Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Tecrübeli Üye aslnyrkli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesaj
    267
    Rep Gücü
    14124

    kim demiş batıda fikir özgürlüğü var diye

    “Hüseyin sorun çıkarıyordu. Öylesine sorun çıkarıyordu ki, onu dövmek zorunda kalmıştık. (…) Kalkmasına izin verdiğimizde, korkudan tir tir titriyordu. (…) Namazlığını ağlayarak bize teslim ettikten sonra bir hafta boyunca okula gelmedi. Kimden korktuğunu o zaman anladık. Okula geldiğinde vücudunun her tarafı mos mordu ve kolu kırılmıştı. Babası onu iyi bir Müslüman olmadığı için bu hale getirmişti.“

    Bu senaryo on yıl önce Danimarka’da yayımlanan çocuklar için yazılan bir romanda geçiyor. Romanda yaşadığı ortamdaki değerlere anlam veremeyen yedinci sınıfa giden bir öğrencinin gözüyle çocukların maruz kaldığı iktidar savaşları, şiddet ve yobazlık anlatılıyor.

    Romanın adı:

    “Hiç. Hayatta Önemli Olan Tek Şey”.

    Tüm değerlerin anlamsız olduğuna karar veren, bu nedenle incir ağacına çıkıp inmek istemeyen Pierre Anthon isimli bir öğrencinin tahrik edici nihilist tutumuyla başlıyor “Hiç“. Sonra arkadaşları anlamlı şeylerin olduğunu kanıtlamak için değer verdikleri şeylerden vazgeçerek, Pierre’i ağaçtan inmeye ikna etmeye çalışır. Hüseyin ise babasından dayak yiyeceğini bile bile çok değer verdiği namazlığından ağlaya sızlaya vazgeçer.

    Ama bir süre sonra durum tamamen kontrolden çıkar.

    Bu kitap on yıl önce yayımlandığında Danimarka’da şiddetli tartışmalara yol açmıştı. Çocuklarda kafa karışıklığı yaratabileceği ve onları karamsarlığa sürükleyebileceği öne sürülerek Anders Fogh Rasmussen’in Başbakanlık yaptığı dönemde kitap yasaklandı.

    Çocuklara aşılanmak istenen değerleri sorguladığı için bir kitabı yasaklatan zihniyetin, nefrete ve şiddete karşı göz yumabileceğine bundan dört yıl sonra Danimarka’da tanık olduk.

    Kitap yasaklandıktan dört yıl sonra bir TV kanalında şöyle bir canlı tartışma programı yayımlanıyor. Yayında Kürt sorunu tartışılıyor. Sunucunun talimatıyla ekrana aniden bir grup PKK’lı ile söyleşi yapan muhabirin görüntüleri getiriliyor. Konu hak ve bağımsızlık. Bu arada kamera, arka plandaki çatışma ortamında yakılan ve yıkılan bir yerleşim alanını görüntülüyor. Teröristler övünerek amaçlarına ulaştıklarını ifade ediyor. Bu arada yıkımın ayrıntıları ekrana getiriliyor. Ülkeyi hak adına sefalete, bağımsızlık adına katliama sürükleyen teröristler kin ve nefret kusuyor.

    Söz konusu TV kanalı Danimarka üzerinden yayım yapan Roj TV.

    1 Mart 2004’te basın özgürlüğünü gerekçe göstererek bu kanalın yayımladığı görüntülere izin veren de sakıncalı bulduğu için çocuk kitabini yasaklatan da Danimarka.

    Yıl 2005.

    O dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yasar Büyükanıt haykırıyor:

    “PKK’nın televizyonu Danimarka’dan yayın yapıyor. Bu sadece TV yayını değil. Birliklerimizden biri kafasını çıkartsa, televizyon yayınını kesip bunu bildiriyor. Buna hakları yok. Hazmedemiyorum. Bütün dünya terörle mücadele ederken Danimarka bunu nasıl yapıyor?”

    Yıl 2006:

    Türkiye, Danimarka’da Roj TV’nin kapatılması için dava acıyor. Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen bir radyoda yaptığı söyleşide Roj TV-PKK bağlantısını gösteren kanıtlar bulunmadığını söylüyor ve basın özgürlüğünü gerekçe göstererek Roj TV’nin yasaklanamayacağını bildiriyor.

    2008’de Roj TV’ye acılan davalar aynı şekilde sonuçlanıyor.

    Anders Fogh Rasmussen AKP iktidarının onayıyla gecen yıl NATO Genel Sekreterliğine getiriliyor.

    Bundan üç ay önce, Danimarka’nın önde gelen gazeteleri, Danimarka polisinin elinde bir yıldır PKK ile yayın organı Roj TV arasında bağlantı olduğunu gösteren kanıtlar bulunduğunu, ancak bu durumun örtbas edildiğini yazıyor ve eski Roj TV müdürü İranlı Manuçher Zonoozi ile Belçika’daki Roj TV’nin müdürü Metin Yüce’nin Kuzey Irak’ta bir PKK kampında Murat Karayılan’la birlikte çekilmiş bir fotoğrafını yayımlıyor.

    Roj TV her şeye rağmen Danimarka devleti himayesi altında ve AB’nin gözü önünde şiddet ve bölücülük propagandası yapmaya, Yaşar Büyükanit’ın deyimiyle operatif yayın yapmaya, devam ediyor.

    Tarih: Ağustos 2010.

