Cosmopolitan dergisi sağlıkla ilgili en çok merak edilen soruları ve yanıtlarını derledi

1- NİÇİN UYUYAMIYORUM?
Uykusuzluğun; tiroid bozukluğundan huzursuz bacak sendromuna, stresten yoğun yaşam temposuna pek çok farklı sebebi olabiliyor. Uzmanlara göre, stres kaynaklı uykusuzlukla baş etmenin en iyi yolu, yatağa gitmeden bir-iki saat önce kafanızı fazla yormayacak hafif bir film ya da dizi seyretmek, dinlendirici birkaç şarkı dinlemek ve mümkün olduğunca rahatlatmaya çalışmak. Uyuduğunuz ortamı değiştirmek de, uykusuzlukla savaşmak için etkili bir silah olabilir. Her şeyi denemenize rağmen yine de uyuyamıyorsanız, bir doktora başvurun.

2- NEDEN HEP YORGUNUM?
Kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız, bunun altında bir sağlık sorunu yatıyor olabilir. Kansızlık yani anemi problemi olan kadınların çok daha kolay yorulduğu biliniyor. Ayrıca depresyonun belirtileri arasında da sürekli uyuma isteği yer alıyor. Fakat sürekli yorgun hissetmenin en önemli nedenlerinden biri, düzensiz yaşam biçimi. Buna yol açabilecek tüm faktörleri düşünün ve mutlaka bazı şeyleri dengelemeye çalışın. Çok fazla işin peşinden mi koşuyorsunuz; ne yapın edin temponuzu rahatlatın. Unutmayın ki araştırmalar; çok fazla iş ve aktiviteyle uğraşan kişilerin daha yoğun stresle yüklendiğini gösteriyor.

3- MEME KANSERİ OLUR MUYUM?
Eğer 35 yaşın altındaysanız, ailenizde herhangi bir meme ya da yumurtalık kanseri öyküsü yoksa bu konuda çok fazla endişelenmenize gerek yok. Durum aksi yöndeyse; bir uzmana danışmalısınız, o yapmanız gerekenleri size açıklayacaktır. Ancak yine de, genetiğin her şey olmadığını hatırlatalım; meme kanseri vakalarında aile öyküsü, sadece yüzde 5 ve 10 arası bir oranda etkili.

KONTROLLERİ YAPTIRIN
Meme kanseri vakalarının istatistiklerine bakıldığında ileri yaşın artık günümüzde daha büyük bir risk faktörü olduğu rahatlıkla görülebilir. Hangi yaşta olursanız olun, bu konuda stres yaşamanıza gerek yok. Kendi kendinize yaptığınız aylık meme kontrollerini aksatmayın ve elinize farklı bir şişlik geldiğinde bunu -ki genç kadınlarda çoğu masum olabiliyor- hemen doktorunuzla paylaşın.

4- VİTAMİN ALMAM GEREKİR Mİ?
Bilinçsiz kullanılan bazı vitamin takviyeleri yarar sağlamak bir yana zararlı bile olabilirler! Öyleyse, dolaptaki rengarenk tüm o hapları çöpe mi atmalıyız?

GEREKLİ OLABİLİR
Hayır! Kısa vadede bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, folik asit takviyesi bebekte oluşacak doğumsal anomalileri önleme açısından hayati önem taşıyacaktır. Çok düzensiz bir yaşam ve beslenme tarzına sahip kişiler için de, multivitamin takviyeleri gerçek birer sağlık sigortası yerine geçebilir. Vitaminler için söylenen en olumsuz ifadelerin, antioksidanlarla ilgili olduğunu da belirtelim.

5- CİNSEL HASTALIK TESTİ ŞART MI?
Aktif seks hayatına sahip tüm kadınların-tek partnerleri olsa bile- yılda bir kez klamidya ve gonore gibi, erken teşhisle son derece kolay tedavi edilen cinsel hastalıklar için test yaptırmaları gerekir. Cinsel hayatı daha hareketli olan, sık partner değiştiren ve ilişkiye korunmasız giren kadınlarsa HIV testini kesinlikle ihmal etmemeli. Eğer genital organlarda oluşan kaşıntılı, küçük şişliklerden şikayetçi değilseniz Herpes testi yaptırmanıza gerek olmayabilir.

6- NEDEN KİLO VEREMİYORUM?
Pek çok kadın bunun için farklı şeyleri suçlar ve çoğu zaman yavaş metabolizma hızı en başta gelir. Oysa uzmanlara göre, kilonuzu belirleyen sadece üç temel faktör var; diyet, egzersiz ve genler... Ne yazık ki, bu üçlü arasında başta genler geliyor ve kilonuz üzerinde belirleyici rol oynuyor.

BESLENME VE EGZERSİZ
20'li yaşlarınızda edindiğiniz zararlı alışkanlıklar, her yıl sadece bir kilo almanıza yol açar. Bu da size 10 yıl içinde tam 10 kilo olarak geri döner. Sonuç olarak kilo vermenin en iyi yolunun sağlıklı beslenmek ve egzersiz yapmak olduğunu söylediğimizde, bunun yeni bir bilgi olmadığını düşüneceksiniz büyük ihtimal. Eğer bunu zaten yapıyorsanız ve nedeni bir türlü bulamıyorsanız kendinize şu soruyu sorun: En düşük ideal kilomda olabilir miyim?
haber3