2. Sayfa, Toplam 2 BirinciBirinci 12
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 18 Toplam: 18

Çocuklara Cinsel Taciz İstatistikleri

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Vip Salonu Forumunda Çocuklara Cinsel Taciz İstatistikleri Konusununun içerigi kısaca ->> enrico ´isimli üyeden Alıntı Nasıl bir önlem? Biz küçükken okula yarım saat yürür giderdik tek başımıza şimdi çocuklar beş dakikalık ...

  1. #11
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    Alıntı enrico´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Nasıl bir önlem?
    Biz küçükken okula yarım saat yürür giderdik tek başımıza
    şimdi çocuklar beş dakikalık okula anneleri ile gidiyorlar.
    Sorun ortada da, çözüm?

    Valla buna uzmanlar karar verecek



    en azından caydırıcı cezalar verilmesi gerekiyor
    bu nasıl bir ceza olabilir bilmiyorum ama tecavüz eden kişiler uzmanlar tarafından gözlemlenecek ve en zayıf noktaları ile cezalandırlıcaklar . kim bilir işe yarayabilir
    hani tedavi edilsinler diyecem ama çözüm olabilirmi pek emin değilim açıkçası
    en iyisi ceza almaları

  2. #12
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye enrico - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    Andromeda
    Mesaj
    176
    Rep Gücü
    10868
    Cezanın caydırıcı olacağını düşünmüyorum zira yakalanmadıklarından bahsediliyor.

  3. #13
    - Çevrimdışı
    1. Hikaye yarışma birincisi
    2. Avatar yarışma birincisi
    Venhar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Nerden
    Bilmiyorum :)
    Mesaj
    4.887
    Rep Gücü
    81913
    Alıntı enrico´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Cezanın caydırıcı olacağını düşünmüyorum zira yakalanmadıklarından bahsediliyor.

    Yakalananlarda var efendim

  4. #14
    - Çevrimdışı
    Üyecik Sero - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2010
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    40
    Rep Gücü
    2493
    Gerçekten çok yazık
    İnsan olmanın gerekliliği akıl mantık yetileri sanırım bu tür durumlarda yetersiz kalıyor
    Nedeni hakkında binlerce tahmin yürütülebilir cehalet açlık(düşünsel) yetiştirilme tarzlarındaki korku unsurlarının katlanarak anomali durumları ile kendini göstermesi vs. Metropol yaşamı ,kalabalıklar, acele yaşam varolduğu sürece bunlar varolacaktır
    Şahsım adına en büyük etkenin iletişim eksikliği olduğunu düşünmekteyim İnsani etkileşimlerin azaldığı bir süreçten geçmekteyiz acele yaşamlarımız içesinde görmüyor duymuyor ve konuşmuyoruz

  5. #15
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye kirmizigül - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Nerden
    Istanbul, Turkey, Turkey
    Mesaj
    3.148
    Blog Mesajları
    22
    Rep Gücü
    18820
    köylerde kentlere korkunc derecede akinvar .mozayik olan türkiyemizde orf ve adetlerinide sehirde yasamak istiyor, eyitim yeterli derecede deyil hertürlü olumsuzluklar
    kapinin onünde özendiricilik cok.para yok ve bunun icinde günlük yasam basini almis
    gidiyor.

  6. #16
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    efenim bu istatistiği eflamorun genede yanlış hatırlamış olabileceğini düşünüyorum.Düşünsenize 50 kişilik bir sınıfın 30 u kız 20 si erkek olsun en az 12 si taciz mağduru.500 kişilik bir minik okulda 120 talebe...bu işte bi yanlışlık olmalı bu kadar olamaz.
    recm cezası geri gelsin efenim en iyisi.

  7. #17
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye İnci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Nerden
    Sanane :)
    Cinsiyet
    Kadın
    Mesaj
    3.036
    Rep Gücü
    68555
    HASTA BİR TOPLUM MUYUZ?

