlar sergiliyorlardı.

    Ixion’a talep o kadar fazlaydı ki, oyun iki sene önce büyük ticari başarı yakalayan ve kapalı gişe oynayan The Black Crook’un oynadığı Niblo’s Garden adlı sahneye taşındı. Tüm temsillerle birlikte Thompson’un New York’da geçirdiği ilk sezon ona tam 370.000$ gelir bıraktı. Onun, Amerika’nın eğlence hayatına kattıkları ve geleceği şekillendirmedeki etkisi çok büyük olmuştur.

    Basın, başlarda borleskleri yere göğe sığdıramazken sonradan kimi kesimlerin baskısıyla kötülemeye başladılar. Eleştirmenler ve yazarlar borleskleri acımasızca eleştirirken “rezillik” olarak tanımladılar. Fakat tüm bunlar, borlesklere olan ilgiyi arttırmaktan başka bir işe yaramadı. Bir süre sonra, çoğu bayan yöneticili taklitçi borlesk kumpanyaları kuruldu. Zamanla bu kumpanyalar erkek yöneticilerin kontrolüne girdi ve borlesk bir şekilde “varyete eğlencesi”ne doğru evrimleşmeye başladı.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #12
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Borlesk Ekstravaganzalar

    Broadway daha sonra, bazı kayıtlarda borlesk ekstravaganza olarak tanımlanan, Amerika doğumlu yeni bir borlesk formu geliştirdi. Gösterişli sahne efektleriyle yapılan bu oyunlar edebi klasiklerden modern yapıtlara kadar pek çok şeyden ilham alıyordu ve belli bir hedefi olmaksızındoğaçlama olarak komedi üretiyordu. Bu türün önderi olan Edward F. Rice, Amerika’nın ilk hatırı sayılır yapımcı ve bestecisi kabul edildi. Bir yapımcı olarak Broadway’e onsekiz borlesk müzikal getirdi ve onlarca kumpanyayı Amerika dışına turnelere yolladı. Alıntı müzikler yerine, Rice’ın gösterilerinde orijinal müzikler vardı. Kendisinin ciddi bir müzik eğitimi ve bilgisi olmasa da doğuştan gelen müzik yeteneğiyle aklına gelen melodileri asistanı vasıtasıyla kağıda döktürebiliyordu. Borlesklerinden özellikle iki tanesi Broadway’in en popüler borlesklerindendir:

    Evangeline (1874) ismini ve konusunun bir kısmını Longfellow’un popüler şiirinden almıştı. Ani başarısını Niblo’s Garden’da bir yaz temsilinde yakaladı. Rice, daha sonra bu oyunun daha da gösterişli bir halini Boston’da oynaması için hazırladı ve Boston temsillerinden sonra, daha karlı bir sezon için New York’a geri getirdi. Oyunda fazlaca taytlı bayan vardı ve konu seyirciyi Amazonlar’dan Afrika’ya kadar gezdiriyordu. Konu çok dağınık olmasına rağmen malzeme temizdi ve aileler su püskürten balinayı, dans eden ineği ve beceriksiz balıkçıyı çok sevmişlerdi. Bu hoşluklar bolluğu, periyodik olarak New York’da sahnelenirken seneler boyunca da Amerika’yı turladı. 1885’deki sahne sezonunda 251 defa sahnelendi ve Broadway gelecekteki yıldızlarına kavuştu: Fay Templeton ve Lillian Russell.
    Adonis (1884) Rice’ın en büyük ve popüler işiydi. Muhteşem bir erkek heykelinin canlanmasını, hayata karışmasını –pek çok ünlü karakterde yaşamasını- ve fakat insanların davranışlarını çok çirkin ve hayatı kötü bulmasının neticesinde tekrar taşa dönüşmesini konu alıyordu. Baş rolde, oyunun yardımcı yazarlarından olan Henry E. Dixey dönemin idolleri arasına girdi. Saygıdeğer Viktoryan kadınları bile, mermer rengi taytın içindeki kaslı bacaklarına hayranlıklarını gizeleyemiyorlardı. Dixey, oyunu tekrar izlemeye gelen seyirciler için bazı oyunlarına ufak tefek eklentiler yapıyor ve böylece seyircinin memnuniyetini daha da arttırıyordu. Böylece Adonis, Broadway’de o zamana kadar en uzun süre sahnelenen oyun olmayı başardı.

