+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2005
    Nerden
    Uzay:))
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    42
    Mesaj
    11.463
    Blog Mesajları
    33
    Rep Gücü
    93742

    Tarım ve türk mucizesi

    İlk nüfus sayımı 1927’de yapılır Cumhuriyet döneminde! 13 milyonu biraz geçkince sağlıksız, bilisiz ve kırsala kümelenmiş insan yığını vardır insan kaynağı adına.
    Bunca kırsal nüfus tarım toplumu bile değildir. Cumhuriyet’in ilk işlerinden biri de un, yaş ve şeker sahibi Anadolu’da topluma “helva karmayı” öğretmek yani tarımı tanıtmak olmuş. Takvimler 1900’leri gösterse de yaşam biçimi bakımından Ortaçağ hüküm sürmektedir.

    Belki de bu yüzdendir Cumhuriyet’in Şeker Fabrikalarına, Atatürk Orman Çiftliği’ne sahip olmayı ve köylüyü toprak sahibi yapmayı hedeflemesi. İlk ikisi başarılsa da sonuncusu başarılamadığı içindir bugün yaşanmakta olanlar biraz da! Önde gelen sorun köylünün topraksızlığı olsa da özellikle Doğu ve Güneydoğu’da akıllarına gelen her türlü saçmalığı hak, hukuk ve demokrasi adına dillerine dolayanların “köylüye toprak” ve “kula kulluk sona ersin!” dediğini bir türlü işitemeyiz.

    Çorak Anadolu’nun silik kenti Ankara boşuna başkent olmamıştır. Ankara, bir bakıma “Türk Mucizesi”nin deney odası olacaktır. Ankara’nın kuş uçmaz, kervan geçmez, ot ve ağaç bitmez bir köşesinin Atatürk Orman Çiftliği olması rastlantı değildir.

    “Sakarya Savaşı kazanıldıysa başarılamayacak hiçbir şey yoktur!” anlayışının yaşamın her alanında gösterilmesi için araçlardan biridir Ata’nın adını taşıyan bu çiftlik.
    Bozkır’da başlatılan çağdaş tarım seferberliği birkaç yıl içinde cennete dönüştürecektir çorak toprakları! Diğer yandan da yaptırılan halk havuzunda daha 1930’lara varılmadan yüzen Ankaralı yurttaşlar görülecektir. Bugünlerde “saçımın telini gösterirsem namusum lekelenir mi?” diye sorabilenlerin aynı coğrafyanın insanı olduğuna inanabilir misiniz?
    Mustafa Kemal’in yakın çevresindekilerin bile “boşuna çaba” olarak gördükleri AOÇ deneyimi birkaç yılda kendini gösterince “yine biz yenildik!” diye mırıldandıklarını da yazacaktır tarih. Kimbilir kaç kez tanık oldularsa da, Mustafa Kemal’in yaşamı boyunca hiç yenilmediğini bir deneyimle daha bellemeleri gerekmiştir!

    Bugün Cumhuriyet’in simgesel yaratılarından AOÇ’nin yok edilmesi için fırsat kollandığını da anımsayalım!

    Bir başka Türk Mucizesi de Şeker Fabrikaları’dır. Şeker pancarını işleyip şeker üreten yapılardır belki ama ondan çok daha fazlası da demektir bu kurumlar.

    Çağdaş yöntemlerle, bilince ve akıla dayalı tarım yaptıran ve bunları özümseten; şeker pancarından şekerle birlikte alkol, melas, yaş-kuru küspe, şekerleme de üreten bir mucizenin bir başka adıdır Şeker Fabrikaları!

    Zamanla kendini geliştiren kendi fabrikasını yapma yeteneğine erişen makinesinden elektroniğine dek her şeyini yapmayı başarabilen; yurt dışında fabrika kurabilen bir gurur anıtıdır da onlar aynı zamanda.

    Daha bitmedi!
    Tarımsal ve endüstriyel etkinliklerini çiftçiyi kooperatifleştirerek, başka ürünler konusunda bilinçlendirerek süsler o eşsiz kurumlar.
    Işık odağı olarak da görülmelidir bu fabrikalar! Çevresini okullarla buluşturan, spor, kültür ve çevre güzelliği kurumlarıdır da onlar!
    1925’te başlayan Şeker Fabrikaları serüveni 1927’de iki fabrikanın üretime geçmesi ile “Türk Mucizesi” dizisine iki halka katacaktır birkaç yıl içinde.
    O güzel kurumlar tasfiye sürecindedir günümüzde! Adına “özelleştirme” denen ihanet virüsü oralara da bulaştırılmıştır! Sözüm ona özelleştirilerek altın tepsi içinde pek sevgili kimselere sunulan bu fabrikalarda üretim yapılmayacaktır. Çoğu geçmişteki misyonlarını şimdilerdeki sahiplerine alış veriş merkezi ve konuta dönüşerek sağladığı rantla sonlandırmış olacaklardır.

    GDO’lu mısırın şurubunun pancar şekerinin yerine geçecek olması bu ülkede yaşayan bizler için gerçek anlamda bir utanç vesilesi olmalıdır. Bugün değilse de yarınlarda bu kara lekeyi alınlarımızda taşıyacak olmamız bilmem nasıl açıklanabilecektir?
    Türk mucizesinin tarım alanındaki başarıları izleyen yıllarda da sürecektir.
    Ama, gerekliliği raporlarla da belirlendiği halde çok önemli halka olan “Tarım Reformu”nun başarılamamış olması önemli bir eksiklik olmuştur. Kuşkusuz bu eksiklikte Cumhuriyet’in ileriki yıllarındaki kadrolarının payı da çok ama çok büyüktür.
    Bugün Türkiye’de kendini “gericilik” ve “bölücülük” olarak gösteren önde gelen iki sorunda da bu başarısızlığın izlerini görmek olasıdır.

    Ceyhun BALCI, 22.11.2010
    Turgut Özakman’ın “Türk Mucizesi” kitabından edinilen bilgilerle derlenmiştir.

  2. #2
    yeni üye
    Üyelik tarihi
    Nov 2010
    Mesaj
    68
    Rep Gücü
    1871
    Atatürk Türküye Cumhurriyetini sarsılmaz temelerin Tarım ekonumisinde de atmıştır.

    Yerin cennet olsun dünya lideri.ATATÜRK.

Benzer Konular

  1. Tarım Makineleri
    dogangunes Tarafından Eğitim Öğretim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-12-2011, 11:28 PM
  2. Tarım Ekonomisi
    dogangunes Tarafından Eğitim Öğretim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 21-12-2011, 11:28 PM
  3. Anadolu Tarım Meslek ve Tarım Meslek Liseleri
    dogangunes Tarafından Eğitim Öğretim Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-12-2011, 04:41 AM
  4. Cumhuriyet Türk Mucizesi
    mopsy Tarafından Kitap Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 29-10-2011, 09:04 PM
  5. Genetik Yollarla Işık Üretim Mucizesi ve Lux Operonu Mucizesi
    meridyen2 Tarafından Biyoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 31-03-2011, 12:15 AM
Yukarı Çık