Merhaba!

"Ölüm bir mektuptur. Kimse yazmamıştır onu, o birinden gelir hep..."

Guy de Maupassant:
Minnetle düşünüyorum intiharı. Gerçekten fazla yorgun olduğum bir gün, kaçmam için açık bir kapı bu.
Son sözleri 'Karanlıklar, ah! karanlıklar' oldu.
Demisti ki:
'Uluyan köpekler, benim durumumu çok iyi ifade eder. Hiçbir şeye seslenmeyen, hiçbir yere gitmeyen, hiçbir şey söylemeyen ve gecelerin içinde, benim atmak istediğim kaygı çığlıklarını atan içler acısı bir sızlanma bu... Eğer onlar gibi inleyebilseydim, sık sık, büyük bir ovaya veya bir ormanın dibine gider ve karanlıkların içinde, saatlerce böyle bağırırdım.'"

Rilke:
Eski Raron Kilisesi'nin, Rhône Vadisi'ne bakan mezarlığına gömülmek istemektedir.
Mezar taşına da şu üç satırın yazılmasını ister:
Gül, saf çelişki, şehvet
Onca gözkapağının altında
Hiç kimsenin uykusu."
Rilke ölüme iyice yaklaştığında, kısa bir süre önce tanıştığı kadına şunları yazar:"
Hanımefendi, evet, sefil ve korkunç bir biçimde,
Hayal etmeye bile cesaret edemediğim kadar hastayım...
Doktorların isim koydukları, ama size, sesimizin artık tanınamadığı
Uç veya dört çığlık öğretmekle yetinen bu isimsiz acı.
Artık çiçek göndermeyin hanımefendi, size yalvarıyorum;
Onların saf varlığı, odamı dolduran şeytanları coşturuyor..."

Michel Schneider:
Bu mektup ne zaman gelirse gelsin erken geldiği söylenir. Çünkü onu geri gönderme ihtimali yoktur. Mektup geldiğinde elimizin altında ya da yanı başımızda olanlar: O an, sözcükler ve son sözlerdir. Peki yazarların ölümü diğer insanlardan farklı mıdır? Yazarlar, defalarca ölebilir. Kitabının kahramanını öldürürken, kahramanı öldürdüğünde ve tüm kitaplarının gölgesinde hayal ile gerçek arasında ölebilirler. "Cenaze törenleri, yaşayanlara, ölülerin geri gelmeyeceklerine, sonsuza dek diğer tarafta kalacaklarına dair güvence vermeye yarar. Edebiyatın ve kitapların işlevi ise bunun tam tersidir."
Öyleyse yazarların ölümü farklıdır diyebiliriz ve belki de onların mezarları kitaplarındadır. Bu farklı ölümleri nedeniyle yazarların ölümleri, son sözleri merak edilir. Onların son sözlerini unutmayız. Onların sözleri o an söylenmemiş sanki uzun yıllar içinde yazılmış gibidir. Son sözler hep güzeldir. Öyle olmalarını isteriz çünkü. Edebidirler, çünkü yazarlara aittirler.

Michel Schneider-Hayali Ölümler