    1893’te yapılan bir röportajında Edward Rice borlesk müzikalin tanımını yaparken, doğru oyuncuların seçilmesiyle iligili de açıklamalarda bulunuyor:

    “Borlesk ve ekstravaganzalar arasında farklılık var mıdır? Aslında evet: kurnazca ama yeteri kadar açıklayıcı. Şöyle ki: Bir ekstravaganza, belirli bir amaca hizmet etmeksizin her türlü uçukluğu ve cömertliği barındırabilir. Bir borlesk ise birşeyleri alaya almalıdır, cümleler ifadelere gebe olmalıdır. Saf, bütün ve önermelerden arınmış olmalıdır. Eğlenceli ve mizahi bir şekilde kesin gerçeklikleri ifade etmelidir. Konunun tutarlı ve ahenkli tutulması, senaryo ve costümler arasındaki bağlantının iyi incelenmiş ve idealize edilmiş olması gerekir. Işığın ve gölgenin değerini ve vuruculuğun artışını hissedebilen, iyi komsedyenlerce oynanmalıdır. Borlesk oyuncuları için güçlü kişilik ve kişisel özellikler çok önemlidir. Pasif ve negatif öfkeler hiçbir işe yaramaz. Oyuncuların iyelikleri sahne önünde ya da arkasında hissedilmez. Erkek ya da kadın olsun, sinirsel kuvvet, bireysellik, seyircinin dikkatini cezbedebilen çekicilik trajedi, comdey veya borlesk oynayan oyuncularda mutlaka olması gereken özelliklerdir. (The Morning Journal, Haziran 1893)

    Borlesk oyunlar yükselişine 1890’lar boyuna devam etti. Rice’ın son oyunu bir başka Longfellow alıntısı olan Excelsior Jr. (1895) müthiş oyuncu Fay Templeton sayesinde pek çok karlı temsille sergilendi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  3. #13
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Pandomim: Palyaço çokluğu

    Müzikal pandomimler 1700’lerden beri Londra’da ve Broadway’de başka eğlenceliklerin arasına tek perdelik olarak serpiştirilen oyunlar şekilnde devam etmekteydi. Pandomimlerde Anne Kaz hikayelerindeki kahramanlar işlenir, sonra peri kraliçe gibi büyülü kişiler bu karakterleri geleneksel İtalyan oyunu commedia dell’arte karakterlerine (Harlequin, Columbine, Clown vs) dönüştürürdü. Jestlerin sessiz dilini kullanan bu palyaçolar daha sonra komik yanlış anlamalar çerçevesinde oyunlarını bitirirlerdi.

    Pandomimlerde mizah çoğunlukla fizikselliğe bağlı, şaşkın hareketlerin çokluğu temel alınarak daha sahneleniyordu. Tipik bir pandomim senaryosu detaylı sahne yönlendirmeleri ve araya serpilmiş çok ufak parçalı diyalogları içeriyordu. Sessiz playaçolar bazen heyecanı ve ilgiyi arttırmak için veya diğer oyuncuların dinlenmeye ihtiyacı olduğunda şarkıların içine giriveriyor ve oyunun ilgisini kendi üzerlerine çekiyorlardı. Renkli dekorları ve atletik yapılı oyuncularıyla bu çocuk tiyatrosu kahramanları yetişkinler arasında da popülerlik kazanmışlardı; ki bu yetişkinlerin pek çoğu yeni Amerikan göçmeniydi ve aslında İngilizce diyalogların yokluğu kimsenin de umurunda olmuyordu.

