Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Liselerde Kimler At Koşturuyor

Tartışma Salonları (polemik) Kategorisi Vip Salonu Forumunda Liselerde Kimler At Koşturuyor Konusununun içerigi kısaca ->> Liselerde Kimler At Koşturuyor Önce Mehmetçik Lisesi, ardından Beylikdüzü 75. Yıl Lisesi'nde idarelerin öğrencilere tasdikname vermeleri, liselerdeki baskıyı gündeme getirdi. ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Liselerde Kimler At Koşturuyor

    Liselerde Kimler At Koşturuyor

    Önce Mehmetçik Lisesi, ardından Beylikdüzü 75. Yıl Lisesi'nde idarelerin öğrencilere tasdikname vermeleri, liselerdeki baskıyı gündeme getirdi.
    Olan bitenlerin medyaya hemen hiç yansımadığı liselerde "siyaset yasak" deniyor ancak Ülkü Ocakları ve cemaatler kol geziyor.


    Çekmeköy Mehmetçik Lisesi'nde TEKEL işçilerine destek veren öğrencilere tasdikname verilmesi uygulaması, soL'un konuyu haberleştirmesinin ardından tüm medyanın gündemine oturdu.
    Öğrenciler, medyaya her fırsatta, dışarıdan bakınca dahi cezaevini andıran liselerindeki baskı ortamını anlattılar.
    24 öğrenciye tasdikname verilmesi operasyonunun polis tarafından yürütüldüğü, öğretmenler, veliler ve öğrencilerin ortak kanısıydı.
    Bu baskı, geleneksel olarak öğrencilerinin sola yakın durdukları Mehmetçik Lisesi'nde "siyaset sokmamak" gerekçesiyle yapılıyordu.
    Ardından Beylikdüzü 75. Yıl Lisesi'ndeki tasdikname vakasını gündeme getirdik.
    Okul müdürü, okul çıkışında kendilerine soru soran Show TV muhabirine yanıt verdikleri için, sadece bir gün sonra 19 öğrenciye uzaklaştırma ve tasdikname vermişti.
    Skandal niteliğindeki belgelerden bazılarını örnek olarak yayınladık.

    Liseler, sayıları, boyutları ve "önemleri" nedeniyle hemen her zamanın medyanın kadrajının dışında kalıyorlar.
    Buralarda olup bitenler dışarıya yansımadığı için, okul idareleri her türlü hukuksuzluğu ve rezilliği yapmakta hiçbir beis görmüyor, çok rahat hareket ediyorlar.
    Tam da bu yüzden, göz önündeki kurumlarda işin "cilasına" daha fazla önem veren iktidar, liselerde gerçek yüzünü açığa vuruyor.

    soL olarak lise dosyasını açıyoruz. Aslında herkesin, durumlarına dair bilgisi olan, ama somut olarak olan bitenlerin hiç gündeme gelemediği liselerde yaşananları yansıtacak bir yazı dizisi hazırladık.
    Yazı dizimize, "liselerde siyaset kime yasak?" sorusuyla başlıyoruz.


    Lise salonlarında ülkücü yemini
    Tekel işçilerine destek olan öğrencilerin, ilgili yönetmeliğin 17/c maddesinde “okulda siyasi bir parti veya derneğin siyasi ve ideolojik görüşleri doğrultusunda eylem yapmak” maddesine dayanarak okuldan atıldıkları belirtilirken, liselerin konferans salonlarında Ülkü Ocakları tarafından “yemin töreni” yapılması, ilgili madde kapsamında değerlendirilmiyor.
    Emekçilere destek olmak “suçundan” eğitim hakları ellerinden alınan öğrencilerin okuldan atılmasını kararlaştıran İlçe Milli Eğitim Müdürleri “ülküdaşlık törenleri”ni ise görmezden geliyor.

