Avcılarımızın günden güne köpekler konusunda bilinçlenmeye başlaması , onları köpek seçimi konusunda daha dikkatli ve seçici olmaya itmiş ve secereli köpek sahibi olma isteğini arttırmıştır. Tabii ki bu sevindirici bir gelişmedir.

Bunun yanında secereli köpek sahibi olma adına yapılan bir çok hata avcılarımıza hem büyük külfetler getirmiş hem de büyük hayal kırıklıklarına uğramalarını sağlamıştır.

Düşünsenize, elinizdeki iyi köpekleri secereli bir köpek alma adına elden çıkarıyorsunuz , büyük paralar vererek bir yavru satın alıyorsunuz , ondan büyük beklentileriniz olarak yetiştirip bakıyorsunuz ve av sezonu gelince hüsrana uğruyorsunuz. Böylece hem zamanınızı , hem paranızı boşa harcamış oluyorsunuz. Köpeğinizle kurduğunuz duygusal ilişkide cabası.





Sevgili arkadaşlar ülkemizde secere sistemi henüz yerleşmemiş olduğundan , secereli köpek sahibi olmak yalnız yurt dışından köpek getirtmek veya getirtilmiş yavrulardan almak ile mümkündür.

Peki sırf secere kağıtları var diye bu kadar büyük paralar verip yurt dışından köpek getirtmek ne kadar doğrudur?

Peki bu yurt dışından getirtilen köpekler doğduğu günden beri takip altında mıdır?

Gelen yavrunun bu köpeklerin yavrusu olduğu kesin midir?

Köpeklerle verilen secere kağıtlarının sahte olup olmadığı nerden bilinecektir? Kimler bunun takibini yapmaktadır?

Kaç avcı gelen kağıtlarda ki yazıların ne anlama geldiğini bilmektedir dolayısıyla gelen köpeklerin soyu ve av kanlı olup olmadıkları veya eğitebilirlik düzeyleri hakkında bilgi sahibidir?

İşte görüldüğü gibi insanın aklına bir sürü soru gelmektedir.

Şimdi sizlere David Campbell isimli bir köpek eğitmeninin bir yazısından aldığım ve çok önemli gördüğüm bir kaç cümleyi paylaşmak istiyorum;

Kolay eğitilebilinir ve iyi bir köpeğe sahip olmanın temeli yavrunun gelişmesi için sağlıklı bir ortam hazırlamaktır. Bunu başarmak için, mümkün olan en iyi şartları seçmeye çalışırız: seceresinde iyi huylu köpeklerin yer aldığı bir köpek, ırkının çalışma standartlarına ve morfolojik standartlarına uygun bir köpek, genetik kusurları bulunmayan bir köpek… Yavrulara olumlu bir eğitim verebilecek ciddi bir Üretici…

Yavru satın almanın en riskli olanı, anasını ve babasını görmediğimiz, sağlık karnesi olmayan, röntgeni alınmamış (displazi – kalça çıkığı), bağlı ve yalnız kalmış, hayvan satıcısından satın alınmış bir köpektir. En emin olanı ise, çalışma ve güzellik açısından iki şampiyondan gelen, güncel bir sağlık karnesi olan, kalçası ile ilgili mükemmel bir teşhisi yapılmış, bilinçli bir yetiştiricinin ailesi içinde büyümüş, 7 haftalık satın alınmış bir yavrudur.

Bu iki aşırı uç arasında birçok durum mevcuttur. Elbette ki, en kötü durumdan gelen mükemmel bir köpek veya en ideal şartlardan gelen, birlikte yaşanılmaz bir köpek bulmak mümkündür. Bunlar istisna köpeklerdir. Seçim size ait, riske mi girmek istersiniz, yoksa bütün şansları kendi tarafınıza koymak mı? Köpek eğitiminin temelinin temeli, kendine iyi bir köpek seçmektir.