    En başarılı Amerikan pandomimi, komik oyuncu George Fox’un oynadığı Humpty Dumpty (1868) idi. Konu (tabi eğer konu denirse) Humpty ve arkadaşının birer soytarıya çevrilmesini ve bir şeker dükkanında, bir parkta ve Manhattan’ın yeni pahalı mekanı City Hall’da yaptıkları şaşkınlıkları ve farklılıkları konu alıyordu. The Black Crook’un koreograflığını yapan David Costa tarafından yazılan kalitesiz bir bale de sahneleniyordu. Besetesi kimi zaman “A. Reiff Jr.” gibi koksa da çok büyük çoğunlukla varolan malzemenin karıştırılmasıyla yapılmıştı: Offenbach ve eski salon müzikleri. Zaten kimse müziklere de ciddi anlamda ilgi göstermiyordu; onlar için önemli olan Fox’un şaşkınlıklarıydı. Humpty Dumpty yeni bir uzun süre sahnelenme rekoru kırdı, pek çok kez tekrar sahnelendi ve yeni maceralarla farklı olarak sahnelendi.

    Fox’un sessiz ve içine kapanıklığı, onu Humpty Dumpty sahnesinde seyircilerden fiziksel olarak uzaklaştırsa da seyirci onu kalbine yerleştirdi. Yeni sahnelemeler, turlar ve klasik oyunla birlikte Fox, Humpty’i 1.400’den çok kez canlandırdı. Ancak ileri düzeydeki frengi hastalığı Fox’un zihnini bulanıklaştırıyordu. Kasım 1875’de bir seyirciyi dekor parçalarıyla dövünce emekliliğe zorlanarak tiyatrodan ayrıldı ve iki sene sonra, 52 yaşında öldü.

    Pandomim, İngiltere’de Noel eğlencelerinin bir parçası olarak sahnelenmeye devam etse de Amerika sahnesinden 1880’ler gibi silinmeye başladı. Artık Amerikan seyircisi borlesklerden daha içten ve pandomimlerden daha az çocuksu olan oyunlar bekliyordu. Ve böylece yeni bir buluşun doğru zamanı gelmişti – müzikal komedi.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  4. #14
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    1879-1900
    İlk Müzikal Komediler

    Harrigan ve Hart


    Bazı İngiliz kaynaklar, Londralı yapımcı George Edwardes’in ilk müzikal komedileri sahnelediğini söylese de, sahibi olduğu Gaiety Tiyatrosu’nun yapımları Gibert-Sullivan operettalarından ancak biraz daha fazlaydı. (Bayan oyuncuların etek boyları kısalmış ve daha cüretkar bir havadaydılar). Bildiğimiz anlamdaki müzikal komedi kavramı Broadway’de, Edward (Ned) Harrigan ve Tony Hart’ın başrollerinde oynadıkları serilerle doğmuştur. 1878 ve 1884 yılları arasında yapılmış, senaryosu ve şarkı sözleri Harrigan tarafından yazılmış ve müzikleri kayın pederi David Braham tarafından yapılmış olan bu müzikal komedilerNew York’un alt kesimlerinden insanların gündelik hayatlarını yansıtıyordu. Bu saf Amerikan çalışmalar, Harrigan, Hart ve Braham’a Broadway’in kapılarını açarken; Broadway, daha yüzyıl kadar sürecek, karlı bir türe ev sahipliği yapıyordu.

    Harrigan, San Fransisco’da varyete melodeonlarında boy gösteren başarılı bir komedyen olarak isim yapmıştı. Hart ise, ender bulunan sahne komedisi yeteneğini değerlendirmek isteyen ve bu yüzden meslek okulunu yarıda bırakan biriydi. 1870’lerin ortasında tanıştılar ve New York’un kötü şöhretli mahallelerinde komik oyunlar sergilemeye başladılar. Çıktıları yerler o kadar kötü ve berbat yerlerdi ki çoğu zaman seyircelerden birkaçı kavga çıkarır ve zaten tamamen sarhoş olan diğer herkes de onları takip ederek gece sonunda çok büyük arbedeler yaşanırdı. O zamanın politik ve militarist yaklaşımını alaya alan bir de marş yazmışlardı: “Mulligan Guard’s March”. Seyirciler bu gösteriyi ve şarkıyı o kadar sevmişlerdi ki bir süre sonra tüm dünyada söylenmeye başlamıştı.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  5. #15
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Mulligan Gösterileri

