Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden verilen bilgilere göre, Türkiye’de hâlihazırda;
  • 1 milyon 537 bin 458 adet Mehmet,
  • 1 milyon 195 bin adet Mustafa,
  • 1 milyon 529 bin 170 adet Fatma ve
  • 1 milyon 161bin 16 adet de Ayşe yaşıyor.... Biliyor muydunuz?
Bu isimdeki yurttaşlarımızı erkeklerde, Ahmet, Ali ve Hüseyin takip ederken, kadınlarda da, Emine, Hatice ve Zeynep isimleri izliyor...
Son dönemin gözde entel isimleri arasında ise başı, erkeklerde Furkan; kadınlarda İrem çekiyor...
Ve ülkemizde tam 1 milyon 52 bin 196 kişinin soyadı, Yılmaz...
2000’li yıllar sonrasında çocuklara en çok verilen isimlere erkeklerde Emre; kızlarda ise Büşra ve Merve, ilk beşe yeni katılan gözde isimlerden...
Hem erkek ve hem de kadınlara konan en çok kullanılan isim ise, Yaşar...
Bu ismi, 244 bin 556 erkek ve 52 bin 108 kadın kullanıyor...
Ülkemizde yaşayan Satı isimli kadın sayısı, 125 bin 424... Aynı isimdeki erkek sayısı ise, 8 bin 630...
Yine aynı Devlet kurumumuzun verdiği bilgilere göre, ülkemizde,
  • 9 milyon 801 bin kişi, 23 Aralık-20 Ocak tarihlerinde doğmuş durumda, yani oğlak burcuna sahip...
  • İkinci yaygın burç ise, 7 milyon 222 bin kişi ile "Balık" burcu.
Peki, biz bütün bu rakamları niçin sıralıyoruz, durup dururken?..
İnsanlarımızın şu kadarı Ahmet, bu kadarı Mehmet, bir o kadarı da Ayşe olunca gökten rahmet mi yağıyor?
Bu saygıdeğer yurttaş çoğunluğumuzun Devlet eli ile açıklanan yıldız fallarının burç istatistikleri milli gelirimizi artırıyor da, Maliye Bakanlığı’nın kaldırımlarına kar mı yağdırıyor?..
Peki, ne oluyor ki?..
Adı geçen Bakanlığımızın bu konuda yaptığı hummalı çalışmanın “sebep-i hikmeti” ne ola ki?
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün tüm ilgilileri, bilumum yetkilileri ve sevgili dar-gelirli memurları, azıcık daha ciddi işlerle uğraşsalar da, örneğin [yani mesela demek istiyoruz,] ülkemizde her sabah kaç yurttaşımızın aklını peynir ekmekle yediği konusunda ciddi ve bilimsel bir çalışma yapsa... Vatana ve millete daha yararlı sonuçlar üretmezler mi?..
Ülkemizde sabah kahvaltısında kaç kişi peynir yiyebiliyor?
Kaç kişi, bu nadide yiyeceği ekmeğine katık edebiliyor?
Kişi başına düşen gayrı safi akıl katsayısı kaçtır ya da kaçta/ kaçtır?.. Bilinebiliyor mu?
Bu ülkede Kabil’in Habil’i öldürmemesi için, kişi başına düşmesi gereken peynir, ekmek akıl, kültür ve yetenek oranları gramaj olarak artmakta mıdır; eksilmekte midir?..
Bana ne Satı isminin, hem erkekler ve hem de kadınlar tarafından kullanmasından.
Zaten bu ülkede, kadınla erkeği ayıramaz hale geliyoruz, gide gide...
Açıyorsunuz bir boyalı tv kanalını, kadından bozma, zanaat erbabı bir kikirik göbek atmakla meşgul… Çeviriyorsunuz bir öteki kanalı, sizi orada da yakasında profesör rozeti takılı YÖK cahili bir başka memur karşılıyor. Adam konuşuyor durmadan, ezberden, ibişçe ve kendisine verilen göreve uygun ve ödenen bedel kadar…
Gençlerimiz, insanlarımız, toplumumuz işte bu zifiri karanlıkta nefes alıyor yıllardır; on yıllardır... İşte gerçek sorun bu tül perdenin ardında gizlidir; sayın Genel Müdürler ve mesele de işte budur!..
Sizin aslında ıskaladığınız önemli bir konu var…
Bu ülkede yaşayan insanların isimleri üzerine bu kadar yoğunlaşmışken, niçin ülkede kaç adet “Satılmış” yaşadığını araştırmayı hiç düşünmediniz?..
Oysa Satılmış ismini araştırmış olsaydınız, [hele bu süreçte ve hele bu günlerde] hem niteliksel ve hem de niceliksel olarak çok önemli sonuçlara ulaşabilirdiniz…
Ve bu sayede de, her türlü hayırlara vesile olan bu seçkin niteliğin bu ülkenin başına hangi çorapları ördüğünü ve içinden geçmekte olduğumuz karanlık tünelde ulusça karşı karşıya kaldığımız çözülme, çökelme ve çömelme durumumuzun en değerli nedenlerine ulaşabilirdiniz…
Ve yine belki böylece de, ulusça yeniden varolma, dirilme, direnme ve yeniden dünyaya gelme sürecimizi başlatacak olan enerjiyi edinmemize katkıda bulunabilirdiniz…
Bizce Orhan Veli haklı:
“Yazık oldu Süleyman efendiye... “
Ve bu çok önemli genel müdürlüğümüzün seçkin, gayretli ve hamiyetli çalışmalarına; çok yazık!..
Ayşıl Haksal
soruyusormak.com