Evet değerli dostlar , şunu unutmayılım ki, bizim elimizdeki secereler sadece bir kağıttan ibarettir. Ama o yavrunun üretildiği ülke de yaşayan bir avcı için referanstır. O ülkenin avcısı secerede ki köpeklerin bir avcı için ne anlama geldiğini iyi bilir.

İtalya başta olmak üzere bir çok ülkede köpek yetiştiriciliği ve üreticiliği büyük rant kapısıdır. Her sene binlerce köpek üretilmekte ve bu köpekler yurt içine ve yurt dışına pazarlanmaktadır.

Muhtemelen iyi damızlıklar yastık altında saklanmakta ve vasat köpekler bu ülkelerin iyi kanlarını bilmeyen yabancılara çok iyi kanlar diye büyük paralara satılmaktadır. Ya da alınan yavrular field trial soyundan gelen köpekler olup eğitimi zor olan köpeklerdir.

Köpeğin field trial da şampiyon olması onun çok iyi bir av köpeği olacağı anl***** gelmez. Av köpeğinden istenen meziyetler farklıdır , field trial köpeğinden farklı.

Bu işte büyük paralar döndüğünü gören bir çok kişi de , yurt dışından getirdikleri yavruları veya secereli yetişkin köpeklerinin yavrularını , şu kadar paraya getirttim, diye abartılı fiyatlarlarla reklam ederek pazarlamaktadırlar.

Bunun yanında Türk avcısının köpekte ilk olarak güzelliğe baktığını anlayan köpek simsarları show tipi av köpekleri işi bilmeyen avcılara secereli diye pazarlamaktadırlar. Moldovya ,Yugoslavya , Slovenya , Macaristan , Rusya gibi ülkelerden çok ucuz fiyatlara gelen bir çok köpek simsarlar tarafından secereli diye satılmaktadır. Ama kimse bunların av kanlı olup olmadığını araştırmamaktadır. Secere onlar için yeterli olmaktadır.

Değerli arkadaşlar dikkat ederseniz yazımda “av kanlı” ibaresini çok kullanmaktayım şimdi sizlere av kanlının manasını biraz açmak istiyorum.

Av köpeği çalışan bir köpektir ve sert doğa şartlarında yaptığı ağır bir görevi vardır. Bu görevini sahibinden aldığı eğitim ve ırkının kalıtımsal olarak ona taşıdığı güdüleri sayesinde yapar.

Kalıtım köpeklerin davranışlarını etkilemekte ve köpeğin yeteneklerini ileriki nesillere taşımaktadır. Köpek ırkları yaptıkları işlere göre çeşitli sınıflara girerler. Bazı ırklar sürü gütmekte başarılıdır, bazıları adam korumada, bazıları da bekçilik yapmada.

Bu ırklar her ne kadar yaptıkları işe uygun olsalar da asıl önemli olan bu işleri nesiller boyu yapmaları ve yaptıkları bu işlerdeki yeteneklerini gelecek nesillere taşımış olmalarıdır.

Çalışan soydan gelen bir köpek , yaptığı iş için alacağı az bir eğitim ile ya da hiç eğitim almadan kalıtım yoluyla evvelki kuşaklarından aldığı yeteneklerle kendine ait olan işini yapabilir ya da yapmaya çalışır.

Örneğin bizim Kangal çoban köpeğimiz yüzyıllardır sürü güttüğü için her Kangal köpeği bu işi doğal olarak yapmaktadır. Fakat başka bir ırk köpekten bu iş istendiğinde muhtemelen yapamayacak ya da eğitilmesi gerekecektir. Av köpeklerinde de durum aynıdır.

Av köpeği ırkları, kullanılacağı avın türüne ve avlanma şekline göre değişik görevler almışlardır. Kuş avında kullanılan ve avı bulan köpekler ile, vurulmuş avı getiren köpekler ya da domuz gibi büyük avlarda kullanılan köpekler değişik ırklardandır.

