Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4
  1. #1
    bursali68
    Misafir..

    YESEVİ - EDEBALİ...nin Osmanlı'ya etkisi...

    Merhaba,

    Anadolu'da ve Rumeli'de Türk varlığının kökleşmesinde en büyük hisselerden biri,Yesevî takipçilerinindir.Osmanlı Devleti'nin manevi kurucuları olan Şeyh Edebâli - Hacı Bektâş Velî - Geyikli Baba , Ahmed Yesevî'nin takipçileridir. Ahmed Yesevî'nin Anadolu'ya gönderdiği Hacı Bektaş Velî ,Osmanlı ordusunun belkemiği olan Yeniçeriliğin piriydi.Yine,Ahmed Yesevî'nin Hacı Bektaş'a yardımcı olarak gönderdiği Sarı Saltuk, Balkanlarda Müslümanlığı kökleştiren kişidir. Bursa'nın fethini hazırlayan Geyikli Baba, bir başka Yesevî takipçisidir.

    Anadolu'ya hiç gelmemiş olmasına rağmen Anadolu'da da tanınan ve sevilen Ahmet Yesevi, yaygın olan kanaate göre, Mevlânâ, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli gibi Anadolu ekollerini ve Aleviliği etkilemiştir.

    Tarihi kaynaklar Edebali'nin zamanında Mevlana , Yunus Emre , Hacı Bektaş-ı Veli gibi " Horasan Erenleri " diye de anılan kişiler ile de irtibatta olduğunu öngörmektedir...

    Osmanlı İmparatorluğunu kuran Osman Gazi'nin kayınbabasının EDEBALİ olduğu biliniyor...Yani bir nevi Osmanlı İmparatorluğunun temellerinin " fikir babası " diyebiliriz....Ve Edebali'nin de zamanının büyükleri dolayısıyla YESEVİ ekolünden etkilendiği bir gerçektir....

    Bu duruma göre aklıma şöyle soru takılmakta...;

    Osmanlının oluşumunda Edebalinin fikir babalığında Ahmet Yesevi ekolü etkili olmuş ise , Osmanlının çöküşünde de YESEVİ ekolünün terk edilmesi etken olmuş mudur...?

    Sağlıcakla kalınız...

  2. #2
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Farsça'yı kullananlar, Ahmet Yesevî'yi,Türkçe yazdığı için eleştirmişlerdir.Yesevî ise bir hikmetinde şöyle demektedir.

    Sevmiyorlar bilginler sizin Türkçe dilini
    Erenlerden işitsen açar gönül dilini
    Ayet - hadis anlamı Türkçe olsa duyarlar
    Anl***** erenler başı eğip uyarlar
    Miskin hafız Hoca Ahmet yedi atana rahmet
    Fars dilini bilir de sevip söyler Türkçe'yi

    Sağlıcakla kalınız...

  3. #3
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Ahmet Yesevî'nin ilme ve bilgiye verdiği önemi iki Hikmet'i ile ne demiş bakalım...;

    Ey dostlar, cahil ile yakın olup
    Bağrım yanıp, candan doyup öldüm ben işte.


    Bir başka hikmetinde ise:

    Cahil ile geçen ömrüm nar sakar
    Cahil olsan cehennem ondan çekinir
    Cahil ile cehenneme doğru kılmayın sefer
    Cahiller içinde yaprak gibi soldum ben işte

    Sağlıcakla kalınız...

  4. #4
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Edebali'nin de ünlü NASİHATİ ni aktarmakta yarar vardır....

    Mustafa Cenabi, 1540-1590 yılları arasında yaşamıştır, kendisi bütün kaynaklara göre Arap'tır, ondan önce kimse Edebali'nin böyle bir vasiyetinden söz etmemiştir.

    Ey Oğul! Beysin!
    Bundan sonra öfke bize; uysallık sana...
    Güceniklik bize; gönül almak sana..
    Suçlamak bize; katlanmak sana..
    Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana..
    Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana..
    Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana...
    Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana..
    Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..

    Ey Oğul! Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç, ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize vaat edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.

    Oğul! Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin.. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır. İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğügibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet ve adaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.

    Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir...

    Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.

    Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözü pek) derler. En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir.

    Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir. Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.. (Bu nasihat Osmanlıyı 600 sene yaşatmıştır.) İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!.. Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz. Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!.. Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin.

    Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!.. Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez. Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın.

    Sağlıcakla kalınız...

Benzer Konular

  1. Osmanlı Türk mü, Osmanlı'yı Türkler mi kurdu?
    YukseLL Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 12-03-2017, 09:13 PM
  2. ŞEYH EDEBALİ 'NİN OSMAN GAZİ' YE NASİHATI...
    dogangunes Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-09-2009, 12:10 AM
  3. Sigaranın kadınlara etkisi
    SAHARAY Tarafından Hastalıklar ve Tedavi Yolları Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 09-02-2009, 12:41 AM
  4. şeyh EDEBALİ nasihat
    Mevt Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-10-2007, 12:35 AM
  5. Ahnet YESEVİ (Pir-i TÜRKİSTAN)
    erkişi Tarafından Biyografi (Yaşam Öyküsü) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-06-2007, 04:54 AM
Yukarı Çık