    Elbette bu tür vakaların başka ülkelerde de yaşanması bizi rahatlatmayacak ama cinsel istismar yeni bir konu değil; kültürden kültüre ve zaman içinde biçimsel değişiklik gösterse de, her zaman var oldu. Ensest, cinsel kölelik, tecavüz, teşhir, röntgencilik, vb. cinsel istismarın farklı biçimleri. “Çeşitli verilere göre dünya genelinde çocukların yüzde 25 - 35i cinsel istismara uğruyor. Avrupa ülkelerindeki Katolik kiliselerine bağlı okullarda da her gün yeni vakalar duyuluyor” diyor Galatasaray Üniversitesi’nden Sosyolog Yrd. Doç. Feyza Ak Akyol. Akyol’un bahsettiği olayda, İrlanda hükümeti geçen Kasım’da bir rapor açıklayarak “1975 - 2004 arasında bazı din adamlarının 300’den fazla çocuğa cinsel, fiziksel ve psikolojik tacizde bulunduğunu, bu yöndeki şikayetlerin Dublin bölgesindeki din otoriteleri ve diğer kilise yetkililerince örtbas edildiğini” ortaya koymuştu. Daha sonra Roma Katolik Kilisesi’nin lideri Papa 16. Benediktus, İrlandalı Katolik piskoposlara hitaben yazdığı mektupta, kurbanlardan kilise adına özür dilemek zorunda kalmıştı.

    Başka rakamlara bakarsak, farklı kaynaklara göre kız, erkek her çocuk için ciddi tehdit oluşturan ensest veya pedofili vakaları bütün dünyada tırmanırken İtalya’da yılda 21 bin, İngiltere’de ise 110 bin çocuk aile bireylerinin tecavüzüne uğruyor. Cinsel istismara maruz kalan çocukların yaşa göre dağılımları incelendiğinde ise yüzde 30’unun 2-5, yüzde 40'ının 6-10, yüzde 30’unun 11 - 17 yaş grubunda olduğu görülüyor. Dünyada istismara maruz kalan çocuklarda kız/erkek oranı 1/3 iken Türkiye’de bu oranın hemen hemen aynı olduğu söyleniyor. İstismarcıların yüzde 96'sı erkek, yüzde 80'i de çocuğun tanıdığı birisiDoç. Figen Şahin, “Bu vakalar Türk toplumu hakkında ne tür ipuçları veriyor? Hasta mıyız biz” sorumuzu şöyle cevaplıyor: “Bu sorun bizim toplumumuza özgü değil. O yüzden ‘hasta’ olarak nitelendirilecekse tüm dünyada bu hastalık var. Bizim toplumumuzda cinsel konuların ‘ayıp, günah’ diyerek baskı altında tutulması, gençlere sağlıklı cinsellik hakkında bilgilendirme yapılmaması, sağlıksız dışavurumlara yol açıyor.” Prof. Beyazyürek de ona katılıyor: “Burada kocaman bir orman varken biz sadece önümüzdeki ağaca bakıyoruz. Olaya daha radikal yaklaşılmalı. Hiç zaman kaybetmeden anaokullarından başlayarak cinsel eğitim verilmeli.”

    Her hâlükârda, bütün bu yaşananlar çocuk masumiyetini günden güne öldürüyor. Oscar Wilde, “Çocuklar başlangıçta anne babalarını çok severler. Bir süre sonra onları yargılamaya başlarlar. Ve doğrusunu isterseniz, pek ender bağışlarlar” diyor. Yaşananlara kalıcı bir çözüm bulunmazsa, hiç bağışlamayacaklar…

    **

    UZMANLAR NE SÖYLÜYOR?

    Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr. Figen Şahin (Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Başkanı)

    “Hakimler ceza vermeden emin olmak istiyor”


    * Türkiye ve diğer ülkeler karşılaştırıldığında, çocuk cinsel istismar davalarında ne tür benzerlik ve farklılıklar var?
    Çocuk cinsel istismarı dünyanın tüm ülkelerinde görülen bir sorun. Tüm ülkelerde bu tür olaylar halk tarafından nefretle karşılanıyor, toplum vicdanını yaralıyor. Cinsel istismar hemen her sosyokültürel düzeyde görulüyor, istismarcılar çok büyük çoğunlukla erkek ve genellikle çocuğun tanıdığı, güvendiği birileri. Bunlar tüm ülkelerde benzer olan yönler. Bizim ülkemizde, bizim gözlemimiz erkek çocukların da kızlara yakın bir oranda cinsel istismara uğruyor olması. Yabancı literatürde daha çok kız çocuklarının taciz edildiği yazar oysa ki.