Bu köpek ırkları yetiştirilmeye başlandığı yıllardan beri hep aynı işleri yapmaktadırlar. Retriever'ların avı getirmesi, pointer'ların avı bulup göstermesi gibi. Bu ırklar yaptıkları bu işlerdeki yeteneklerini yetiştirildikleri sürece geçmiş nesillerinden taşımışlar ve gelecek nesillere de taşımaktadırlar.

Fakat bu ırkların bazılarının av köpeği olarak kullanılmaması , bu köpeklerle avlanılmaması zamanla ileri ki nesillerde bu köpeklerin avdan uzaklaşmasına sebep olmaktadır. Örneğin İrlanda setter'leri ve cocker spaniel'ler güzel görünümleri nedeniyle süs ve show köpeği amaçlı kullanılmaya başlanmasından ve dolayısıyla bu köpeklerin avda kullanılmamasından, gelecek nesillerindeki içgüdüsel olarak av yapma yetenekleri azalmakta veya hemen hemen yok olmaktadır.

Oysaki bir English cocker spaniel ismini bile yaptığı avın isminden alarak (woodcock (çulluk)), cocker (çullukcu) diye anılmaktadır. Bu köpek eğer çalışan bir soydan geliyorsa, çulluk avında bir numaralı fermasız bir köpektir.

Fakat bugün süs köpeği amaçlı olarak üreten üreticilerden gelen cocker spaniel'ler ve bütün ırk özelliklerini taşımalarına rağmen doğal olarak av yapmamaktadırlar.

Görüldüğü gibi köpeğin çalışan bir soydan gelip gelmediği yani av kanlı olup olmadığı bir avcı için çok önem taşımalıdır. Her ırk içinde sadece av amaçlı kullanılanları da vardır , gösteri amaçlı kullanılanları da. Secereler de köpeklerin hangi amaçla kullanıldığı yazmaz. Sadece soylarında şampiyonlar varsa bize bunun hakkında biraz bilgi verebilir ki bizim dikkat etmemiz gereken kazanılan şampiyonlukların av şampiyonluğumu , yoksa show şampiyonluğumu olduğudur.





Değerli arkadaşlar eğer yurt dışından köpek getirmek gibi bir karar aldıysanız o zaman mutlaka o ülkenin soyunu , av kanlarını , piyasasını , dilini iyi bilen , orda yaşayan bir avcı tanışınız olmalıdır ki sizin için yavru takibi yapabilsin ve bu yavruları çok daha ucuza alabilsin.

Geçen sene bir arkadaşımız Almanya ki bir üretici ile irtibat kurmuş ve yapılan pazarlık sonucu 1200 euro ya yavru konusunda mutabık kalınmıştır. Fakat Almanya’da yaşayan ve o ülkenin piyasasını bilen bir avcı arkadaşımızın aracı olmasıyla yavru 500 euro ya alınmıştır.Görüldüğü gibi arada büyük paralar oynamaktadır.

Eğer size köpek seçebilecek böyle bir tanışınız yoksa lütfen internetten , pet shoplardan veya sizin için köpek getirebileceğini söyleyen şahıslardan köpek almayınız. Yurt dışında yaşayan yakınlarınız varsa bile dediğim şartları sağlayamıyorsa, size köpek getirmelerini istemeyiniz.

“Sırf köpeğim yurt dışından geldi secerelidir” diyebilmek için ne zamanınızı ne de paranızı boşa heba etmeyiniz.

Eğer alacaksanız annesinin ve babasının avını bildiğiniz çevrenizdeki safkanların yavrularını alınız ki, hüsrana uğramayınız. Belki şu an için bunlara secere verilmemektedir ama umut ediyoruz ki en kısa zamanda FCI üyeliğimiz onaylanacak ve secereli veya seceresiz tüm safkanlar kayıt altına alacaktır.