    Harrigan ve Hart New York’a geldiklerinde oyunları o kadar meşhurdu ki, şehrin en gözde sahnelerinde bir yıldan fazla oynadılar. Bu başarıdan destek alan takım, oyunu geliştirerek The Mulligan Guard Picnic (1878) adıyla kırk dakikalık bir oyuna dönüştürdüler ve Boradway’deki Theatre Comique’te tam bir ay boyunca kapalı gişe oynadılar ki bu o zamanlar için çok sağlıklı bir ticari başarıydı. Bu, yedi yıl sürecek olan tam uzunlukta oynanan müzikallerinin ilk gösterisiydi. Çok yönlü biri olan Harrigan oyunda, oyuncu, yapımcı, yönetmen sıfatlarıyla bulunuyor aynı zamanda sözlerini ve müziklerini de yazıyordu. Oyun sürekli Manhattan’ın arka sokaklarında yaşayan insanlar olan, Harrigan’ın oynadığı, ateşli bir siyaset meraklısı, İrlandalı salon sahibi “Dan Mulligan” ile Hart’ın oyunculuğu ile çok büyük takdir topladığı, Afrikalı Amerikan bir temizlikçi kadın olan “Rebecca Allup”’ın maceralarını konu ediyordu.

    The Mulligan Guard Ball (1879), Cordelia’s Aspirations (1883) ve serinin geri kalan tüm bölümleri, kendilerini sahnede oynanırken görmekten hoşlanan, New York’un göçmen kaynaklı alt kesimi arasında çok popüler olmuştu. Bazı güçlü politikacılar bile, oy kazanmak bahanesiyle bu gösterilere gelip kendilerini ara sıra da olsa halka gösteriyorlardı. Harrigan ve Hart’ın oyunları, ırklar arası gerilim, politik istismar ve çete savaşları gibi hayatın çok içinden kesitleri konu alıyor fakat arada herkesi her zaman güldürecek kadar yeterli soytarılık da yapılıyordu. Oyunda tüm sınıflar ve etnik gruplar aynı orada hicvedildiği için, ve hatta bazen sempati duyguları bile dile getiriliyordu, kimse bu işten alınmıyordu. Harrigan’ın dialoglarındaki lehçe ve aksan farklılıkları tamamen güldürmeye yönelikti.

    Harrigan ve Braham’ın şarkıları günlük ağızla söyelenebilen, sokak insanlarını ve konularını işleyen, günün popülaritesine göre yazılmış şarkılardı. Şarkı sözleri ise, konuyla bağlantılı olması açısından bozuk lehçe ve aksanla, yanlış gramerle ve argo kullanılarak yazılmıştı. Tüm New York’lular bu şarkılara bayılıyor ve Manhattan’daki her komşu mahallede aynı şarkılar duyuluyordu.

    Harrigan’ın akrabalarını işe almaktaki bonkörlüğü, eşi de kendini iyice dışlanmış hisseden Hart’ın canını sıkmaya başlamıştı. Sonunda, 1885’de takım dağıldı. Hart kendi yoluna gitti ancak titreme nöbetleri ve ilerlemiş frengi hastalığı sebebiyle 1886 yılında artık sahneye çıkamaz olmuştu. Bundan birkaç sene sonra da 36 yaşında öldü. Harrigan 1893 yılına kadar yapımcılık ve oyunculuk kariyerine devam etti.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  6. #16
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Unutulmuş Hit’ler