    Bunlardan sonuncusu, İstanbul Ülkü Ocakları tarafından 14 Mart 2010 tarihinde düzenlenen ödül töreni.
    2023 Gençlik Eğitimi” adı verilen ödül töreni Bahçelievler Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi'nde gerçekleştirildi.
    Törene yüzlerce liselinin ve çok sayıda MHP yöneticisinin katıldığı gözlendi.

    Liselilere yaratılış seminerleri
    Milli Eğitim Bakanlığı'nın gönderdiği yazı üzerine İstanbul Bahçelievler Anadolu Lisesi'nde "çevre" konulu bir panel düzenlendi.
    Ancak, Adnan Hoca'ya yakınlığı ile bilinen Altuğ Eti’nin konuşmacı olarak çağırıldığı panelde öğrencilere "çevre" konusu değil, yaratılış anlatıldı.

    Kadıköy Kemal Atatürk Lisesi’nin konferans salonunda ise tüm öğrencilerin katılımı sağlanarak evrim karşıtı bir panel gerçekleştirildi.
    Yaratılışçı sunumu yapan ise bilim insanı olmaktan uzak bir iş adamı idi.

    Okul müdürü mü, “ocak” müdürü mü?
    Bazı erkek öğrencilerin “reis”, kızların ise “asena” olmak için yarıştıkları liselerde okul müdürlerinin de aşağı kalır yanı yok.
    Birçoğu MHP ve BBP gibi partilerle bağlarını saklamamakla birlikte, Ülkü Ocakları ve Alperen Ocakları ile birlikte hareket eden öğrencileri de koruyor.
    Örneğin, İstanbul Halide Edip Adıvar Lisesi okul yönetimi Üsküdar Ülkü Ocakları ile olan bağlantısı ile biliniyor.
    Okul müdürünün MHP ilçe yönetimi ile yakınlığı sebebiyle Okul Aile Birliği’ne yapılan bağışların paylaştırılması konusunda, OAB içinde yer alan AKP’liler ile MHP’liler arasında tartışma çıktığı aktarılıyor.

    Çengelköy Lisesi Müdürü Mustafa Dursun Kortikoğlu da MHP'ye yakınlığı ile bilinenlerden.
    Birçok kez öğrenciler tarafından okul içinde silah taşıdığı fark edilen müdürün bir dönem, MHP’den milletvekili adayı olmak için uğraştığı biliniyor.

    Ankara Gazi Çiftliği Lisesi müdürü ise, solcu öğrencileri odasına çağırıp tehdit ediyor.
    Bunu yaparken odasının kapısı önünde “ülkücü” öğrencilerden birkaçına nöbet tutturan müdür, tenefüslerde okuldaki solcu öğrencileri takip etmesi için birkaç kişi görevlendiriyor.
    Gazi Üniversitesi’nden ülkü ocakları üyesi öğrencilerin liseye girip çıktığı, bu kişilerin birkaç kez okulda birilerini dövüp gittikleri ve müdürün de olaylara seyirci kaldığı biliniyor.

    Öğrenci değil, okulda dolaşıyor
    Şişli Endüstri meslek Lisesi’nde “reis” olarak bilinen bir şahıs, öğrencisi olmadığı halde okul içinde rahatça dolaşabiliyor, giriş ve çıkışlarda okul bahçesinde geziniyor.
    Öğrencilerden yaşça büyük olan bu şahsa, kendisini tanıyan okul müdür yardımcısı da okul içinde oldukça yakın davranıyor.

    Neşterle tehdit, sopayla dayak
    Haydarpaşa Meslek Lisesi’nde de bazı kişilerin, haftanın belirli günlerinde sınıflara gelip bazı öğrencileri ülkü ocaklarına götürdükleri ve bunun, yönetimin bilgisi dahilinde olduğu ancak müdahale edilmediği biliniyor.
    Son zamanlarda oldukça fütursuzca davranan “ocak müdavimleri”nin ilerici ve solcu öğrencileri neşterle tehdit ettikleri ve okul içinde sopayla birilerini dövdükleri de öğrenciler tarafından aktarılıyor.
    Haftanın bazı günlerinde okuldan toplu çıkış yapan, okul önündeki yolu kapatıp tekbir ve sloganlar eşliğinde yürüyen bu kişilere ne okul idaresi, ne de polis müdahale ediyor.

