1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12
  1. #1
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Liselilere Ne Öğretiliyor ?

    Liselilere Ne Öğretiliyor?

    AKP’nin hazırladığı yapılandırmacı müfredat ile liseliler piyasacı mantıkla, bilimsel düşünceden uzak şekilde eğitiliyor.

    Liselerde bir yandan cemaat ve ocaklar, bir yandan gerici öğretmenler arasında eğitim görmeye çalışan öğrencilere bir de müfredat piyasacılığı, bilim düşmanlığını dayatıyor. AKP döneminde eğitimde “yapılandırmacılık” anlayışının benimsenmesiyle, neo-liberal politikalar doğrultusunda yeniden yapılandırılan müfredat ve ders kitapları, bilimi ve eleştirel düşünceyi değil ezberciliği zorunlu kılıyor.

    AKP’nin eğitim uzmanları, müfredatın piyasanın etkinliği ve bireylerin rasyonelliği üzerine kurulu olmasıyla övünürken sergiledikleri liberal tutumun yanı sıra gericiliği de elden bırakmıyor. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik "Müfredatın çağın gereklerini yerine getirecek şekilde değişimi şart" diyerek ileri bir noktaya getirildiğini iddia ediyor.

    Yapılandırmacılık ile öğrencinin kendi bilgisine kendisinin ulaşması hedefleniyor. Bu, öğrencinin deneyimlerle öğrenmesini teşvik eden bir yöntem gibi gözükse de, aslında bireyselleşmeyi sağlayan ve kendini yalnız düşünen piyasaya uygun bireyler yetiştirilmesini sağlıyor.

    Eğitim sistemine ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni programa göre hazırladığı ders kitaplarına dair liselerde eğitim veren öğretmenlerimizden görüş aldık:

    Umut, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni
    Eğitim anlayışı olarak sahiplenilen yapılandırmacılık tüm derslere ve tüm konulara uyan bir yöntem değil. Bu anlayışın, öğrencinin bilgileri gerçek hayatla ilişkilendirmesi gibi bir ilkesi var. Sahiplenebileceğimiz bir anlayış değil. Ancak MEB bu anlayışı benimsediyse ders materyallerinin de buna uygun hazırlanması gerekir. Ama MEB’in anlayışı ile kitapları çelişiyor. Dil ve Anlatım kitaplarının gerçek hayatla ilişkilendirilebilecek hiçbir yanı yok. Öğrenciye buldurma, öğrencinin kendi kendine keşfetmesini sağlama gibi yapılandırmacı metodlara bile uygun değil. Bir de 10. sınıf Dil ve Anlatım kitabında “iletişim” başlıklı bir konu var. Bu konuya örnek olarak şöyle bir hikaye yer alıyor: Galatasaray Lisesi önünde kör bir dilenci oturuyor. Dilenciye kimse para vermiyor. “Körüm” diyerek para istiyor ama insanlar oralı olmuyor. Sonra bir reklamcı önünden geçiyor ve dilenciye “Güzel bir bahar günü ben baharı göremiyorum” diyor. Dilenci bunu söyleyerek çok para kazanıyor. Reklamın gücünden bahsediliyor yani. Bu iletişim başlığı altında anlatılan bir pazarlama anlayışı örneği. Bunun gibi çok sayıda örnek var. Ayrıca 12. Sınıf Dil ve Anlatım kitabı üniversite sınavı kapsamından çok uzak. Hem konular bazında hem içerik bazında tamamen alakasız kalıyor. Bu da dersin ve kitabın öğrenci tarafından önemsenmemesine yol açıyor, öğrenciyi dershanelere yönlendiriyor. Ayrıca, Edebiyat kitaplarında İsmet Özel ve Sezai Karakoç gibi şairlerin şiirlerine yer veriliyor.

    Emel, Felsefe grubu öğretmeni
    Felsefenin amacı insanı düşünmeye teşvik etmek, sorgulayan, eleştiren bir birey haline getirmektir. Ancak liselerde verdiğimiz eğitim bundan çok uzak. Düşünmeye sevk etmek, eleştirel bir bakış sağlamak gibi bir çerçevesi yok. Müfredat da kitaplar da Felsefe tarihi üzerine. Yani filozoflar ve savundukları, söyledikleri üzerine. Kant şu yıllar arasında yaşamış, şunu savunuyor şunu söylüyor; Socrates’in öğretisi şu, şunu diyor… Bu da doğal olarak eleştirel bir bakış kazandırmayı sağlamıyor; öğrenciler için çok sayıda isim ezberlemek ve bu kişilerin neler söylediklerini akılda tutmaya çalışmaktan ibaret oluyor. Aldığım duyumlara göre, 12. sınıflarda şu an dönemin başında öğretilen Bilim Felsefesi ile dönem sonunda öğretilen Din Felsefesi konularının yerinin değiştirilmesi gündemde. Bilim Felsefesi’ni dönem sonuna, sınav öncesine atılma ihtimali var. Ayrıca Felsefe kitabında idealizm, anarşizm, materyalizm vs.. bulamaç halinde veriliyor. Bir düşünsel yöntem öğretilmesi gerekirken dediğim gibi ezberciliğe teşvik ediyor. Ayrıca ÖSS’de Bilim Felsefesi ile ilgili sorularda bilim düşmanlığı yapılabiliyor.

    Psikoloji dersi de sürekli tanımlar ve deneyler üzerine kurulu, didaktik bir şekilde ilerliyor. Öğrencilerin günlük hayatta işlerine yarayabilecek şeylere değinilmesi çok mümkün bir alanken kullanamayacakları bilgiler depolanıyor. Örneğin psikolojik danışmanlık ve rehberlikle ilgili yetiler kazandırılması daha verimli olabilir öğrencinin eğitimi açısından.

    Sosyoloji dersinde de öğrencilerin disiplinlerarası düşünme yetisi kazanması gerekir. Sosyoloji bir çok bilimle iç içedir. Tarih, coğrafya, uluslararası ilişkiler ve bunun gibi alanlarla bağını kurarark işlenmesi gereken bir dersken öğrenci bu müfredat ve kitaplarla bağ kurma, sentezleme yeteneği kazanamıyor.

    Taylan, Fizik öğretmeni
    Yeni müfredat ilk gündeme geldiği sıralarda Hüseyin Çelik eski müfredatın, Newton’cu düz mantıkla siyah ya da beyaz insanlar yetiştirdiğini gri tonlara yer vermediğini savunmuştu. “Newton’u değil kuantumu öğreteceğiz” diyerek bilimde ilerlemeden bahsediyor gibi görünmüştü. Oysaki bilimi bilim olmaktan çıkaran bir program ile karşı karşıyayız. Fizik yasalarını bile bunun içine katıp doğruluğu tartışılmaz şeyleri öğrencilere sorgulatıyorlar. Bu programla en çok değişiklik yapılan derslerden biri Fizik oldu. Pozitif bilimleri bile manipule etmeye çalışmak bu olsa gerek.

    Gül, Kimya öğretmeni
    Kimya programı yapılandırmacılık anlayışından çok etkilenmese de programın Amerika’daki bir programdan aynen aktarıldığı çok belli oluyor. Zaten yapılan araştırmalarda bu ortaya konmuştu. Programda da kitaplarda da bir bütünsellik yok. Konu sıralamaları iyi değil. 10. Sınıf kitapları sınav sistemine hiç uygun değil. 2 yıl sonra bu programa uygun soru sorulacağı söyleniyor. Bu da sınav sisteminin yeniden değişeceği anl***** geliyor. Bir belirsizlik havası yaratıyor, öğrencileri özel ders ve dershanelere yönlendiriyor.

    Ali, Tarih öğretmeni
    Tarih programı zaten başından beri Türk-İslamcı bir program, değişen bir şey yok. Ancak ben 9. Ve 10. sınıf Tarih kitaplarına dair bazı şeyler söylemek istiyorum. Kitaplarda bariz hatalar var. Örneğin Frig devletinin kuruluşu başlıkta M.Ö. 800 şeklinde yazılmışken, yazıda MÖ 750 yılında kurulduğu geçiyor. Aynı şeklide Osmanlı Devleti için bir yerde 1300 yılında kurulduğu yazarken bir yerde 1299’da kurulduğu yazıyor. Kral Yolu’nun Lidyalılar tarafından oluşturulduğu yazarken ilerleyen sayfalarda Persler tarafından yapıldığı söyleniyor. Kitaplarda 15-20 sayfayı özetleyen iki paragraflık özet metinler bulunuyor. Bunlar çok yetersiz ve alakasız oluyor. Görsel olarak Topkapı Sarayı’nın resmi konuluyor ancak Edirne’de bulunduğu belirtiliyor. Milli Eğitim Bakanlığı Tarih kitabı resmen özensizlikle hazırlanmış hatalarla dolu bir kitap olmaktan öteye gidemiyor. Konular dağınık ilerliyor. Bu kitabı 4-5 kişi yazmış gözüküyor ancak ikinci bir okuma yapılmadan, kontrol edilmeden basıldığı çok belli oluyor.

    Mehmet, Matematik öğretmeni
    Yeni ortaöğretim Matematik programında ispat çalışmaları hemen hemen yok edilmiş durumda. Ortaöğretimde beş yıl önce ders kitabı okutulan matematik kitapları ile bugün okutulanlar karşılaştırılınca tablo daha net bir biçimde ortaya çıkıyor. Bunun için her iki dönemde okutulan ispatları saymak yeterli. Ortaöğretim matematik derslerinde toplam on altı konuya yer veriliyor. Bu on altı konuda eskiden 303 ispat yapılıyormuş, şimdi bu sayı 60’a düşürülmüş durumda. Bu kitaplarda ispat yok. Kurulan hipotez doğru kabul edilip uygulama çalışmalarına geçiliyor. İspat olmamasının sebebi, düşünen, sorgulayan birey yetiştirmek istememeleri. Milli Eğitim Bakanlığı Matematik için de yapacağını yaptı kısacası.

    Şermin, Biyoloji öğretmeni
    Biyolojinin temel konusu olan evrim, tüm biyoloji konularının evrimsel bir çerçeveyle işlenmesi gerekirken evrim konusu bile tam anlamıyla işlenmemekte. AKP döneminde hazırlanan yeni müfredatta evrim teorisi eksik ve yanlış anlatılmakta. En temel yanlışlık da evrim teorisinin "hipotez" olarak verilmiş olması. Aynı konu içerisinde "Hayatın Başlangıcı Hakkında Görüşler" başlığında yaradılış görüşü de verilmiş:
    “Yaradılış görüşüne göre, bütün canlı çeşitleri ayrı ayrı yaratılmıştır. Bu canlılar ilk yaratıldıkları günden beri bazı değişmeler geçirmiş olmakla birlikte tamamen başka türlere dönüşmemişlerdir. Bu görüşe göre, insan ve diğer canlılar ayrı ayrı ve çeşitli zamanlarda yaratılmıştır.
    Din kitaplarına göre evren ve evrendeki bütün canlı ve cansız varlıklar Tanrı tarafından yaratılmış olup bu yaratma bir anda olabileceği gibi yavaş yavaş da olabilmektedir. Yaratılış görüşünde jeolojik devirlerde olan büyük tufanlardan da bahsedilir. Bu nedenle bazı canlı çeşitlerinin toplu halde yeryüzünden yok olduğundan söz edilmektedir. Özetle belirtecek olursak yaratılış görüşü, evrenin Tanrı’nın koyduğu kurallar çerçevesinde belirli bir düzene göre işlediğini ve bu düzenin tesadüfen ve kendiliğinden oluşamayacağını belirtir. Bu görüşe göre evrendeki her bir varlık bir amaca yönelik yaratılmıştır. Bu amacı belirleyen de Tanrı’nın kendisidir.”

    Bu görüşün tama metni yeterince açıklayıcı ve bu metnin biyoloji kitabında bulunması niyeti çok açık ortaya koyuyor.

    Demet, Biyoloji öğretmeni
    Evrim konusu Lise biyoloji dersinde "Hayatın Başlangıcı ile ilgili Görüşler" gibi bir ünite başlığının altında işleniyor. Bu başlıkta yüzyıllar önce ortaya atılmış düşünceler, ard arda anlatılılıyor. Bu sıralamada "yaratılış görüşü" de bir konu başlığı olarak işleniyor. Ünite Lamark ve Darwin'in görüşleri konu başlıklarının işlenmesi ile tamamlanıyor. Bu müfredat gücünü 12 eylül darbesinden sonra alarak son şeklini alıyor elbette ki. Konunun bu şekilde işlenmesi hem bir görüş olarak yaradılışı araya eklemelerini sağlıyor hem de “Bakın, aslında Darwin'in öne sürdüğü şey de sadece kendi fikridir” gibi bir yanılsamanın ve güvensizliğin önünü açıyor.

    Hal böyle olunca madem görüşleri yazıyorsunuz; “Leylek görüşü: bebeklerin leylekler tarafında getirildiği görüşü” , “Kaburga görüşü: kadınların erkeklerin kaburgasından oluştuğu görüşü” gibi eklemelerin yapılmasında da fayda var diyerek gülüyor insan. Ama gidişat o kadar kötü ki bir adım sonrasında bunların kitaplara girmeyeceğinin garantisi yok. Oysa ki evrim teorisi Darwin'in görüşleri olmanın çok ötesine geçeli on yıllar olmuştur. Evrim teorisi aslında biyolojinin ve temeli biyoloji olan tıp, eczacılık, veterinerlik gibi pek çok alanın temel düşünce sistematiğini oluşturmaktadır. Bu sebeple ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bilimsel çalışmanın ve gelişmelerin vazgeçilmezidir.

    Bu meseler söz konusu olunca aklıma hep 9. sınıf müfredatında Canlıların Çeşitliliği ve Sınıflandırılması ünitesinde, hayvanlar alemini işliyoruz, oradaki sınıflandırma gelir. Biliyorsunuz insan Homo sapiens tür ismi ile omurgalılar şubesinde alt birimlerine doğru sınıflandırılır. Yani sınıflandırmadaki yeri hayvanlar alemindedir. Bilim düşmanlığı böyle devam ederse sanırım insan gibi mükemmel bir canlının solucan ile zürafa ile hele hele şempanze ile aynı alemde yer almasını kabul edemeyenler insanlar alemi diye altıncı alemi icat etmiş olacaklar. Öyle ya kitaplara bir şey eklemek için bilimsel kabul görmesi, akademik çalışmalarla desteklenmesi gerekmiyor. Aslolan iktidardakinin isteğinin ne olduğu.

    kaynak
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  2. #2
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    İspat olmamasının sebebi, düşünen, sorgulayan birey yetiştirmek istememeleri.

    Ve...düşünen sorgulayan bireyler tükenmek üzere...

    Ne denirse o kabul ediliyor artık..

  3. #3
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Alıntı simqe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ve...düşünen sorgulayan bireyler tükenmek üzere...

    Ne denirse o kabul ediliyor artık..
    Çok haklısın simge.
    Bu durum inanç ve liberal politikalarla birleştiğinde daha da vahim hal alıyor.
    İnsanların bilimsellikten uzaklaşmasını ve sömürü boyutunda egemen güçlerin idaresine koşulsuz teslim olmasını kolaylaştırıyor.
    Yani gidişat çok kötü..
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  4. #4
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok haklısın simge.
    Bu durum inanç ve liberal politikalarla birleştiğinde daha da vahim hal alıyor.
    İnsanların bilimsellikten uzaklaşmasını ve sömürü boyutunda egemen güçlerin idaresine koşulsuz teslim olmasını kolaylaştırıyor.
    Yani gidişat çok kötü..
    Şu an kötü evet..ama gelecekten umutluyum,en azından düşünen sorgulayan genç nesiller yetiştiriyoruz..her ne kadar eğitimde bu köreltilmeye çalışılsada biz ebeveynlere büyük iş düşüyor..Sürekli iyiyi kötüyü ayırt eden bilgileri bizler kendimiz veriyoruz,o öyle diyor ama bak şu şekil daha inandırıcı,daha mantıklı gibi yol göstermek bizim o gençlere borcumuz..

  5. #5
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Alıntı simqe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Şu an kötü evet..ama gelecekten umutluyum,en azından düşünen sorgulayan genç nesiller yetiştiriyoruz..her ne kadar eğitimde bu köreltilmeye çalışılsada biz ebeveynlere büyük iş düşüyor..Sürekli iyiyi kötüyü ayırt eden bilgileri bizler kendimiz veriyoruz,o öyle diyor ama bak şu şekil daha inandırıcı,daha mantıklı gibi yol göstermek bizim o gençlere borcumuz..

    İyi ki varsınız.
    Sizler gibi çağdaş insanlar olmasa ortaçağa geri döndürecekler bizi.
    Umarım başarırsınız..
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  6. #6
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755
    Alıntı SOSYALİST´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    İyi ki varsınız.
    Sizler gibi çağdaş insanlar olmasa ortaçağa geri döndürecekler bizi.
    Umarım başarırsınız..
    Kendi çevremde başarılıyım,çevre dışına el attım

  7. #7
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Alıntı simqe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kendi çevremde başarılıyım,çevre dışına el attım
    Mükemmel..
    Ama bu bile yetersiz.
    Bakın, diğerleri ev ev dolaşıyorlar.
    Biraz yorucu olacak ama başaracağınızı ve
    halkımızı bu başarınızla mükafatlandıracağınızı düşünüyorum..

    Size kolay gelsin sevgili simge..
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  8. #8
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.191
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54809
    Liseler artık vasıfsız insan yetiştiriyor. Gittiğim okuldaki öğrencilerin çoğu düzgün okuyamıyor. Neredeyse ilkokul seviyesinde.

    Okullar bina okuyan öğrencilerle doldurulmuş durumda...

  9. #9
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.720
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Alıntı tntcool´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Liseler artık vasıfsız insan yetiştiriyor. Gittiğim okuldaki öğrencilerin çoğu düzgün okuyamıyor. Neredeyse ilkokul seviyesinde.

    Okullar bina okuyan öğrencilerle doldurulmuş durumda...
    Çok haklısınız.
    Gerçekten liselerin durumu çok kötü.
    Öğretmensizlik mi dersin, bilim dışılılığı mı dersin, dershanelere yatırım mı dersin,
    felsefi boyutunda sorgulamayan, yargılamayan, araştırmayan mı dersin...
    Ne dersek diyelim ama öncelikle kendimize şunu mutlaka sormalıyız: Neden?
    Neden liselerde vasıfsız, geleceği olmayan, saf, bilgisiz ve bilinçsiz insan yetiştiriliyor?
    Neden bu insanların üretime katılması sağlanmıyor?
    Neden işsiz kalıyorlar?
    Neden okuyupta adam olmuyor?
    Neden, neden, neden?

    Bu nedenlerin sebebi mevcut sistem olamaz mı?
    Bu nedenleri cevaplayabilirsek, sanırım sorunları daha kolay anlar ve çözümünü de bulmuş oluruz...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  10. #10
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.511
    Rep Gücü
    33423
    Bunun sistemle alakası yok, sisteme ayak uydurmayan insanla ve insanlarla alakası var. Daha geçen gün, Odtülü öğrenciler otobüs parası vermeden belediye otobüsüne binerek eylem yaptı. Bu devlet bu öğrencilere beleşe bakmak zorunda mı? Her koyun kendi bacağından asılır. Her birey başkasını eleştirmeden acaba ben ne diyorum diye düşünmeli?? Zor şartlarda yetişen yetiştirilen çocuklar bile çok iş yapıyor. Önemli olan o işi görebilmek, o önemi kavrayabilmek. Dakikasını ziyan etmeyen insanlarla kimse kendini bir tutmasın. Zeka sadece IQ dan ibaret değil. :)

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Yukarı Çık