    1870 ve 80’lerde müzikal tiyatro oyunları sergileyen başka gruplar da vardı. The Salisbury Troubadours adlı grup The Brook (1879) isimli oyunlarını Broadway’e taşıdılar ve sonradan karlı bir hale gelen altı haftalık bir gösterim yaptılar. Kısa bir tekne yolculuğuyla pikniğe giden iki kadın ve üç erkeğin öyküsü gibi minimalist bir yaklaşımı vardı. İçinde yemekleriyle dolu olan piknik sepetleri ve basitçe hazırlanmış kostümleriyle vodvil tarzı bir oyunculuk vardı. Pek çok kaynaktan derlenmiş pek çok şarkı söylüyorlardı. Eleştirmenler ve seyirci gece sonunda gösteriyi ayakta alkışlarken, bu basitlik ve ucuza mal edebilme pek çok taklitçinin de türemesine öncülük etti. Bazı kaynaklar The Brook’un ilk modern müzikal komedi tohumlarını taşıdığını düşünse de ben bunu sorgulanabilir bir varsayım olarak görüyorum. Bu derme çatma oyun New York’a geldiğinde, Harrigan ve Hart çoktan birer olgu olmuşlardı.

    1880’ler boyunca Broadway müzikalleri hem sayıca hem de karlılık anlamında her zamankinden daha iyi durumdaydılar. Gilbert ve Sullivan’ın yapımlarından başka yapımların pek çoğu unutulmuştur. Ne var ki, o zamanın en az bir Amerikan müzikali sonraki yüzyılda da popülerliğini korumayı başarmıştır:

    Erminie (Londra 1885, NY 1886), aslında hiç de evlenmek istemeyen bir gelini, fidye istemek maksadıyla düğününden kaçıran iki şapşal hırsızın hikayesini anlatıyordu. Bu yufka yürekli şapşallık 1900 yılına kadar Londra’da 500’den fazla oyun oynarken sık sık da New York’a gidip gelerek 1.200 oyundan fazlasını da burada sergiledi. Hırsız Cadeaux rolündeki Francis Wilson çok büyük bir yıldız oldu. Zamanın pek çok oyuncusunun aksine Wilson, insanları güldürmek için salt fiziksel hareket ve şakalar yapmıyordu.

    Çok yönlü bir oyuncu olan Wilson, uzun kariyeri boyunca pek çok başka oyunda rol aldıysa da sık sık Erminie ile tekrar sahneye çıktı ve 1930’lara kadar Broadway’de yıldızlık yaptı. Wilson, sahne arkadaşları tarafından o kadar takdir ediliyordu ki sonunda onu Actor’s Equity adlı derneklerinin ilk başkanı yaptılar.

    19. yy.’ın son yıllarında pek çok başka oyuncu Broadway müzikal tiyatrosuna bambaşka bir canlılık katmıştır...

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  7. #17
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    1890’lar, Kısım I

    “Eğlenceli 90’lar”da Broadway


    1890’ların müzikallerinden pek azı günümüze kadar ulaşabildiyse de o yıllar müzikal tiyatro açısından çok çok büyük bir zenginlik içindeydi. Sadece bir sezonda elli’den fazla müzikalin sahne açması çok da tuhaf değildi. Geliştirilerek sergilenen ve özellikle Avrupa’dan ithal edilen oyunlar dışında bu oyunların hemen hepsi Amerikan yapımıydı. O onyıl içinde gülünç müzikal tiyatrolar Broadway’de artık bir standart olmuştu bile. Seyrek konular yeteri kadar mizah ve dialog içeriyordu;arada da bir şarkıdan diğerine geçişler yapılıyordu. Farklı pek çok bestecinin bir oyuna eklenti yapması, şarkı yapması gayet normaldi.

    Yapımcı-oyun yazarı Charles Hoyt bu türü mükemmelleştirdi. Kariyerinin zirvesine A Trip to Chinatown (1891) adlı oyunuyla ulaştı. Bu oyun, şehrin alt mahallelerinde yaşayan genç çiftleri, oyunun ilerleyen sahnelerinde zengin bir adamın cüzdanını kaybettiği ama sonunda gerçek aşkın kazandığı, büyük bir şehir restoranına çekebilmeyi başaran dul bir bayanı konu alıyordu. (sanki Hello Dolly!)Eser, parçası bulunan bestecilerin sayıca çok fazla olmasından dolayı neredeyse gelişigüzel bir havadaydı. Senaryo ise önceki oyunlardan “Reuben, Reuben”, “The Bowery” ve “After the Ball” gibi oyunlardan ciddi esintiler taşıyordu. A Trip to Chinatown oyunu seneler boyunca sahnelendi, pek çok turneye katıldı ve Broadway rekoru 1920’lerin ilk yıllarına kadar kırılamadı. Oyun çok sağlam bir şekilde ününü sürdürebiliyordu. Hammerstein ve Kern, Show Boat müzikalinde 1890’ları yansıtmak için “After the Ball” müzikalinden yararlanmıştır.