    Ancak Danimarka’da yayımlandıktan 10 yıl sonra bir yayınevi “Hiç”i Almanya’da yayımlamaya cesaret ediyor. Sadece 14 yaşından büyükler için satışa sunulmasına rağmen gençleri nihilizme ve kökten kuşkuculuğa itebileceği kuşkusu yaratıyor kitap. Eleştirmenler adeta aynı ağızdan 139 sayfalık eserin etik değerlerle alay ettiğini ve şiddeti yücelttiğini iddia ediyor.

    1964 Danimarka doğumlu yazar Janne Teller’in amacı ise çok farklı.

    Janne Teller Alman ve Avusturya kökenli. Farklı değerleri tanıyarak büyüyen Teller, dünyanın birçok yerini görmüş ve farklı coğrafyalarda yasamış bir kadın. Yazarlığa başlamadan önce hukukçu olarak AB ve BM’de ekonomi danışmanlığı olarak görev almış. Görevi esnasında Kopenhag, New York ve Paris arasında mekik dokumuş. İnsani yardım amaçla Tanzanya, Mozambik ve Bangladeş gibi ülkelerde bulunmuş.

    Teller sonunda yasadıklarını anlatabilmek için 1995’te BM’deki görevine son vererek hayatını yazar olarak sürdürmeye karar veriyor.

    “Hiç” Teller’nin çocuklar için yazdığı ilk romanı.

    Teller, romanında etik değerlerin tamamen benimsenmesi veya tamamen reddedilmesinin hangi sonuçları doğurabileceğini irdeliyor. Ortaya çıkan tablo ise içler acısı, kör karanlık bir tablo.

    Amacı çocukları ve gençleri uyarmak, onlarda iç savaşlara neden olan ideolojik şartlandırmalara, körüklenen şiddete ve nefrete karsı duyarlılık oluşturmak.

    Janne Teller, Almanya’nın önde gelen gazetelerinden Dia Zeit’in yayımladığı 5. Ağustos 2010 tarihli bir söyleşide kendisine yapılan suçlamaları söyle yanıtlıyor:

    “Evet. Batı Avrupa’nın bir kitaba karşı böylesine bir tavır alması gerçekten çok ürkütücü. Şiddet içerdiği veya seksist görüşlere yer verdiği için değil. Ya da kışkırtıcı olduğu için değil. Sırf bazı gerçekleri sorguladığı için. Sadece Danimarka’da değil, Fransa ve Norveç’te de benzer tepkilerle karsılaştım. Bu ülkelerin bazı okullarında kitabımın okutulmasına halen izin verilmiyor. Gerekçe olarak çocukların kitabı hazmedemeyebileceği ve onlarda kafa karışıklığına yol açabileceği gösteriliyor.”

    Sakıncalı bulduğu çocuk kitabına tavır alan, okullarda okutulmasına yasakçı zihniyetle karşı çıkan Avrupa’nın birçok ülkesinde nefrete, yabancı düşmanlığına ve şiddete karşı düşünce ve basın özgürlüğü bahanesiyle göz yumulduğuna her gün tanık oluyoruz.

    Batınin ikiyüzlülüğü sömürgeciliğinin, yayılmacılığının ve sömürücülüğünün bir neticesidir. Bu ikiyüzlülüğü artık tahammül edilemez hale gelmiştir. Yoksul ve gelişmekte olan devletlere karşı sürdürülen iktidar savaşları maalesef demokrasi, özgürlük ve insan hakları gibi değerlerin tahrip edilmesine yol açmıştır. Geçmişte bu değerlerle özdeşleştirilen Bati, Afrika’da, Güney Amerika’da, Asya’da ezilen insanların gözünde artik tüm inandırıcılığını yitirmiş durumdadır.

    Batı, sömürgeciliğiyle, yayılmacılığıyla ve sömürücülüğüyle büyük tahribatlara yol açmıştır, toplumsal ve doğal dengeleri alt üst etmiştir. Dünya, tüm canlıların yok olma tehdidi ile karsı karşıyadır.

    Janne Teller yetişkinlere olan inancını tamamen kaybetmiş olacak ki, işte yaşanabilecek en büyük felaketlere karşı sadece çocukları uyarıyor.

    “Hiç. Hayatta Önemli Olan Tek Şey” Türkçe’ye çevrilse keşke. Çok anlamlı olur.

    Ama kendi gölgesinden bile korkan Türkiye böyle bir eseri hazmedebilecek mi acaba?

    Kendi inançları dışındaki değerleri yok sayan ve yok etmeye çalışan AKP hükümetinin tavrı ne olacaktır?

    Atilla Coşkun
    Odatv.Com

  2. #2
    Tecrübeli Üye isyan_her_yerde - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    394
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    18327
    Türkçeye çevirilirse Çok tartışma çıkarır bundan eminim ...


    Ama çu başka bir gerçektir ki düşünce özgürlüğü insanın hiç bir yerde elde edebileceği bir hazine değildir sadece beyninde bu hakka sahiptir.

Benzer Konular

  1. Batıda fırtına alarmı
    mopsy Tarafından Çevre Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-02-2010, 10:26 AM
  2. Birisi Demiş Ki-2
    Mustad'af Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-06-2009, 03:47 PM
  3. Birisi Demiş Ki!
    Mustad'af Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 08-06-2009, 06:08 PM
  4. kim demiş kumanda erkekte diye ?
    -BaDe- Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 05-03-2009, 01:38 PM
  5. CHP;Batıda Avukat,Doğuda Savcı!
    Mustad'af Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 9
    Son mesaj: 30-10-2008, 03:31 PM
Yukarı Çık