"ABD Türkiye'ye güvenemez"

CNNInternational

Obama yönetiminin Suriye'de protestoların başladığı ilk günden bu yana çözüm için Ankara'ya bel bağladığını öne süren analist Tony Badran, "bir büyük güç olmayan" Türkiye'nin ABD'nin vizyonunu hayata geçiremeyeceğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton 11 Haziran'da verdiği röportajda, "Suriye kendi halkına yönelik korkunç saldırılar gerçekleştiriyor. Bölge de kapalı kapılar ardında Suriye hükümetini durdurmak için çalışıyor. Biz de bölgedeki ülkelerin söylediklerini yakından dinliyoruz" demişti. Clinton'ın "bölge"den kastı, Obama yönetiminin Suriye konusundaki ipuçlarının büyük bölümünü aldığı Türkiye'ydi.

Başkan Barack Obama, ilk zamanlar Türkiye'yi, ABD'nin Ortadoğu'ya açılan öncelikli kapısı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı da kendisinin bu bölgedeki büyük vizyonunu gerçekleştirmesine yardımcı olacak lider olarak görüyordu. Bu vizyon, ABD'nin Ortadoğu'daki profilinin düşürülmesini, İran ve Suriye ile angajmanı ve kapsamlı bir Arap-İsrail barışına aracı olunmasını öngörüyordu.

Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun geliştirdiği "komşularla sıfır sorun" politikası da Obama'nın stratejisiyle kusursuz bir şekilde uyuşmuş gibiydi. Obama ayrıca Erdoğan'ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'la olan yakın ilişkisini de fırsat olarak gördü. Ancak Obama, Davutoğlu'nun "komşularla sıfır sorun" politikasının sadece İran ve Suriye'ye yönelik açılımı değil aynı zamanda ABD'nin bölgedeki iktidarını yönetmeyi amaçlayan bir stratejiyi de kapsadığını fark edemedi. Açıkça görülüyor ki Türkiye'nin stratejisinin bir parçası da Ortadoğu'daki sorunları çözmek değil, bilinçli olarak sömürmek.

İYİ POLİS ANKARA, KÖTÜ POLİS WASHINGTON

Arap Baharı Suriye'ye sıçradığında, Erdoğan kötü polis konumundaki ABD'nin karşısında Ankara'ya iyi polis rolü biçerek, ülkesini Şam'ın bir numaralı denetleyicisi olarak göstermeye çalıştı. Ancak bu çabaları büyük oranda başarısız oldu. ABD'nin Suriye krizi konusunda Türkiye ile kurduğu diyalog ilk protesto gösterilerinden kısa süre sonra başladı. O günden bu yana geçen sürede Obama defalarca Esad'a istifa çağrısı yapma noktasına geldi ama her defasında Erdoğan'la konuştuktan sonra geri çekildi.

Bu arada Şam'ın hiçbir reformu hayata geçirmemesi, Türkiye'nin stratejisindeki bir ikilemi de gözler önüne serdi. Komşularla sıfır sorun politikası, ancak komşuların kendi aralarında problemleri olmaması halinde mümkündür. Suriye halkının rejimi devirmek istemesiyle Türkiye de zor bir tercihle karşı karşıya kaldı: Rejimle mi yoksa halkla mı sıfır sorun yaşayacaktı? Türkiye Esad'ı reforma iterek, yumurtaları aynı sepete koymamaya çalıştı. Ancak Esad sürekli bu çabayı boşa çıkardı.

TÜRKİYE HİÇBİR ZAMAN YETERİNCE GÜÇLÜ OLMADI

Türkiye hiçbir zaman Obama’nın vizyonunu hayata geçirebilecek kadar güçlü olmadı. Sıfır sorun politikası ne kadar başarısız olursa olsun amacı Tahran ve Washington’ı dengeye getirmekti. Türkiye’nin Esad rejiminden reform istemesinin amacı da bunun çözüm için en mantıklı yol olması değil, Türkiye’nin Tahran’la iyi ilişkiler kurmak ve Washington’la arabulucu konumunu kaybetmemek için Esad’a ihtiyaç duymasıydı.

Bugün Ankara ve Washington Suriye’de birbirinden tamamen farklı iki sonuç peşinde koşuyor. ABD rejim değişikliği isterken Türkiye Esad’ın hayata geçireceği reform programından medet ummaya devam ediyor.

ANKARA BİR SEÇİM YAPMALI

Obama’nın liderlik gösterip ABD’nin bölgedeki tercihleri üzerine Ankara’ya baskı yapmasının zamanı geldi. İran’ın da daha önce Türkiye’deki muhataplarına ilettiği gibi, Ankara’nın bir seçim yapması gerekiyor.

Bölgenin kaosa düşmesini önleyebilecek tek kişinin Esad olduğunu iddia edenler artık aslında Suriye rejiminin bölgenin istikrarını bozduğunu görmeli. Esad’sız, demokratik bir Suriye’yi desteklemenin zamanı geldi. Bölgede bunu yapabilecek olanlar sadece büyük güçlerdir. Türkiye bir büyük güç değil. ABD Ortadoğu’da tek başına.

*Demokrasilerin Savunulması Vakfı (Foundation for Defense of Democracies) araştırmacısı Tony Badran'ın CNNInternational'ın internet sitesinde yayımlanan "The US can't Trust Turkey" başlıklı yorumundan derlenmiştir.

Kaynak : "ABD Trkiye'ye gvenemez" - Hrriyet PLANET