Ölümünün 60.yılında Feylesof Rıza anılıyor
Şair ve filozof evsafıyla dikkat çeken Feylesof Rıza Tevfik vefatının 60. yılında düzenlenen etkinlikle anılacak.




Şair, mütefekkir, hekim, Maarif Nazırı, Şuray-ı Devlet Reisi Feylesof Rıza Tevfik, vefatının altmışıncı yılı münasebetiyle İstanbul'da anılacak.

Osmanlı Devleti'nin son dönemiyle Cumhuriyet'in ilk yıllarına hareketli siyasi kişiliği ve felsefi yaklaşımıyla damgasını vuran isimlerden Rıza Tevfik Bölükbaşı, 26 Aralık 2009 Cumartesi günü saat: 14.00'de Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde düzenlenecek olan bir etkinlikle yâd edilecek.

Etkinlikte konusunun uzmanı konuşmacılar Rıza Tevfik'in fikir dünyasını anlatırken; fuayede ise şahsi eşyaları, edebî çalışmaları ve hatıratından parçalarla ünlü 'feylesof'un arşiv sergisi ziyarete açılacak.

Rıza Tevfik'in edebî-fikrî külliyatının günümüzdeki vârisi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdullah Uçman'ın başkanlığında düzenlenecek olan açık oturuma şair-yazar Hilmi Yavuz, yazar Sabri Koz, Osmanlı-Türk düşünce tarihi üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. İsmail Kara ve Dr. Gültekin Yıldız konuşmacı olarak katılacaklar.

FEYLESOF RIZA TEVFİK

Şair, felsefeci ve devlet adamı Rıza Tevfik Bölükbaşı günümüzde Bulgaristan sınırları içinde bulunan Cisr kasabasında (Cisr-i Mustafapaşa), 1869 yılında doğdu.

1899 yılında Tıbbiye'den mezun olan Rıza Tevfik 1907'de İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne kaydoldu ve bir yıl sonra Edirne mebusu olarak Osmanlı meclisine girdi. Bir süre sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti ile anlaşmazlığa düştü. İttihatçılarla mücadele için 1912'de Hürriyet ve İtilaf Partisi'ne katıldı. Bu sırada Sultan II. Abdülhamit'ten özür dileyen bir şiir de yazdı.

1918'de son Osmanlı kabinesinde Maarif Nâzırı olarak bulundu. 1919'da Şûra-yı Devlet Reisliği yaptı. Darülfünun'da felsefe dersleri verdi. Felsefenin eğitim sisteminde yer alması için çabaladı. 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilen Hürriyet'ten sonra, II. Meşrutiyet Dönemi (1908-1918) boyunca tiyatro salonları ve kıraathanelerde halka açık verdiği konferanslar ile tanındı.

Osmanlı delegesi olarak, Sevr Antlaşması'nı (1920) imzaladı. Bu nedenle Yüzellilikler listesinde yer aldı. Sürgün yıllarında Hicaz, Amerika, Ürdün ve Lübnan' da yaşadı. Af Kanunu'ndan yararlanarak 1943'de kendi ifadesiyle hesaplaşmak için değil, vedalaşmak için yurda döndü. 31 Aralık 1949'da, felç tedavisi için yattığı İstanbul Vakıf Gureba Hastanesi'nde zatürreden vefat etti. Mezarı, Zincirlikuyu Asri Mezarlığı'nda bulunmaktadır.

Hece vezninde yazdığı şiirlerle tanınan Tevfik Rıza Bölükbaşı, felsefeye merakı nedeniyle Feylesof Rıza olarak anılırdı. Tıp eğitimi gören Tevfik Rıza, Osmanlı döneminde milletvekilliği, Milli Eğitim Bakanlığı da yapan çok yönlü bir kişilikti. Politikadaki tutarsızlıkları ve ateşli kişilik yapısı nedeniyle olaylarla dolu bir ömür sürdü. Sevr Antlaşması'nı imzalayan Osmanlı delegesi olarak Yüzellilikler arasında yer aldığı için uzun yıllar sürgünde yaşadı; gurbet acısını, şiirlerinde dile getirdi. Sürgünde iken yazdığı "Uçun kuşlar" isimli şiirinde yer alan;

"Uçun kuşlar uçun! Burda vefa yok!
Öyle akar sular, öyle hava yok!
Feryadıma karşı aks-i sedâ yok!
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır."
kıt'ası o zaman ki sıla özlemini dile getirir.

Servet-i Fünuncular'ın çağdaşı olduğu, başlangıçta Hâmit ve Fikret etkisinde aruz şiirleri de yazdığı halde, o topluluğa girmeyen, saz ve tekke şiiri geleneğinden faydalanarak, duygulu, içten koşma, nefes ve dîvanlar yazan Rıza Tevfik, Mehmet Emin'deki lirizm ve ahenk eksikliğini kapatarak şiiri ile aydınlar arasında bir köprü oldu. Felsefe, edebiyat, edebiyat tarihi konularında da eserleri olan Rıza Tevfik, şiirlerini Serab-ı Ömrüm adlı bir kitapta topladı.

Eserlerinden Seçmeler

Bergson Hakkında
Biraz da Ben Konuşayım
Felsefe Dersleri
Kamus-ı Felsefe (Cilt 1-2)
Serab-ı Ömrüm ve Diğer Şiirleri
Tevfik Fikret Hayatı-San'atı-Şahsiyeti

Dünya Bülteni / Kültür Servisi