merhaba


Çok geniş kullanım ve anlatım konusu olan renk sözcüğünün yalnızca sanatsal boyutu hakkında bilgileri siz sanatseverlerle paylaşmak istiyorum.
Sanatsal anlamda da olsa renk farklı yönlere dağılır. Resim sanatında, fotoğraf sanatında, matbaa ofset baskı alanında, ışıksal, ışınsal elektronik algılayıcılar alanlarında ana renk farklılıkları gözlenir.
Ana renkler; sarı, kırmızı, mavidir. Elektronik renk ayrımında (skaner) sarı-macenta-siyan-siyah dörtlüsünü görürüz. Işınsal elektronik algılayıcılarda sarı-yeşil-kırmızı üçlüsü karşımıza çıkar.
Ana renklerden ara renklerin elde edilmesi sırasında daha önemli bilgilere gereksinim vardır. Resim sanatı yönünden konuyu incelersek iki farklı kırmızı (kırmızı-macenta), iki farklı mavi (siyan-prusya), iki farklı sarı (limon-orta kadmiyum), Doğru ara renkleri bulmak için yeşil=limon+prusya, turuncu=kırmızı+kadmiyum, mor=prusya+macenta renklerini kullanmamız gerekir. Renklerin açık ve koyu tonlarını bulmak için karıştırılan renklerde miktar ön plana çıkar. Örneğin açık yeşil için bir ölçü limon sarısına daha az ölçülerde prusya mavisi katmak gibi.
Renklerin açık tonlarını bulmak için siyah ve beyaz renklerden uzak durulmalıdır. Çünkü bu iki renk karıştığı her rengin parlaklığını ve etkisini azaltır. (mavi ve mora çok az beyaz katılabilir)
Renkleri ışık ve boya (pigment) diye ayrı ayrı düşünürsek; bilim adamı Newton beyaz algılanan güneş ışığını prizmadan geçirerek yedi renge ayırmıştır. Buna gökkuşağı renkleri diyoruz. Tayf renkleri: kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert, mor. Gökkuşağının yedi rengi ışık olarak birleştiğinde beyaz görünümündedir. Konuyu boya olarak incelediğimizde tüm renklerin doğru bir oranda karıştırılması koyu gri rengini vermektedir.
Tüm renklerin bir yuvarlak çark halinde sıralandığını ve birbirine dönüştüğünü düşünelim. Bu geçiş spektrumda renkler arasında ton farklılıkları ortadan kalkacaktır. Örneklersek turkuaz dediğimiz renk mavi midir, yeşil midir? Kesin sınırı hangi tondur? Turuncunun sarı veya kırmızı ile sınırı nerededir? Belki şöyle betimlemek doğru olur. Sarı ağırlıklı turuncu veya kırımızı ağırlıklı turuncu.