    The Belle of New York (1897) adlı oyun Broadway’de pek iş yapmadı. Fakat, milyoner erkek arkadaşının sınır dışı edilmesini önlemek için Kurtuluş Ordusu’na katılan genç bir kızın öyküsünün anlatıldığı oyun 1898’de Londra, West End’de sansasyonel bir açılış yaptı ve bir seneden uzun bir süre sahnelendi. Tam dokuz kere yenilenerek yaklaşık kırk sene boyunca sahnelenmeye devam etti. Oyun, kendi yıldızını da yarattı. Edna May adında, çekici siyah saçlı bu soprano Atlantik’in her iki yakasında da oyunda başrol oynuyordu. O zamanlar popüler olan şarkılar artık cazibelerini yitirmişlerdi. İnsanlar “Eğlenceli 90’lar”ın eğlencelerini düşündüklerinde bu oyun, içinde masum bir aşk hikayesi barındıran, yumuşak bir müzikal olarak hafızalarda kaldı.

    1890’lar aynı zamanda ilk Broadway revüsü olan The Passing Show (1894)’un da doğmasına tanıklık etti. Bu vodvil-tipi, pek çok şarkıdan oluşan, sekçler ve özel dans şovlarının sahnelendiği oyunlar özellikle, insanların açık hava tiyatrolarda daha hafif oyunlar izlemek istediği yaz dönemi oyunları arasında çok büyük ilerleme kaydetti. Yine de revüler, Florance Ziegfiled’in 1907’de yarattığı Follies adlı oyuna kadar tarihe pek bir katkı sağlamadı.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  8. #18
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    İlk Zenci Müzikalleri

    İç savaşı takip eden yıllarda zencilerin oynamasına izin verilen tek oyun türü minstrel şovlardı. Bu yüzdendir ki ilk zenci müzikalleri de bu ekolden çıkmıştır. The Creole Show (1890) adlı oyun, bir kadını konuşmacı diğer birini de tamamı erkek zenci olan bir kadroda oynatarak, minstrel şov ekolünde çok büyük bir farklılığa gitmiştir. Bu oyun, çok başarılı bir turne ve New York temsillerinden sonra, zenci müzikallerinin de ticari bir yaklaşım olarak görülmesini sağladı.

    The Creole Show’un bilet satış ajansının sahibi John W. Isham, akıcı bir konuya sahip, minstrel komedi tarzında bir turne müzikali hazırladı: The Octoroons (1895). Irkıçılığa tepkisini “No Coon Can Come Too Black for Me” (Hiçbir zenci bana fazla kara gelmez) şarkı sözleriyle tüm Amerika’ya duyuruyordu. Black Patti’s Troubadours (1896) adlı oyunun yıldızı olarak, turne sebebiyle Amerika’yı tam 18 yıl boyunca dolaşan Sisseretta Jones aynı pek çok yetenekli zenci oyuncu da yetiştirdi. Zenci besteci-söz yazarı Bob Cole bu grup için tek perdelik bir müzikal yazdı. Ancak beyaz işletmecilerle birlikte bu işin daha fazla yürümeyeceğini anlayan Cole, kendi zenci yapım şirketini kurdu. Cole, New York’un ilk, tamamı zenci kadrolu ilk müzikal oyunu olan A Trip to Coontown (1898) adlı oyunu hem besteledi hem de yapımcılığını üstlendi. Talihsiz adı dışında (A Trip to Chinatown’a göndermeliydi), minstrel stereotiplerini tekrarlayan oyun, Jimmy Flimflammer adlı zenci bir oyuncunun, yaşlı bir adamın emekli maaşını beceriksizce çalmaya teşebbüsünü konu alıyordu. Çeşitli sahne gösteriyle seyircinin ilgisini yüksek tutmaya çalışan oyun New York’da iki başarılı temsil yaptıktan sonra da başarılı bir turneye çıktı. Daha sonraları Cole, söz yazarı J.R. Johnson’la birlikte içlerinde The Red Moon (1909) da olan pek çok oyun yaptı.