    “Abi”ler, “abla”lar
    Çapa Anadolu öğretmen Lisesi'nde cemaat örgütlenmelerinin güçlü olduğu biliniyor.
    Kutlu Doğum Haftası kutlama programları düzenlenen okulda etkinlikler sırasında ilahiler okunuyor.
    Cemaatte kendilerinden küçük, cemaate yeni girmiş üyeler ya da adayları "hazırlamakla" sorumlu olanlara verilen isimle, “abi” ve “abla”larının katıldığı bu etkinliklerde okunan ilahilerden bazıları “Hoca Efendi’ye” ithaf edilebiliyor.

    Mustafa Kemal Anadolu Lisesi’nde ise birkaç yıl öncesine kadar Sızıntı dergisi ile Fethullah Gülen Belgesel seti abonelik formları dağıtıldığı öğrenciler tarafından aktarılıyor.

    Sakarya Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi’nde, “abi” ve “abla”lar, sadece okulun öğrencilerine ait olan ve velilerin bile rahatlıkla kabul edilmediği yatakhanelerde rahatça vakit geçiriyorlar.
    Okul yönetimi, kütüphaneye gitmek isteyen öğrencilere izin vermezken, “abi” ve “abla”larla ders çalışacağını söyleyen öğrenciler rahatlıkla izin alabiliyorlar.

    Ders yok, namaz var
    Sakarya Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi’nde, ayrıca, cuma namazının ders saatine denk gelmesi durumunda ders iptal edilebiliyor.

    Sarıyer Behçet Kemal Çağlar Lisesi’nde cuma namazına gitmek isteyen öğrenciler idareden izin alıp dersten çıkabiliyorlar.
    Müdür ve başmüdür yardımıcısının da ders saatine denk gelmesine rağmen Cuma namazına gittiği biliniyor.

    İstanbul, Ankara ve Sakarya’dan verdiğimiz bu örneklerin münferit vakalar değil, liselerin genel durumunu yansıtan örnekler olduğunu, liselerle biraz teması olan herkes biliyor.
    Ancak bunlar gündeme getirilmiyor, birileri bu "gözden ırak" okullarda istedikleri gibi at koşturmaya, her türlü hukuksuzluğu yapmaya devam ediyor.

    kaynak
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062

    Liselerde Kimler Eğitim Veriyor

    Liselerde Kimler Eğitim Veriyor

    Osmanlı hayranları, ırkçı tarihçiler, Nâzım Hikmet’e hakaret yağdıran edebiyatçılar, öğrenciyi öteki dünyaya hazırladığını sanan din hocaları…
    Liseli gençleri bunlar eğitiyor.


    Ülkücülerin, cemaatçilerin at koşturduğu liselerimizde, öğrenciler eğitimci niteliğini yitirmiş öğretmenler tarafından, bilimsellikten uzak şekilde eğitiliyor.

    “Solcu”lar sürgünde, gericiler görevde
    Yalnızca etnik kimlikleri ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle sürgüne gönderilen öğretmenlerin sayıları giderek artarken, hurafelerle, ırkçı söylemlerle, yalan yanlış bilgilerle öğrencileri yönlendirmeye çalışanlar hiçbir ceza almıyor.

    Hatırlanacağı gibi, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki bir okulda, derslerinde evrim teorisinden bahseden resim öğretmeni Samittin A. hakkında soruşturma açılmış, öğretmen Turgutlu'ya 10 kilometre uzaklıktaki bir kasabaya sürgün edilmişti.

    Eğitim Sen Tunceli Şube yöneticisi Süleyman Güler de, “sendikal faaliyetleri” sebebiyle, isteği dışında Çankırı'ya tayin edilmişti.

