Anlamaya çalışıyoruz. Anladığımız kadarını anlatmaya çalışıyoruz..

Anladığımız kadarıyla bildiğimizi sandığımız her şey bildiğimiz gibi olmayabilir!

Maalesef sizin de öyle.

Mesele inanç sorgulamak değil.

Mesele inandırılanları, inandıranları sorgulamak.

Saflaşırken öteki manada saflaşmayalım, demek. Safları sıklaştırırken, sıkı saflaşmayalım, demek.



***



“Biraz da ölen konuşsun” başlıklı yazıda, üç yıl önce “Dağlıca baskını”nda öldürülen Uzman Çavuş Selçuk Gürdal’ın hatırasından, ailesinin kalbinden, benim elimden çıkma mektubunu yayınladım.

“Bu kadar kolay nasıl öldükleri” artık iyice şüpheli onca şehitten biri.

Heron meron, baskın izleyip sadece izlemek, üç yıldır bitmeyen soruşturma, 35’lerle sadece “Cumhuriyet”i değil adamını kollama…

Şehit “alttaki çocuk” ya, üç yıl madalya vermekte nazlanan devlet; madalyayı başa kakan tıynet.

Görevde başka asker evladı olduğu hale ailenin isyan eden onuru… Aynen iade madalya!



***



Aileden mektup geldi. Aktarıyorum çünkü az sonra ABD’ye madalya takacağım. Çünkü yazdıkça utanıyorum. Utanılsın istiyorum. İkiyüzlülüğü anlayın istiyorum.

“Yazınızın mutlu ettiği kadar devlet bizi mutlu edemedi. Allah sizi de mutlu etsin. Yazı çıkınca bizi yüzlerce arayan oldu. Biz kardeşlerin, annemizin, babamızın, şehit kardeşimizin size çok selamları var.”

Başka mektuplar geldi: “Basınımız o kadar duyarlı ki bu olaya asla yer vermedi” diyen.



***



Belki de “kolay ölüme teslim ettiği” askerine, sıradan askerine yani, çok olan ve çok ölenlerden birine, tabut başı şehit edebiyatı yapıp ölüsüne madalya çok gören devlet var ya…

“Karargâhta”, Irak ve Afganistan’ı bombaya gömen, bombayla gömen ABD Hava Kuvvetleri Komutanı’na “liyakat madalyası” verdi.

Bravo!



***



Öldürülen çocuklarına madalya veremeyenler, çocukları öldürenlere madalya verdi!

Galiba bu bir zihniyet. Galiba aklımızın alamayacağı bir muhabbet. Galiba isyan edilesi rezalet.

Çocuklarının ölümünü Herondan izleyen ve havadan hiçbir destek veremeyen devlet; Genelkurmay, Hava Kuvvetleri, yoksul ülkelerin çocukları, açlıkları, korkuları üstüne bomba yağdıran Orgeneral Schwartz’ı “Türk Silahlı Kuvvetleri liyakat madalyası”yla takdir etti.

Çünkü ABD’li, çünkü general, çünkü büyük adam; çünkü Afganistan cehenneminde, Irak mezbahasında, Türkiye dağlarında ölen bir çocuk değil!



***



Sayın okur; bu da hamaset edebiyatı değil.

Tam tersine; millet, milliyet, cumhuriyet, bağımsızlık üstüne size ahkâm kesene; suç ile kahramanlığı karıştırana; binlerce gencin kanı üstünde kahramanlık taslayana; kendini imtiyazlı, halktan hep üstün görene; birbirine madalya takana, birbirine liyakat olana, birbirine layık olana onca hamasete gömülerek sorgusuz inananlara yakarış!

Nasıl, bastığın toprağı toprak diyerek geçmeyerek tanıyacaksan; öyle işte!



***



Hale bakın:

“TSK liyakat madalyalı” ABD generali hep, “Yargısız infazlarla, insansız hava aracıyla sivil katliamıyla”, resmi raporlara göre “20 Taliban için 750–1000 sivilin katliyle”… Irak’ta sivilleri, çocukları bombalamakla anılacak.

Ama göğsünde bir de liyakat madalyası!

Değer verilen değerler bunlar mı!

Liyakata layık görülen askerlik bu mu!

Orada; insanlığın, çocukların, sivillerin çığlığının bir madalya kadar bile yeri yok mu!



***



Schwartz, “Bu cömertlikten ötürü teşekkür ediyorum” demiş.

Hakikaten bu ne cömertlik!

Öldürülen çocuğundan esirgediğin madalyayı, çocukları öldürenlere vermek!


Ölen çocuktan esirgediğin madalyayı çocuk öldürene tak! - Haberturk.com