Bunun yanında lütfen köpeklerin güzelliklerine aldanmayınız. Unutmayınız ki köpeği güzel gösteren tipi değil sahip olduğu meziyetleridir. Köpek, yaptığı avla orantılı olarak avcının gözünde yücelir , tipiyle değil. Eğer çevrenizde yavrusunu edinebileceğiniz bildiğiniz köpekler yoksa diğer üreticilerden köpek almadan önce onları araştırınız. Köpekleri hakkında bilgi edininiz. Avlanma şansınız varsa köpekleri ile avlanınız. Çok fazla köpeği olup , köpeklerini ava çıkarmayanlardan , sadece bunları üretim amaçlı kullananlardan yavru almayınız. Köpeklerini kuluçka makinası gibi görüp aynı köpeği devamlı çiftleştirenlerden yavru almayınız. Benim şahsi kanaatim bir dişinin hayatı boyunca en fazla iki defa çiftleştirilmesi gerektiğidir. Fazlası dişiyi yorar , fiziğini bozar ve erken formdan düşmesini sağlar.

Birde benim size en önemli tavsiyem ava çıkma şansınız yoksa bile mutlaka yavrusunu alacağınız köpekleri yerinde görünüz. Bakıldıkları ortamı ve sahibinin köpekler hakkındaki bilgisini ve tecrübesini test ediniz. Yavrular doğduktan sonra da imkanınız varsa sık sık üreticiyi ziyaret edin ve yavruların gelişimini ve hangi şartlarda yetiştiklerini dikkatle inceleyin. Ziyaret imkanınız yoksa bile sık sık fotoğraflarla bilgilendirilmenizi sağlayın.

Doğacak yavruların ve annenin bakımı da yavru sizin elinize geçinceye kadar çok önemlidir.
Gerçekten yavrunun gelişimindeki ilk iki ay , köpeğin sağlıklı gelişmesi , karakterinin oluşması ve ilerde vereceğiniz eğitimin kolaylığı , kısaca sorunsuz bir köpeğe sahip olmanız bakımındanda çok önemlidir. Bilinçsizce ve sağlıksız bir ortamda bakılan , sosyalleştirilmeyen ve sahiplerine erken teslim edilen köpekler ileride büyük sorun yaratabilir. Kötü şartlarda ve bilinçsizce bakılan köpeğin yavrularından almayınız.

Sözün özü bilgisine ve tecrübesine inandığınız , iyi referansları olan , size güven verebilecek , köpeklerini sağlıklı bir ortamda yetiştiren , onları kuluçka makinası olarak görmeyen ve her şeyden önce avcı olan , köpeklerini devamlı ava çıkaran ve köpeğin avcı için önemini bilen bir üreticiden köpek alınız.





Ülkemize uzun araştırmalardan sonra , çok bilinçli yetiştiriciler tarafından getirtilmiş çok iyi , av kanlı safkanlarda bulunmaktadır. Şu an için bize düşen elimizde avı çok iyi olan saf köpekler varsa , bunları çiftleştirirken olabildiğince seçici davranıp, iyi köpeklere çekmek hattızatında hatıra gönüle köpek çekmeyerek kanı korumaktır.

Özellikle ülkemizde profesyonel av köpeği üreticileri ve köpek klüpleri bulunmadığından ve köpeklerin ırk özelliklerinin korunmasına önem verilmediğinden , av köpekleri avcılar arasında bilinçsizce ve ırk özelliklerine dikkat edilmeden çiftleştirilmekte , dolayısıyla alınan yavrulardan bazıları da ırk özelliklerini taşımamaktadır.

Yazımı ; secere kağıdı olması bile , seceresi olduğu kanatlandığı taktirde köpekleri kayıt altına alan "American Field Dog Stud Book" adlı kuruluşun orijinal field trial kurallarında geçen bir cümle ile tamamlamak istiyorum

İyi sportmenliğin olduğu yerde bir kaç kural vardır. Eğer iyi bir sportmenseniz pek çok kurala ihtiyacınız olmaz ya da insanların size ne yapacağınızı söylemesine. "KUŞU KÖPEK BULUR , SECERE DEĞİL".

kaynak