Merhaba!

(Sn.Musanin kardesi yine kizacak ama,)
Fazla Kultur goz cikarmaz adli kitaptan secmeler.....

BONA FIDE: "İyi niyetle" yapılmış; samimi, yapmacıksız.

CASUS BELLI: "Savaşın nedeni" Savaşı haklı çıkartan ya da
başlatan bir olay.

CUI BONO: "Kimin işine yarıyor?" Bir cinayet olayını çözmenin
yollarından birinin de, o cinayetin kimin işine yaradığını ortaya
çıkarmak olduğuna işaret etmek üzere, ilk kez Romalı bir sulh
hakimi tarafından formüle edilmiştir. Sık sık, yanlış bir biçimde,
"Ne amaçla?" anlamında kullanılır.

DE FACTO: "Fiilen" Gerçekte; hakiki, aslında yürürlükte olan.
De facto bir hükümet, resmen seçilmiş ya da kurulmuş değildir,
ama duruma tümüyle hakimdir; (karş. aşağıda, de jure)

DE JURE: "Yasadan gelen" İlke olarak yasaya uygun. De jure
bir hükümet usulüne uygun olarak seçilmiş ve kurulmuştur, ama
gerçek iktidar sahibi değildir; (karş. yukarıda, de facto)

EX POST FACTO: "Geçmişi içine alan" Geriye dönük bir biçimde
(makabline şamil) formüle edilmiş, kabul edilmiş ya da yürürlüğe
konmuş.

IN MEDIAS RES: "İşin ortasından" Bir öyküye ya da anlatıma
ortasından başlamak; arkaplanı ya da girişi olmayan. İlk kez ozan
Horatius tarafından formüle edilmiş, klasik epik anlayışı. Bunun tersi
yaklaşıma; ab ovo "yumurtadan başlamak" denir.

MEMENTO MORI: "Öleceğini unutma" Ölümün hatırlatılması ya da
bu konudaki uyarı; ölüm kaçınılmazdır.

MUTATIS MUTANDIS: "Değiştirilmesi gereken şeyler değiştirildikten
sonra." Gerekli eklemeler yapıldıktan, işaret edilmiş değişiklikler tam
dikkate alındıktan sonra.

NE PLUS ULTRA: "Daha ötesi yok" -Herakles Sütunları (bugünkü
Cebelitarık Boğazı) üzerinde, gemilere bir uyarı olarak, bu sözlerin
yazılı olduğu rivayet olunur. En uç nokta, en yüksek uç, bir zirve;
aşılmaz bir engel; ve üstü örtük bir biçimde, olduğun yerde dur,
ya da daha doğrusu, "geriye dön" önerisi.

OBITER DICTUM: "Söz açılmışken söylenenler" Geçerken ya da
parantez içinde söylenenler. Hukukta, bir meseleyi tartışırken
hâkimin söyleyip de vereceği hüküm açısından geçerliliği olmayan
şey. Çoğulu: obiter dicta.

PARI PASSU: "Eşit hızda" Zamandaş, eşit bir biçimde, birlikte
ilerlemek.

PERSONA NON GRATA: "İstenmeyen kişi" Belirli bir bağlam
çerçevesinde kabul görmeyen kişi.

QUID PRO QUO: "Bir şeye karşılık bir şey" Bedel, eşit değişim;
tazminat olarak verilen bir eşdeğer.

SINE QUA NON: "Olmazsa olmaz" Vazgeçilmez unsur, koşul ya
da nitelik.

SUB ROSA: "Gülün altında" demektir; ama bu gülün, Aphrodite'in
maceraları hakkında dedikodu yapmasın diye Eros'un birisine rüşvet
diye verdiği gül mü olduğu, yoksa Mısır tanrısı Horus'u parmağıyla
dudağını işaret ederken gösteren heykelin elindeki gül mü olduğu,
yoksa bunların tümünün dışında bir başka gül mü olduğu tartışması
bütün şiddetiyle sürmektedir.
Her ne ise, sub rosa, "sır olarak" demektir; gizlilik ifadesi ya da iması.
Gizlice.

SUI GENERIS: "Kendine özgü" Özgül, biricik, alışılagelmiş bir biçimde
incelenemiyen ya da sınıflandırılamayan.

TU QUOQUE: "Sen de", "Sen de öylesin" in eski Roma versiyonu.
Kişisel olarak yöneltilmiş bir suçlamaya verilen karşılık.

ULTRA VIRES: "Güç ötesi." Kişinin yetki alanının dışında kalan,
anl***** da gelir. Birbiri peşi sıra gelen çeşitli ABD yönetimlerinin
Vietnam'da ultra vires davrandıkları gayet iyi bilinir.

j.jones - w. wilson