Renkte Görecelik
Her renk değerini bir başka rengin yanında kazanır veya yitirir. Daha açık veya koyu hatta başka bir renk gibi algılanabilir. Tamamlayıcı renkler (sarı-mor, kırmızı-yeşil, turuncu-mavi) yanyana geldiklerinde daha parlak ve canlı etkiye sahip olurlar. Yeşil ile kırmızı dengesi ½ oranında, turuncu ile mavi 1/3 oranında, sarı ile mor ¼ oranında sağlanır. Sıcak renklerin dalga boyu ışınları fazla olduğundan daha az miktarda kullanılmalıdır.
Ayrıca siyah zemin üzerindeki beyaz bir kare, beyaz zemin üzerindeki aynı büyüklükteki siyah kareden daha büyük görünür. Beyaz zemin üzerindeki kırmızı leke, siyah zemin üzerindeki kırmızı lekeden daha koyu bir etki taşır. Siyah zemin üzerindeki kırmızı daha parlak ve ışık saçan bir etki oluşturur. Aynı etkiler mavi ve yeşil için de geçerlidir. Gri fonlar tüm form renklerine değer katar.
Renk algılarımız işitsel belleğimize göre daha zayıftır. Duyduğumuz bir melodi gördüğümüz bir renkten daha çok aklımızda kalır. Sayısız renk ve tonlar olmasına karşın günlük dilimizde kullandığımız renk ve ton sayısı neredeyse otuzu geçmez.
RENKTE FİZİKSELLİK
Cisimlerin renklerini ancak ışıkta görebiliriz. Bir cismin rengi, kendisine gelen güneş ışınlarından yansıttığı renk ile anılır. Örneğin tüm renk ışınlarını yutan bir cisim siyahtır, tüm renk ışınlarını yansıtırsa beyaz olarak algılanır.
Renkler bir tür elektro-manyetik enerji olan titreşim halindeki ışık dalgalarıdır. Her renk farklı dalga uzunlukları ve titreşim sayısına sahiptir.
Bizim gözümüz 400-700 milimikron değerler arasındaki ışık dalgalarını algılayabilmektedir. Sıcak renklerin , soğuk renklere göre dalga dalga uzunlukları artmakta ve titreşim sayıları ters orantılı olarak düşmektedir.
Renk Dalga Boyu Titreşim Sayısı

Kırmızı 800-650 400-70
Sarı 580-550 520-590
Mavi 480-460 700-760

Renkler bu fiziksel özelliklerine göre yakınlık ve uzaklık hissi uyandırırlar. Sıcak renkler yakınlık, soğuk renkler uzaklık hissi verirler. Resim sanatında; Turner, Delacroix, Cezanne, Kandinsky, Van Gogh, Mondrian, Delaunay gibi sanatçılar renk sorunlarıyla uğraşmışlar ve rengin bağımsız anlatım gücünü ortaya koymuşlardır. Renk ve Psikoloji
İnsan psikolojisi ile rengin doğrudan ilişkisi vardır. Her insanın mizacına uygun bir renk dünyası vardır. Sanat eğitimcisi ve renk kuramcısı J. Itten : “Mavi gözlü, sarışın, pembe tenli insanlar daha çok belirgin saf renklerden ve yalın renk kontrastlarından hoşlanırlar. Yumuşak ve aydınlık renkleri severler. Siyah saçlı esmerler, koyu ton ve koyu tonlar içinde yanan güçlü renklerden hoşlanırlar.” der. Renklerin psikolojik özelliklerini özetlersek: mavi, derinlik ve sonsuzluğu; kırmızı, hareketi, coşkuyu; sarı, dengesizlik ve çılgınlığı; beyaz, saflığı ve dürüstlüğü; mor, melankoli, duygusallık ve içe dönüklüğü; siyah, karamsarlık ve hüznü; yeşil, mistik ve tutuculuğu ifade eder.
Kasapların ve et reyonlarının duvarlarının yeşil olması etlerin kırmızı ve taze görünmesini sağlar. Pastanelerin ve lokantaların turuncu, pembe ve siyah tonlarda boyanmasının iştahı artıracağı bilinir. Sıcak tonlardaki oda duvarlarının rengi, insana odanın normal sıcaklığından birkaç derece fazla sıcak olduğu hissini uyandırır.
Şişman insanların zayıf görünmek için dikine çizgili ve koyu tonlar tercih ettikleri, sıcak giysilerin insanları çekici yaptıkları düşüncesi renklerin insan psikolojisi üzerindeki ince ama önemli detaylarıdır.
Kısacası hangi cinsiyet ve meslekten olursak olalım basit renk bilgileri ile kendimizi ifade edebilir, ruhsal eğitimimize yardımcı olabiliriz. Yaşadığımız mekanlara ve çevremize daha fazla değer katabiliriz. Bilinçli kullanılan bir renk ne kadar faydalı olabilirse, bilinçsizce kullanılan bir renk de aynı oranda zararlı olabilir.
Renkli günler dilerim.
Yazar: Oğuz AYDIN

SAGÜSAD - Sanatta Renk