    * Bunları önlemenin yolları nedir? Medyada çıkan haberler bunu engelliyor mu, yoksa tam tersi bir etki mi yaratıyor? Medya bu konuda nasıl davranmalı?
    Medya bu konuda çok dikkatli ve sorumluluk sahibi olmalı. Evet bu tip haberlerin çıkıyor olması toplumda bir duyarlılık oluşturup konunun ele alınmasına yol açabilir ama haberler verilirken istismara uğrayan çocuğun daha fazla örselenmesine de yol açabilir. Bir de genelde haberlerin sansasyon yaratması ile ilgileniliyor; önleyici, koruyucu yöntemlerden söz
    edilmiyor. Esas yazılması gerekenler bu tip yöntemler.



    * Davaların çoğunda gizlilik kararı var, bu olumlu mu?
    Mağdur çocuğun yararı söz konusu ise evet olumlu.

    * Bu tür davalarda çok sayıda kişi suçlanırken hüküm giyenlerin sayısı fazla olmuyor. Bunun nedeni ne?
    Çünkü hakimler bir ceza vermeden önce sanığın suçluluğundan yüzde 100 emin olmak istiyorlar. Bu da doğal, çünkü hukukta genel olarak “masum bir kişi yanlışlıkla ceza alacağına suçlu 100 kişinin cezasız kalması daha doğrudur” diye bir kural var. Ama sanığın cezalandırılması ve çocuğun korunması birbirine karıştırılmamalı. Evet bir sanık yüzde 100 emin olunmadıkça hüküm giymemeli ama bir çocuk yüzde 1 bile şüphe varsa o kişi ile birlikte yaşamamalı ve devlet tarafından korunmalıdır.



    **

    Galatasaray Üniversitesi’nden Sosyolog Yrd. Doç. Feyza Ak Akyol

    “Cinsel istismarın büyük kısmı aile içinde”

    Türkiye’de de her hafta Adli Tıp Kurumu’nca 70 çocuğa cinsel istismara bağlı ruhsal travma raporu veriliyor. Özellikle Türkiye’de bu sayılar yaşanan olayların çok küçük bir kısmını yansıtıyor. Çünkü cinsel şiddet ve cinsel istismar ele alınması, tartışılması zor konular. Bu iki konuda da çok fazla tabu vardır. Cinsel şiddet ve istismarın büyük kısmı aile içerisinde akrabalarca veya ev içerisinde olur. O nedenle buna maruz kalan çocuklar utandıkları için bundan söz edemezler. Bu durumda, cinsel şiddet ve istismar aile içi sembolik şiddetle çok bağlantılıdır. Bugün duyulan vakalar bu şiddetin artık kırılma noktasına geldiği yerlerdedir. Filozof Michel Foucault’ya göre cinsellik biyolojik bir meseleden çok söylemseldir. Cinselliğin söylemsel yapısı koşullar ve kurallar dâhilinde toplumun davranışlarını kontrol altında tutar. Bugün modernleşmeyle birlikte aslında cinsel dürtüler daha çok bir rasyonalite alanına bağlanmıştır ve haz duygusundan yoksunlaştırılmıştır. Yani özgürleşen daha çok cinsellik üzerine olan söylemdir, cinsel eylem değil. Dolayısıyla cinsel sapkınlıkları da kuralcı ve baskıcı toplumun kendisi yaratmaktadır.

    **

    Ceza Hukuku Uzmanı Prof. Süheyl Donay

    “Haber yapılmalı ama kişileri deşifre etmek suç”

    Mağdurlar çocuk olduğu için mağdurların ismini vermemek gerekiyor ama haberler yasaklanmamalı da. Olay kamunun ilgisini çeken bir olay ve medya da haber verme görevini yerine getiriyor. İsim kullanmadan medyanın kamuoyunu bilgilendirme özgürlüğü engellenmemeli. Kamuoyuna açıklanması faydalı olur. Örnek teşkil eder. Soruşturma evresi zaten gizlidir. Kamu davası açılıncaya kadar gizlidir. Ama bu gizlilik olayı vermeyi engellemez. Gizlilik sadece ifadeler ve kişilerin kimlikleriyle ilgilidir. TCK’da soruşturmanın gizliliği esastır ama olayı duyurmak suç değildir. Kişileri deşifre etmek suçtur.