    A Trip to Coontown halen Third Avenue Theater’da sahnelenmekteyken, Clorindy, the Origin of the Cakewalk (1898) isimli oyun Casino Theatre’s Roof Garden’da perde açtı. Will Marion Cook’un cesur atılımlarıyla birlikte bu bir saatlik oyun, New York’un en prestijli sahnelerinden birinde oynanan, ilk tam kadro zenci oyun oldu. Cook ve ekibi bir akşam tiyatroya gelmişler ve müdüre kendilerini tiyatronun sahibinin yolladığını söylemişlerdi. Bu elbette bir yalandı ama onlara sahnenin kapısını açmıştı. Gösteri o kadar büyük yankı getirmişti ki yapımcı Edward Rice bir temsil için gösteriyi kiralamıştı. Clorindy’nin sözleri minstrel tarzda komedi şeklinde yazılmıştı ancak “ragtime” tarzındaki müziği Cook’a ün getirmişti ki böylece Cook, Broadway’in ilk zenci yıldızları: Bert Williams ve George Walker için şarkıları yazar olmuştu.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  9. #19
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    1890’lar, Kısım II

    Borlesk Müzikaller: Weber ve Fields


    1890’ların en ünlü borleski Joe Weber ve Lew Fields adındaki iki komedyen tarafından yaratıldı. Kısa boylu ve toparlak “Mike”, Weber tarafından; uzun boylu ve zayıf “Meyer” ise Fields tarafından oynanıyordu. Meyer sürekli olarak Mike’ı kandırarak parasını almaya çalışan dolandırıcı bir kabadayıydı. Bu ikili 1880’lerde de oynadıkları vodvillerle zaten komedi sanatının zirvesindeydiler. Weber ve Fields’in zarif hiçbir tarafları yoktu. Takma çene sakalları kullanıyorlar, yassı şapkalar takıyorlar ve korkunç bir Alman aksanıyla konuşuyorlardı. Dialogları salakça yanlış anlamalar ve yumruk yumruğa kavgalarla doluydu. Weber bir keresinde: “ Seyircinin görmeyi istediği tek şey Weber’in Fields’i yumruklarıyla devirmesi” demişti. Oyun genellikle Fields’in ufak Weber’i sahneye itmesiyle başlar ve Weber’in ilk sözleri de “Beni itme Meyer, beni itme!” olurdu. Her iki karakter de bozuk ingilizce kullanırdı. Şakalı sözlerinin bir yerinde, biri diğerini sözleriyle çok rahatsız eder ve bu durum sonuçta yumruklu, tekmeli, tokatlı bir dövüşmeye kadar giderdi.

    1896’dan başlayarak Weber ve Fields bu temele oturttukları oniki farklı oyunla sahneye çıktılar. İlk yılların yapımlarında, oyunun ilk perdesi bir müzikal borlesk olan Broadway hiti Cyrano de Bergerac’ın Cyranose de Bric-a-Brac şekline dönüşmüş halinde oynanmasıyla, ikinci perde ise bireysel komedi skeçleriyle sahnelenirdi.

    Bu Weber ve Fields borleskleri o kadar ileriye gitmişti ki belirli kostüm ve dekorları alaya alır olmuşlardı. Bu uzatılmış parodiler, temiz içerikleriyle aile seyircilerini etkilemek için klasik anlamda borlesk tanımına uyuyordu. Mizah hemen hemen tüm doğrultuda ilerleyebiliyordu.