    İzmir Selçuk'ta İMKB Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Aysel Kılıç, Hrant Dink'in öldürülmesine "İyi ki gebermiş" diyen bir öğrencisine, "Kimsenin düşüncelerinden dolayı öldürülmesi doğru değil" yanıtını vermesi üzerine Trabzon'a sürgün edilmişti.

    İzmir Karşıyaka Cemil Akyüz İlköğretim Okulu'nda okul idaresi ve okul aile birliği tarafından başlatılan "para veren öğrencilere yaka kartı takma" uygulamasına karşı çıkan öğretmenler hakkında da soruşturma açılmıştı. "Öğretmen tahsildar, öğrenci müşteri değildir" diyen üç öğretmen farklı ilçelere sürgün edilmişti. Benzer bir olay Bergama’da da yaşanmıştı. Bergama 100. Yıl İlköğretim Okulu’nda görev yapan iki öğretmen okulda para toplanmasına engel oldukları ve huzuru bozdukları iddiasıyla sürgün edilmişti. Daha önceki yıllarda da Bergama’da sekiz ayrı okulda görev yapan, 11’i Eğitim-Sen üyesi 12 öğretmen hakkında soruşturma açılmıştı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda bir öğretmen hakkında sürgün kararı ve 1/30 maaş kesimi cezası verilmişti.

    Denizli’nin Çal ilçesindeki bir lisenin Tarih öğretmeni, öğrencilerden birini döverek burnunu kırmıştı. Söz konusu Tarih öğretmeninin derslerde türban ve çarşaf giymeyi övdüğü, Atatürk aleyhine sözler söylediği öğrenciler tarafından bildirilmişti. Öğretmen hakkında savcılık tarafından soruşturma başlatıldı ancak, para toplanmasına karşı çıkmak bile sebepken, öğrencinin burnunu kırmak sürgün sebebi olarak görülmedi.

    Sivas Atatürk Lisesi’nde Tarih öğretmeni Orhan Paşazade’nin, tırnağında parlatıcı gördüğü öğrencisini “Sen namaz kılmıyor musun? Abdestin geçerli olmaz” diyerek yumrukladığı söylenmişti. Olayla ilgili soruşturma açıldı ancak hâlâ sonuçlanmış değil.

    İlahiyatçılar yetmedi, bir de imam-öğretmen
    Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunlarının yanı sıra İlahiyat Fakültesi mezunlarının da formasyon şartı aranmadan öğretmen yapılması yetmedi, bir de imamlar öğretmen olarak atandı.

    İzmir Güzelbahçe'de, kadrolu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni bulunmadığı gerekçesiyle beş okulda cami imamlarının görevlendirilmesiyle başlayan uygulama, bir süre sonra iptal edilmesine karşın, bazı okullarda imam-öğretmenler görev yapmayı sürdürüyor.

    Bunlardan biri de İzmir Motor Teknik ve Teknik Motor Meslek Lisesi’ne görevlendirmeyle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni yapılan emekli imam Halil Uslu Er. Er, öğrencilerin anlattıklarına göre, onları cemaate yönlendiriyor ve cenneti “garanti” ediyor. Er, ayrıca, derslerde, ders kitabında yer alan “Atatürk ve din”, “Bilim ve din” gibi konuları işlemedi ve kendisini “Allah’ın aracısı” olarak gösterdi. Okul müdürüne şikâyet edilen emekli imam Er’in, sadece sözlü uyarı aldığı belirtildi.

    Ayrıca, Buca DMO Çok Programlı Lisesi'nde Sağlık Bilgisi ve Din Kültürü Ahlak Bilgisi derslerine de hâlâ imam-öğretmen geliyor.

    Şimdi de polis-öğretmen çıktı
    Ülke çapında atanmayı bekleyen 320 bini aşkın öğretmen varken, “öğretmen açığı” sebebiyle polisler öğretmen olarak görevlendirildi. Geçtiğimiz günlerde, Ardahan’da görev yapan 400 öğretmenden 60’ının tayini çıkınca Vali’nin “Valilik, Milli Eğitim Müdürlüğü ve Emniyet Müdürlüğü ortak çözüm olarak polislerin derslere girmesini bulmuşlardır. Emniyette görev yapan çeşitli branşlarda üniversite mezunu 60'a yakın polis, ek ücret karşılığında çeşitli okullarda derse girmeye başlamıştır” açıklaması sonrasında, branş derslerine polisler girmeye başladı.

    Din kültürü değil gericilik
    Alevi Çalıştayı sonrasında zorunlu din dersleriyle ilgili önerilerden, “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinin zorunlu olarak okutulmasına devam edilmesi ve bunun yanı sıra seçmeli olarak “din eğitimi” dersi getirilmesi kabul edildi. Liselerde din derslerinin sayısını ikiye çıkaran bu karar fazla sayıda İlahiyat mezunu atanmasının ve okullarda birden fazla din hocası olmasının da önü açılıyor.

    Bazı liselerde, öğretmen açığı sebebiyle, ders saati diğer branşlara göre az olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri Matematik, İngilizce gibi branş derslerine giriyor. Çeşitli sebeplerden öğretmenlerin gelmediği günlerde, boş dersleri yine din hocaları dolduruyor. “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” öğretmekten çok uzak bu öğretmenler gerek AKP’yi öven söylemleri gerek bilim dışı yorumlarıyla öğrencilerin ve velilerin tepkisini çekse de, bu durum okul yönetimleri tarafından görmezden geliniyor.

    Bağcılar Dr. Kemal Naci Anadolu Lisesi’nde okul müdürü tarafından Kutlu Doğum Haftası anısına basıldığı belirtilen bir şiir kitapçığı dağıtıldı. İçinde Fethullah Gülen, Arif Nihat Asya, Erdem Beyazıt ve Sezai Karakoç gibi isimlerin şiirleri yer alıyor. Önsözde ise Tanrı aşkına değiniliyor.

    Sarıyer Behçet Kemal Çağlar Lisesi’nde ise Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olan Recep Ünal, dersinde öğrencilerine erkek ve kız öğrencilerin ayrı sınıflarda okutulmasının daha doğru olduğunu söylüyor. Bir kız çoçuğuna cinsel istismar ettiği yüzünden 13 yıl hapis cezası alan Hüseyin Üzmez’i bizzat tanıdığını belirten Recep Ünal, olayların görünenler gibi olmadığını, Hüseyin Üzmez ile kız çocuğunun evli olduğunu derste anlatıyor. Muhsin Yazıcıoğlu’nu da bizzat tanıdığını söyleyen Recep Ünal, öğrencilerine Sivas Katliamı’nın da aslında katliam olmadığını savunuyor. “Sabah kahvaltıdan önce namaz kılsanız ölür müsünüz? Kılmadığınız namaz kadar yılan kabirde sizi sokacak” şeklindeki sözleri ile öğrencileri korkuttuğu belirtiliyor.

    Erzincan Fen Lisesi’nde ise bir Felsefe ögretmeni olmasına ragmen, Din Kültürü öğretmeni bazı sınıfların felsefe derslerine giriyor. İzmir Narlıdere'deki Mehmet Seyfi Eraltay Lisesi'nde de, felsefe derslerine, Erzincan Anadolu Öğretmen Lisesi’nde ise bilgisayar derslerine Din Kültürü hocası giriyor.

    Kocaeli Yahya Kaptan Lisesi Müdürü de müdür yardımcısı da Din Kültürü hocası iken, müdür yardımcısı Zeki Asker’in aynı zamanda Nakşibendi tarikatıyla bağlantısı olduğu biliniyor. Kocaeli Körfez Fen Lisesi Müdürü Recep Bakır da Türk Ocağı’na yakınlığı ile biliniyor.

    İzmir Karşıyaka Gazi Lisesi'nde Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği yapan Yurdakul Taşdemir, her Cuma günü camiye gidip vaaz veriyor. Öğretmen aynı zamanda, Belediyelerin iftar çadırlarını düzenleme işiyle de uğraşıyor. Yine aynı öğretmenin Gülen cemaati dersanelerinden Körfez Dersanesi'nde Fetullah Gülen panelleri gerçekleştirdiği de biliniyor. Bununla da kalmayıp cemaatin geleceğini düşünerek, sınavı kazananlardan tarikat yurtlarına yerleşecek olanların listesini de çıkarıyor. Ayrıca, öğrencilere "ablalık" yapan kızıyla da beraber, kız öğrencilerini evine sohbetlere davet ettiği, onlara hediyeler aldığı, hatta evinde bir de abdest odası bulunduğu söyleniyor.

    Anadolu Öğretmen Liseleri cemaat yuvasıTürkiye’nin tüm illerinde öğretmen yetiştirmek amacıyla eğitim veren Anadolu Öğretmen Liseleri adeta cemaate “mürid” yetiştiriyor. Cemaatçi “abi” ve “abla”ların yatakhanelerinde kaldığı, “Hoca Efendi”den bahsedilen sohbetlerin yapıldığı, kandillerde şeker, Kutlu Doğum Haftası’nda gül dağıtılan bu liseler, gerici siyasetin en açık şekilde yapıldığı liseler oluyor. Bu liselerden mezun olup öğretmenlik mesleğini seçenlerin gideceği Eğitim Fakülteleri’nde de durum farksız değil. Bu kurumlarda okuyan öğrencilerin çoğunluğunun geleceğin öğretmenleri olacakları düşünülünce tablo daha vahim bir hal alıyor.

    Hasan Ali Yücel Anadolu Öğretmen Lisesi’nde üniversteli cemaatçi “ablal”ar okul yurduna gelip her odayi dolaşarak herkesi mescide götürüp mevlit programı yapıyor. Öğrencilerden habersiz yastıklara gülsuyu döken bu “abla”lar evlerine gelmeleri için öğrencilere para teklif ediyor. “Abi”ler ise, İstanbul'a gezi düzenleyip cemaatten olmayan öğrencileri de götürüyorlar ve tarihi camilerde toplu namaz kıldırıyorlar. Zengin cemaatçi işadamlarının malikânelerine bir kaç haftalık lüks kamplar gerçekleştiriyorlar. Okulun tatil olduğu dönemlerde öğrencilere risale kitabı okutmak için kamplar düzenleniyor.

    Eskişehir Hamidiye Anadolu Öğretmen Lisesi’nde ise cemaatçilerin rahatça girip çıktığı okul içerisinde ilerici olarak bilinen öğrencilerin yurtta diğer öğrencilerle görüşmesi engellenmeye çalışılıyor. Okul sonrasında yatılı kısma geçildiğinde öğrencilerin etüt saatleri başlıyor ve etüt başkanı olarak idare tarafından hep cemaatçi öğrenciler atanıyor. Yurtta ilerici öğrencilerin dolaplarının kilitlerini kıran cemaatçi “abla” ve “abi”ler bu öğrencileri dövecek kadar ileri gidebiliyorlar.

    Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi ise hem cemaatlerin hem de Ülkü Ocakları’nın hakim olduğu, Kutlu Doğum Haftası’nda koridorlarına gülsuyu dökülen, yurdunda “toplu namaz seansları” düzenlenen her sınıfta bir “reis”i bulunan bir okul olarak biliniyor. Fethullahçı Fem Dershanesi’nin Çapa öğrencilerine özel düzenlediği programlar olurken, sadece Çapa öğrencilerinin kalabildiği öğrenci yurdu bulunuyor. Öğretmenlerinin neredeyse hepsinin gerici olduğu Çapa Anadolu Öğretmen Lisesi’nde Kimya öğretmeni mescid olarak kullanılması için Kimya laboratuarının anahtarını tenefüslerde öğrencilere veriyor. Okul idaresinin, Tekel işçilerine destek verdiği için öğrencileri okuldan atmakla tehdit ettiğinden bir liselinin okuldan ayrılmak zorunda bırakıldığı biliniyor. Okuldan ayrıldığı halde öğrencinin özel eşyalarını öğrenciye vermediği aktarılıyor.

    Bir başka örnek de Antalya’dan. Okul yönetiminin gerici tutumları ile bilinen Aksu Anadolu Öğretmen Lisesi de iki gün önce Şair Özgen Kılıçarslan’ı “ideolojik bularak” 13. Altın Portakal Şiir Sempozyumu kapsamında düzenlenen “Öğrenciler Şiirle Buluşuyor” adlı etkinliğe katılmasını istemediğini açıklıyor.

    Anadolu Öğretmen Liseleri geleceğin öğretmenlerini yetiştirmesi bakımından büyük önem taşırken aslında “gericiliğin kalesi” olması yönünden de büyük bir tehdit olarak da kendini var ediyor.

    Liselerden güncel örnekler
    Liselerde çalışan öğretmenler ile ilgili olarak liselilerin aktardığı birkaç örnek aslında genel durumu ortaya koyuyor.

    Ankara Ümitköy Anadolu Lisesi Müdürü, stajer öğretmenlerle yaptığı tanışma toplantısında öğretmenlerden birini konuşması sırasında “ ‘Kürt diye bir şey yoktur” diyerek uyardı. Ayrıca, aynı müdür, okulundaki öğretmenlere sendikalı olmayı "yasakladı".

    Kadıköy Anadolu Lisesi tarih öğretmeninin, ders esnasında “Şanlı Osmanlı tarihi dururken cumhuriyet tarihinin üzerinde çok da durmaya gerek yok” dediği öğrenciler tarafından aktarıldı. Aynı lisenin bir Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni ise “Nazım Hikmet’i okumaya değer bulmuyorum. Dünyaca ünlü olduğu yalandır” dedi.

    İzmir Karşıyaka Anadolu Lisesi’nde görev yapan bir biyoloji öğretmeni, bir öğrencinin evrim teorisi ile ilgili bir soru sorması üzerine “Doğru olmayan safsataları anlatmayacağım” dedi ve Akıllı Tasarım’dan bahsetti.

    Kütahya Tavşanlı Anadolu Lisesi’nde bir edebiyat öğretmeni, öğrencileri “Bu ülkeyi komünist tehlikeden kurtarmak için çalışın, başka bir şey için değil” şeklinde öğütlüyor. Aynı öğretmen öğrencilere örgütlenmek istediklerinde yardımcı olabileceğini söylüyor.

    Fatih Vatan Lisesi’nde Matematik ve Edebiyat öğretmenlerinin sınava başlarken besmele çeken öğrencilere sınavdan tam puan verdiği biliniyor.

    kaynak
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

Benzer Konular

  1. Liselerde Osmanlıca zorunlu ders oluyor
    YukseLL Tarafından Eğitim Öğretim Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 08-12-2014, 01:59 PM
  2. Supermeydan'dan Kimler Geldi, Kimler Geçti?
    İNCİ Tarafından SMF Etkinlikler & Anılar Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 11-07-2011, 11:42 PM
  3. Kimler cehennemlik
    sailor Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 31
    Son mesaj: 18-09-2010, 07:59 PM
  4. Dini en iyi kimler anlayabilir, kimler bilebilir, uygulayabilir?
    ashenarşi Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 17-03-2010, 06:40 PM
  5. Ajda Pekkan(Kimler Geldi Kimler Gecti 1973)
    SAHARAY Tarafından Nostalji (Mazi'den Kalanlar) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 03-02-2009, 12:51 AM
Yukarı Çık