    **

    İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Serdar Değirmencioğlu

    “Haberler vakaları sıradanlaştırıyor”

    Medyada tecavüze uğrayan veya ölen çocukların görüntülerinin yayınlanması kabul edilemez. Çocukların rehabilitasyon sürecinin başlaması iyi bir haber. Çocukların korumaya alınması ise bir soru işareti. İki veya üç yaşındaki bir çocuğun bir kurumda korunmaya alınması çok mantıklı değil. Eğer anneleri, babaları varsa ve onlardan uzaklaştırılmaları çok sarsıcı olur. Evlerinden uzaklaştırılarak korunmaya alınıyorlarsa, onlar için özel olanaklar sağlanmalı. Siirt’te ortaya çıkan ilk vakada, genç kız için çok sağlam bir rehabilitasyon süreci gerekir. Bu olayın başına geldiği ortam, genç kızı çok zorlayıcı bir ortam. Onun hayatını daha sonra nerede sürdüreceği sorusu daha önemli. Eğer yine çok muhafazakâr, kadına ve genç kadına ters yaklaşan bir ortamda yaşayacaksa geleceği zor olur. Ama ona hayatı kararmış birey olarak bakılmaması gerekir. Bir çocuğun elinden umudu alınırsa hayatı kararır. Sağlam bir müdahale yapılırsa, korunmaya alınan çocukların rehabilite edilmesi mümkündür. Türkiye’de medya çocuk ve gençlere yanlış yaklaşıyor. Çocukların ve gençlerin başına gelen korkunç şeyler, bunlar onların işledikleri suç da olabilir, anlaşılmıyor. Gazeteciler çocuk ve genç psikolojisi konusunda zerre bilgi sahibi değil. Abartı haberler çocuğa zarar veriyor. Sıradanlaştırma söz konusu ama her sıradanlaştıran haber bir sonraki haberin daha acayip olmasına yol açıyor. Çocukların başlarına bunların gelmesinin asıl sebebi, cinselliği örtmeye ve neredeyse yok etmeye çalışan muhafazakâr bakış. Cinsellik insanın ayrılmaz bir parçası. Bu yüzden çocuklara ve gençlere cinsel eğitim verilmesi çok önemli.

    yazının devamı...

  8. #18
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2010
    Nerden
    İzmir
    Mesaj
    199
    Rep Gücü
    2598
    Bu konuyu biraz kızıştıracak ama değinmeden geçemeyeceğim.

    Türkiyede birinci inanç müslümanlıktır. Müslümanlığın çıkış noktası arabistandır. Arap toplumunda küçük kız çocuklarına cinsel istimar, islamdan önce de sonra da kabul görmüştür. 5-6 yaşındaki kızların evlendirilmesi (İslamın kurucusu ve liderleri de dahil olmak üzere) normal görülmüş hatta kurandan ayetlerle bile bu durum pekiştirilmiştir.

    İnsanlıktan nasibini almış hiç bir toplum küçük çocuklara cinsel istismar uygulanmasını kabul etmez ve yasalar ile bu durumu korumaya çalışır.

    Bu konuda caydırıcı olabilecek bir yasa teklifi şu an için mecliste taslaklandırılıyor. Tecavüz ve cinsel istismar suçlularına kısırlaştırma uygulamayı düşünüyorlar. Kısırlaştırma işlemi, organın cinsel işlevini yok edecek düzeyde. Sonuna kadar bu kanunu destekliyorum. Küçük yaşta evlendirilen kişilerin eşlerine de aynısınının uygulanmasını istiyorum

    Saygılar

Benzer Konular

  1. Dondurma yalama cinsel taciz sayılır mı?
    İNCİ Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 11-10-2011, 10:52 PM
  2. Sinema Tarihinin İstatistikleri
    dogangunes Tarafından Sinemalar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-02-2008, 12:42 AM
  3. Taciz mağduru ünlüler
    dogangunes Tarafından SMN Magazin Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-01-2008, 05:23 PM
  4. Satış İstatistikleri
    Runaw@y Tarafından Oto Haber, Kampanya Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-10-2007, 04:13 PM
  5. Forum İstatistikleri Tum sayfalarda
    EMRE Tarafından vBulletin 3.5.X Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-07-2006, 11:41 PM
Yukarı Çık