    Weber ve Fields tarafından mizah unsuru olarak kullanılmak o kadar büyük bir tanınırlık getiriyordu ki yapımcılar kendi şovlarının hedef alınması için çeşitli oyunlar çevirmeye başladılar.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  10. #20
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443
    Lillian Russell

    Weber ve Fields kendi gösterilerinin yıldızları olmalarına rağmen, yapımın devamını sağlayabilmek ve daha da ünlenmek için müzikal tiyatronun başka yıldız isimlerini de yanlarına çekmeyi çok iyi biliyorlardı. Broadway’in gördüğü en cezbedici kadroyu oluşturabilmek... Fay Templeton, Anna Held, DeWolf Hopper ve aranan bir vodvil sanatçısı Marie Dressler zaten artık kadrodan sayılıyordu tıpkı Lillian Russell gibi. 1890’lara damgasını vuran ve Broadway’in en parlak şarkıcı-oyuncu yıldızı olan Lillian Russell da kadroya dahil olmuştu.

    Russell, ününü ta yüksek do’ya çıkabilen eşsiz sesiyle ve komik oyunculuğuyla elde etmişti. Ünlenmeye başladığı ilk oyun 1883’de Tony Pastor’da sahnelendikten sonra asıl ününü Broadway operettalarındaki muhteşem performanslarıyla yaptı. Russell’ın yeteneği, güzelliği ve finansçı “Elmas” Jim Brady ile yaşadığı sansasyonel ilişki onu tüm ülkede tanınan biri haline getirdi. Russell aynı zamanda haftalık 1.250$’lık maaşıyla 1890’ların Broadway’inde kırılması imkansız bir rekoru da elde etmişti. Weber ve Fields, Russell’ı kadroya ekledikten sonra eski formatlarını terk ederek, tam uzunlukta müzikal komedilere geçiş yaptılar. Whirl-i-gig (1899) ve Fiddle-dee-dee (1899) gibi değişik isimlerle sahneledikleri oyunları New York temsillerinden sonra uzun ve görkemli turnelere gitti.

    Bir Russell şovu ve bir şarkısı, herhangi bir oyunu bir tiyatro efsanesine çeviriyordu. Besteci John Stromberg Russell için pek çok hit şarkı yazdı. Twirly Whirly (1902) oyununun ön yapım çalışmaları esnasında, henüz hazır olmadığını ısrarla söyleyerek Russell’ın yeni solosunu yollamakta gecikti. İlk provadan birkaç gün önce Stromberg intihar ederek hayatını kaybettiğinde, paltosunun cebinde bulunan ve duygusal bir şarkı olan “Come Down Ma Evenin’ Star” aniden bir balad olarak ünlendi. Russell’ın ilk temsilde bu şarkıyı gözyaşları içinde söylediği hikayesi muhtemelen bir gazetecinin fantazi ürünü bir haberdi ancak halk bundan çok etkilenmişti. “Come Down Ma Evenin’ Star”, Russell denince akla gelen ilk şarkı oldu.

    1904’de, Weber ve Fields her ne kadar Broadway ortaklıklarını bozmuş olsa da sekiz sene sonra, 1912’de Hokey Pokey için tekrar bir araya geldiler. Bu oyun 1919’a kadar oynandı; ta ki Russell artık sağlık problemlerinden dolayı sahne hayatını bitirmek durumunda kalana kadar. Weber de, Fields de eski oyunlarını yenileye yenileye 1930’lara kadar aktif olarak gösteri işine devam ettiler.

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

Benzer Konular

  1. Karikatür Tarihi
    dogangunes Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-08-2009, 05:58 PM
  2. Tarihi Istismarcılık
    RABİA Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 07-06-2008, 09:54 AM
  3. Bmc Tarihi
    ErDaLL Tarafından Markalar, Modeller Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-02-2008, 01:43 AM
  4. Tarihi Eserler
    dogangunes Tarafından Antika Foruma
    Yorum: 30
    Son mesaj: 05-11-2007, 12:32 PM
  5. Dinler Tarihi
    dogangunes Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 49
    Son mesaj: 21-08-2007, 09:42 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık