merhaba

Fransa'da 'Türk Mevsimi'nin açılış etkinliği Eyfel Kulesi'nin karşısındaki Trocadero Meydanı'nda yapıldı. semazenler eşliğindeki Mercan Dede konseri ve çoşkulu bir 10. Yıl Marşı icrasıyla sona eren Anadolu Ateşi dans gösterisine özellikle Paris'teki Türkler ilgi gösterdi. Fransızların ilgisini ise Türk süper kahraman filmleri cezbediyor

CEM ERCİYES

PARİS - Sahnenin önünde ellerinde Türk bayraklarıyla toplanmış kalabalığı görünce biraz tedirgin olmadım değil. Yanımdaki Parisli arkadaşım, ‘Birazdan DHKP’liler de gelir, böyle fırsatları kaçırmazlar’ dedi. Hakikaten Fransa’da Türk Mevsimi’nin açılış etkinliği buradaki Türkler’in epey ilgisini çekmiş, Trocadero Meydanı’ndaki kalabalıktan bu gayet iyi anlaşılıyordu. Eyfel Kulesi’nin hemen karşısında kurulan büyük sahnenin önünde, bu devasa meydanda biraz küçük gözükse de birkaç bin kişiden oluşan bir kalabalık vardı. Önce Mercan Dede çıktı, alaturka ezgilerin ağırlıklı olduğu bir dinleti yaptı. Sahneye semazenler bile çıktı. Mercan Dede, bir platformun üzerine bağdaş kurup çalan Hintli müzisyeni de olaya katarak ‘world music’ ruhunu koruduğunu da gösterdi...
Açılış konserinin ağır protokolünde Fransızların eski kültür bakanı, şimdi Sarkozy’nin danışmanı olan Jacques Lang ve Türk Büyükelçisi de vardı. Mercan Dede’nin hemen ardından ‘Anadolu Ateşi’ çıkıp, o çok beğenilen gösterisini yaptı. ‘Anadolu Ateşi’ gösterisi coşkulu bir 10. Yıl Marşı icrasıyla son erdi. Sonuçta izleyicilerin keyfi yerindeydi; DHKP’liler ise gelmedi...

‘Dünyayı Kurtaran Adam’
Tamam meydanda biraz Türk Türke atmosfer vardı ama bu durum benim moralimi bozmadı. Bizim başbakanın ‘iptal ettim, ediyorum’ söylemi buradaki medyayı bile biraz muğlak vaziyette bırakmış. Yine de havaalanından gelirken radyoda Türk Mevsimi’nden bahsedildiğini duydum, gerçi şöför hemen kanal değiştirdi ama zaten Fransızca bilmediğim için farketmezdi. Bir de önünden geçtiğim kiosktaki bir dergide bu konuya yer ayırıldığını gördüm. Aynı gün Lille’deki edebiyat söyleşisi gayet iyi geçmiş mesela. Sema Kaygusuz, Mehmet Yaşin ve Nedim Gürsel’i dinlemeye meraklı Fransızlar gelmiş. Anlatan da dinleyen de organize eden de memnunmuş.
Bence festivalin en şahane etkinliği ise Paris Sinema Festivali kapsamında yapıldı. Tamam Nuri Bilge Ceylan’ın ‘atölye’ çalışması da iyiymiş ve eminim ki filmleri dolup taşacaktır. Hatta toplu gösterileri düzenlenen Reha Erdem’le Yeşim Ustaoğlu’nun filmleri de çok izlenecektir. Ama ‘Türk Süper Kahramanlar’ başlığı altında Yılmaz Atadeniz’in filmlerini (‘Kilink İstanbul’da’, ‘Kilink Superman’, ‘Yılmayan Şeytan’) ve ‘Dünyayı Kurtaran Adam’ı göstermek bence çok iyi bir fikir. Nitekim Parisli gençler de öyle düşünmüş olmalı ki, Cumartesi gecesi saat 12.00’deki gösterime hatırı sayılır bir kalabalık gelmişti. Yılmaz Atadeniz de sahneye çıkıp filmini anlattı. İzleyicilerle muhabbet eden Esin Küçüktepepınar’dan öğrendiğime göre hakikaten bizim ‘Klink’ler ve ‘Dünyayı Kurtaran Adam’ Türkiye’nin sınırlarını aşıp, internet sayesinde gerçek birer ‘kült’e dönüşmüş. Filmler daha sonra sabahın 02.00’sinde ve 04.00’ünde de gösteriliyordu ki kimse gelmese bile mesele değil, festival yönetiminin buna kalkışmış olması bile bir gurur vesilesidir.

radikalcom